Meğer Türkçe Kuran’a da El Koymuşlar – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış

DUYURU   • Türk ilim dünyasının acı kaybı   • Söz konusu-6: Kadın ve çocuk şiddetinin arka planı (canlı)

Meğer Türkçe Kuran’a da El Koymuşlar

İki günlük Silivri duruşmalarından günlerce yazılacak, çizilecek, tartışılacak notlar çıktı.   Hani Ergenekon operasyonlarında Nutuk başta olmak üzere Mustafa Kemal Atatürk’e dair ne varsa en konduğunu gördük ya, meğer Türkçe Kuran ayetlerinde de el konulmuş.   Dünkü duruşmada son söz tutuklu sanık İbrahim Özcan’a verildi. Özcan kim mi? Toplumsal Dönüşüm Yayınevi çalışanı ve Kuvayı Milliye […]

16 Aralık 2012
Milli Düşünce Merkezi

İki günlük Silivri duruşmalarından günlerce yazılacak, çizilecek, tartışılacak notlar çıktı.

 

Hani Ergenekon operasyonlarında Nutuk başta olmak üzere Mustafa Kemal Atatürk’e dair ne varsa en konduğunu gördük ya, meğer Türkçe Kuran ayetlerinde de el konulmuş.

 

Dünkü duruşmada son söz tutuklu sanık İbrahim Özcan’a verildi. Özcan kim mi? Toplumsal Dönüşüm Yayınevi çalışanı ve Kuvayı Milliye Derneği yöneticisiyken tutuklandı. 1 Temmuz 2008’den beri, yani 4.5 yıldır Silivri’de.

 

Önce avukatı konuştu. İbrahim Özcan, ekonomik sıkıntıları yüzünden yayınevindeki hissesini ve telefonunu bir şirkete devredip İstanbul’dan İzmir’e taşınmış.

 

Devrettiği telefondan yeni şirketin yaptığı binlerce görüşme Özcan’a mal edilmiş. “Suç” delillerinden birisi bu. Resmi kurumlardan getirtilen tüm bilgi ve belgelerle

Özcan’ın o sırada İzmir’de olduğu ispatlanmış, ama sonuç değişmemiş. Avukat isyan etti: “İddialarınıza göre, bir kişi aynı anda hem İzmir’de, hem İstanbul’da olmuş oluyor.” diye.

 

Avukatın bu sözlerini duyunca aklıma hemen 1919-1920’deki işgâl mahkemelerinde yargılamalar düştü. Orada da polislerin hazırladığı “belgelerle”, bir kişiye aynı anda birçok yerde eylem yaptırılmıştı!..

 

İbrahim Özcan’ın söyledikleri ve Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese ile arasında geçen konuşmalar ise vahim ötesiydi. Özcan hakkındaki iddialara cevap vermeye başladı. Mahkeme Başkanı: “Sürekli aynı şeyleri söylüyorsunuz.” diyerek, konuşmasını bitirmesini istedi. Acaba 5 yıldır tutuklu olan bir insan, hakkındaki iddialara tekrar tekrar cevap vermeye çalışmak dışında başka ne söyleyebilirdi ki?

 

-Kuran’da Suç Bulunamamış-

 

Sonrasında Özcan ile Başkan arasında şu diyaloglar yaşandı:

 

Özcan : Burada Türkiye Cumhuriyeti Devleti yargılanıyor.

 

Başkan : Lütfen efendim öyle bir şey yok. Türkiye Cumhuriyeti Devleti yargılanır mı?

 

Özcan : Yüksek Askeri Şura üyeleri, Genelkurmay Başkanı tutuklanmış…

 

Başkan : Bunun Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile bir alakâsı yok. Tutukluluk sebepleri dosyadaki delillerdir. Söyledikleriniz başka şeyler çağrıştırıyor!..

 

Özcan : Türkçe Kuran ayetlerine el koymuşlardı. 5 yıl sonra bunları bana cezaevinde tutanakla iade ettiler.

 

Başkan : Demek suç yokmuş!..

 

Özcan : Örgüt üyesi olarak tutuklandım. Ama o delillerle örgüt yöneticiliğine terfi ettim, bundan yargılanıyorum. Türk Milleti adına karar verecekseniz bu deliller ve tanıklarla karar verip, millete bu kötülüğü yapmaya hakkınız yok.

 

İşte en “trajiklerinden bir örnek. Daha neler var, neler!..

 

Silivri, Hasdal, Hadımköy ve Maltepe’ye kucak dolusu sevgiler…

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları