Siyasal İslamda kadın olmak – MİSAK- Millî Strateji Araştırma Kurulu
MDM- Millî Strateji Araştırma Kurulu
MİSAK logo

_______30.11.2019_______

Siyasal İslamda kadın olmak

Demet Yener

Kadına şiddet

Aile ve Sosyal Çalışmalar Bakanlığı ile Hacettepe Üniversitesi’nin birlikte yürüttüğü 2014’te yayımlanan Türkiye’de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması da kadınların ağır derecede şiddete maruz kaldıklarını belgeliyor. Ülkedeki kadınların en az üçte birinin fiziksel ve/veya cinsel şiddete maruz kaldığının belirtildiği araştırmada sadece %11’inin bunu resmî kurumlara bildirdiği görülüyor (DW Türkçe, 2018).

Bu sayıların sadece evli kadınları işaret ettiğini düşünecek olursak, şiddete maruz kalan kadın sayısının resmi rakamların çok üstünde olduğunu tahmin etmek zor değil. Hem şiddet hem de korku içinde yaşamaya mecbur edilen kadın için siyasal İslamcıların planının iyi işlediği kolaylıkla söylenebilir. Kadın-erkek ilişkisindeki bu derin problem siyaset ya da dinle değil sadece eğitimle çözülebilecek kadar ağırdır.

Kadına şiddet abartılıyor

Recep Tayyip Erdoğan, başbakanlık dönemi sırasında partisinin ilk 7 yılında %1400 artan kadın cinayetleri hakkında, Büyük Anadolu Oteli’nde düzenlenen Türk Metal Sendikası 16. Kadın Kurultayı’nda yaptığı konuşmasında “kadınlara yönelik şiddet olaylarının, muhalefetin ve medyanın istismarıyla artıyormuş gibi bir havada takdim edildiğini” (Anadolu Ajansı, 2011) ifade etmesi ortadaki vahim tabloyu görmezden geldiğinin göstergesidir.

“Medya olayları abartıyor. Kadına yönelik şiddet algıda seçicilik.” Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, “Biraz algıda seçicilik var. Medya, yapılan çalışmalardan çok, negatif bir haberi manşet yaparak, toplumda, sanki çok büyük şekilde olaylar büyüyormuş gibi bir algıya neden oluyor. O yüzden burada tüm fotoğrafa bakıp, neler yapılması gerektiği konusunda çalışıyoruz.” (KANAL D Haber, 2013) dedi.

Bu açıklamasıyla yaşanan tüm vahşi ve insanlık dışı olayların sadece medyanın abartması olduğunu söylemesi inandırıcılıktan uzaktır. Yaşanan olayların halk tarafından daha kolay öğreniliyor olmasından rahatsız oldukları belli. Öğrenince tepki vermelerini istemeyen zihniyetin, kolayını basını suçlamada bulması da trajikomik!

Kadının korunması

2012 yılında yürürlüğe giren Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun uyarınca yaşamsal tehlike arz eden acil durumlarda fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik şiddete uğrayan ya da tehdit altındaki kadın; doğrudan polis, jandarma gibi kolluk kuvvetlerine başvurabilme hakkı elde etmiştir. Kolluk kuvvetleri de 6284 sayılı kanun kapsamında koruma talep eden kişinin gördüğü şiddet sonucu hayati tehlikesi bulunduğuna hükmederse, sonradan aile mahkemeleri tarafından onaylanmak koşuluyla koruma kararı çıkarabilme yetkisi almıştır. Adalet Bakanlığı verilerine göre, kolluk kuvvetlerinin aldığı, mahkemeler tarafından onaylanan karar sayısı 2013 yılında 60 bin civarındayken 2017 yılında 100 bine ulaşmıştır. Bu durumda beş yılda kolluk kuvvetlerinin acil durum kapsamında verdiği koruma kararı sayısının %70’e yakın arttığı ortadadır (DW Türkçe, 2018).

Gerçeği açıkça görebilmek mümkün. Kadınlar her geçen gün çağın daha da gerisinde bir hayatı yaşamak zorunda bırakılıyor. Resmi araştırmalar bile Türkiye’de kadın olmanın zorluğunu açıkça gösteriyor. Sosyalleşmesine, çalışmasına ve tek başına birey olmasına izin verilmeyen kadınlar, şiddet görmelerine rağmen gidecek yerleri olmadığı için bu duruma katlanmak zorunda kalıyorlar. Devletin güvenli bir kapı açmasıyla bir parça umuda kavuşan kadınların korunma taleplerinin reddedilmesiyle ya da bu sürecin sona ermesiyle yeniden aynı yere dönmek zorunda bırakılması da çözüm isteyen diğer bir büyük sorundur.

Kadının korunma talebi reddediliyor

“… Kadını birey olarak görmeyen bir zihniyet olduğunu gösteriyor.” 6284 sayılı kanun kapsamında yapılan koruma taleplerinde artış olsa da dava kabul oranlarının düşüş gösterdiği saptanmıştır. 2010 yılında %91,5 olan dava kabul oranı, 2017 yılında %82,2’ye gerilemiştir. Dava kabul oranlarının daha da düşmesinden endişe ettiğini belirten Türkiye’nin ilk kadın hukuku uzmanı Avukat Nazan Moroğlu, mahkemelerin koruma kararını vermekten çekindiğinin altını çizerek “Bu düşüş ne yazık ki Türkiye’de kadına bakış açısını ortaya koyuyor ve kadını birey olarak görmeyen bir zihniyet olduğunu gösteriyor.” yorumunu yapmıştır. Türk Kadın Hukukçular Derneği başkanlarından da olan Moroğlu, mahkemelerin 6 aya kadar kadınlara koruma verebilecekken son birkaç yılda bunun 2 ay civarına indiğini gözlemlediklerini de belirtmiştir (DW Türkçe, 2018).

Kadının birey olarak kabul edilmektense cinsel bir obje ve karşı cinse köle olarak kabul edilmesinin yarattığı çarpıklıklar ne yazık ki şiddet, tecavüz ve cinayet gibi sonuçlarla acı meyvelerini veriyor. Toplumun yıprandığı, bireyler arası güvenin giderek azaldığı bir toplumsal çözülme sürecine doğru hızla yol alınıyor.

Zina

“Zinanın suç olması AB açısından doğru değil.” Türkiye’de en çok konuşulan konulardan biri de “zina”. Zina, 1926 tarihli Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) suç olarak tanımlanmış ve 1996-1999 yılları arasında Anayasa Mahkemesi tarafından suç olmaktan çıkarılmıştı. Zina, 15.09.2004’te yenilenen TCK’da da yine suç olarak yayımlanmamıştı. TCK Tasarısının Meclis görüşmelerinde dönemin TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Köksal Toptan ile dönemin Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, zinanın suç olmasının AB açısından doğru olmadığını söylemişti (Merkezi, BİA Haber, 2018).

Oysa, iktidarın temsil ettiği siyasal İslamcı grupların genel ağ sayfalarında zina, “aralarında evlilik bağı olmamasına rağmen yetişkin bir erkek ile yetişkin bir kadının kendi rızalarıyla yaptıkları cinsel birleşme” olarak tanımlanır. Ayrıca zina için “İslam dinine göre en büyük günahlardan biri” (İhvanlar, 2015) diye de eklenir.

Öyleyse bu edim hem İslam dini hem de Türk kültür ve töresi açısından yanlıştır. Kendi siyasal İslamcı olarak tanımlayan zihniyetin durması gereken yer, AB değer yargıları değil kendi dini ve kültürü olmalıdır.

“Kızlı-erkekli aynı evde ne yapıyorlar belli değil.” Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, üniversitelerdeki yurt yetersizliği sorunlarına dikkat çekerken, “Kız – erkek öğrenci aynı evde kalamaz. Talimatını verdik, denetimi yapılacak.” dedi (Gündem H. , 2013).

Bu ifadede toplumsal kültürümüz açısından hoş olmadığını vurgulamak yerine konu yeniden cinsellik üzerinden ifade edilmiştir. Zinanın suç olduğu kararını almayan bir iktidar için çelişkili bir açıklama olmuş.

Çok eşlilik

“Çok eşlilik yasal olmalı.” İktidar partisinin toplum mühendisliği çalışması kapsamında “Yaşam koçluğu ve aile danışmanlığı” sıfatıyla seminerler veren Sibel Üresin, 21. yüzyıl Türkiye’sinde açık açık çok eşliliği ve imam nikahının resmileşmesini savundu. Fatih ve Eyüp belediyelerine danışmanlık yapan Sibel Üresin, çok eşliliğin dinde bulunduğunu savunarak, “Çok eşlilik yasal olmalı.” dedi. Üresin, çok eşin kızların evde kalma sorunlarını ortadan kaldıracağını da öne sürdü. Haber Türk gazetesine konuşan Sibel Üresin, kısaca şunları söyledi: “Erkek, bir başkasıyla imam nikahı yapacağı zaman karısından izin almak zorunda değil. Ancak 2., 3. ve 4. eşler suistimal ediliyor. ‘Boş ol’ denince kadın ortada kalıyor. Bu nedenle çok eşlilik yasallaşmalı. Yasanın çıkması demek, erkeğin malvarlığına ortak gelmesi demek. Çok eşlilik dinimizde var. Herkes yapamaz ama yapana ‘Niye yaptın?’ diyemezsiniz, şirke girer. Kuran’da var.” (NTVMSNBC, 2011)

Bakış açısı böyle olunca Türkiye’de kadın sorununun önüne geçilmesi için eğitim sisteminin de elden geçmesi gerektiği ortaya çıkıyor. Belirli makamlara gelmenin zorunlu birtakım başarılara dayanması ve emek gerektirmesi de kesinlikle iyi sonuçlar verecektir. Sadece kendini değil bütün Türk kadınlarını etkileyecek bunca talihsiz sözü bir çırpıda söyleyebilmesi kadınlar için çok yaralayıcıdır.

Kocama arkadaşımı tavsiye ettim

“Kocamın ikinci bir eş almasına müsaade ettim.” 4 Temmuz 2012 tarihinde Seda Sayan’ın programına çıkan iktidar partisi yaşam koçu ve aile danışmanı Sibel Üresin, İstanbul’da tek eşli kimse olmadığını söyleyip ardından da kocasına ikinci bir eş alması için müsaade ettiğini belirtmiştir. “Ben kocama bekâr arkadaşımı gösterdim. ‘Beğeniyorsan alabilirsin.’ dedim. Ama o kabul etmedi. Kabul etseydi de boşanmazdım.” (Yaşam, 2012) diye konuşmuştur.

Bu, Türkiye’de kadın olmanın kadınlar tarafından da nasıl zorlaştırıldığının örneklerinden biridir. Belli kesimlerin kanaat önderi olması için sıklıkla halkla buluşturulan bu türden insanlar, halkın bilinçaltına gizlice bu türden yanlış mesajları işlemekle görevlendirilen toplum çökerticilerden başka bir şey olamazlar.

Kadın – erkek eşitsizliği

“Ben zaten kadın erkek eşitliğine inanmıyorum.” Recep Tayyip Erdoğan, Kadın ve Demokrasi Derneği’nin (KADEM) düzenlediği I. Uluslararası Kadın ve Adalet Zirvesi’nde yaptığı konuşmada ‘kadınla erkeği eşit konuma getirmenin fıtrata aykırı’ olduğunu “(Kadınla erkeğin) Tabiatları, bünyeleri farklıdır.” cümlesiyle ifade etti (BBC News Türkçe Haber Merkezi, 2014). Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, fıtratları farklı olan kadın ile erkeğin eşit tutulamayacağını açıkça söylemiş oldu. Bir kadın derneği zirvesinde bile kendisini izleyen ve onu takip eden kitleyi böylesi bir çağrıyla yine ataerkil bir işleyişe davet etmekten çekinmedi (BBC News Türkçe Haber Merkezi, 2013).

Bu açıklamayla, yaradılış (fıtrat) gereği farklı olmanın sadece fiziki güç ve görünümle ilgili olduğunu görmek yerine kadını aşağılamak için cinsiyet kimliğine vurgu yapılması yine cinsiyet ayrımcılığının kanıtı değil midir? Kadının ötekileştirilmesi, iktidarın en üst kademesinden tabana doğru salgın bir hastalık gibi yayılmaktadır.

“Yalnız bırakılan ya davulcuya ya zurnacıya.” Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Ankara İl Kongresi’nde “Çocuğumuz öyle nereye giderse gitsin olmaz. Yalnız bırakılan ya davulcuya ya zurnacıya…” (KANAL D Haber, 2009) demiştir.

Münevver Karabulut cinayetinin hemen ardından sarf edilen bu sözler de kadınlar açısından oldukça küçük düşürücüdür. Bazılarına bu ve bunun gibi olayların kız ya da erkek olmakla değil insan olmakla ilgili olduğunun hatırlatılması gerekiyor.

2006 yılında iktidar partisi tarafından hazırlanan ve Tuzla Belediyesi’nin yeni evlenen çiftlere verdiği kitapçıkta “Kadına iz bırakmadan dayak atmak mübah.” (Göktaş, 2017) yazıyordu.

Bu sayede Türkiye’de kadının bir kez daha aşağılandığına bütün ülke şahit oldu. İnsan olmak bakımından farkının olmadığı bir başka birey için dayağa teşvik edici bu sözlerin söylenmiş olması kadın için çok korkutucu.

Kürtaj

“Kürtajı bir cinayet olarak görüyorum.” Başbakanlık döneminde Recep Tayyip Erdoğan, Hilton Otel’de düzenlenen Uluslararası Nüfus ve Kalkınma Konferansı Eylem Programı’nın uygulanmasına ilişkin 2012 Uluslararası Parlamenterler Konferansı kapanış oturumundaki konuşmasında; “Türkiye olarak, çocuklar konusunda da büyük bir hassasiyet içindeyiz. Çocukları çok seviyorum. Ben ülkemde en az 3 çocuk istiyorum. Çünkü genç dinamik bir nüfusa ihtiyacımız olduğunu biliyorum ve bu çalışmayı sürdürüyoruz. Kürtajı bir cinayet olarak görüyorum. Buna kimsenin müsaade etme hakkı olmamalı. Ha anne karnında bir çocuğu öldürürsünüz ha doğduktan sonra öldürürsünüz.” (Gülseli Özdemir, 2012) şeklinde konuşmuştu.

Ekonomik durumuna ve hamile kalma nedenine göre bir çocuğu dünyaya getirip getirmeme konusu sadece ebeveyn olacak tarafları ilgilendirmeli. Siyaset, en azından yatak odalarımızdan ve özel hayatlarımızdan uzak durmalı. Böylesi bir dayatmayla kadına zorla doğum yapma baskısında bulunmak özgürlüğe ve demokrasiye aykırı bir müdahaledir.

“Kadın ahlaklı olsun, kürtaj yapmak zorunda kalmasın.” Hacı Bayram Veli Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde “Şehir ve Medya” başlıklı panele katılan Ankara Büyükşehir Belediyesi Eski Başkanı Melih Gökçek, ODTÜ’lü mezunların açtığı “Tecavüze Sebep Olan Şeyler” başlıklı tepkisel pankarta verdiği cevapla kadına bakış açısını belli etmiştir. Pankartta yer alan “Gece dışarı çıkmak”, “mini etek”, “sarhoş olmak”, “cilveleşmek” ve “tecavüzcü” seçeneklerinden “tecavüzcü” seçeneği işaretlenmişti. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Eski Başkanı Melih Gökçek ise bu pankartı, “tecavüzcü” seçeneğinin işaretli olmasına dikkat çekerek, “Madem nedenini biliyorsunuz, siz de dördünü yapmayın, yapanlar salak mı?” ifadeleriyle Twitter hesabından paylaştı (Ordu, 2018).

Bu ifadeleriyle Gökçek, sözü, kadınların gece dışarı çıkması, özgürce giyinmesi, alkol alması ya da sıcakkanlı davranması tecavüzü mazur gösterir demeye getirmiş. Tecavüz edeni suçlayacak tek söz etmeksizin sürekli tecavüz mağduru kadınları suçlamaları, aşağılamaları ve kısıtlamaya çalışmaları sahip oldukları kadın algısının gerçek yüzünü göstermeye yeterli.

Tecavüz

“Tecavüze uğrayan doğursun, gerekirse devlet bakar.” Eski Sağlık Bakanı Recep Akdağ, akıllara durgunluk veren bir açıklama yaparak kadını yok saymış, adeta aşağılamıştır: “Bazen ‘Annenin başına kötü bir şey gelmişse ne olacak?’ deniyor. Gerekirse öyle bir bebeğe devlet bakar. Böyle bir yasa çıkarılıp da kürtajla ilgili daha ciddi kısıtlamalar getireceksek mutlaka onun yan tedbirlerini de almak durumdayız.”(SoL Haber Merkezi, 2012)

Bu söyleme göre, kadın eğer tecavüze uğramışsa kesinlikle suçludur ve kürtaj yaptırarak bu suçun cezasını bebeğine çektiriyordur. Burada kadının ruhsal ve fiziksel çöküşü kimsenin umurunda değildir. Tecavüz, kabullenilmesi imkânsız bir saldırı suçu. Burada mağdurun topluma geri kazandırılması ve zanlının da en ağır cezayı alarak caydırılması gerekirken böyle bir açıklama kabul edilir gibi değil.

“Tecavüzcü, kürtaj yaptıran tecavüz kurbanından daha masum…”, “Tecavüze uğrayan da kürtaj yaptırmamalı, Bosna’da kadınlar tecavüze uğradı ama doğurdular.” Ebru Toktar Çekiç’e bir röportaj veren bir dönem BM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı ve partisinin Sakarya Milletvekili Ayhan Sefer Üstün, “tecavüze uğrayan kadınların da doğurması gerektiğini savunmuştur. “Tecavüz eylemi bir suç. Bu suçun cezasını kim çekmeli? Tecavüzcü çok ağır bir şekilde çekmeli. Ama siz tecavüzcüye değil, tecavüz sonucu ortaya çıkacak insana bunu ödetiyorsunuz. Bosna’da kadınlar tecavüze uğradı ama doğurdular. Anne karnında hepsi öldürülseydi o tecavüzcülerin yaptığından çok daha büyük bir dram, suç ortaya çıkacaktı. O çocukların bir parçası da annenindir, o çocuklar masumdur.” (Haber Merkezi, 2012) ifadelerini kullandı.

Tecavüze uğrayan kadının umursanmadığı bu açıklamayla rızası dışında kişi ya da kişilerce tecavüze uğrayan kadının, tecavüz suçunu işleyenlerden daha fazla suçluymuş gibi işaret edilmesi Cumhuriyet Türkiye’si için ayıptır:

“Anası tecavüze uğruyorsa neden çocuk ölsün? Anası ölsün.” Ankara Büyükşehir Belediyesi Eski Başkanı Melih Gökçek, Samanyolu Haber’deki “Günlük” programında şok bir zina ve kürtaj açıklamasıyla yeniden kadınların ötekileştirilen bireyler olduğunu vurgulamıştır. “Anası olacak kişinin hatasından dolayı çocuk niye suçu çekiyor? Anası çeksin, anası kendisi öldürsün. Acılar bu işi meşru hale getirmez. Korunmanın birçok yolu var. Beden sana ait, can Allah’a ait. Sen kalkıp kürtaj yaparsan bunun adı cinayet olur.”(Kızılkoyun, 2012)

Tecavüze uğrayan kadını resmen suçlu ilan eden bir söylem daha. Tecavüzcüye yönelik en ufak bir negatif ifade olmaması oldukça acı. Türkiye’de kadın yalnızdır deyişinin haklılığı resmen ortada.

“Yarım kaldı indirimi.” Tecavüz ederken yakalandı; tecavüz henüz gerçekleşmediği için “yarım kaldı” indirimi aldı. Bıçak tehdidiyle on bir yaşındaki kız çocuğuna tecavüz etmek üzereyken yakalanan eski Yüzbaşı Bülent A.’yı yargılayan mahkeme, on beş yıl hapse mahkûm ettiği A’nın cezasını, suçu gerçekleştirmek üzereyken yakalandığı ve tecavüz eylemi teşebbüs aşamasında kaldığı gerekçesiyle 3 yıl 9 aya düşürdü (Hürriyet Haber Merkezi, 2007).

Kızın yaşının kaç olduğu, rızasının olup olmadığı ya da yaşadığı psikolojik çöküntü hiçbir şekilde önemsenmemiştir çünkü zanlı tecavüz eylemini sonuca vardıramamıştır. Korunan burada kim? Peki ya kim korunmalı?

“Eski sevgili indirimi.” Tecavüz edip, tecavüz anını kameraya alan kişi, tecavüz ettiği kadının “eski sevgilisi” olduğu için, “eski sevgili” indirimi aldı: Zaten sevgili olarak hayatına almışsa tecavüze uğramayı da hak etmiştir diye düşünüldü (Sarı, 2015).

“Tecavüzde bağırmıyorsa, rıza göstermiş sayılır.” indirimi yapıldı: %50 zihinsel engeli bulunan yirmi iki yaşındaki Sinem Ş., beş kişi tarafından tecavüze uğradı ve olay, Ş.’nin hamile kalması üzerine ortaya çıktı. Beş sanığın beşi de serbest bırakıldı. Mahkemenin gerekçesi ise Ş.’nin olay sırasında bağırmamış olması. (Demircan, 2018)

Bu, bağır(A)madıysa mutlaka rızası vardır, engelli olması sonucu değiştirmez demek oluyor. Peki engelli bir kadınını üzerine beş kişi bir arada çullanacak kadar gözleri dönmüş bu şahısların hiçbir kabahati yok mu? Mağdurun engeli dolayısıyla kendini savunamamış olması tecavüzü neredeyse haklı gösterecek şekilde değerlendirilmiştir. Bu karar da toplumun vicdanına çakılmış bir çivi gibi insanlık var oldukça kanayacak ve sızlayacaktır.

“Kızın ruh sağlığı bozulmadı indirimi.” Üvey kızına tecavüz eden baba, “kızın ruh sağlığı bozulmadığı için” indirim aldı: Samsun’da on yaşındaki üvey kızına tecavüz eden otuz yedi yaşındaki Erkal K.’ye eski Türk Ceza Kanunu’na (TCK) göre verilen yirmi dört yıl hapis cezası, Yargıtay’ın isteği üzerine yeni TCK hükümlerine göre yapılan yeni yargılamadan sonra İstanbul Adli Tıp Genel Kurulu’ndan alınan ve tecavüz olayından sonra kızın ruh sağlının bozulmadığını gösteren raporla birlikte 18 yıl 9 aya indirildi (Hürriyet, 2007).

Aile içi cinsel istismarın bile adeta ödüllendirildiği bu karardan sonra Türkiye’de kadın olmanın yalnızlık olduğu yönündeki söylemimizin doğruluğu daha da kesinleşmiştir.

“Orası ıssız bir yer, isteseydi yapabilirdi indirimi.” Ormanda bir genç kıza saldıran ama olay anında genç kız astım krizi geçirdiği için tecavüzü başaramayan zanlı, “orası ıssız bir yer, isteseydi yapabilirdi.” indirimi aldı (Sarı, 2015).

Bu durumda tecavüzcü şahıs sanki tecavüz saldırısı mağduruna bir iyilikte bulunmuş gibi bir değerlendirme yapılmış ve zanlı adeta ödüllendirilmiştir

“Zaten bakire değildi indirimi.” Tecavüz edip, hamile bıraktı; “zaten bakire değildi.” indirimi aldı: Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde 5.Ocak.2018 günü kaybolduğu söylenen ve daha sonra katil zanlısı Süleyman K.’nin itirafıyla, ölümünden kırk üç gün sonra gömüldüğü yerde bulunan on yedi yaşındaki Ecem B.’nin davasında beşinci duruşma görüldü. Önceki duruşmalarda Ecem’in annesinin sevgilisinden hamile kaldığını iddia eden K., bu kez de “Ecem zaten bakire değildi.” diyerek kendini savundu (Yaşam, 2019).

Bakire değilse herkesle olabilir ya da tecavüzü hak eder yani denmek istiyor. Bir kadının bakire olmayışının başına gelen her şeyi hak ediyor olmasına bahane edilmesinin yasalar karşısında bile kabul gördüğü ortadadır.

“Babasını kamuoyunda rezil etti indirimi.” Kadın programında “Babam bana tecavüz etti.” diyen kızını öldürdü, “Babasını kamuoyunda rezil etti.” indirimi verildi: Otuz iki yaşındaki Nermin A., özel bir televizyon kanalında düzenlenen programa katılarak, babasının gençliğinde kendisine defalarca tecavüz ettiğini söylemişti. Programdan birkaç gün sonra genç kadının yaşadığı Çatalca’ya gelen babası, Ersin K. “Beni kamuoyu karşısında rezil etti.” diyerek kızını öldürmüştü (Tgrt Haber, 2005).

Burada kendi kızına defalarca tecavüz eden ve bunun ortaya çıkmasından da herhangi bir utanç duymadan bir babadan söz ediliyor. Böyle bir tutum bizim örf ve adetlerimizde asla kabul görmeyecek ve hatta cezalandırılacak bir tutumdur. Ayrıca İslam dini açısından da günahtır.

“İyi hâl indirimi.” Mahkemeye takım elbiseyle gelen tecavüzcüye “iyi hal” indirimi yapıldı: Diyarbakır’da on dört yaşındaki bir kız çocuğuna tecavüz ettiği iddia edilen sanık için savcı, suçun bütün unsurları ile tamam olduğunu gösterip, sanık için kırk üç yıl beş ay hapis isterken Hâkim, sanığa önce yirmi yılın altında bir ceza kesmiş, sonra da sanığın kıyafetine ve o kıyafetin zarafetine bakıp cezasında beşte birlik bir indirim daha yapmıştı. Savcının istediği kırk üç yıllık cezadan geriye kalan on bir yıl sekiz ay olarak karara bağlanmış ve sanığın yüzüne karşı okunmuştur (Duman, 2015).

Ceza vermemek için bundan daha fazla çabalamanın imkânı olamayacağı kanısındayız.

Kadın meta mıdır?

“Türk kadını evinin süsüdür.” Eski Milli Savunma Bakanı, partisinin Kocaeli İl Kadın Kolları Teşkilatı’nca düzenlenen Dünya Kadınlar Günü Dayanışma Çayı’nda “Türk hanımları evinin süsüdür, erkeğinin şerefidir, Batı kadınları ise maalesef ezilmektedir.’’ demiştir (Zaman, 2005).

Kadınların değer ve yer olarak sadece erkeğinin şerefi olarak nitelendirildiği bu zihniyettekilerde erkeklerin de kadınının şerefi olması gerektiği fikrini aramak nafile bir çaba olacaktır. Türklerde evin süsü o evde yaşayan aile ve onların huzuruydu. Herkesin kendinden sorumlu olduğu bir dünyada kadının, erkeğinin (aslında eşinin) şerefi sayılması, namus cinayetlerinin de en büyük tetikleyicisi değil midir?

Önceki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün danışmanı Yusuf Müftüoğlu, 2011 yılının ilk günlerinde “Yılbaşının ertesi günlerinde gazetelerde kutlamalar sırasındaki taciz haberlerini okumak hoşuma gidiyor.” (Göktaş, 2017) açıklamasını yapmıştır.

Bir yandan kendi sapkınlıklarını da ortaya seren bu zihniyet konunun kapsamına bakmaksızın her şeyi cinselliğe ve kadının her daim suçlu olduğuna bağlıyorlar. Kadını kendi cinsel istekleri için araç olmanın ötesinde kabul etmiyorlar.

“Kadınsa o da iffetli olacak.” Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, partisinin Bursa İl Başkanlığı tarafından 2014 yılında Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nin bahçesinde düzenlenen bayramlaşma töreninde “Kadınsa o da iffetli olacak. Mahrem namahrem bilecek. Herkesin içerisinde kahkaha atmayacak, bütün hareketlerinde cazibedar olmayacak.” (CNN Türk Haber Merkezi, 20114) ifadelerini kullandı.

Görülen o ki Türkiye’de kadın olmak, alacağın nefesten atacağın kahkahaya kadar her şey için erkekten izin almaya dayalı bir kölelik şeklinde dayatılmaya çalışılmaktadır. Kadın sanki erkeğin sahip olduğu basit bir maldan öte bir şey değildir.

“Kadının fıtratında erkeğe köle olmak var.” İktidara ve hükümete yakınlığıyla bilinen, İstanbul 3. bölgeden 9. sırada aday gösterilen ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde Recep Tayyip Erdoğan için ‘Dombra’ şarkısını değiştirerek yazan Uğur Işılak, katıldığı bir televizyon programında “Kadının fıtratında erkeğe köle olmak var.” ifadelerini kullandığında sosyal medya ayağa kalkmıştı. Işılak, “kadının erkeğe ait olduğunu ve bunun fıtrat olduğunu” ifade ederek “Ben sahip olurum, sen ait olursun.” (Cumhuriyet Haber Merkezi, 2015) demişti.

Sonunda Türkiye’de siyasal İslamcı zihniyetin kadını “köle” olarak gördüğüne dair yorumlarımızın somutlaştığı bir açıklamaya da ulaştığımıza göre, kadın için süt izni, mesai saati düzenlemeleri gibi iyileştirmeler yapılmasının sadece göstermelik hareketlerden ibaret olduğunu söyleyebiliriz.

“Hamile kadınların sokakta gezmesi doğru değil.” TRT 1’in iftar programına konuk olarak katılan tasavvuf düşünürü Ömer Tuğrul İnançer, kadınların çalışmasına da karşı çıkarak hamile kadınlar için “Hamile kadınların sokakta gezmesi doğru değil. Hamileliği davul çalarak ilan etmek bizim terbiyemize aykırıdır. Böyle karınla sokakta gezilmez. Her şeyden önce estetik değildir. 7-8 aydan sonra anne adayı biraz hava almak için beyinin otomobiline biner, biraz dolaşır. Sonra akşamüstü çıkarlar… Şimdi ise maşallah, kanatlısı kanatsızı televizyonlarda uçuşuyor. Ayıptır ayıp. Bunun adı realizm değildir. Bunun adı terbiyesizliktir.”(Çağrıcı, 2013) şeklinde açıklamada bulunmuştur.

Kadına, sadece erkeğine hizmet eden, ona çocuk veren ve evinin işini gören bir köle gibi bakan bu zihniyet, kendisinin de aynı karından çıktığını unutmuş gibi konuşmuştur.

“Kocasını bırakıp tatile çıkanlar, direği gördüğünde dayanamayıp direğe çıkanlar…” Bülent Arınç, 2014 yılındaki talihsiz bir açıklamasında “Kocasını bırakıp tatile çıkanlar, direği gördüğünde dayanamayıp direğe çıkanlar… Böyle bir hayatın içinde siz olabilirsiniz, size kızmanın ötesinde acıyabilirim.” (Göktaş, 2017) demiştir.

Kadın için korkunç bir aşağılamada bulunan Arınç, kadına bakışını gözler önüne açıkça sermekten çekinmemişti. Dikkatinden kaçan şey; kendisinin ne denli cinsellik düşkünü olduğunu da belli etmiş olduğudur. Kadın ya da erkek kimliğini sadece cinsiyet temelinde konuşuyor olmaları oldukça rahatsız edici.

Recep Tayyip Erdoğan, 1996 yılındaki bir röportajında makyaj yapan kadın gazeteciye “Hani var ya, kaportası dökük araçlar olur. Makyaj yaparlar. Boyarlar. Bizim kaporta sağlam, makyaja ihtiyacımız yok.” (Göktaş, 2017) şeklinde konuşmuştu.

Bakımlı olmakla güzel olmaya çalışmak arasındaki farkın göz ardı edilişinden öte makyajsız çirkin olduğu ima edilen kadınlar açısından kabul edilemez bir itham daha.

“… tek sorun kadının direksiyonun başında yanında mahremi yokken 90 km’den fazla araç kullanmasıdır.” Dünya Alimler Birliği’nin Türkiye’deki ilk üyelerinden ve Türkiye Alimler Birliği’nin de kurucu üyesi olan Nurettin Yıldız, bir kadın takipçisinden gelen “Ehliyet alsam araç kullansam günah mı olur?” sorusuna, “Diyoruz ki araç kullanmanın kadını erkeği olmaz. Eğer bir toplumda bir örfte kadınlar araç kullanıyorlarsa erkekler gibi kullanırlar. Ama araba kullanmanın kadına ahlaki bir risk getirme ihtimali olan bir ortam söz konusuysa; savaş ortamı gibi, devletin otorite zafiyeti gösterdiği bir bölge olması gibi bir sıkıntı varsa bu kadının zaten kendi iffetiyle ilgili düşünmesi gereken, can sağlığı ile ilgili düşünmesi gereken bir mesele” şeklinde yanıt verdi. Kadınların “yanlarında mahremleri olmadan 90 kilometreden fazla araba kullanmalarının haram olduğunu” ileri süren Yıldız, “Fıkıh açısından yani dinimizin hükümleri açısından tek sorun kadının direksiyonun başında yanında mahremi yokken 90 km’den fazla araç kullanmasıdır. Çünkü Peygamber Efendimiz kadının 90 km’den fazla bir yere bir tane iki tane üç tane kadın da olsa yanında mahremi olmadığı sürece gitmesini yasaklamıştır. Mesela İstanbul’dan Bolu’ya tek başına bir hanımefendi araç kullanarak veya başka bir bayanın aracına binerek gidemez.” ifadelerini kullandı (Sputnik News Türkiye, 2019).

Kadını köle kabul eden bir başka açıklamayla daha karşımıza çıkan siyasal İslamcı zihniyet, kadınlar açısından çok tehlikelidir.

İktidar partisinden Zeyid Aslan, 2013 yılında TBMM kulisinde uyurken çekilmiş fotoğraflarını soran kadın gazetecilere “Ben de sizin bacak aranızı çekip gazeteye bastırsam.” (Göktaş, 2017) biçiminde oldukça seviyesiz sözlerle saldırmıştı.

Haksızlığını saldırganlığıyla örtbas edip kadına suç atarak aklanmak alışkanlığı bu zihniyetin neredeyse her bireyinde yerleşmiş bir davranıştır.

Cinayet

“Kot giyiyordu indirimi.” Tanımadığı birine saati soran eşini öldürdü, “cilve yaptı” ve “kot giyiyordu” indirimi aldı: İzmir’deki cinayette F.A., kot pantolon giyip alışveriş merkezine giden ve bir erkeğe saat soran eşini bıçaklayıp öldürmüştü. F.A., kendisini “Bana inat kot giydi. Saati de cilveli şekilde sordu.” diye savunmuştu. Sanığa önce müebbet hapis cezası verildi ancak ölenin, ‘kot pantolon giyip, tanımadığı erkeğe cilveli şekilde saat sorması’, ‘haksız tahrik’ sayıldı ve ceza yirmi dört yıla indirildi. F.A.’nın “Pişmanım.” demesi de cezayı yirmi yıla düşürdü (Karataş, 2007).

Ölenin de insan olduğu düşünüldüğünde bu cezanın insan haklarına uygun olduğu kesinlikle söylenemez.

“Piercing takıyordu indirimi.” Şakir E., bir süredir ayrı yaşadığı eşi Alev E.’yi kabloyla boğup öldürdükten sonra, cesedini buzdolabında sakladı. Cinayet gerekçesini; “Eşimin başka erkeklerle olduğu kulağıma geldi, çantasında da doğum kontrol hapı gördüm. Göbeğinde de piercing vardı, namusumu temizledim.” diyerek anlattı. Cezası ‘haksız tahrik’ gerekçesiyle yirmi dört yıldan yirmi yıla indirildi (Cumhuriyet Arşivi, 2008).

Yaşama şansı tanınmayan kadınlar ne yaparsa yapsın tecavüzü, ölümü, hiçe sayılmayı ve aşağılanmayı kendisi istemiş gibi gösteriliyor.

“Tayt giymişti indirimi.” Halil İbrahim U., “beyaz tayt giydi” gerekçesiyle on yedi yaşındaki nikâhsız eşi Oya C.’yi bıçaklayarak öldürdü. Ömür boyu hapis cezası aldı ama cezası ‘haksız tahrik’ ve ‘iyi hal’ gerekçeleriyle yirmi iki yıla indirildi. (Cumhuriyet Arşivi, 2008)

Türkiye’de kadın ne giyse ne taksa ne kullansa suç olacaksa bu ülkede kadın-erkek eşitliğini bir yana bırakın, kadının insan kabul edildiğini bile söylemek olanaksızdır.

17.02.2015 tarihli İyi Hal isimli köşe yazısında Yılmaz Özdil neler demişti bir bakalım isterseniz.

“Üç çocuğunun annesi olan eşini sopayla döve döve öldürdü, taksirle, yani dikkatsizlikle öldürmekten yargılanıp, bir senede çıktı.

Eşini kafasından pompalı tüfekle vurdu, sarhoştum, tüfeğimi inceliyordum, yanlışlıkla ateş aldı dedi, serbest bıraktılar…

10 yaşındaki erkek çocuklarına tarikat yuvasında senelerce tecavüz edildiği ortaya çıktı, aile bakanı “bi kerecik” dedi.

11 yaşındaki kız çocuklarını koynuna alan 75 yaşındaki sapıklara af çıkarmaya çalıştılar, başbakan “bi kereliğine” dedi.

AKP milletvekili, hayvanlara tecavüz eden insanlara, yeniden hayvan sahibi olabilmeleri için “bir şans daha” verilmesini önerdi.

Isparta Yalvaç’ın Koruyaka Köyü’nde tabanca zoruyla tecavüz eden, hamile bırakan, “çocuklarını öldürürüm” tehdidiyle tacize devam eden, “sevgilim olduğunu söylerim, seni rezil ederim, sana değil bana inanırlar” tehdidiyle rahatsız etmeyi sürdüren, kahvede pazarda Nevin’in adını çıkaran, Nevin’in eşi evde yokken kapıya dayanan, olay gecesinde belinde tabancayla iki katlı evin damına tırmanarak içeri girmeye çalışan eniştesini… Av tüfeğiyle vurup, kafasını keserek köy meydanına fırlatan, “arkamdan konuşmayın artık, işte namusumla oynayanın kellesi” diye bağıran Nevin’e, müebbet hapis cezası verildi!” (Özdil, 2015)

Zihnin cinsiyeti yoktur. İlerlemek ve gelişmiş ülkeler seviyesine ulaşmak için de gerekli olan zihinlerdir. Peki biz neden hala cinsiyetçi söylemlerle ve ilkel suçlarla zaman harcıyoruz? Karşımızdakini çocuk, kadın, yaşlı, engelli, güzel, çirkin, kadın gibi sayısız sıfatla görmek yerine neden sadece insan ve birey olarak göremiyoruz?

Erkek olmanın; kadınlar, çocuklar ya da daha güçsüz olan herkes üzerinde hükümranlık kurmak olduğunu düşünen bu zihniyet için kişiye verilen cinsiyet rolü, güçlü, kontrollü ve duygulardan bağımsız olmayı ve imtiyazlarını korumak için ne gerekirse yapmayı emrettiğinden kendileri dışındaki herkes yönetmek değil yönetilmek için vardır. Kadınlar ve erkekler arasındaki farklılıkların bir eşitsizlik nedeni olamayacağını, kadınların da en az erkekler kadar hareket ve seçme özgürlüğüne sahip olması gerektiğini savunmak ve bu doğrultuda siyaset yapmak “erkekleşmek” hevesi değil, en doğal insan haklarını yaşama geçirebilmek çabasıdır.

Siyasal İslam söz konusu olduğunda tepkili olduğumuz şey, cinsiyetçiliktir. Ataerkil düzenin cinsiyet sistemleri ve erkek hâkimiyeti eleştirilmeli ve değiştirilmelidir.

Kaynakça

Anadolu Ajansı. (2011, 03 07). NTV/erdogan-kadina-siddet-abartiliyor. 10 03, 2019 tarihinde https://www.ntv.com.tr/: https://www.ntv.com.tr/turkiye/erdogan-kadina-siddet-abartiliyor,vxrU0MJbEEWvr4B2PuFyFQ adresinden alındı

BBC News Türkçe Haber Merkezi. (2014, 11 24). BBC/kadininfitrati_erdogan. https://www.bbc.com: https://www.bbc.com/turkce/haberler/2014/11/141124_kadininfitrati_erdogan adresinden alınmıştır

CNN Türk Haber Merkezi. (20114, 07 28). cnnturk/bulent-arinc-kadin-herkesin-icinde-kahkaha-atmayacak. 10 06, 2019 tarihinde https://www.cnnturk.com: https://www.cnnturk.com/haber/turkiye/bulent-arinc-kadin-herkesin-icinde-kahkaha-atmayacak adresinden alındı

Cumhuriyet Arşivi. (2008, 03 16). cumhuriyetarsivi.com/katalog/4202/sayfa. 10 06, 2019 tarihinde https://www.cumhuriyetarsivi.com: https://www.cumhuriyetarsivi.com/katalog/4202/sayfa/2008/3/16/2.xhtml adresinden alındı

Cumhuriyet Haber Merkezi. (2015, 04 10). cumhuriyet/AKP_nin_adayi_Ugur_Isilak__Kadinin_fitratinda_kole_olmak_var. 10 06, 2019 tarihinde http://www.cumhuriyet.com.tr: http://www.cumhuriyet.com.tr/video/video/248019/AKP_nin_adayi_Ugur_Isilak__Kadinin_fitratinda_kole_olmak_var.html adresinden alındı

Çağrıcı, İ. G. (2013, 07 24). milliyet/hamile-kadinin-sokakta-gezmesi-uygun-degildir. 10 06, 2019 tarihinde http://www.milliyet.com.tr: http://www.milliyet.com.tr/gundem/hamile-kadinin-sokakta-gezmesi-uygun-degildir-1741343 adresinden alındı

Demircan, U. (2018, 03 17). onedio/gerekce-bagirmamis-olmasi-zihinsel-engelli-sinem-e-tecavuz-eden-5-kisi-serbest-birakildi. 10 06, 2019 tarihinde https://onedio.com: https://onedio.com/haber/gerekce-bagirmamis-olmasi-zihinsel-engelli-sinem-e-tecavuz-eden-5-kisi-serbest-birakildi-813933 adresinden alındı

Duman, S. (2015, 11 07). hurriyet/takim-elbise-hep-kazanir. http://www.hurriyet.com.tr: http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/selahattin-duman/takim-elbise-hep-kazanir-40011361 adresinden alınmıştır

Gülseli Özdemir, Ü. Ç. (2012, 05 25). hurriyet/kurtaji-bir-cinayet-olarak-goruyorum. 10 05, 2019 tarihinde http://www.hurriyet.com.tr: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/kurtaji-bir-cinayet-olarak-goruyorum-20630000 adresinden alındı

Gündem, H. (2013, 11 04). sozcu/kizli-erkekli-ayni-evde-kaliyorlar. 10 03, 2019 tarihinde https://www.sozcu.com.tr: https://www.sozcu.com.tr/2013/gundem/kizli-erkekli-ayni-evde-kaliyorlar-400630/ adresinden alındı

Haber Merkezi. (2012, 05 31). aksam/tecavuze-ugrayan-da-kurtaj-yaptirmamali. https://www.aksam.com.tr: https://www.aksam.com.tr/guncel/tecavuze-ugrayan-da-kurtaj-yaptirmamali–118800h/haber-118800 adresinden alınmıştır

Hürriyet. (2007, 09 10). medimagazin/adli-tiptan-tuyler-urperten-tecavuz-raporu. https://www.medimagazin.com.tr: https://www.medimagazin.com.tr/ana-sayfa/kategorisiz/tr-adli-tiptan-tuyler-urperten-tecavuz-raporu-1-666-11083.html adresinden alınmıştır

Hürriyet Haber Merkezi. (2007, 09 12). hurriyet/tecavuzcuye-yarim-kaldi-indirimi-7271943. 10 06, 2019 tarihinde http://www.hurriyet.com.tr: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/tecavuzcuye-yarim-kaldi-indirimi-7271943 adresinden alındı

İhvanlar. (2015, 09 20). yeniakit/zina-nedir-cesitleri-ve-sebepleri-nelerdir. 10 04, 2019 tarihinde https://www.yeniakit.com.tr: https://www.yeniakit.com.tr/haber/zina-nedir-cesitleri-ve-sebepleri-nelerdir-94986.html adresinden alındı

KANAL D Haber. (2009, 07 20). milliyet/erdogandan-soke-eden-munevver-yorumu. http://www.milliyet.com.tr: http://www.milliyet.com.tr/siyaset/erdogandan-soke-eden-munevver-yorumu-1119465 adresinden alınmıştır

KANAL D Haber. (2013, 05 18). cnnturk/fatma.sahin.kadina.yonelik.siddet.algida.secicilik/708432.0/index.html. 10 2019, 02 tarihinde https://www.cnnturk.com: https://www.cnnturk.com/2013/turkiye/05/18/fatma.sahin.kadina.yonelik.siddet.algida.secicilik/708432.0/index.html adresinden alındı

Kaplan, L. (1998). Cemiyetlerde ve Siyasi Teşkilatlarda Türk Kadını (1908-1960). Ankara: Atatürk Araştırma Merkezi Yayını.

Karataş, B. (2007, 11 08). radikal/cilve-yapti-indirimi-. 10 06, 2019 tarihinde http://www.radikal.com.tr/turkiye/cilve-yapti-indirimi-831105/: http://www.radikal.com.tr/turkiye/cilve-yapti-indirimi-831105/ adresinden alındı

Kızılkoyun, F. (2012, 06 03). milliyet/cocugun-ne-sucu-var-anasi-kendisini-oldursun. 10 02, 2019 tarihinde http://www.milliyet.com.tr: http://www.milliyet.com.tr/gundem/cocugun-ne-sucu-var-anasi-kendisini-oldursun-1548557 adresinden alındı

Merkezi, BİA Haber. (2018, 02 22). bianet/akp-2004-te-suc-haline-getiremedigi-zinayi-yeniden-gundemine-aldi. 10 02, 2019 tarihinde bianet Bağımsız İletişim Ağı: https://m.bianet.org/bianet/insan-haklari/194571-akp-2004-te-suc-haline-getiremedigi-zinayi-yeniden-gundemine-aldi adresinden alındı

Mynet Yaşam Haberleri. (2007, 9 20). mynet/dogum-kontrol-hapi-tahrik-nedeni-sayildi. 10 06, 2019 tarihinde https://www.mynet.com: https://www.mynet.com/dogum-kontrol-hapi-tahrik-nedeni-sayildi-110100310835 adresinden alındı

NTVMSNBC. (2011, 05 24). kibrispostasi/Sibel-uresin-cok-eslilik-dinimizde-de-var-o-yuzden-yasal-olmali. 10 04, 2019 tarihinde Kıbrıs Postası: http://www.kibrispostasi.com/c36-TURKIYE/n54398-Sibel-uresin-cok-eslilik-dinimizde-de-var-o-yuzden-yasal-olmali adresinden alındı

Ordu, E. (2018, 07 07). onedio/melih-gokcek-in-odtu-nun-mezuniyet-torenindeki-tecavuz-pankartina-iliskin-sozleri-tepkilerin-odaginda-. https://onedio.com: https://onedio.com/haber/melih-gokcek-in-odtu-nun-mezuniyet-torenindeki-tecavuz-pankartina-iliskin-sozleri-tepkilerin-odaginda-830586 adresinden alınmıştır

Albayrak, A. (2017). Ziya Gökalp’te Kadın ve Aile. Social’Sciences’Research Journal, 6(4), 244-252.

Anadolu Ajansı. (2011, 03 07). NTV/erdogan-kadina-siddet-abartiliyor. 10 03, 2019 tarihinde https://www.ntv.com.tr/: https://www.ntv.com.tr/turkiye/erdogan-kadina-siddet-abartiliyor,vxrU0MJbEEWvr4B2PuFyFQ adresinden alındı

Bayram, O. (2009, 03 13). gazetevatan/is-isteyen-kadinlara–alayli–cevap. 10 03, 2019 tarihinde http://www.gazetevatan.com: http://www.gazetevatan.com/is-isteyen-kadinlara–alayli–cevap–227671-gundem/ adresinden alındı

BBC News Türkçe Haber Merkezi. (2013, 10 25). BBC/kadin_erkek_esitligi. 10 03, 2019 tarihinde https://www.bbc.com: https://www.bbc.com/turkce/haberler/2013/10/131025_kadin_erkek_esitligi adresinden alındı

BBC News Türkçe Haber Merkezi. (2014, 11 24). BBC/kadininfitrati_erdogan. https://www.bbc.com: https://www.bbc.com/turkce/haberler/2014/11/141124_kadininfitrati_erdogan adresinden alınmıştır

CNN Türk Haber Merkezi. (20114, 07 28). cnnturk/bulent-arinc-kadin-herkesin-icinde-kahkaha-atmayacak. 10 06, 2019 tarihinde https://www.cnnturk.com: https://www.cnnturk.com/haber/turkiye/bulent-arinc-kadin-herkesin-icinde-kahkaha-atmayacak adresinden alındı

CNN Türk Haber Merkezi. (2017, 06 04). CNNTÜRK/basbakan.o.kadin.kiz.midir.kadin.midir. https://www.cnnturk.com: https://www.cnnturk.com/2011/yazarlar/06/04/basbakan.o.kadin.kiz.midir.kadin.midir/618955.0/index.html adresinden alınmıştır

Cumhuriyet. (2015). sozcuhaber.blogspot/kzlar-okuyunca-erkekler-evlenecek-kz.html. 10 03, 2019 tarihinde http://sozcuhaber.blogspot.com: http://sozcuhaber.blogspot.com/2012/02/kzlar-okuyunca-erkekler-evlenecek-kz.html adresinden alındı

Cumhuriyet Arşivi. (2008, 03 16). cumhuriyetarsivi.com/katalog/4202/sayfa. 10 06, 2019 tarihinde https://www.cumhuriyetarsivi.com: https://www.cumhuriyetarsivi.com/katalog/4202/sayfa/2008/3/16/2.xhtml adresinden alındı

Cumhuriyet Haber Merkezi. (2015, 04 10). cumhuriyet/AKP_nin_adayi_Ugur_Isilak__Kadinin_fitratinda_kole_olmak_var. 10 06, 2019 tarihinde http://www.cumhuriyet.com.tr: http://www.cumhuriyet.com.tr/video/video/248019/AKP_nin_adayi_Ugur_Isilak__Kadinin_fitratinda_kole_olmak_var.html adresinden alındı

Çağrıcı, İ. G. (2013, 07 24). milliyet/hamile-kadinin-sokakta-gezmesi-uygun-degildir. 10 06, 2019 tarihinde http://www.milliyet.com.tr: http://www.milliyet.com.tr/gundem/hamile-kadinin-sokakta-gezmesi-uygun-degildir-1741343 adresinden alındı

Demircan, U. (2018, 03 17). onedio/gerekce-bagirmamis-olmasi-zihinsel-engelli-sinem-e-tecavuz-eden-5-kisi-serbest-birakildi. 10 06, 2019 tarihinde https://onedio.com: https://onedio.com/haber/gerekce-bagirmamis-olmasi-zihinsel-engelli-sinem-e-tecavuz-eden-5-kisi-serbest-birakildi-813933 adresinden alındı

Duman, S. (2015, 11 07). hurriyet/takim-elbise-hep-kazanir. http://www.hurriyet.com.tr: http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/selahattin-duman/takim-elbise-hep-kazanir-40011361 adresinden alınmıştır

DW Türkçe. (2018, 11 25). ntv.com/kadina-siddet/verilerle-turkiyede-kadina-siddetin-anatomisi. 10 15, 2019 tarihinde https://www.ntv.com.tr: https://www.ntv.com.tr/kadina-siddet/verilerle-turkiyede-kadina-siddetin-anatomisi,9qKlgEbuGki0JsWdAupp-Q adresinden alındı

Ergin, M. (1989). Orhun Abideleri. Ankara: Boğaziçi Yayınları.

Gökalp, Z. (1990). Türkçülüğün Esasları. (M. Kaplan, Dü.) Ankara: Kültür Bakanlığı Yayınları.

Göktaş, K. (2017, 06 14). cumhuriyet/CHP_nin_raporu__AKP_nin_kadina_bakisi_sorunlu…_iste_o_ayrimci_soylemler. 10 15, 2019 tarihinde http://www.cumhuriyet.com.tr: http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/760445/CHP_nin_raporu__AKP_nin_kadina_bakisi_sorunlu…_iste_o_ayrimci_soylemler.html adresinden alındı

Gülseli Özdemir, Ü. Ç. (2012, 05 25). hurriyet/kurtaji-bir-cinayet-olarak-goruyorum. 10 05, 2019 tarihinde http://www.hurriyet.com.tr: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/kurtaji-bir-cinayet-olarak-goruyorum-20630000 adresinden alındı

Gündem. (2014, 12 05). httt24/bir-kadin-calismayi-tecih-ederek-fuhusa-hazirlik-yapmis-olur. https://t24.com.tr: https://t24.com.tr/haber/bir-kadin-calismayi-tecih-ederek-fuhusa-hazirlik-yapmis-olur,279432 adresinden alınmıştır

Gündem, H. (2013, 11 04). sozcu/kizli-erkekli-ayni-evde-kaliyorlar. 10 03, 2019 tarihinde https://www.sozcu.com.tr: https://www.sozcu.com.tr/2013/gundem/kizli-erkekli-ayni-evde-kaliyorlar-400630/ adresinden alındı

Gündüz, A. (2012). Tarihî Süreç İçerisinde Türk Toplumunda ve Devletlerinde Kadının Yeri ve Önemi. The Journal of Academic Social Science Studies, 5(5), 130-133.

Haber Merkezi. (2012, 05 31). aksam/tecavuze-ugrayan-da-kurtaj-yaptirmamali. https://www.aksam.com.tr: https://www.aksam.com.tr/guncel/tecavuze-ugrayan-da-kurtaj-yaptirmamali–118800h/haber-118800 adresinden alınmıştır

Has-Er, M. (2000). Tanzimat Dönemi Türk Romanında Kadın Kahramanlar. Ankara: Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı Yayınları.

Hürriyet. (2007, 09 10). medimagazin/adli-tiptan-tuyler-urperten-tecavuz-raporu. https://www.medimagazin.com.tr: https://www.medimagazin.com.tr/ana-sayfa/kategorisiz/tr-adli-tiptan-tuyler-urperten-tecavuz-raporu-1-666-11083.html adresinden alınmıştır

Hürriyet Haber Merkezi. (2007, 09 12). hurriyet/tecavuzcuye-yarim-kaldi-indirimi-7271943. 10 06, 2019 tarihinde http://www.hurriyet.com.tr: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/tecavuzcuye-yarim-kaldi-indirimi-7271943 adresinden alındı

İhvanlar. (2015, 09 20). yeniakit/zina-nedir-cesitleri-ve-sebepleri-nelerdir. 10 04, 2019 tarihinde https://www.yeniakit.com.tr: https://www.yeniakit.com.tr/haber/zina-nedir-cesitleri-ve-sebepleri-nelerdir-94986.html adresinden alındı

Kaçmaz, Y. (2015, 01 03). cumhurriyet/bakan-sozlerini-yineledi-annelik-kariyerdir-. 10 06, 2019 tarihinde http://www.hurriyet.com.tr: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/bakan-sozlerini-yineledi-annelik-kariyerdir-27884416 adresinden alındı

Kalaycıoğlu, E., & Binnaz , T. (2004). İş Yaşamı, Üst Yönetim ve Siyasette Kadın. İstanbul: TESEV Yayınları.

KANAL D Haber. (2009, 07 20). milliyet/erdogandan-soke-eden-munevver-yorumu. http://www.milliyet.com.tr: http://www.milliyet.com.tr/siyaset/erdogandan-soke-eden-munevver-yorumu-1119465 adresinden alınmıştır

KANAL D Haber. (2013, 05 18). cnnturk/fatma.sahin.kadina.yonelik.siddet.algida.secicilik/708432.0/index.html. 10 2019, 02 tarihinde https://www.cnnturk.com: https://www.cnnturk.com/2013/turkiye/05/18/fatma.sahin.kadina.yonelik.siddet.algida.secicilik/708432.0/index.html adresinden alındı

Kaplan, L. (1998). Cemiyetlerde ve Siyasi Teşkilatlarda Türk Kadını (1908-1960). Ankara: Atatürk Araştırma Merkezi Yayını.

Karataş, B. (2007, 11 08). radikal/cilve-yapti-indirimi-. 10 06, 2019 tarihinde http://www.radikal.com.tr/turkiye/cilve-yapti-indirimi-831105/: http://www.radikal.com.tr/turkiye/cilve-yapti-indirimi-831105/ adresinden alındı

Kırbaşoğlu, L. (2011, 10). Dede Korkut Hikâyeleri’nde Aile, Kadın ve Kişilik Eğitimi. Türk Yurdu, 100(291), s. 270-277. 10 20, 2019 tarihinde https://www.turkyurdu.com.tr/yazar-yazi.php?id=1758 adresinden alındı

Kızılkoyun, F. (2012, 06 03). milliyet/cocugun-ne-sucu-var-anasi-kendisini-oldursun. 10 02, 2019 tarihinde http://www.milliyet.com.tr: http://www.milliyet.com.tr/gundem/cocugun-ne-sucu-var-anasi-kendisini-oldursun-1548557 adresinden alındı

Konan, B. (2011, 12 01). Türk Kadınının Siyasi Hakları Kazanma Süreci. AUHFD, 60(1), s. 157-174. http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/38/1584/17173.pdf adresinden alınmıştır

Kuşçu, A. D. (2016). Selçuklu Devlet Yönetiminde Kadının Yeri ve Altuncan Hatun Örneği. Dergipark, s. 173-191. https://dergipark.org.tr/download/article-file/230992 adresinden alınmıştır

Merkezi, BİA Haber. (2018, 02 22). bianet/akp-2004-te-suc-haline-getiremedigi-zinayi-yeniden-gundemine-aldi. 10 02, 2019 tarihinde bianet Bağımsız İletişim Ağı: https://m.bianet.org/bianet/insan-haklari/194571-akp-2004-te-suc-haline-getiremedigi-zinayi-yeniden-gundemine-aldi adresinden alındı

Metin, A. (2017). Kimliğin Toplumsal İnşâsı ve Geleneksel Kadın Kimliğinin Aktarımı. Çankırı Karatekin Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 2(1), 74-92.

Mynet Yaşam Haberleri. (2007, 9 20). mynet/dogum-kontrol-hapi-tahrik-nedeni-sayildi. 10 06, 2019 tarihinde https://www.mynet.com: https://www.mynet.com/dogum-kontrol-hapi-tahrik-nedeni-sayildi-110100310835 adresinden alındı

NTVMSNBC. (2011, 05 24). kibrispostasi/Sibel-uresin-cok-eslilik-dinimizde-de-var-o-yuzden-yasal-olmali. 10 04, 2019 tarihinde Kıbrıs Postası: http://www.kibrispostasi.com/c36-TURKIYE/n54398-Sibel-uresin-cok-eslilik-dinimizde-de-var-o-yuzden-yasal-olmali adresinden alındı

Ordu, E. (2018, 07 07). onedio/melih-gokcek-in-odtu-nun-mezuniyet-torenindeki-tecavuz-pankartina-iliskin-sozleri-tepkilerin-odaginda-. https://onedio.com: https://onedio.com/haber/melih-gokcek-in-odtu-nun-mezuniyet-torenindeki-tecavuz-pankartina-iliskin-sozleri-tepkilerin-odaginda-830586 adresinden alınmıştır

Orkun, H. N. (1994). Eski Türk Yazıtları. Ankara: TDK.

Ögel, B. (1979). Türk Kültürünün Gelişme Çağları. Ankara: Kömen Yayınları.

Özdil, Y. (2015, 02 17). sozcu.com/iyi-hal. 10 06, 2019 tarihinde https://www.sozcu.com.tr: https://www.sozcu.com.tr/2015/yazarlar/yilmaz-ozdil/iyi-hal-745183/ adresinden alındı

Parlak, İ., & Yıldırım, Y. (2014). Medya Aracılığıyla Siyasal Sınırlar Üretmek. Bursa: Dora Yayıncılık.

Sarı, D. D. (2015, 06 18). birgun.net/akp-zihniyetinin-kadina-bakisi-12-yilda-kim-ne-dedi. 10 03, 2019 tarihinde https://www.birgun.net: https://www.birgun.net/haber/akp-zihniyetinin-kadina-bakisi-12-yilda-kim-ne-dedi-83051 adresinden alındı

SoL Haber Merkezi. (2012, 05 31). haber.sol/devlet-ve-siyaset/saglik-bakani-imama-uydu-tecavuze-ugrayan-dogursun-gerekirse-devlet-bakar. 10 2019, 02 tarihinde https://haber.sol.org.tr: https://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/saglik-bakani-imama-uydu-tecavuze-ugrayan-dogursun-gerekirse-devlet-bakar-haberi adresinden alındı

Sputnik News Türkiye. (2019, 09 18). sputniknews/nurettin-yildiz-kadinlarin-yaninda-mahremi-olmadan-90-kmden-fazla-arac-kullanmalari-dinen-yasak. 10 14, 2019 tarihinde Sputnik Türkiye: https://tr.sputniknews.com/turkiye/201909181040207222-nurettin-yildiz-kadinlarin-yaninda-mahremi-olmadan-90-kmden-fazla-arac-kullanmalari-dinen-yasak/ adresinden alındı

Tgrt Haber. (2005, 11 12). tgrthaber.com.tr/haber/319391. https://www.tgrthaber.com.tr : https://www.tgrthaber.com.tr/haber/319391.html?/haber/319391.html& adresinden alınmıştır

Yaşam. (2012, 07 04). t24.com/sibel-uresin-kocama-arkadasimi-tavsiye-ettim. https://t24.com.tr/haber: https://t24.com.tr/haber/sibel-uresin-kocama-arkadasimi-tavsiye-ettim,207739 adresinden alınmıştır

Yaşam. (2019, 07 11). superhaber.tv/ecem-zaten-bakire-degildi-haber. 10 06, 2019 tarihinde https://www.superhaber.tv: https://www.superhaber.tv/ecem-zaten-bakire-degildi-haber-210855 adresinden alındı

Zaman. (2005, 03 27). haberler.com/bakan-vecdi-gonul-turk-hanimlari-evinin-susudur. 10 03, 2019 tarihinde https://www.haberler.com: https://www.haberler.com/bakan-vecdi-gonul-turk-hanimlari-evinin-susudur-haberi/ adresinden alındı

 

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!
       

Yazarın MİSAK'taki yazıları