TERÖR, GAFLET VE İHANET

  Nurullah AYDIN 19 Ekim 2011-ANKARA Yine şehit, yine, tepkiler, yine zevkten pürneşe olanlar. HERŞEY iyi olacak diyen birileri, timsahın gözyaşı dökmesi gibi yansıyor. Daha fazla demokrasi daha fazla özgürlük sloganına sığınanlar, Türk Milleti’nin ortak dokusunu parçalıyor. Devlet kurumları arasındaki güvensizliği körüklüyor. Devleti çatırdatıyor. Wilson prensipleri hayata geçiriliyor. ABD’nin yüzyıllık rüyası, İngilizlerin hayali gerçekleşiyor. Önce […]


 

Nurullah AYDIN

19 Ekim 2011-ANKARA

Yine şehit, yine, tepkiler, yine zevkten pürneşe olanlar. HERŞEY iyi olacak diyen birileri, timsahın gözyaşı dökmesi gibi yansıyor.
Daha fazla demokrasi daha fazla özgürlük sloganına sığınanlar, Türk Milleti’nin ortak dokusunu parçalıyor. Devlet kurumları arasındaki güvensizliği körüklüyor. Devleti çatırdatıyor.
Wilson prensipleri hayata geçiriliyor. ABD’nin yüzyıllık rüyası, İngilizlerin hayali gerçekleşiyor. Önce çekiç güç adıyla Irak’ın kuzeyinde tampon bölge oluşturuldu. Peşmergeler, Guam adalarına götürülüp eğitildi. İsrail İstihbarat örgütü Mossad eğitti. Yetmedi, işgal sonrası bölgede devlet oluşumu için eğitim verildi, lojistik destek sağlandı.
Sonrası mı? Sıra Türkiye’ye geldi.

Bu kez malum parti ABD, İsrail ve İngiltere şer üçgeninin dediğini yapmak zorunda bırakıldı.
Birbiri ardına açıklamalar yapılıyor.

Ekonomi geriliyormuş, küçülme varmış, daralma tehlikeli boyuttaymış, bütçe açık veriyormuş, yatırımlar durmuş, yabancı sermaye gelişi kesilmiş, cezaevlerinde tutuklu sayısı katlamalı artıyormuş, suç işleme oranı yükseliyormuş deniliyor. Deniliyor da deniliyor… Bunların birileri için hiç ama hiç önemi yok.
Terör örgütünün taleplerinin yumuşatılarak kabul edilerek çözülmesi yoluna gidiliyor.
Ülkenin dört bir yanı sorunlar yumağı içinde iken, uğraştıkları işe bakın. Gazetelerin çok bilmiş, her konunun uzmanı köşe yazarları, TV bülbülleri ahkam kesiyor akıl veriyorlar Sırça köşklerinde yol gösteriyorlar.

Terörle mücadele edenler, birer birer terörist damgası ile süresi belirsiz tutuklanırken, teröristleri baş tacı ediyorlar, gizli aşikar görüş alıverişinde bulunuyorlar. Üç beş çapulcu itirafçı gizli tanıkların verdikleri ifadelerle yıllarca mücadele edenLER suçlanıyor.
Kemikler, silahlar belgeler bulundu iddialarıyla kamuoyuna haberler pompalanıyor. Sivil PKK’lılar, mecliste, bürokraside görev alırken, medyada yer alırken, silahlısı dağda kıs kıs gülüyor. Öldüremedikleri, yakalayamadıklar askerler, bizzat iktidar tarafından ele geçiriliyor, terörist olduğu iddiasıyla suçlanıyor, etkisizleştiriliyor. Mücadele eden silah arkadaşlarına ise psikolojik çöküntü yaratıyorlar.

Yüzde birlik bir topluluk, Büyük Türk Devleti’nin en öncelikli konusu oluyor.
Asimetrik psikolojik savaş, tüm şiddetiyle sürüyor. Yazık hem de çok yazık.
Bakın; Guardian’dan ilginç yorum

Abdullah Gül’ün eğitim gördüğü İngiliz istihbarat okulu Exter’in ve şövelye nişanını takan İngiltere’nin gazetesi The Guardian’ın köşe yazarı Simon Tisdall, Türkiye’de “Bir barış süreci kökleşirse, bunun bazı çevrelerde Atatürk’ün tek dil ve tek bayrak altındaki tek halk idealini baltaladığı gibi görülecek” diye savunduğu yorumunda “Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün aşınan ultra milliyetçi mirasına şimdiye kadar en büyük darbe vurmak üzere olabilir” iddiasında bulunuyor.
Açıkça, alenen pervasızca, tek dil ve tek bayrak altındaki tek halk ideali baltalanıyor.

Türk Milleti’nin bütün unsurlarıyla şekil verdiği gömleğin gevşemesine yönelik karşı konulması zor baskılar iç ve dış ihanet şebekelerince oyun içinde oyun oynanıyor.
Yalan yanlış iddialarla, tek direnç gücü Türk Silahlı Kuvvetleri hırpalanırken, ülkenin birliği sarsılıyor, devletin varoluş-kuruluş ilkeleri tahrip ediliyor.
Türk Milleti’nin refahı ile birlik ve beraberliği için, Türk devletinin saygınlığı için anayasa ve yasalara uyacağına, namusu ve şerefi üzerine yemin etmiş yetkililer, her şeyi bırakmış var da yok da halkı sindirme, yanıltma, uyutma peşinde, konuşuyorlar, lüks araçlarla geziyorlar.

Ekranlarda ise pişkinlikle sırıtan tipler, ülke üzerinde yorumlar analizler yapıyor.
Yani anlayacağınız mışlarla ülke yönetiliyor. Terörle mücadele bırakılmış, terör örgütünün taleplerine uygun, halkın tepkisini izole edecek projeler geliştirilmeye çalışılıyor.
Tarih affetmeyecek. Vicdanlar affetmeyecek. Türk Milleti affetmeyecek. Bu da böyle biline.
Günün Sözü: Korkutanın korkusu büyüktür. Korktuğunun da başına gelmesi kaçınılmazdır.

 

Avatar
Yazar

Milli Düşünce Merkezi

Yorum Yap

Kayıt olmadan yorum yapabilirsiniz.