Türkiye Suriye’de yalnızlaştırılıyor – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış

DUYURU   • Türk ilim dünyasının acı kaybı   • Söz konusu-6: Kadın ve çocuk şiddetinin arka planı (canlı)

Türkiye Suriye’de yalnızlaştırılıyor

Türk Ocakları Konya şubesinin konuğu olan Sadi Somuncuoğlu, Türkiye’nin Suriye’de yalnızlaştırıldığını söyledi Türk Ocakları Konya Şubesinin bu hafta konuğu Sadi SOMUNCUOĞLU idi. Sadi SOMUNCUOĞLU’nun konuşmasından önce şube başkanı Dr Vedat ERDEN son bir haftayı değerlendirerek, Suriye olaylarından ve İstanbul’daki “Suriye’nin Dostları Toplantısı” adı verilen muhaliflerin toplantısında çıkan sonuçlardan bahsederek “Türkiye Suriye konusundaki politikasında yalnızlaştırılmak isteniyor […]

6 Nisan 2012
Milli Düşünce Merkezi
Türk Ocakları Konya şubesinin konuğu olan Sadi Somuncuoğlu, Türkiye’nin Suriye’de yalnızlaştırıldığını söyledi

Türk Ocakları Konya Şubesinin bu hafta konuğu Sadi SOMUNCUOĞLU idi. Sadi SOMUNCUOĞLU’nun konuşmasından önce şube başkanı Dr Vedat ERDEN son bir haftayı değerlendirerek, Suriye olaylarından ve İstanbul’daki “Suriye’nin Dostları Toplantısı” adı verilen muhaliflerin toplantısında çıkan sonuçlardan bahsederek “Türkiye Suriye konusundaki politikasında yalnızlaştırılmak isteniyor dedi. Kamuoyunda 4+4+4 denilen Milli Eğitim Kanunu konusunda da konuşan Erden’den sonra mikrofona gelen Somuncuoğlu Türk Ocaklarının kuruluş amacına uygun olarak Türkiye ve Türklüğe ait meselelerin konuşulduğu bir mekan olma özelliğini sürdürdüğünü söyleyerek Konya Türk Ocağının bu görevi hakkıyla yerine getirdiğini söyledi.
Sadi SOMUNCUOĞLU anayasa konusunun çok önemli olduğunu ve her ortamda tartışılmasının konuşulmasının milletin bu konudaki bilincinin arttırılması için çok önemli olduğunu belirtti. Ülke meselelerine milli bilinç ile bakılmayışı sonucu ülkemiz milletimiz ve milliyetimiz aleyhine kararlar ve kanunlar çıkabildiğini anlattı. Son yıllarda ülkemizde ekonomik göstergelerin rakamlarla oynanarak kimin işine nasıl gelirse o şekilde değiştirildiğini söyleyen Somuncuoğlu ülke nüfusunun tamamının ülke ve milli değerler konusunda hassas olduğunu ancak medyanın ve siyasilerin başrolde olduğu bir bilgi kirliliği ile insanların karar vermekte zorlandıklarını anlattı. Somuncuoğlu “toplumlar hangi bilgilerle beslenirlerse kanaati o yönde gelişir milli hassasiyetleri olan kurumların millete doğruları anlatması gerekir” dedi. 1876 da ilk anayasamızı yaptığımızı anlatan Somuncuoğlu “1921 1924 1961 ve 1982 anayasaları sıfırdan yapılmıştır şimdi de sıfırdan bir anayasa yapılmak isteniyor fark bu günkü anayasada TÜRK kavramı yok edilmek isteniyor. Devletin kime ait olduğu hakkındaki hükümler değiştirilme isteniyor 1876 dan 1982 ye kadar bu hükümler korunmuşken şu anda bu hükümler değiştirilmek isteniyor şimdi sıfırdan yapılmak istenen anayasada devletin TÜRK milletine ait olduğu hüküm kaldırılarak etnik ırkçılığa dayalı çok ortaklı yeni bir egemenlik kurulmak isteniyor” dedi.
Yeni anayasa meclisten iktidar sahiplerinin istediği gibi geçerse Türk milletinin köleleşmesi kaçınılmazdır buna dönüştürme diyorlar bu dönüştürmeyi planlayanlar dönüşümün iç dinamiklerle gerçekleşmeyeceğini bu sebeple dış güçlerle işbirliği yapacaklarını açık açık söylemekteler. Üniversitelerimiz, düşünce adamlarımız, siyasetçilerimiz konu üzerine gitmemekteler. Yapılması gereken her ortamda konunun gündeme getirilmesi ve milletin aydınlatılmasıdır. 1876 da Osmanlı çok zor günler yaşadığı zamanda bile anayasadaki Türk kimliğinden vazgeçmemiş Türkçe okuma yazma bilmeyen memur olamaz, Türkçe bilmeyen mebus olamaz diye madde koymuştur. 1924 Anayasasını yapanlar da tarih şuuruna sahip insanlardı Türk Tarihini Metehan’dan başlatarak günümüze kadar getirmişler ve anayasayı da bu şuur ve bilgilerle hazırlamışlardı” dedi.
Uluslararası kanunlara ve sözleşmelere de atıfta bulunan Sadi SOMUNCUOĞLU Kendi kabul edişlerinin dışında uluslar arası sözleşmeler hiçbir ülkeyi iki dilliliğe zorlamaz, uluslararası sözleşmelerle iki dilli olarak kurulan tek bir ülke yoktur” dedi. Etnik farklılıklar hakim milletin kimliği ile tanınır. Bu gün ülkemize dayatılan etnik tuzağın otuz yıldan beri hazırlandığını o gün Kürt raporu hazırlayarak Erbakan’a sunanların bugün iktidar olarak o günkü düşünceleri doğrultusunda bu gün ülkeyi bölünmeye götürecek anayasa çalışmalarını yaptığını anlattı uzayan gece soru cevaplarla geç saatlere kadar devam etti. Geleneksel şekilde plaket sunuluşundan sonra özellikle genç dinleyiciler Sadi SOMUNCUOĞLU ile fotoğraf çektirmekte adeta yarıştılar.
Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları