TÜRK’ÜN MUHTEŞEM MAZİSİNDEN – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış

DUYURU   • Türk ilim dünyasının acı kaybı   • Söz konusu-6: Kadın ve çocuk şiddetinin arka planı (canlı)

TÜRK’ÜN MUHTEŞEM MAZİSİNDEN

(Tarihçi-Yazar Dr. Orhan Yeniaras’ın Yeni çıkan Romanları Üzerine) Tarihçi-Yazar Dr. Orhan Yeniaras’ın, AKÇAĞ yayınları arasından çıkan romanları; Kürşad, Baybars, El Turco ve Kerbela Ateşi okurlarıyla buluştu. Milli Düşünce Merkezi’mizin mensuplarından değerli romancı Dr. Yeniaras, Türk’ün cevherinde var olan istiklal ateşinin, Türk ve dünya tarihindeki yerini; kıvrak kalemi, duru Türkçesi, zarif anlatımı ve akıcı üslubuyla günümüze […]

21 Ağustos 2013
Milli Düşünce Merkezi

(Tarihçi-Yazar Dr. Orhan Yeniaras’ın Yeni çıkan Romanları Üzerine)

Tarihçi-Yazar Dr. Orhan Yeniaras’ın, AKÇAĞ yayınları arasından çıkan romanları; Kürşad, Baybars, El Turco ve Kerbela Ateşi okurlarıyla buluştu. Milli Düşünce Merkezi’mizin mensuplarından değerli romancı Dr. Yeniaras, Türk’ün cevherinde var olan istiklal ateşinin, Türk ve dünya tarihindeki yerini; kıvrak kalemi, duru Türkçesi, zarif anlatımı ve akıcı üslubuyla günümüze taşımıştır.

Türk’ün cesur, fedakâr ve kahraman evlatlarından Kürşad, rahmetli Atsız Beğ’den bizlere miras kalan Türk tarih sevgisi, “Bozkurtların Ölümü ve Bozkurtlar Diriliyor” romanlarıyla belleğimize yerleşmiştir. Dr. YENİARAS’ın Kürşad romanı, Göktürklerin bu unutulmaz kahramanını, dönemin tarihi olayların ışığında, farklı bir üslupla heyecan fırtınasının içine katıvermiş…

Dr. YENİARAS’ın Baybars Romanı,  Mısır’da kölelikten sultanlığa yükselen Kıpçak Türk’ü Baybars’ın hayranlık uyandıran komutanlık ve devlet adamlığı anlayışının, dillere destan olmuş hikâyesinin, usta bir anlatımla okurlarına sunulmasıdır.

İkinci Viyana kuşatması sırasında İtalyanların El Turco dedikleri Balaban Ağa lakaplı, Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın istihbarat subayı Yeniçeri Hasan’ın, Viyana bozgunu sonunda yaralı olarak kurtuluşunun hikâyesidir. Bugün İtalya’nın Tarento bölgesinde Manzoni Dağlarının eteklerinde Moena adında bir Türk köyü vardır. Her yıl Ağustos ayında düzenlenen karnavalda köylüler, Türk milli kıyafetleri içinde, ellerinde ay yıldızlı bayraklarla sokaklara dökülürler. Hiç kimsenin Türkçe bilmediği bu köyde insanlar, köyün meydan çeşmesi üstüne diktikleri büstü göstererek “O bizim atamız. Biz Türk’üz, burası da bizim Türkiye’miz!”diyorlar. Peki, Kim bu Türk? Bozgun sonunda Moena köylüleri tarafından yaralı olarak bulunan Yeniçeri Hasan, bu köyde yerleşmiş ve halkı haraca bağlayan derebeylere karşı başarılı bir köylü ayaklanması ve savunmasını örgütlemiştir. Haraç alan zalim derebeylerini mağlup ederek bir daha köye gelmelerini önlemiştir. Bu belgesel roman İkinci Viyana bozgununun bilinmeyen yönlerini de anlatmaktadır.

Kerbela Ateşi’nde, Hz. Hüseyin’in ailesi ve sevenlerine yapılan zulüm, tarihi gerçekler ışığında kaleme alınmış. Ayrıca romanda Horasanlı Türk Eba Müslim’in fedakârlığı ve acı sonu ile Talas Savaşı’nın şanlı sahneleri akıcı bir dille destan hüviyetine bürünmüş. Bu dört romanın başkahramanlarının tarihte iz bırakan onurlu ve ilkeli hayatları ile sevdaya dönüşmüş imanlarındaki azim ve kararlılıkları, Türkçe’nin büyüsü içinde ozan diliyle anlatılmış. Şanlı Kerbela şehitleri, Türklerin düşünce ve hicranında hala yürekleri yakan hüzünleri ile bu romanda yeniden sineleri tutuşturuyor.İslam tarihinin bu elem dolu sayfasında titreşen ince duygular, ağıt olup alevden bir soluk gibi yüreğimizin derinliklerine çöküyor!.. Vicdansızların, Kerbela sahrasında Peygamber Efendimizin torunlarına yaptıkları katliam/hunharlık, bugün de Müslümanlar tarafından lanetle anılmaktadır. Gönüller fatihi Türkler, her nerede bir akarsu görse ve ne zaman bir soğuk su içse, Hz. Hüseyin ve yanında susuz kalan, şehit olan, dünyalar güzeli yüce canları hatırlamaktadır. Bu acı ile içlerinin yandığını hissederler…

Bu dört roman, Türk’ün milli vicdanı ve hafızasından, bugünlere ve gelecekte ki nesillerimize adeta bir hatırlatma yaparak, Türk Milletinin cevherinde var olan yüksek seciyesinden, en zor zamanda dahi kahramanlar çıkarabileceğini ispatlıyor. Nitekim Türk’ün bu seciyesi, emperyalizmin karşısına Büyük Önder ATATÜRK’ü çıkarmıştır.

Rahmetli Destan şairimiz Niyazi Yıldırım GENÇOSMANOĞLU’nun, ümitsizliğe yer olmadığını haykıran, Türk’ün milli heyecanını ayakta tutan şiirinin bir kıtasında duyurduğu gibi;

Uzaklardan, derinlerden, öteden,

Gök Tanrı’dan, Kara Han’dan, Mete’den,

Yirmi dört boy, yetmiş göbek atadan…

Ordu benim! Devlet benim!Yurt benim!..

Dar gününde, er doğuran kurt benim!..

(Destanlar Burcu, Sayfa: 248)

Hicabi KOÇAK

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları