Yeni kitap: Türkçe ve Felsefe Terimleri Mustafa Karataş – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış

DUYURU   • Söz Konusu-5: Açık Oturum   • Çağrı: Bize katılın

Yeni kitap: Türkçe ve Felsefe Terimleri Mustafa Karataş

Türkçede belki de en çok ihmal edilen veya en çok tartışılan konulardan biri de terimler ve terim üretmedir. Özellikle Türklerin felsefeyle ilişkisi ve Türkçenin felsefe üretmeye yatkın bir dil olup olmadığı da özellikle bir tartışma konusudur. Dr. Mustafa Karataş, kitabıyla tartışmaya katılıyor.

31 Ağustos 2020
Türkçe ve Felsefe Terimleri

Türkçede belki de en çok ihmal edilen veya en çok tartışılan konulardan biri de terimler ve terim üretmedir. Özellikle Türklerin felsefeyle ilişkisi ve Türkçenin felsefe üretmeye yatkın bir dil olup olmadığı da özellikle bir tartışma konusudur.

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Karataş, Türkçe, felsefe ve felsefe terimleri üzerine kapsamlı bir çalışmayla tartışmaya katılıyor.

“Türkçedeki bilgi alıntılarının önemli bir kısmının kaynağı felsefedir. Osmanlı Devleti’nde 18. yüzyıldan itibaren yaşanan siyasî ve askerî başarısızlıklar sonucunda Batı’yla birtakım zorunlu ilişkiler kurulmuş ve böylece “Batı”lı bilgilere maruz kalan Türk toplumu birçok yeni felsefe kavramı ve terimiyle tanışmıştır. O dönemden itibaren bu terimlerin dili ve Türkçeleştirilmesi konusu tartışılagelmiş ve konu, bir dil sorunu olmaktan öte bir “zihniyet mücadelesi”ne dönüşmüştür. Bu mücadele, “yaklaşık bin yıllık bir Arap geleneğinin yer aldığı Doğu’nun, etkisine yeni girilen Fransız kültürünün temsil ettiği Batı’nın ve binlerce yıllık birikimiyle Türk kültürünün, Osmanlı aydınlarının zihninde yarattığı çatışmanın, çıkmazın dile, Türkçeye düşen gölgesi” olarak ve “terim sorunu” adıyla Türk bilim hayatında yaşamaya devam etmektedir.

Felsefe terimlerinden oluşan bu alıntılar, araştırmacılar tarafından çeşitli biçimlerde ve anlayışlarla Türkçeleştirilmektedir. Ancak Türkçenin olanaklarıyla üretilen bu terimlerin tutunma durumunu, yani sözlüklere girmesi ve böylece kurumsallaşarak alan çalışmalarında yaygın bir biçimde kullanılmasını belirleyen birçok etkenin olduğu görülmektedir.

Bu kitapta, felsefe terimleri konusu diller arası ilişkiler, kavram alışverişi ile pazarlaması çerçevesinde ele alınmış, Türkçe felsefe terimlerinin tutunmasını belirleyen etkenlerle ilgili tespitlerde bulunulmuş ve değerlendirmeler yapılmıştır. İncelenen örneklere göre, Türkçe felsefe terimlerinin tutunamamasında en az etkili olanının terimin Türkçesi (ses, yapı, anlam) olduğunu söylemek mümkündür.” (Arka kapak yazısından)

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!