Türkler, Hristiyanları katletmiş(!): İsrail-ABD ortak yapımı algı operasyonu – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış
Millî Düşünce Merkezi
MİSAK logo

Suriyeliler vatanlarına dönmeli

Millî Düşünce Merkezi Suriyeli sığınmacılar için açıklama yaptı: Suriyeli sığınmacıların yurtlarına dönmesi gerekmektedir. Vatanlarında yaşama hakkı kimsenin elinden alınamaz. Bu insanlar için doğal bir haktır. Bu hak Esat düşmanlığı siyasetine kurban edilmemelidir.
_______27 Ocak 2019_______

Türkler, Hristiyanları katletmiş(!): İsrail-ABD ortak yapımı algı operasyonu

Mustafa Çağrı Parmaksız
Paylaş:

İsrailli tarihçi Benny Morris’in, Ben Gurion Üniversitesi’nden Prof. Dror Ze’evi ile birlikte yazdığı son kitabı “The Thirty-Year Genocide (Otuz Yıllık Soykırım)” birçok tartışmalara sebebiyet verecek gibi. Kitap önümüzdeki Nisan ayında raflardaki yerini alacak. Kitabın çıkış tarihi olarak uluslararası camiada  Ermeni soykırım yalanlarının zirve yaptığı  nisan ayının seçilmesinden tutun da, şimdiden içeriğine dair paylaşılan  asılsız bilgilerin Türkiye’ye karşı yeni  bir karalama kampanyasının başlayacağını işaret ediyor.Kitabın yayıncısının Amerika Birleşik Devletleri’nin önemli eğitim kurumu Harvard Üniversitesi’nin yayınevi Harvard University Press olması da ayrıca dikkat çekiyor. Yayınevi okuyucusuna kitabı şu sözler ile tanıtıyor; “Osmanlı Devleti’nin ve ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin Hristiyan azınlıklara karşı yaptığı dev katliamlar.

Kitabın yazarlarından Benny Morris İsrail’in Haaretz gazetesine geçen hafta verdiği mülakatta kitabının 9 yıllık bir çalışmanın ürünü olduğunu ve artık Arap-İsrail çatışmaları konusunda yazmak istemediğini ve daha hassas ve ilgi çekici konulara yönelmek istediğini belirtiyor. Benny Morris, yayınlanacak kitabında, 1894 ile 1924 arasındaki 30 yıllık dönemde 1.5 ile 2.5 milyon Rum, Ermeni, Asuri Hristiyan nüfusun Türkiye’de soykırım kurbanı olduğunu iddia ediyor.  Uluslararası kamuoyunun 1915-1916 Ermeni olaylarını bildiğini fakat diğer yaşanılanlara yeteri kadar dikkat çekilmediğini savunuyor. Osmanlı İmparatorluğu’ndan Cumhuriyet’e kadar Türklerin Hristiyan azınlıkları yok etmek için 30 yıl boyunca sistemli bir politika izlediğini iddia ediyor. Çalışmasında hangi kaynaklardan istifade ettiğini acıkça belirtmemek ile birlikte genel olarak çalışmasını Ermeni, Rum ve Türk kaynaklarına dayandırdığını belirtiyor. Ayrıca dönem ile ilişkili Türk, Amerikan, İngiliz ve Alman resmi görevlilerinin yazdığı belgelerden faydalandıklarını ifade ediyor.

Morris’in en fazla tartışma yaratacak sözleriyse Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili olanlar. Atatürk’ün modern, aydın bir devlet adamı olarak tanındığını söyleyen tarihçi, akıllara durgunluk verecek şekilde Mustafa Kemal’in 1922’de Anadolu’da son kalan Ermeni ve Rumları öldürttüğü yalanını paylaşıyor. 1922 yılında Doğu Karadeniz’den Sivas üzeri batıya göç etmek zorunda kalan 70.000 Rum’un bir kısmının yollarda açlık ve hastalığın yanı sıra Mustafa Kemal komutasındaki ordu tarafından öldürüldüğünü ve Mustafa Kemal Paşa’nın Hristiyanlardan arındırılmış bir ülke arzusunda olduğu için yaşanılanları görmezden gelerek konunun üzerini örttüğünü iddia ediyor. Yazar, iftirayı meslek edinmiş diğer birçok tarihçi gibi Türk arşivlerinin özenle gizlendiği, yasak olduğu mitine sarılıyor. Gizli belgeler var, gizli oldukları için ulaşamıyor ama içlerinde ne yazdığını biliyor!

Justin McCarthy başta olmak üzere birçok saygın tarihçinin döneme ilişkin yapmış olduğu titiz çalışmalara yer verilip verilmediğiyse şuan için bilinmiyor. McCarthy yayınladığıÖlüm ve Sürgün adlı eserinde Osmanlı Devleti’nin yıkılış süreçinde Müslümanların karşı karşıya kalmış olduğu insanlık dramını, katliamları uluslar arası kamu oyunun dikkatine sunmuştu. Nisan’a tarihlenen istihbarat-algı operasyonunun kapsadığı dönem McCarthy’ninkiyle çakışıyor.

Ben-Gurion Üniversitesinden emekli olan 70 yaşındaki İsrailli tarihçi ilginç yaşam öyküsü ve tartışmalı kitaplarıyla da dikkat çekiyor. İsrail’in kuruluş yıllarında dünyaya gelen tarihçi, Siyonist hülyaların peşinde İngiltere’den Filistin’e göç etmiş bir aileye mensup. Kudüs’te dünyaya gözlerini açan Moris’in babası İsrail Dışişleri bakanlığında önemli görevlerde bulunmuş. Babasının görevi nedeniyle uzun süre New York’ta bulunan yazar, lise öğrenimini tamamladıktan sonra İsrail’e tekrar dönmüş. Benny Morris,askerlik hizmetini yapmak için İsrail ordusuna katılmış ve 6 Gün Savaşları olarak bilinen Arap-İsrail savaşında Mısır cephesinde yaralanmış.

Birinci intifada sırasında İsrail ordusunun Filistinli göstericilere karşı takındığı acımasız saldırıları tasvip etmediğini ifade ettiği için birkaç hafta cezaevinde tutuklu kalmış. Kudüs Hebrew Üniversitesinde tarih eğitimi alan Benny Morris, doktorasını Cambridge Üniversitesi’nde tamamlamış. 1978’de The Jerusalem Post’ta gazeteci olarak işe başlayan yazar ilk sansasyonel çıkışını 88’de yayınlanan kitabı “The Birth of Palestian Refugee Problem, 1947-1949 (Filistinli Mülteci Sorunun Doğuşu 1947-1949)” ile elde eden yazarın tüm kitapları ilk önce İngilizce olarak tüm dünyada yayınlanmış. Yazarın ülkemizde de yayınlanmış birkaç eseri bulunuyor.

Kitap, Birinci Dünya Harbi’nde İngiliz İstihbaratı tarafından, Türkiye’nin Sevres ve Syces-Picot’a göre parçalanmasına dünya kamu oyunu hazırlama gayesi güden Mavi Kitap‘a benzer bir algı operasyonu. Bu sefer İngiliz değil, İsrail-ABD yapımı ile karşı karşıyayız.

Paylaş:
Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları