2011: MAHKEME KURDU!.. 2012: HUKUKİ İŞLEM YAPIYOR!..

Geçen yılın Ramazan’ı. Kürsüdeki yetkili tüm öfkesiyle şöyle haykırdı:   “Şu anda ülkemizin bazı şehirlerinde esnafı mahkemeye çağırıp, orada kendilerine yıllık vergi kesen bir örgüttür bu örgüt. Bunlar şimdi şehre inmenin gayreti içindeler. Esnafı bu şekilde kalkıp da ‘Sen bu yıl şu kadar ödeyeceksin, sen şu kadar ödeyeceksin’, elimizde belge de var, deyip, onu vergiye […]


Geçen yılın Ramazan’ı. Kürsüdeki yetkili tüm öfkesiyle şöyle haykırdı:

 

“Şu anda ülkemizin bazı şehirlerinde esnafı mahkemeye çağırıp, orada kendilerine yıllık vergi kesen bir örgüttür bu örgüt. Bunlar şimdi şehre inmenin gayreti içindeler.

Esnafı bu şekilde kalkıp da ‘Sen bu yıl şu kadar ödeyeceksin, sen şu kadar ödeyeceksin’, elimizde belge de var, deyip, onu vergiye tabi kılanlar…

Şimdi: ‘Ne olur bizi kurtarın.’ diyen benim vatandaşım, Hakkâri’de benim Kürt kökenli vatandaşım. Onun hukukunu korumak bizim görevimiz değil mi? Onlara bu belgeleri yazıp teslim edenleri ininden bulup çıkarmak bizim görevimiz değil mi? Ve bunun yolu yordamı ne ise bu adımı atarak, bunu meydana çıkarmak durumundayız.

Aksi takdirde biz ne şu anda bu vatandaşlarımıza bunun hesabını verebiliriz ne de tarihe verebiliriz. Bunlar, fırsat bu fırsat diyenler; eski kirli, kanlı oyunlarını diriltmek isteyenler hiçbir zaman Allah’ın izniyle umduklarına nail olamayacaklar.”

 

O yetkilinin kim olduğunu bildiniz değil mi? Hani şimdilerde: “Hakkari elimizden çıktı.” diyen HEPAR Genel Başkanı Osman Pamukoğlu’na: “Seviyesiz… General olsan ne yazar?!.” fırçası atan Başbakan Erdoğan tabii ki.

 

Pamukoğlu’nun tespitini, geçen yıl kendisi AKP İstanbul İl Başkanlığı’nın WOW Otel’de düzenlediği iftarda yapmış; şimdi niye kızıyor, anlayamadım!..

 

Geçen yıldan, bu yıla “vatandaşın hukuku korunmamış, onlar ininde bulunup, çıkarılmamış”; ki adamlar milletvekili kaçırdı. Ne diyor alçaklar: Hüseyin Aygün, “yoğun şikayetler üzerine” kaçırılmış, “ gerekli idari ve hukuki işlemlerin tamamlanması ardından serbest bırakılacak”mış.

 

Geçen yıl mahkeme kurup, vatandaşa vergi kesiyorlardı. Bu yıl milletvekili kaçırıp, “hukuki işlem” yapıyorlar!.. “Allah’ın izniyle” değil, ama birilerinin izniyle “umduklarına nail oldukları” ortada değil mi?Bakalım, millete ve tarihe bunun hesabı nasıl verilecek?

 

Her şey turnosol kağıdı gibi… PKK saldırıyor: “Ramazan’da saldırılar terör örgütünün gerçek yüzünü ortaya çıkardı.” diyorlar. Sanki başka zaman saldırması ‘normal’!..

Gül’den Çiçek’e herkes, milletvekili’nin kaçırılmasını “milli iradeye saldırı, çok ciddi bir olay” sayıyor. Sanki milletin evlatlarına, Mehmetçik’ine saldırı “ciddi” değil veya ‘başka bir şey’e saldırıymış gibi!..

 

Milletvekilinin kaçırılması konusunda Emniyet istihbarat vermiş, ama takan olmamış. Oysa 3-4 bakanın Diyarbakır’a gidişi sırasında “yola mayın döşendiği” istihbaratı ciddiye alınmıştı!..

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: “Meclis’in hükmü yok. AKP ne derse o oluyor.” diyor; ama o Meclis’te durmaya, AKP’nin iş ve işlemlerine katkıda bulunmaya devam ediyor. Hem “Milli iradenin tecelligâhı”nın halini ortaya koyuyor hem de Meclis’i “yapılmayacak” toplantıya çağırıyor. Hem ağlarım hem giderim misali!..

 

MHP, “PKK’nın muhatap alınacağı” kaygısıyla Meclis’in toplanmasına karşı çıkıyor. Ama PKK’nın siyasi partisi BDP ile yeni anayasa yapmakta sakınca görmüyor!..

 

Neyse, enseyi karartmamak için Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ı dinlemeye devam edelim: “Terörle mücadele çok iyi gidiyor.”!..

 

Silivri, Hasdal, Hadımköy ve Maltepe’ye kucak dolusu sevgiler…

Yazar

Milli Düşünce Merkezi

Yorum Yap

Kayıt olmadan yorum yapabilirsiniz.