Ankaralının defteri

Millî inkılâbın ilk günlerinden başlayarak olayları günü gününe kaleme alan Mahmut Soydan’ın Ankaralının Defteri kitabının yeni baskısıyla yeni bir serüvene yelken açıyoruz.


Ankaralının defteri

Her kitap başlı başına bir serüvendir. Bizleri, yaşadığımız dönemin sorunları, kaygıları, güzellikleri, renkleri, sesleri ile buluşturur, bilgilendirir, bilinçlendirir. Ufkumuzu, fikir coğrafyamızı genişletir.

Millî inkılâbın ilk günlerinden itibaren başlayarak meydana gelmiş olan olayları günü gününe kaleme alan ve yeni baskısının çıktığı, Mahmut Soydan’ın Ankaralının Defteri kitabıyla yeni bir serüvene yelken açıyoruz. Kitabın içeriğinde, Millî Mücadele‘nin başlangıcı, Anadolu’nun durumu, İstanbul’un durumu, iç ve dış politika, Ankara’nın özel durumu, meclisin fikir tartışmaları ve cephe hayatı, Türkiye’nin içinde bulunduğu durum anlatılıyor. Kurtuluş Savaşı’nın en kritik zamanlarında yazılan kitap, o dönemin koşulları içerisinde yaşanan olayları yansıtmış. Kitabın yarısı Kâzım Karabekir ve Millîci’nin (Mahmut Soydan) karşılıklı mektup düellosu ile geçiyor.

Ankaralının Defteri, Türk İstiklâl Savaşı ile Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş döneminde meydana gelen siyasî ve askerî tartışmalara temas etmesi bakımından önemli. Basında çıkan tartışmaların kökleri Millî Mücadele yıllarına kadar giden fikir ve görüş ayrılıkları olduğu görülüyor.

Mahmut Soydan, Millî Mücadele döneminde, Mustafa Kemal Atatürk’ün emir subaylığını yapmış. Dolayısıyla o dönemi gözlemleriyle kaleme aldığı Ankaralının Defteri kitabı, dönemin tarihînin anlaşılmasında başvurulacak kaynaklardan biridir.

Yazar ve yazı dizisi

Milliyet gazetesinin sahibi ve başmuharriri Siirt Mebusu Mahmut Soydan, gazetesinin “Ankara Postası” sayfasında, 15 Mart 1933 ile 26 Haziran 1933 tarihleri arasında “Milli Mücadele Tarihine Dair Notlar: Ankaralının Defteri”, adlı bir yazı dizisi başlatır. “Millîci”, yazı dizisinin belli bölümlerinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk’un beyanlarına yer verir. Söz konusu dönemin tarihî hadiseler ile ilgili önemli bilgiler verdiği ve ciddi iddialarda bulunduğu görülüyor.

Millîci, 15 Mart 1933 tarihinde ilk yazısına,

“Elimizde bir ‘Ankaralının Defteri’ var. Bu defterde millî inkılâbın ilk günlerinden itibaren hâdiseler günü gününe kaydedilmiş…Ankaralının Defteri’ndeki bu intibaları okuduktan sonra kafalarımızda yaşayan bazı putlar, hafızalarımızı dolduran bazı kanaatler, mutlaka yıkılacak, parçalanacaktır. Şimdiye kadar doğru bildiğimiz birçok şeylerin yalan olduğunu öğreneceğiz.” diyerek başlamış.

Yalan yanlış intibalarla kafalarda birer put hâlinde yaşayan şahıslar…

Yazarın kaleme aldığı bu ilk yazısında belirttiği , “yalan yanlış intibalarla kafalarda birer put hâlinde yaşayan şahıslar”, Millî Mücadele’nin başlangıç dönemlerinde Mustafa Kemal Paşa ile silah arkadaşlığı ve kader birliği yapan, daha sonra yolları ayrılan kahramanlar, Kâzım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele, Cafer Tayyar Eğilmez ve Rauf Orbay’ın da bulunduğu yazı dizisinde yer alan isimlerin Millî Mücadele döneminde yaşananlar karşısında tutum ve davranışlarının eleştirilmeye başlanmasıyla bambaşka bir boyut kazanmıştır.

Mektup düellosu

Kâzım Karabekir’in Millî Mücadelede fikrinin mucidi olduğunu ve Mustafa Kemal Paşa’yı Anadolu’ya gitmeye kendisinin ikna ettiği iddiaları, Millîci tarafında yazı dizisinde yer alarak tartışmaları başlatmıştır. Karabekir Paşa’nın Millîci’nin ithamlarına cevap verme kararında yöneltilen eleştiriler tahrik edici bir etki yaratmış olsa da Türk İstiklâl Savaşı’nın başlangıcından Cumhuriyet’in ilanına kadar olan faaliyetleri konusunda emeğine gölge düşürüldüğünü düşünmesi ve Cumhuriyet’in ilanı ile başlayan süreç içinde muhalif siyasî faaliyetleri nedeniyle karşılaştığı olayların da etkisi olduğu söylenebilir. Böylece söz konusu teklifi karşılıksız bırakmayan Karabekir Paşa, Millî Mücadele yıllarına ait hatıralarını içeren yedi mektubunu Türk basınıyla paylaşır. Karabekir Paşa hakkındaki ithamlara cevap olmak üzere Milliyet gazetesine bir mektup göndererek, 5 Mayıs 1933’te ilk mektubu yayımlanır.

Eski zamanların anısına

Millîci ve Kâzım Karabekir arasında geçen tartışmaların içinde eski zamanları hatırlatan, Ankara’nın köşelerinde keşif yapmamızı sağlayan konulara da değiniyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün olağanüstü durumlara karşı gayret ve becerisi de kitabın can alıcı noktaları arasında.

Ankaralının Defteri kitabı yazmış olduğu notlarla, İstiklâl Harbi ve sonrasına farklı pencere açarak, okuyucusuna değişik bir açıdan baktıran bir kitap.

 

 

Yazar

Özge Yıldız

Yorum Yap

Kayıt olmadan yorum yapabilirsiniz.