AYN EL ARAB 2 – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış
Millî Düşünce Merkezi
MİSAK logo

_______4 Kasım 2014_______

AYN EL ARAB 2

Talat Şalk
Paylaş:

 

Sayın Cumhurbaşkanı, ABD Başkanı Obama’ya AB devletleri liderlerine Ayn El Arab konusunda Türkiye’nin görüşünü çok açık sözlerle anlattı.

“IŞİD Türkiye için de tehlikedir ama Türkiye için öncelikli tehlike PKK terör örgütüdür. PYD örgütü PKK’nin Suriye koludur. PYD, PKK tarafından kurulmuştur, vatanını savunmak için teşkilatlanmış değildir. PYD, Beşar ESAT yönetimine karşı başlatılan isyan sebebiyle Suriye yönetiminde oluşan zafiyetten istifade ile bizim sınırlarımıza bitişik Suriye’nin kuzeyinde üç özerk bölge oluşturmuştur. Bu özerk bölgeler Türkiye için de tehdittir. Bu sebeplerle Türkiye IŞİD kuşatmasından PYD’yi kurtarmak için Ayn el Arab’a kara ve hava harekâtı düzenleyemez. Sınırlarımızdan hava harekâtı düzenlenmesine izin veremez PKK teröristlerinin Ayn el Arab’ta muhasaraya alınan PYD teröristlerine yardıma gitmeleri için sınırlarımızdan geçmelerine müsaade edemeyeceği gibi Barzani peşmergelerinin PYD’ye yardım etmek için sınırlarımızdan ağır silahlarla geçmesine de müsaade edemez. Peşmergenin götürdüğü ağır silahların Ayn el Arab’ta her zaman PKK’nın eline geçmesi ve Türkiye’ye karşı kullanılması ihtimali vardır.” Demiştir.

Sayın Cumhurbaşkanı İmralı’daki PKK başına da “Otur oturduğun yerde Türkiye’yi daha fazla karıştırma” demiştir.

Sayın Cumhurbaşkanı’nın ABD Başkanı Obama ve AB’nin büyük devletleri karşısında dik duruşu ABD Başkanı Obama’nın PKK teröristlerinin ve peşmergenin Ayn el Arab’ta IŞİD karşısında çaresiz kalan PYD’nin yardımına gidebilmeleri için Türkiye’den koridor açılması teklifini kabul etmemesi PKK’ya karşı takındığı tavır ve Abdullah Öcalan’la layık olduğu şekilde konuşması beni çok sevindirdi. Daha doğrusu sevindirirdi.

Yukarıda anlattıklarım benim düşüncelerimdi, olması gerekendi ama olması gereken olmadı. Türkiye ABD’nin baskılarına dayanamadı. Barzani’nin peşmergelernin ağır silahlarla Türkiye üzerinden PYD’ye yardım etmeleri için Ayn el Arab’a geçmelerini kabul etti.

ABD devreye girmeseydi Ayn el Arab çoktan IŞİD’in eline geçmişti. Ancak ABD devreye girdi. ABD uçakları günde 20 defadan fazla IŞİD mevzilerine hava harekâtı düzenledi. Şimdi ABD’nin güdümünde olduğu anlaşılan Özgür Suriye Ordusu da PYD’nin yanında IŞİD’e karşı savaşacağını açıkladı.

ABD, PYD’ye insani amaçlarla mı yardım ediyor? Hayır. ABD, PYD’ye insani amaçlarla yardım etmiyor. Ayn el Arab’ta sivil halk kalmamıştır. IŞİD saldırılarından kaçan yüzbinlerce insan Türkiye’ye sığınmıştır. Yüzbinleri besleyen Türkiye’ye ne ABD’den ne Birleşmiş Milletler’den ne de başka bir yerden yardım gelecektir.

ABD’nin amacı siyasidir. PKK, PYD Suriye kuzeyinde üç özerk kanton kurmuştur. Bu kantonlar birbirlerinden kopuktur. Kantonların arasındaki topraklar IŞİD’in elindedir. Tabii ki PKK, PYD, El Cezire, Ayn el Arap ve Afrin kantonlarını birleştirmek ve denizle bağlantı kurmak isteyecektir. Barzani de aynı düşüncededir. Irak’ın kuzeyindeki bölgesel Kürt Yönetimi’nin Suriye’nin kuzeyinden denize açılmasını istemektedir. Bugün bu bölgenin petrolleri, Türkiye üzerinden satılmakta ve Türkiye bundan kazançlı çıkmaktadır. Irak’ın kuzeyi, Suriye’nin kuzeyinden açılacak koridorla denize çıkınca bölge Irak petrolleri bu yolla satılacak. Tabii bu da Türkiye’nin zararına olacaktır.

ABD, PYD’ye insani amaçla değil siyasi amaçla yardım etmektedir. ABD’nin insani amacı olsaydı IŞİD’in saldırısıyla yurtlarından edilen binlercesi katledilen genç kız ve kadınlarının ırzına geçilen Türkmenlerin de yardımına koşardı. Türkmenlere saldırılmasına sessiz kalan ABD, IŞİD petrol bölgelerine PYD’ye saldırınca, harekete geçmiş IŞİD mevzilerine hava saldırıları yapmaya başlamış, IŞİD’e karşı savaşacak bir koalisyon oluşturmuştur.

ABD niyetini belli etmiştir. Bölgede Türkiye’nin aleyhine olacak bir Kürt Devleti’nin kurulması için kendini gizlemeden çalışmaktadır. Türkiye’nin ABD’nin politikasını dikkatle izlemesi ve ABD politikalarına karşı yeni politikalar geliştirmesi gerekir.    

PKK’nın da iyi takip edilmesi ve çok iyi değerlendirilmesi lazımdır. Ben başlangıcından beri açılımı Devletin PKK’yı muhatap almasını doğru bulmadım. Açılımı, PKK’ya teslim olma, PKK şartlarını kabul etmek diye düşündüm. PKK da devletimize diz çöktürdüğünü düşünüyor. Türkiye’mizin her bölgesinde büyük tahribat yaptığı, 41 vatandaşımızı hunharca öldürdüğü, 6-7 Ekim isyanından sonra öldürme eylemlerine hız verdi. Askerlerimizi ve korucularımızı şehit ediyor. Kim dedi şimdi hatırlamıyorum birisi 6-7 Ekim’de binlerce binanın yıkılması, yüzlerce aracın yakılması, 41 vatandaşımızın öldürülmesiyle sonuçlanan 6-7 Ekim isyanı için provokasyon demiş. İnsaf, ekim isyanına binlerce PKK teröristi katıldı. Ayrıca 6-7 Ekim olaylarını başlatan Abdullah Öcalan ve Selahattin Demirtaş’tır. Abdullah Öcalan ve Selahattin Demirtaş, bunlara da mı provakatör diyorsunuz?

PKK’nın, Cizre’nin üç mahallesini ablukaya alması ve adeta özerk bölge oluşturması da çok önemli bir olaydır. Biliyorsunuz, PYD, Suriye’nin kuzeyinde üç özerk kanton oluşturmuştu. Şimdi PKK da özerk bölgeler oluşturmayı Türkiye’de deniyor. PKK’nın başlattığı bu eylem derhal sona erdirilmeli, PKK teröristleri cezalandırılmalıdır.

Paylaş:
Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları