Ozan Arif – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış
Millî Düşünce Merkezi
MİSAK logo

_______22 Şubat 2019_______

Ozan Arif

Talat Şalk
Paylaş:

Eski devirlerde medya yoktu. O günlerin şairleri, ozanları bir çeşit medya görevi yaparlar, halkın hissiyatını, düşüncelerini duyururlardı.

Büyük şairimiz Fuzulî’nin “Selam verdim, rüşvet değildir deyü almadılar.” mısraını bilmeyen yoktur. Fuzulî bazı devlet görevlilerinin işlerini rüşvet karşılığı yaptığını duyurmakta, şikâyette bulunmaktadır.

Kanuni Sultan Süleyman büyük oğlu Şehzade Mustafa’yı boğdurtmuştur. Şehzade Mustafa iyi yetişmiş, halkın ve askerin sevdiği Kanuni’den sonra Osmanlı tahtına geçeceğini düşündüğü şehzadedir.

Şehzadenin idamı halkı da askeri de çok üzmüştür. Şehzade Mustafa’nın, Kanuni’yi tahtından indirmek ve tahta geçmek için bir teşebbüsü yoktur.

Başta Taşlıcalı Yahya, devrin şairleri şiirleri ile halkın hislerine tercüman olmuşlar, Şehzade Mustafa’nın katledilmesinin yanlışlığını duyurmuşlardır.

Taşlıcalı Yahya’nın;

Yalancının kuru bühtanı buğz-ı pinhanı

Akıttı yaşımızı yaktı nar-ı hicranı

Bir iki eğri fesat ehli nitekim şemşir

Bir iki name-i tezviri kıldı katline tir.

Taşlıcalı Yahya bu dizelerinde Şehzade Mustafa’nın katline Sadrazam Rüstem Paşa’nın tezviratının sebep olduğunu söylüyordu.

Taşlıca Yahya’nın yazdığı mersiye kısa sürede askerin ağzına düşmüştü. Mersiyeyi Kanuni de okumuş, askerin de kışlasında okuduğunu hüzünlendiğini duymuştu. Tedbir olarak Rüstem Paşa’yı sadaretten azletti.

Rüstem Paşa daha sonra ikinci defa sadrazam olur. Taşlıcalı Yahya’yı öldürmek ve intikam almak istemektedir. Rüstem Paşa’nın niyetini öğrenen Kanuni, “öç almayı düşünme” der. Taşlıca Yahya’nın katlini engeller.

Daha önceki Türk devletlerinde de bu gelenek vardır. Türk töresi ozanları deyişlerinde serbest bırakır. Kağan ailesinden birinin, hatta kağanın yanlışını terennüm etseler de cezalandırılamazlar. Töreyi bozamazlar (Bugünün hukukun üstünlüğü ilkesi gibi).

Ozan Arif de günümüz ozanlarındandır. Ülkücüdür ama türkülerinin, şiirlerinin muhatabı bütün millettir.

12 Eylül darbesinden sonra yurtdışına gitmiş, yıllarca yurduna hasret yaşamıştır. Bir tanıdığım “hiçbir suça bulaşmamıştı. Gitmeseydi daha iyi olurdu.” dedi.

12 Eylül döneminde suç işlememiş yüzlerce insanımız tutuklandı. Sonuçta belki beraat ettiler. Fakat çoğu, senelerce cezaevinde tutuklu kaldı, sağlıklarını kaybetti. Bu sebeple Ozan Arif’i suç işlemediği halde yurt dışına gitti diye suçlayamayız.

Ozan Arif herhalde son şiirlerinden birinde;

Vatanımın gözünde yaş,

Yurdu kime anlatalım,

Biz Eylülde donduk gardaş,

Mart’ı kime anlatalım.

 

Yaptığı ne, neler dedi,

Ahbap oldu fare kedi,

Sürüleri köpek yedi,

Kurdu kime anlatalım.

 

Bu dert fazla devletlere,

Biz dayandık bu dertlere,

Fırsat geçti namertlere,

Merdi kime anlatalım.

 

Arif kaçtı ağız tadı,

Adalet mi bunun adı?

Anamızı alan kadı,

Derdi kime anlatalım.

 

Gülemedim şöyle bir gün,

Senelerim geçti sürgün,

Gönül sevdiğine dargın,

Aha geldim gidiyorum.

 

Arif derki bunca yıl ve ay,

Geldi geçti, vay dünya vay,

Yaşamaksa yaşadım say,

Aha geldim gidiyorum.

 

Usta yazarların onlarca sayfada zor anlatacağı ülkemizin ve insanımızın yaşadığı dramı Arif, ozan diliyle her okuyanın, her dinleyenin anlayacağı sadelikte anlatıyor.

Yakın zamanda yazdığı bir şiiri, CHP milletvekillerinin biri tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda okundu.

12 Eylül 1980 öncesinde Türk gençliği kamplara bölünmüştü. O dönemde Ozan Arif’in karşısında olan bir devrimci ölümünden sonra “Ozan Arif son yazdığı bir şiirde şaşırtıcı bir ustalıkla ihaneti ve iktidarı anlatıyordu, bir duruşu, bir kaygısı, vicdanı olan idealist insanlardandı. Antiemperyalistti. Devşirilmedi. Zulme, sömürüye, ülkeyi satanlara karşıydı. Türkiye namuslu bir çocuğunu, bir yurtseverini kaybetti. Rahmet olsun.” dedi.

Ozan Arif ile hiç karşılaşmadım, karşılaşmak, tanışmak isterdim kısmet değilmiş, Allah’tan kendisine rahmet, ailesine, sevenlerine sabırlar dilerim.

 

Paylaş:

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları