TÜRKBİR BASIN AÇIKLAMASI

      BÜYÜK TÜRK MİLLETİ, Başbakanın, tarihimizde ilk defa “1915 Olaylarına İlişkin Mesaj” vererek Ermenilere “taziyede” bulunması, Türk milleti tarafından büyük bir üzüntü ve endişe ile karşılanmıştır. Bir anlamda “özür” olarak algılanabilecek, Milletimizin hak ve menfaatlerine aykırı olan bu talihsiz açıklama, telafisi mümkün olmayan zararlara yol açacaktır. Buna karşılık; Türkiye’ye Ermeni iddialarını kabul ettirmek […]


 

 

 

BÜYÜK TÜRK MİLLETİ,

Başbakanın, tarihimizde ilk defa “1915 Olaylarına İlişkin Mesaj” vererek Ermenilere “taziyede” bulunması, Türk milleti tarafından büyük bir üzüntü ve endişe ile karşılanmıştır. Bir anlamda “özür” olarak algılanabilecek, Milletimizin hak ve menfaatlerine aykırı olan bu talihsiz açıklama, telafisi mümkün olmayan zararlara yol açacaktır.

Buna karşılık; Türkiye’ye Ermeni iddialarını kabul ettirmek için yıllarca baskı yapan emperyalist devletler ve içimizdeki işbirlikçileri tarafından büyük bir sevinç ve memnuniyetle karşılanmıştır. İlk defa atılan bu vahim adımdan sonra Türkiye’den beklenen, 2015’de “özür”  dileyip, 3 T adı verilen, Tanıma, Tazminat ve Toprak”  talebini kabul etmesi olacaktır.

Bu tablo bile, mesajın Türk Milletinin tamamen aleyhine olduğunu anlamaya yeterlidir.

Birinci Dünya Savaşında yaşanan acıların gerçeğine gelince:

  • Daha 1915’e gelmeden, 1914 ve öncesinde başlayan, 1920 Gümrü Antlaşması’na kadar devam eden 6 yılda 100 binlerce, savunmasız, masum sivil Türk ve Müslüman’ın katledildiği bilinmektedir. İnkârı mümkün olmayan bu gerçeğin göz ardı edilmesi gaflet ve dalaletten de ötedir. Kabul edilemez, affedilemez.
  • Resmi adı “sevk ve yerleştirme/iskân” olan 1915 tarihi ise, 1918’e kadar süren 2,5 yıllık ara dönemin başlangıcını ifade etmektedir.
  • Emperyalist devletlerin Doğu Anadolu’da Ermeni Devleti kurma vaadiyle aldatılmaları sonucunda, Türk ve Müslüman unsurları katletmek ve kaçırmak suretiyle bölgeyi temizlemek amacında olan Ermeniler, 1914’den itibaren 7 cephede düşmanla savaşan askeri birliklerimizi arkadan vurmuş; savunmasız, silahsız, masum sivilleri; kadın, çocuk, yaşlı demeden katletmiştir.
  • Bu durumda; Ermeni teröristlerin ve isyancıların savaş alanından uzaklaştırılması şart olmuştu. Aksi halde, katliamlar ve askerlerimizin arkadan vurulması devam edecekti. İşte bu zorunluluk karşısında, katliamcı unsurlar toplanarak savaş alanından uzaklaştırılmış ve bir Osmanlı vilayeti olan Suriye’ye yerleştirilmiştir.

Yaşanan hengâmede istenmeyen üzücü olayların ve bazı ölümlerin meydana gelmiş olması, uğradığımız ihanet gerçeğini ortadan kaldıramaz.

  • Bu uygulama ile düşmanın safında yer alarak, kendi devleti ve vatandaşıyla savaşanlara karşı, savaş hukukunun tanıdığı hakkın kullanılmamış olması, ancak Osmanlı Devleti’nin âlicenaplığı ve insana verdiği değer ile izah edilebilir.
  • Ermenilerin, tamamen kendilerinin sebep olduğu bu ihanet karşısında “Sevk ve Yerleştirme”ye tabi tutulmaları bahane edilerek, Türkiye’den, “özür dileme” ile “Soykırımı (!) Tanıma, Tazminat ve Toprak” talebinde bulunmaları asla kabul edilemez.  
  • Aziz Türk milletine saygı ile arz olunur.

     

    TÜRKİYE SİVİL TOPLUM BİRLİĞİ

    (24 Sivil Toplum Kuruluşu)

 

 

 

Yazar

Milli Düşünce Merkezi

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yorum Yap

Kayıt olmadan yorum yapabilirsiniz.