Ezber bozmak gerekse… – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış
Millî Düşünce Merkezi
MİSAK logo

Suriyeliler vatanlarına dönmeli

Millî Düşünce Merkezi Suriyeli sığınmacılar için açıklama yaptı: Suriyeli sığınmacıların yurtlarına dönmesi gerekmektedir. Vatanlarında yaşama hakkı kimsenin elinden alınamaz. Bu insanlar için doğal bir haktır. Bu hak Esat düşmanlığı siyasetine kurban edilmemelidir.
_______29 Mayıs 2019_______

Ezber bozmak gerekse…

Osman Erenalp
Paylaş:

Demirhan ÜNLÜ (merhum) Kuran-ı Kerim hocamızdı (Ankara İlahiyat Fakültesi).  Mübarek insandı. Ezberlenmesi gereken sureler ve dualar vardı. Onlardan imtihan olunuyorduk. “Ayet-el Kürsiyi” okumuştu arkadaşın biri,  hızlı hızlı, beşinci viteste takmışçasına tabir caiz ise… Tekrarını istemişti “Ağır  ağır olsun ” diyerek…

Baştan almış aynısını okumuştu arkadaş. “Ya üstaz! şüveyk şüveyk” diyerek latife yapmış “ağır ağır lütfen” demişti   üçüncü kez  “Ben ağır okuyamam”  cevabını vermişti arkadaşımız.

Yapamamıştı gerçekten. Belli hızda ezber etmiş. Çıkamıyordu onun dışına. İstese de başaramıyor. Dili takılıyor kalıyordu denese de. Yerleşmiş belleğe bir kez. Öyle kaydolmuş hafızaya düşüremiyor hızı. Küçültemiyor vitesi, sabitlenmiş belli km ye

“Ezber” ne kadar bilgi acaba? Sorusu geliyor burada ister istemez akla.

“Şiir”, “türkü”, “fıkra” çok şey vardır ezberimizde çoğumuzun.  Azdan az çoktan çok. Kullanırız yeri geldiğinde. Etki gücü katar anlatıma. Hazır “konserve” gibi. Açıp koyarsın ortaya yüz ağartır, külfetten kurtarır seni. Gerek bırakmaz mutfağa girmeye. Kimse de “faydasız” diyemez bu durumda. “Yerinde”, “zamanında”, “dozunda” olsun o ezber yeter ki. Akılla kullanılsın bir de. Ön şart o.  Değilse anlattıklarına döner  bizim hocanın;

***

Vaaz veriyor teravih namazı öncesi hocamız. Hangi camide, kim olduğunun önemi yok. “Deve” diyor,  “hurma” diyor,  “cariye”, “köle” diyor. Asırlar evvelinden getiriyor misalleri hep yıllar evvel kendisine öğretilen kaynaklarda.  “Arabistan”, “Hicaz” “Medine” bölgesiymiş gibi burası.

Zor tutuyorum demek geliyor içimden; ”Geriden verme şu örnekleri gel hocam, yok mu karşılıkları bizde bugün onların?”

Ürettiği farklı, tükettiği farklı, iklimi farklı. Problemi bu mu şimdi günümüz Müslüman’ının?

Kaçıncı asırda, hangi coğrafyadayız?

“Hurma” üzerinden yapmak mı gerek “hesabı”, “nisabı”?

Sevap mı kazanırız öyle edersek?

Günaha mı gireriz dışına çıkarsak onun?

Yaşasa, aramızda olsa nasıl, ne ile verirdi örnekleri acaba sevgili Peygamberimiz?

Bugün şartları o gün olsaydı ya da. Bakmak düşünmek lazım gelmez mi ona da?

Peşin hükümlerden kurtulmak zor. “Atomu parçalamaktan zor”   demiş düşünürün biri. Baştan yanlış ilikledin mi birinci düğmeyi, gidiyor öyle.

Değiştiremiyorsun daha.

Fırsat tanımamak  lazım ona.

 ***

Çok var öyle o ilk gün belleğe aldığımız şekliyle ömür boyu koruduğumuz,  değiştirmediklerimiz. En çok da dini hayatta rastlıyoruz ona.  Merdiven altı dini oluşumların öğretileri ise hele de. Maazallah dinden çıkmakla eşdeğer görüyor “ezber bozmayı” o kafa yapısındakiler.

Her nerede olursa olsun kuralı bellidir. Takip edilecek sıra şudur eğitimde.

  • Kolaydan zora,
  • Basitten karmaşığa,
  • Yakından uzağa

Din öğretimi de dâhildir buna. “Zordan”, “karmaşıktan” ,”uzaktan” olmamalı misal. Kuranın “tedricen”. öğretim metodudur bu bir aynı zamanda Bilmeli lazım vaaz kürsüsüne oturan  bunu.

“İki günü eşit olan ziyandadır”  buyurur bu dinin Peygamberi. Yetmiş yılı aynı olanlar var. Ya ona ne demeli? Bilmez mi bu “hadis-i şerife” muhalefet ettiklerini, böyleleri acep?

“Oku” diyor yüce kitap ilk olarak.   Okudun mu  “Kur’an’ı”, “zamanı” “insanı”? diye sorulacak  o sorgu gününde ilk  o olarak Allahu alem.

“Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” diye buyrulur ayette yine. (Zümer 9)

Allah katında bileni makbul Müslüman’ın,  bilmeden “âmin” diyeni değil.

Bileni de var şükür bugün cami müdaviminin, hocanın fevkinde bilgisi, birikimi. Düşünen sorgulayan, araştıran, Allah’ın verdiği “akıl” nimetini yerinde  kullanan.   Dikkate almak, göz ardı etmemek lazım onları. Kesmemeli ayaklarını  camiden.

Kulak asmak lazım ona.

“Dün ile gitti ne varsa düne dair cancağızım. Bugün yeni şeyler söylemek lazım” diyor Mevlana.

“Orucunuz”, “dualarınız” kabul,  “bayramınız” mübarek olsun.

Paylaş:
Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları