Kara Bir Gün

      Kalemini “yurt savunmasında bir süngü gibi kullanan” Gazeteci-Yazar Süleyman Nazif, İstanbul’un işgâl edilmesinden sonra Fransız komutanın törenlerle şehre girdiği 8 Şubat 1919’a “Kara Bir Gün”dedi.   “Buna lâyık değildik diyemeyiz. Lâyık olmasaydık bu felâkete uğramazdık… Sen sabret, çünkü nasıl olsa zaman sabretmez” dizeleriyle herkesi sarstı. Fransız General, Süleyman Nazif’in kurşuna dizilmesini emretti. […]


 

 

 

Kalemini “yurt savunmasında bir süngü gibi kullanan” Gazeteci-Yazar Süleyman Nazif, İstanbul’un işgâl edilmesinden sonra Fransız komutanın törenlerle şehre girdiği 8 Şubat 1919’a “Kara Bir Gün”dedi.

 

“Buna lâyık değildik diyemeyiz. Lâyık olmasaydık bu felâkete uğramazdık… Sen sabret, çünkü nasıl olsa zaman sabretmez” dizeleriyle herkesi sarstı. Fransız General, Süleyman Nazif’in kurşuna dizilmesini emretti. Malta’ya sürüldü, 20 ay tutsak kaldı.

 

Süleyman Nazif aynı zamanda Osmanlı’nın Irak’taki son valisiydi. 1915’te Irak’ı gözyaşlarıyla terketti. Irak’ta olanlar karşısında gözyaşları hiç dinmedi, 1917’de yazdığı bir şiirinde Bağdatlı Fuzuli’yle Erzurumlu Nefi’yi şöyle konuşturdu:

 

“Ev yetimi, ülke yetimi, tarih yetimiyiz. Benim Bağdadım da senin Erzurumun gibi din düşmanları elinde inliyor.

Gök yüzünde Hz. Muhammed’in temiz ruhu ağlamaktadır.

İslâmın koyduğu ilkeleri değiştirdiler:

İmam-ı Âzam’ın mezhebinin ufuklarında

Çan sesi ile ezan sesi çarpışmaktadır!..

Sesleri buralara kadar yankılanmakta!..”

 

*     *     *

 

Bugün de kara bir gün. Bizler İmralı’nın belirlediği gündemle oyalanırken, emperyalizmin patriotları yola çıktı.

 

Önce askerleri geldi, şimdi patriotları geliyor. Hollanda’nınkiler dün hareket etmiş, Almanya’nınkiler bugün ediyormuş.Hollanda’nınkiler 22 Ocak’ta İskenderun Limanı’na ulaşacak, 26 Ocak’ta Adana’da aktif hale getirilecekmiş.

 

Ne için?

 

Süleyman Nazif, “Çan sesi ile ezan sesi çarpışmaktadır” diyordu.

 

Artık “ezanla, ezanın çarpışması” için!..

 

*     *     *

 

Süleyman Nazif’in “Kara Bir Gün”de kullandığı, “Sen sabret, çünkü nasıl olsa zaman sabretmez” satırları bir Arap sözüdür.

 

Patriotların yola çıktığı bugün kara bir gün ve adeta emperyalizm “zamanın sabrını” sınıyor!..

 

Çünkü tarihimizde 8 Ocak’lar hep önemli oldu.

 

8 Ocak 1916’da 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal’in, “Ben size taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum” talimatıyla Çanakkale’de işgâlcileri püskürttük. Başarısızlığı nedeniyle İngiliz Deniz Kuvvetleri Komutanı Amiral Winston Churchill görevinden istifa etti.

 

Bugün patriotlarıyla geliyorlar.

 

8 Ocak 1918’de ABD Başkanı Wilson meşhur Wilson prensiplerini Kongre’de açıkladı. Bunlar, ABD’nin 1. Dünya Savaşı’ndan sonra kurulmasını istediği dünya düzeninin özetiydi. Osmanlı toprakları da kapsamdaydı, “Türk egemenliği altındaki diğer uluslara özerklik” isteniyor, “Boğazların uluslararası garanti altında tüm devletlerin ticaret gemilerine açılması” öngörülüyordu.

 

Bugün patriotlar gelirken, İmralı’dan medet umuluyor, Ege-Akdeniz kuşatılıyor.

 

8 Ocak 1945’te İskenderun Limanı hizmete açıldı.

 

Bugün patriotlar o limana yığılıyor.

 

8 Ocak 2003’te ABD, Afganistan’da askeri üsler kurmaya başladı.

 

Bugün ülkemizin her yeri ABD-NATO’nun füze üssü oluyor.

 

Ne demişti merhum Süleyman Nazif; “Buna lâyık değildik diyemeyiz. Lâyık olmasaydık bu felâkete uğramazdık”!..

 

Silivri, Hasdal, Hadımköy ve Maltepe’ye kucak dolusu sevgiler…

 

 

 

Yazar

Milli Düşünce Merkezi

Yorum Yap

Kayıt olmadan yorum yapabilirsiniz.