Koronavirüs mü? Uluslararası Terör mü? Yoksa… -3- – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış

DUYURU   • Söz Konusu-5: Açık Oturum   • Çağrı: Bize katılın

Koronavirüs mü? Uluslararası Terör mü? Yoksa… -3-

2002-2016 yılları arasında siyasi iktidar temsilcileri İmralı cezaevinde yatan teröristbaşıyla gizli bir şekilde kaç defa görüştü? Basına sızan mutabakat metininde “özerklik” tanınacağına ve “Türk adının” anayasadan çıkarılacağına dair hususların yer aldığı doğru mu?

1 Mayıs 2020
Sadi Somuncuoğlu

Bölücü teröre verdiğimiz şehitler:

NTV Haber, 08.12.2012:

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz açıkladı. 2002 yılında 6 olan şehit sayısı, 2009’da 56, 2010’da 88, 2011’de 99 ve 01 Ocak – 31 Ekim 2012 tarihleri arasında 123. Açıklamaya göre son 10 yılda şehit sayısının yaklaşık 20 kat arttığı görüldü.

Sözcü, 22 Aralık 2017 Saygı Öztürk:

23 yılda 6 bin 105 asker, 805 polis ve 1440 güvenlik korucusu şehit oldu. 7 Haziran 2015’teki milletvekili seçimlerinden sonra 771 askerimiz, 352 polisimiz, 89 güvenlik korucumuz olmak üzere tam bin 212 şehit verdik. O tarihten sonra hayatını kaybeden vatandaşlarımızın sayısı 555 olarak belirlendi.

Milliyet 24 Haziran 2010, Nedim Şener,

Türkiye; 1984’ten 22 Haziran 2010’a kadar (26 yılda) 6 bin 653 şehit verdi. Bu dönem içinde 5 bin 687 vatandaş da hayatını kaybetti. Mart 2009’dan bu yana da 134 şehit daha verildi.

Milliyet, 16.08.2012 Tolga Şardan:

“28 yılın acı bilançosu: 35 bin 300 kişi terör kurbanı oldu” PKK’nın 1984’teki ilk saldırısından sonraki süreçte can kayıplarının bilançosu çıktı: 21 bin 800 PKK’lı öldürüldü, 5 bin 500 polis ve asker, bin 500 köy korucusu şehit oldu, 6 bin 500 vatandaş yaşamını yitirirken, 13 bine yakın vatandaş da yaralandı… Türkiye, en çok vatandaşını bin 549’la 1993’te teröre kurban verirken, 1994’te bin 86 vatandaş terör eylemlerinde yaşamını yitirdi. (Not: 1984’de başlayan terör, 9 yıl sonra 1993’de Özal’ın vefatıyla zirve yapmış. SS)

Yeniçağ 06.06. 2016, “Bir yılda 532 şehit verdik!”

Genel seçimlerin olduğu 7 Haziran 2015’ten sonra artan çatışmaların üzerinden tam olarak bir yıl geçti. Bu süreçte 532 asker, polis ve korucu şehit oldu…2012 yılının son aylarında başlayan ‘çözüm süreci’, 7 Haziran 2015 genel seçimlerinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ifadesiyle “buzdolabına konuldu.” Yeniçağ 02.01.2017: Çözüm Sürecinin Eseri: Tam 1093 şehit! Görevdeki polis memurlarının yönettiği, Facebook grubu olan “Polis Memurları Dayanışma Grubu” şehit sayısını ve isimlerini açıkladı. Yapılan açıklamada, çözüm sürecinin sona erdiğinin ifade edildiği Temmuz 2015’le 2016 yılı sonuna kadar görevi sırasında hayatını kaybeden polis ve askerlerin sayısının bin 93 olduğu belirtildi.”

Metahan Demir 20 Ocak 2016: “Türkiye’de 7 ayda kaç şehit verildi?”

Türkiye’de maalesef ne gazi, ne şehit sayısı tam olarak biliniyor. Milli Savunma Bakanlığı, Emniyet Müdürlüğü, İçişleri ve Genelkurmay rakamları birbirinden farklı. Hatta bundan yıllar önce iki Genelkurmay Başkanı’nın açıklamaları arasında bile uçurumlar olmuştu…

Resmi arşivlere göre; eylemlerin başladığı 2015 Haziran’ı başlangıç alırsak 9 Eylül’de şehit sayısı 109, 11 Ekim’de 145, 1 Kasım’da 167, 22 Aralık’ta da 204’e ulaştı… İsmet Yılmaz bundan bir yıl önce 2015’de Savunma Bakanlığı koltuğunda otururken şunları söylemiş: ‘1984’den bu yana şehit sayısı 5 bin 347, gönüllü köy korucusu şehidimiz bin 378, polis 283, vatandaşlarımızdan şehidimiz 5 bin 791, toplamda yaklaşık 13 bine yakın şehit verdik, kaybımız var. [Bu toplam yanlış olmuş. SS] Ama, 2010 yılında yani Bakan demecinden 5 yıl önce açıklanan devlet istatistiklerine göre 6 bin 653 asker şehit verilmiş. Ortada birbirine ters, tutmayan durumlar var.

Neden böyle?

Bilindiği gibi PKK terör saldırısı 1984’de başladı. Arkasında emperyalistler, BOP, AB ve ABD var. Ülkemizdeki uluslararası bölücü teröre dair çelişkili bilgilerden bahsettik. Neden Türkiye’deki, Irak, Suriye, Libya gibi ülkeler bir yana terörle mücadeleye verdiğimiz şehitlerin, gazilerin sayısını bilmiyoruz? 2002’den sonra uluslararası KCK/PKK ve türevleriyle ilişkilerimiz ve maruz kaldığımız kayıpların hesabı yapıldı mı?

2002-2016 yılları arasında siyasi iktidar temsilcileri İmralı cezaevinde yatan teröristbaşıyla gizli bir şekilde kaç defa görüştü? Basına sızan mutabakat metininde “özerklik” tanınacağına ve “Türk adının” anayasadan çıkarılacağına dair hususların yer aldığı doğru mu? Yabancı devletlerin başkanlığında beş defa Oslo’da KCK/PKK terör örgütü ve Kandil’in temsilcileriyle niçin toplandık? Uluslararası Kriz Grubu ve Avrupa İşkencenin Önlenmesi Komitesi gibi örgütler İmralı’da teröristbaşı Öcalan’la neler görüştü biliyor muyuz?

BOP, ABD Başkanı George W. Bush yönetimi tarafından ortaya atıldı. Erdoğan,

Washington’u ziyaretinden dört gün önce 24 Ocak 2004’te Davos’ta “Dünya Ekonomik Forumu”nda BOP’tan bahseden Başkan Yardımcısı Dick Cheney’i dinledi. Türkiye dönüşünde Atatürk Havalimanında yaptığı basın toplantısında, “Sayın Bush ile görüşmede, ABD’nin global çerçevede büyük yeni kuvvet yapılandırması, Büyük Ortadoğu veya Genişletilmiş Ortadoğu vizyonu gibi konulardaki yaklaşımlarını en yetkili ağızdan dinleme imkânı bulduk, yaklaşımımızı ifade ettik.” dedi. ABD Genelkurmay Başkanı Myers Türkiye’nin laik ve demokratik bir ülke olarak Ortadoğu’ya model olarak görüldüğünü ifade etti. Orgeneral İlker Başbuğ’un, “Büyük Ortadoğu Projesi’ne model olmak gibi bir iddiamız yok” sözlerinin hatırlatılması üzerine Erdoğan, “Türkiye Büyük Ortadoğu Projesi’ne örnek bir ülke olacaktır. Örnek olmak bizi küçültmez, büyütür.” Cevabını verdi.

Sonuç

İlk yazıdan itibaren insanlığı tehdit eden büyük tehlikeleri incelerken “ırkçılığı, terörü ve sömürgeciliği/emperyalizmi birbirinden ayırmadan birlikte düşünmemiz gerektiğini anlatmaya çalıştım. Takdir size ait.

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları