“MAĞRUR OLMA PADİŞAHIM …!” VEYA “EDEB YAHU”

Mardin konuşmasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan şöyle diyor: “Bu süreçte kimse karşımıza Kürtlükle de, Türklükle de çıkmasın. Biz her türlü milliyetçiliği ayaklarının altına almış bir iktidarız.” Buradaki Kürtlük” sözünün, esas amaca vurmak için “yumuşatıcı” ve “dolgu” maddesi olarak kullanıldığı anlaşılıyor. Esas hedef Türklüktür, Türk Milletidir. Çünkü bu zihniyetin, ülkemize karşı “Kürtlük”  davası güden bölücü ve teröristlerle ilişkilerinde, uygulamalara bakıldığında;  […]


Mardin konuşmasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan şöyle diyor: “Bu süreçte kimse karşımıza Kürtlükle de, Türklükle de çıkmasın. Biz her türlü milliyetçiliği ayaklarının altına almış bir iktidarız.” Buradaki Kürtlük” sözünün, esas amaca vurmak için “yumuşatıcı” ve “dolgu” maddesi olarak kullanıldığı anlaşılıyor. Esas hedef Türklüktür, Türk Milletidir.

Çünkü bu zihniyetin, ülkemize karşı “Kürtlük”  davası güden bölücü ve teröristlerle ilişkilerinde, uygulamalara bakıldığında;  adeta amaç birliği içinde olduğu görülmektedir. PKK ve idam mahkûmu teröristbaşıyla yapılan görüşmeler sonunda “mutabakata”   varıldığı ilan edilmiştir. Buna göre; PKK terör saldırılarını durduracak;  karşılığında vatan, millet ve devlete ortak yapılacak. Af çıkarılarak bölücü teröristler etnik siyasete girecekmiş.  

Sonuçta; önce Anadolu’da “etnik federasyon,” kurulacak, arkasından Irak’ın kuzeyindeki Kukla Yerel Yönetimle konfederasyona gidilecekmiş.

Böylece kurucu iradeyi temsil eden, en az % 95 yok sayılarak,  bin yıllık Türk egemenliğinin yerinde yeller esecek. Başka bir ifadeyle;  Türk Milletine ait devletin tapusuna, bir, iki ortak daha getirilecek. Bunun adı, ülkemizin ikiye, üçe bölünmesi değil midir?

Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) çerçevesinde PKK’nın 30 yıldır terörle yapmak istediği de budur. Bunca şehide, gaziye, akan kana, çekilen ve çekilmekte olan tarifsiz acılara rağmen, kutsal vatanımızı savunmaktan vazgeçerek,  bir avuç emperyalist maşası PKK’ya teslim mi olacağız? Bir olan Türk Milletini ve bu ülkede bir olan İslam ümmetini,  ırklara-etnisitelere göre parçalayacak mıyız? Topluma bu fitneyi salarak, tarihin en eski ve üç kıtada dünya nizamı kurmuş olan Türk Milleti gerçeğini inkâr ederek, bünyesindeki etnik gruplardan biri durumuna getirmeyi, hangi ilim, din, vicdan ve insanlık anlayışı izah edebilir?

Haysiyetimizi, şerefimizi, vatanımızı, milletimizi ve bin yıllık egemenliğimizi hedef alan Haçlı (BOP) saldırılarına karşı, Türk Milletini uyandıracak güçlerin başında, korkusuz ve şuurlu Türk Milliyetçileri gelmektedir. Şanlı ordumuzu, içeride ve dışarıdaki güçlerin nasıl etkisiz hale getirdiği ortada. Aynı oyunun, Milletimizin bağrından çıkan Türklük sevdalılarına, inançlı ve imanlı Türk Milliyetçilerine de oynanmasına müsaade edilemez.

Bakınız, Türk Milleti; azınlık, etniklik ve ırk gibi farklılıklara aldırmadan, kendi evladı olarak gördüğü Erdoğan’a Başbakanlık görevi verdi. Erdoğan da, Anayasaya göre yemin ederek göreve başladı. Buna rağmen; Türk Milleti aşağılanmakta, inkâr edilmekte, görevi veren Türk Milleti değilmiş gibi pervasızca hareket edilmektedir. Gelinen noktada;  AB-ABD-PKK ittifakının isteklerine göre yapılan düzenlemelerle, bir ve bütün olan Türk Milleti ve Devleti, ayrışma ve dağılma durumuna getirildi.

Bu yol yanlış ve tehlikelidir. Bütün ilgilileri Büyük Türk Milletinin, tarihin ve her şeyin üstünde olan Yüce Rabbimizin huzurunda uyarmayı bir görev biliyoruz. Bu kadar mağrurluk iyi değildir, Allah’ın hoşuna gitmez. Bu yoldan dönün! Allah korusun sonu kardeş kavgasıdır, felakettir!

MİLLİ DÜŞÜNCE MERKEZİ

Avatar
Yazar

Milli Düşünce Merkezi

Yorum Yap

Kayıt olmadan yorum yapabilirsiniz.