Önce sorunun tanımında anlaşalım – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış

DUYURU   • Milli Düşünce Merkezi’nden 10 Kasım Mesajı   • Atatürk ve Ekonomi (476. Bilgi Şöleni)

Önce sorunun tanımında anlaşalım

Bu seferki kriz finansal değil. Sadece kur ve faizle önlemez bir durum söz konusu. Artık ucuz borçlanma dönemi de kapanıyor. Tüketen ekonominin borç ödeme devri geldi. Eloğlu atını geri istiyor. Ya yapısal tedbirler ya da daha pahalı borçlanma ile geleceğin ipotek edilmesi…

14 Aralık 2018
Hakan Özyıldız
Ekonomide sorun 2001 Krizinde olduğu gibi finansal değil
Bugüne kadar çoğunlukla döviz borçlanarak ithal eden, inşaata yatırım yapan, tüketen ekonomi artık borç ödeme dönemine girdi.

Yaşlı lordun genç karısının, lordun yeğeniyle ilişkisi varmış. Her fırsatta beraber olmaya çalışıyorlarmış. Bir gün şatonun bahçesinde beş çaylarını yudumladıkları sırada, genç adam masanın yakınındaki ağaca çıkmış. Bağırmaya başlamış, “Hey ayıp oluyor benim yanımda öpüşmeyin”. Yaşlı Lord şaşırmış, “Yok öyle bir şey saçmalama” demiş. Bunun üzerine genç çapkın “Ama buradan öyle gözükmüyor. Gel istersen bak” diye cevap vermiş. Kızgın Lord zorlanarak çıkmış ağaca. Aşağıya inen genç hemen sevgilisine sarılmış. Yukarıdaki yaşlı Lord “Doğru buradan bakınca insanlar öpüşüyormuş gibi görünüyor” demiş.

Kıssadan hisse: Olaya nereden ve ne niyetle baktığınız önemli.

Ekonomide yaşananlar hakkında yapılan yorumlar ve alınan önlemler bu fıkrayı hatırlattı.

Uzatmayayım. Sorun 2001 Krizinde olduğu gibi finansal değil. Yani kurla, faizle kesin çözüm bulunamaz. Sadece ekonomik ortam biraz rahatlar, kalıcı tedavi için zaman kazanmış olunur.

Bugüne kadar çoğunlukla döviz borçlanarak ithal eden, inşaata yatırım yapan, tüketen ekonomi artık borç ödeme dönemine girdi. Yani el atıyla çalım satamayacağız. El oğlu atını geri istiyor.

İstiyor, çünkü bol döviz dönemi sona erdi. ABD Merkez Bankası FED’den sonra, Avrupa Merkez Bankası ECB de 2019 yılında parasal genişlemeye son vereceğini açıkladı.

Dahası ABD bütçe açığı tarihi bir rekor kırdı. Vergi azaltarak ekonomiye gaz vereceğini düşünen Trump, harcamaları azaltmadığı için borçlanmayı arttırdı. Bir yandan FED’in frene basması, diğer yandan ABD Hazine’sinin borçlanmaya yüklenmesi faizleri yükseltti. Dolar merkeze çekiliyor.

Özetle, 2009 Krizinden sonra hızlanan dışarıdan döviz borçlanma hem çok zorlaştı hem de oldukça pahalı hale geldi. Ödemeler dengesi verilerinin de gösterdiği gibi, bu yılın ilk on ayında bankalar dışarıya net kredi ödeyici olmuşlar.

Gelelim yıllardır borçlarını arttıran hane halkı ve şirketlerin borçlarını nasıl geri ödeyeceklerine.

Hepimiz çok iyi biliyoruz ki, borç geri ödemek için gelirlerin artması lazım. Hane halkı için ilk sorun artan işsizlik. Daha fazla insan gelir elde edemiyor, ailesine bağımlı yaşıyor. Dahası işi olanın maaş ve ücretlerindeki artışlar, çoğu zaman, enflasyon artışını bile yakalayamıyor. Sonuç olarak insanlar kredi taksitlerini ödemekte zorlanıyorlar.

Şirketler için de durum pek farklı değil. Ekonomi içinde bulunduğumuz dönemde küçülmeye başladı. (İşin ustası Zafer Yükseler’in değerlendirmelerini mutlaka okumanızı öneririm: https://www.academia.edu/37964280/2018_YILI_ÜÇÜNCÜ_ÇEYREK_GSYH_BÜYÜMESİNİN_ANALİZİ) Küçülen ekonomi, kronik işletme sermayesi sorunu olan ve aldığı borçla faaliyetlerini devam ettirebilen şirketlerin kâbusu oldu. Hele bir de dövizle borçlanan ama gelirleri TL olan inşaat, enerji gibi sektörlerdeki şirketlerin sorunu daha da derinleşiyor.

Borç ödemenin diğer yöntemi yeniden borçlanmak. Bulabilen daha pahalı da olsa yeniden borçlanıyor. Bir kısım borçlular da borçlarını yeniden yapılandırarak zaman kazanıyorlar. Bunlar da sorunu ötelemeye yönelik, kalıcı çözüm değil.

Borç geri ödeme sorununa TCMB’nin aldığı kısa vadeli önlemler ile VDMK çıkarmak, içeriden döviz borçlanmak gibi adımlar kalıcı çözüm olamaz. Olsa olsa dertlerin bir süre daha ertelenmesine yardımcı olabilir.

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları