Sahnelerin Mavi Boncuğu Emel Sayın

Türk Sanat Müziğinin yaşayan efsanesi, Türk Sineması’nın Mavi Boncuğu, milyonların sevgilisi Emel Sayın... 


Türk Sanat Müziğinin yaşayan efsanesi, Türk Sineması’nın Mavi Boncuğu, milyonların sevgilisi Emel Sayın… 

Hem güzelliği, hem şıklığıyla büyülüyen, sıcak mı sıcak, samimi mi samimi tavırlarla Türk Sineması’nda ve Türk Sanat Müziği’nde iz bırakan kadın… 

Güzel sesiyle olduğu gibi oyunculuğuyla da gönüllerde yer eden Emel Sayın, sanat hayatı boyunca elden bırakmadığı kibarlığı, sakin edası ve asaletiyle biliniyor. Hem sahnelere, hem beyaz perdeye hem de ekranlara çok yakışan, kibarca havaya kaldırdığı serçe parmağı ile akıllara kazındı.   

Sesinin duruluğunun, güzelliğinin çok erken yaşta farkına varmıştı. İlkokul sıralarında yapılan şarkı yarışmalarının birincisi hiç değişmiyordu. Şarkı söylemek küçük Emel’in kalbinde, kocaman bir tutkuydu. Küçük kalbinin hayalleri ne kadardı bilinmez, ama çok daha fazlasına ulaşacaktı. 

Emel Sayın’ın müzik dolu bir yaşam süreceği daha 13 yaşında, müzik dersleri almaya başladığında kaderine yazılmış olmalı. Sanatçı henüz 17 yaşındayken Ankara’da sahneye çıkmış, Hürriyet gazetesinin açtığı yarışmada “Ses Kraliçesi” seçilmişti ve o noktadan sonra sahnelerin güzel sesli hanımefendisi olarak kalplerde yer edeceği müzik serüveni tüm hızıyla başlamıştı. 

Emel Sayın’ın Türk Sanat Müziği’ndeki başarısının temelleri Arif Sami Toker ve Münir Nurettin Selçuk’tan aldığı derslerle atılmıştı. Sanatçı yıllar sonra, “Emel Sayın Münir Nurettin Selçuk Söylüyor” ismindeki efsane konser ile ustasına selam etmişti.  

Sevilen sanatçı konservatuarda üç yıl boyunca şan ve solfej dersleri aldıktan sonra Ankara Radyosu’nun sınavlarını kazanır. Sonrasında İstanbul Radyosuna geçmesiyle beraber; Lâlezar Gazinosu’nda sahne almaya başlayan Sayın’ın böylece İstanbul günleri başlar ve bu noktadan sonra kariyerinde adım adım ilerler. 

İstanbul’a gidişiyle yoğun bir çalışma dönemine giren Emel Sayın pek çok müzik albümünün yanı sıra sinema filmlerinde de rol alır. İstanbul’a gidişiyle ilk stüdyo albüm çalışması Sus Sus Sus’a imza atarak sanat kariyerini başlatan sanatçı aynı yıl Gel Gel Gele ve Doyamadım Sana çalışmalarına 1971 yılı içerisinde imza atar. Emel Sayın’ın ilk plak çalışmasında yer verdiği şarkı başrollerini Hülya Koçyiğit ve Erol Büyükburç’un paylaştığı 1968 yapımlı “Sus Sus Kimseler Duymasın” isimli filme ismini veren şarkıda film müziği olarak yer aldı. Böylece Emel Sayın “Anılardan Bir Demet” adını verdiği üçlemesini tamamlamış oldu ve müzikseverlerin kulağını şenlendirerek kalplerini fethetti. 

Sanatçı 1972 yılında Son On Yılın En Sevilen On Şarkısı adında, Türk sanat müziğinden oluşan on şarkılık albümünü çıkarmış, albüm 100 bine yakın satarak rekor kırmıştır. Yine bu albümde yer alan şarkı çeşitli Türk filmlerinin film müziği olma özelliği de göstermektedir.  

İstanbul’da bulunduğu yıllarda şöhreti giderek artan Emel Sayın, albümlerinin yanı sıra sinema filmlerinde de rol aldı. Birçok filmde oynamış olsa da Tarık Akan’la başrollerini paylaştığı 1974 tarihli Mavi Boncuk filmiyle, Türk Sineması’nın Mavi Boncuğu unvanını kazandı. Bu film o kadar sevildi ki aynı isimle bir single yayınladı. Bu filmde Emel Sayın, Münir Özkul, Halit Akçatepe, Zeki Alasya, Metin Akpınar, Tarık Akan ile başrolü paylaştı. 

Makber’den, İntizar’a; Bak Yeşil Yeşil’den, Sevgisiz Yaşayamam’a söylediği şarkılar filmlere ilham verdi, sevenlerin gözlerini doldurdu. 

Mavi Boncuk’ta, Emel Sayın, Tarık Akan’ın gözlerinde kaybolan bakışlarıyla “Yalnız benim için bak yeşil yeşil” diye o güzel sesiyle şarkısını söylerken gözlerimiz doldu, “Olmaz Böyle Şey” ile film biterken mutluluklarını paylaştık. 

Boncuk filmi hâlâ milyonları kahkahaya boğmanın yanı sıra kalplerimize dokunuyor. 

Emel Sayın, 1998’de, devlet tarafından ses sanatçısı, yorumcusu ve sinema oyuncusu kimliklerinde gösterdiği başarılardan ötürü “Devlet Sanatçısı” unvanına layık görüldü. 

Ayrıca 2001 yılında Aşkım Aşkım adlı televizyon dizisinde ve daha sonra Karınca Yuvası adlı dizide rol aldı. 

2016’da düzenlenen “53. Uluslararası Antalya Film Festivali”nde ise, “Yaşam Boyu Onur Ödülü” onun oldu. 

Bir röportajında ona en mutlu anları sorulduğunda, “Başarılı bir konser sonrası ve sevdiklerimle olmak” diyerek sevgiyi gönüllerimize işledi. 

Her seferinde bıkmadan, heyecanla, kahkahalarla, özlemle, bazen de gözlerimiz nemli izliyoruz. Bence, çok sevilmesinin sırrı önce hikâyesinde. Sonra yönetmenin, yani Ertem Eğilmez’in başarısında. Sonra da muhteşem oyuncu kadrosunda. Filmdeki şarkılar da etkilenmemizi sağlayan çok önemli bir unsur.  Ayrıca masumiyeti, iyi niyeti, çok güzel bir aşkı izliyoruz. Daha ne olsun. İzlerken huzur veriyor, mutlu ediyor bizleri. 

Bir de Marmaris’in cennet köşelerinden birisi de Emel Sayın Koyu. Bu isim nasıl kondu derseniz,  bir hikâyesi var. 

70’li yıllarda Marmarisli olan üç genç içeceklerini alıp, bu koya gelmişler. Keyifliler, sohbet edip, manzaranın güzelliğini seyrediyorlar. Derken, bir tekne sessizce süzülerek geliyor. Hemen delikanlıların yakınında demir atıyor. Gençler, görünmemek için ağaçların altına çekilip oturuyorlar ve izlemeye başlıyorlar. Teknede birkaç kişi var, neşeli sesler geliyor. Ve bir kadın sesi “Allah’ım burası ne kadar güzel, denize giriyorum ben” diyor. Gençler birbirlerine bakıyorlar “Bu Emel Sayın’ın sesi değil mi” diyorlar. Ve biraz daha dikkat kesiliyorlar. O kadın, mayosuyla denize giriyor ve yavaş yavaş yüzmeye başlıyor. Dolunay, bütün haşmetiyle denize aksetmiş, Emel Sayın bu ışık oyunlarının içinde bütün güzelliğiyle yüzüyor. Havada bir sihir oluşuyor sanki, gençler büyülenmiş halde, susmuş izliyorlar. Artık, Emel Sayın olduğundan eminler. Zaten biraz sonra birisi tekneden sesleniyor “Emel hadi artık gitmemiz lazım” diyor. Ve az sonra tekne geldiği gibi sessizce uzaklaşıyor. Gençler hala şaşkın, konuşmadan oturuyorlar. Nihayet bir tanesi “Rüya mı gördük” diyor. Sonra bir diğeri “Arkadaşlar, burası bundan böyle Emel Sayın Koyu olsun” diyor. Ve bu ağızdan ağza yayılıp, kabul görüyor. 

Ne güzel hikaye değil mi? 

Emel Sayın, sinema ve müzikten hiç kopmadı hatta son yıllarda tekrar televizyon dizileri ve sinema filmlerinde yer alarak hayranlarını sevindirdi. 

“Mavi Boncuk”, “Olmaz Böyle Şey”, “Feride” gibi birçok şarkı ve filmle evlerimize konuk, ses sanatçısı, yorumcu ve nihayetinde sinema oyuncusu Emel Sayın… Onun güzel sesi, filmlerinde ekranı dolduran güzelliği sevenlerini etkilemeye hâlâ devam ediyor. 

Billur sesi, güzel kalbi, başarılarıyla bir Emel Sayın geçiyor bu dünyadan…

Narin sesi, kulaklarımızdan hiç eksilmiyor… 

Sevgilerle gönlümüzün güzel Emel Sayın’ı. 

 

 

Yazar

Özge Yıldız

Yorum Yap

Kayıt olmadan yorum yapabilirsiniz.