SİVİL YAŞ KARARLARI NE ANLAMA GELİYOR ?… – Ümit YALIM – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış

DUYURU   • Bugünkü Kıbrıs (Kabakçı Konağı Sohbeti)   • Milli Düşünce Merkezi’nden 10 Kasım Mesajı

SİVİL YAŞ KARARLARI NE ANLAMA GELİYOR ?… – Ümit YALIM

Yüksek Askeri Şura kararları 02 Ağustos 2017 Çarşamba günü açıklandı. YAŞ Kararları ile ilgili haberler, “SİVİL YAŞ’TA YENİ KOMUTA”, “5’İNCİ SIRADAN ZİRVEYE”, “DENİZ KUVVETLERİ’NDE SÜRPRİZ ATAMA”  v.b. manşetlerle verildi. 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından kamuoyunda en çok sorulan soru “FETÖ’cülerin nasıl general ve amiral olduğu” sorusuydu. Bu soruya eski Genelkurmay Başkanı Necdet Özel cevap […]

18 Ağustos 2017
Milli Düşünce Merkezi

Yüksek Askeri Şura kararları 02 Ağustos 2017 Çarşamba günü açıklandı. YAŞ Kararları ile ilgili haberler, “SİVİL YAŞ’TA YENİ KOMUTA”, “5’İNCİ SIRADAN ZİRVEYE”, “DENİZ KUVVETLERİ’NDE SÜRPRİZ ATAMA”  v.b. manşetlerle verildi.

15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından kamuoyunda en çok sorulan soru “FETÖ’cülerin nasıl general ve amiral olduğu” sorusuydu. Bu soruya eski Genelkurmay Başkanı Necdet Özel cevap verdi. Necdet Özel, TSK içindeki aşamaları anlattıktan sonra “Bütün bu aşamalardan sonra terfi listesi YAŞ’tan önce oluşur. Bu kez ben bu listeleri alıp Başbakan’a giderim. Başbakan da listeye bakar, gerek görürse değişiklikler yapar. Ondan sonra da onay verir. Ben onay verilmiş listeyle YAŞ toplantısına giderim.” dedi. Özel’in anlattıklarından, terfi konusunda asıl kararı Tayyip Erdoğan’ın verdiği ve YAŞ toplantısının da imza atmak, meyve suyu içmek ve yemek yemenin ötesine geçmediği anlaşılıyor.

15 Temmuz 2016 hain darbe girişiminin önde gelen ismi Semih Terzi, 2014 YAŞ kararları ile birinci sıradan tuğgeneralliğe terfi ettirilmişti. Atama ve terfi kararının altında Tayyip Erdoğan’ın imzası var. Tayyip Erdoğan, hangi gerekçe ile Semih Terzi’yi birinci sıradan tuğgeneral rütbesine terfi ettirdi? Erdoğan bu sorunun cevabını Türk milletine vermek zorundadır.

Yüksek Askeri Şura’nın yapısı 2016 yılında çıkarılan KHK ile değiştirildi. Daha önce askerlerin çoğunlukta olduğu YAŞ’dan siyasetçilerin çoğunlukta olduğu YAŞ’a geçildi. YAŞ’ın kuruluşuna Başbakan ve Milli Savunma Bakanına ilave olarak Başbakan Yardımcıları, Adalet, Dışişleri ve İçişleri Bakanı da ilave edildi. YAŞ’ın asker sayısı azaltılarak Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları ile sınırlandı. Ordunun siyasallaşmasının önü açıldı.

2017 YAŞ’ının en sürpriz ataması Deniz Kuvvetlerine yapılan atama oldu. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na Donanma Komutanı Oramiral Veysel Kösele’nin atanması beklenirken rütbe ve kıdem sıralamasında beşinci olan Koramiral Adnan Özbal atandı. Oramiral Kösele, kumpas davasında yargılanmış FETÖ mağduru bir subaydı. Kösele’nin, Deniz Kuvvetleri Komutanı olması gerekirken emekli olmaya zorlanması, AKP Hükümetinin FETÖ ile mücadelede samimi olmadığının somut bir göstergesidir.

Özbal’ın, Donanma Komutanlığı yapmadan doğrudan Kuvvet Komutanlığına atanması liyakat kuralını, rütbe ve kıdem sırasında beşinci olması da askeri hiyerarşi kuralını alt üst etti. Özbal, 12 Ağustos 201312 Ağustos 2014 tarihleri arasında Sahil Güvenlik Komutanlığı yaptı. Özbal’ın bu görevi sırasında Ege Denizi’nde vahim olaylar yaşandı.

Türk Kaptan Mustafa Ateş, Bodrum’da Türk karasularında teknesi ile seyir halindeyken Yunan Sahil Güvenlik Botundan açılan uçaksavar makinalı tüfek ateşi ile 14 Nisan 2014 tarihinde öldürüldü. Göçmen taşıdığı iddia edilen tekne boş çıktı. Türk karasularını ihlal eden Yunan Sahil Güvenlik Botu ile Türk karasularında vatandaşımızı öldüren bot mürettebatı Yunan askerlerine hiçbir işlem yapılmadı.

Bodrum Turgutreis sahillerine 1,5 mil mesafedeki Çatal Ada yakınlarında, Türk karasularında balık avlayan vatandaşlarımızın teknesine, 30 Mayıs 2014’de Yunan Sahil Güvenlik Botu tarafından uçaksavar makinalı tüfeği ile ateş açıldı. Motoru kullanılamaz hale gelen teknedeki dört vatandaşımız Yunan askerleri tarafından silah zoruyla İstanköy’e götürülerek tutuklandı. Türk karasularında, sahile 1,5 deniz mili mesafede balık avlarken, Türk Sahil Güvenlik birliklerinin gözleri önünde İstanköy’e kaçırılan vatandaşlarımız, Yunan karasularında balık avladığı gerekçesi ile tutuklandı.

İki hafta sonra vatandaşlarımızdan üçü serbest bırakıldı ancak tekne kaptanı Kaan Camuzoğlu, Yunanistan’ın Pire kentindeki Koridalos Cezaevine gönderildi. Kaan Camuzoğlu, Pire kentindeki hapishanede, mahkemeye çıkarılmadan aylarca hapis yattı. Bu süre içinde kanser hastalığı ilerledi. Camuzoğlu 13 ay hapis yattıktan sonra ölmek üzereyken mahkemeye çıkarıldı ve serbest bırakıldı. Türkiye’ye döndükten sonra hastaneye yatan Camuzoğlu, 05 Eylül 2015’te hayatını kaybetti.

P 18 Borda numaralı Yunan Deniz Karakol Gemisi, 26 Haziran 2014’de Türk karasularını ihlal ederek Aydın Eşek Adası’na geldi. Yunan Savunma Bakanı Avramopoulos beraberindeki generaller ile birlikte gemideki askerleri denetledi.

Yunanistan Deniz Karakol Gemileri ve Sahil Güvenlik Botları ile Türk karasularını ihlal ederken ve Türk karasularında deniz haydutluğu yaparken dönemin Sahil Güvenlik Komutanı Adnan Özbal, kendisine 3152 (İçişleri Bakanlığı) ve 2692 (Sahil Güvenlik Komutanlığı) sayılı kanunlarla verilen görevleri yapmadı veya görevleri yapması İçişleri Bakanlığı ya da Hükümet tarafından engellendi. (Bakanlık ya da Hükümet engelleme yapsa dahi Anayasanın 137.Maddesi gereği Özbal sorumluluktan kurtulamaz.)

 Özbal, Türk karasularının muhafaza ve emniyeti ile Ege Denizi’ndeki egemenlik haklarımıza ve denizdeki vatandaşlarımızın can güvenliğine sahip çıkmadı. Yunan Sahil Güvenlik botları ve Yunan askerleri hakkında hiçbir işlem yapmadı.

Özbal, Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı olarak görev yaparken, Yunan Cumhurbaşkanı, 07 Mart 2017’de Muğla Keçi Adası’na geldi. Anılan ziyaret bir gün öncesinden Deniz Kuvvetlerine haber verilmesine rağmen Yunan Cumhurbaşkanını taşıyan askeri bot hiçbir engelle karşılaşmadan Güney Deniz Saha Komutanlığı’nın sorumluluk alanına girdi.

 Özbal, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanlığı görevleri sırasında Erdoğan ve AKP Hükümetlerinin Ege Denizi’nde Sevr Antlaşmasını uygulamasına seyirci kaldı ve AKP Hükümetinin Ege Denizi’ndeki teslimiyetçi politikalarına tam bir uyum sağladı. Emsallerinden daha kısa süre içerisinde Koramiral rütbesine terfi etti ve çok kısa bir süre içinde de Deniz Kuvvetleri Komutanlığına atandı.

Deniz Kuvvetlerine yapılan atama ile Erdoğan ve AKP Hükümetlerinin Ege Denizinde Sevr Antlaşmasını uygulamaya devam edeceği açıkça görülmektedir.

——

 Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri Ümit YALIM

 

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları