SECCADEYİ İSLAM’IN KÂBE’SİNDEN KAPİTALİZMİN KÂBE’SİNE ÇEVİRMEK – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış

DUYURU   • Türk ilim dünyasının acı kaybı   • Söz konusu-6: Kadın ve çocuk şiddetinin arka planı (canlı)

SECCADEYİ İSLAM’IN KÂBE’SİNDEN KAPİTALİZMİN KÂBE’SİNE ÇEVİRMEK

Müslüman, dünyanın neresinde olursa olsun namaz kılarken seccadeyi Beytullah’a çevirir.  Günün birinde Kâbe’nin bulunduğu kutsal kenti ziyaret edip hacı olmanın hayalini kurar. Hac farizasını yerine getirmiş Müslüman’ın dindaşlarının yanında saygınlığı artar. İslamiyet olsun, Hıristiyanlık olsun, mensuplarının inanç dünyalarını oluşturmanın yanında kültürel kodlarının da belirleyicisidir. Zamanla iki din de inananlarının teolojik formunu oluştururken kültürel koordinatlarını da […]

26 Haziran 2013
Hüseyin Özbek

Müslüman, dünyanın neresinde olursa olsun namaz kılarken seccadeyi Beytullah’a çevirir.  Günün birinde Kâbe’nin bulunduğu kutsal kenti ziyaret edip hacı olmanın hayalini kurar. Hac farizasını yerine getirmiş Müslüman’ın dindaşlarının yanında saygınlığı artar.

İslamiyet olsun, Hıristiyanlık olsun, mensuplarının inanç dünyalarını oluşturmanın yanında kültürel kodlarının da belirleyicisidir. Zamanla iki din de inananlarının teolojik formunu oluştururken kültürel koordinatlarını da inşa eder. Süreç içinde teolojik kimlikle kültürel kimliğin sarmalından teokültürel kimlik ortaya çıkar.

İncil, Hıristiyan inancının ana kaynağı olmasının yanında, edebiyat başta olmak üzere güzel sanatların her dalının ana esin kaynağı olagelmiştir. Antik Yunan’ın, Roma’nın, inanç, sanat ve estetiğinin Hıristiyan teolojisiyle sentezinden doğan batı kültürü bu gün için de etkilerini sürdürmektedir.

Şarkın, İslamiyet öncesi kültürel birikiminin ve inanç motiflerinin, İslamiyet sonrasında uğradığı değişimler, süregelen tortuları kuşkusuz ayrı bir yazının konusudur. Fakat İslam inanç ve uygarlığının ortak havuzundan Arap, Fars ve Türk dünyasının edebiyatına,  sanatına mimarisine, halk bilimine yansımaların günümüze kadar uzanan sayısız örnekleri vardır.

Türk halkının kolektif kişiliğinin,  etnokültürel kimliğinin ana karakteri Keloğlan Masallarının ortaya çıkması binlerce yıllık ortak yaşanmışlıkla ilgilidir. Türk milletinin geçmişten geleceğe uzanan tarihi yolculuğunun oluşturduğu etnokültürel alaşım, destan kahramanlarını, masal motiflerini, mizah karakterlerini de yaratmaktadır.

ABD, Kapitalizmle Protestanlığın sentezinden yarattığı, ekonomik ve siyasal çıkarlarıyla uyumlulaştırdığı Anglo Amerikan ideolojisini yayılmacılığın koçbaşına dönüştürmektedir. Hedef ülkelerin halklarının etkilenmesinde ve var oluş değerlerine yabancılaştırılıp dönüştürülmesinde narkoz işlevini Holivut başta olmak üzere ABD’nin kültür endüstrisi yerine getirmektedir. Anglo Amerikan hayat tarzının, ABD tüketim alışkanlığının, farklı kültürel ve sosyolojik geleneklerden gelen dünyanın tüm halkları için müşterek değer haline gelmesinde bahsedilen kültür endüstrisinin etkisi sanılandan daha fazladır.

Disneyland, ABD hayat tarzının, tüketim kültürünün, bir masal atmosferinin büyüleyiciliği içinde kutsandığı eğlence dünyasının adıdır. Bu masal dünyasının kapısından giren ziyaretçi, en popüler simge Miki Fare’den başlayarak diğer sanal kahramanlarla geçirdiği birkaç saatin sonunda ABD değerlerinin kültürel radyasyonundan etkilenmiş halde dışarı çıkmaktadır.

TRT Televizyonundan Türk çocuklarına senelerce seyrettirilen Taş Devri çizgi filmini hatırlarsınız. Tarih öncesi taş devrini konu alan çizgi filmle modern zamanların kapitalist sistemi, patron- işçi ilişkisi, özel mülkiyet, tüketim çılgınlığı,  ekonomik sistemin değişmezliği bilinçlere kazınmaktadır.  Çizgi filmin sevimli karakterleri, Fred – Vilma Çakmaktaş, Barney – Betty Moloztaş vs taş devrinde bu günün ekonomik düzeninde yaşamaktadırlar! Televizyon ekranlarından sistemin ezelden ebede değişmezliği bilinçaltına şırıngalanırken, düzenin efendilerine itaat afyonu eğlence ambalajıyla yutturulmaktadır.

Makalenin başlangıcında milletlerin farklı inanç ve kültür dünyalarının süreç içinde farklı kimliklere, farklı düşünce ve davranışlara yol açtığını vurgulamıştık. Türk milletinin kolektif kimliğini, ortak ruhunu oluşturan, milli varlığımızın teminatı inanç ve kültür kodlarımızın, bize ait değerlerin nasıl değişime uğratıldığına sözü getirmenin zamanıdır. Uluslar arası sisteme uyarlanan inancın milli kimlik olmaktan çıkarılması, dahası milli kimlikle çatışır hale getirilmesinin güncel örneğinden bahsedelim.

Türkiye’nin dünya standardındaki ilk temalı parkı olduğu söylenen Vıaland, 26 Mayıs’ ta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıldı. Açılış törenine başbakanın eşi Emine Erdoğan ile kızı Sümeyye Erdoğan da katıldı. Gürsoy Grup ile Via Prosperties ortak girişimiyle Alibeyköy’ de yapılan, temalı parkı, alışveriş caddelerinden oluşan AVM’si, şato manzaralı 250 farklı mağazası olan Vıaland’ın yıllık 30 milyon ziyaretçi hedeflediği açıklandı. 1 milyar 150 milyon TL’ye mal olan Vıaland’ ın, Eğlence Dünyası, Oyun Dünyası, Macera Dünyası bölümlerinin yanında, King Kong, Adalet Kulesi (Tower Ride) Çılgın Nehir ( Rafting Ride ), Viking ( Splash Coaster ), Maceraperest ( Family Coaster ) , Nefeskesen ( Roller Coaster ) Zindan, Safari Tüneli, Minik Kâşifler gibi elliden fazla eğlence ünitesi olduğunu öğreniyoruz.

İnsan ne hülya ile yatarsa o rüya ile kalkar denir. Siyasal mücadelesinin çıkış noktası Hıristiyan batı karşıtlığı olan, o cephenin inanç ve kültürel değerlerini toptan reddeden bir anlayışın, o kültürün eğlence simgelerinden oluşan Vıaland’ın açılışını yapar hale gelmesi üzerinde düşünülmelidir.  Açılış davetlileri arasında Mekke, Bombay, Bingazi Belediye Başkalarının da bulunduğunu söylersek, İslami söylemle makyajlanan kültürel etkileşimin boyutları daha iyi anlaşılacaktır.

Vıaland’ın açılışını şereflendiren Mekke Belediye Başkanına, nezaket ölçüleri içinde Osmanlı’nın Kâbe’nin korunması için inşa ettiği Ecyad Kalesi’ni yerle yeksan edip Zemzem Towers’leri nasıl diktikleri,  Kâbe’yi çevreleyen zarif Osmanlı revaklarını niçin söktükleri sorulmuş mudur? Bombay Belediye Başkanına emperyalizme itaate şartlandıran İngiliz İslam’ı, Bingazi Belediye Başkanına, diktatörden kurtulma numarasıyla halk sokaklara dökülürken Fransız, İtalyan konsorsiyumunca Libya petrolünün nasıl iç edildiğinin birinci elden duyulmak istendiği hatırlatılmış mıdır dersiniz?

Keloğlan, Ese ile Köse, Hoca Nasrettin, Karagöz,  Ortaoyunu başta olmak üzere okyanuslardan engin hayal dünyamızı bir kez terk edince, az da gidilse, uz da gidilse varılan yer ya Mickey Mouse’un ini ya da White House oluyor anlaşılan!

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları