ABD, kendi kazdığı kuyuya düştü – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış

DUYURU   • 4. yılında 15 Temmuz (Canlı yayın)   • Şefika Ortaylı’nın vefatı ve taziye mesajı

ABD, kendi kazdığı kuyuya düştü

Birleşik Devletler’de bir siyahînin öldürülmesiyle başlayan protestolardan sonra ABD Başkanı Trump, olaylardan “Antifa” adlı grubun sorumlu olduğunu ve terör örgütü olarak kabul edileceğini açıkladı.

5 Haziran 2020
Dilanur Polat
Antifa
ABD, kendi kazdığı kuyuya düştü

ABD’nin Minnesota eyaletinde 25 Mayıs’ta sokak ortasında “George Floyd” adındaki siyahî bir Amerikalının bir polis memuru tarafından boğularak öldürülmesi, ülkede ırkçılık tartışmalarının başlamasına yol açmıştı. Hızla dünya gündemine oturan hadise hakkında ABD Başkanı Donald Trump, FBI ve Adalet Bakanlığının soruşturma başlattığını açıklamış, Floyd’un ailesinin ve arkadaşlarının üzüntüsünü paylaştığını ifade etmişti.

Olay, ülke genelinde protestolara sebep olurken protestolarda birçok dükkân ve iş yeri yağmalandı, araçlar kundaklandı ve şiddet gösterileri baş gösterdi. Birçok maddî hasara yol açan olayların neticesinde Trump, bölgede güvenlik güçlerinin sayısını arttırarak göstericilere durmaları için defalarca uyarılarda bulundu. Yaptığı açıklamalarda göstericilerin George Floyd ile ilgisi olmayan “Organize Gruplar” olduğunu belirterek eylemcilerin “çapulcu” olduğunu söyledi. Söylemleriyle tepkileri git gide üstüne çeken Trump, olaylardan “Antifa” olarak bilinen radikal bir sol grubu sorumlu tuttu ve bu grubun “terör örgütü” olarak kabul edeceğini ilan etti.

Peki, kimdir bu ANTIFA?

Antifa ya da Anti-faşist hareketi, siyasî hedeflerine “politika reformu” yerine “doğrudan eylem” yoluyla ulaşmayı amaçlayan ve özerk eylemci grupları içeren; solcu, anti-faşist, militan bir politik aktivist hareket.

Aktivistler, dijital aktivizm, maddi hasar (yağmacılık) ve faşist, ırkçı veya aşırı sağcı olarak tanımladıkları kişilere taciz
gibi çeşitli protesto yöntemlerinde yer alıyorlar.

2000’li yılların başından bu yana bir süre kabuğuna çekilen hareket, Trump’ın 2016’da başkan seçilmesinden sonra yeniden sokaklara çıkmaya başladı.

Antifa ve YPG-PKK ilişkisi

1930’larda Nazi karşıtı hareket olarak ortaya çıkan ve 1980’lerden itibaren ABD’de de eylemlerine devam eden Antifa Örgütü, şimdilerde sadece ABD’de etkin bir grup gibi gözükse de Suriye ve Türkiye’de de terör eylemlerinde rol alıyor.

Yıllardır bazı Antifa eylemcilerinin Suriye’de PKK terör örgütünün Suriye temsilcisi YPG’den askerî eğitim aldıklarına dair uluslararası basına da yansıyan haberler var.

Ayrıca, Suriye’de çekilen, ANTIFA’nın kullandığı semboller ve terör örgütü YPG/PKK paçavralarının yan yana asıldığı fotoğraflar da defalarca basına yansıdı.

YPG, Batı medyasında IŞİD militanlarıyla savaşan Amerikalı müttefikler olarak Batı medyasında sürekli methedilirken, grubun görüş farklılıklarına hoşgörü göstermeyen ideolojisi ve terör eylemlerine verdiği destek hakkında pek bir şey söylenmemişti.

YPG’nin Türkiye kolu olan PKK, sadece Türkiye’de 40.000’den fazla ölümden sorumlu. Askerleri öldürmenin yanı sıra alışveriş merkezlerini bombaladı, politikacıları öldürdü ve grubun radikal görüşlerine uymayan yüzlerce Kürtçe konuşan köylüyü ve yüzlerce masum bebeği de katletti.

Fakat karanlık PKK-YPG tarihi, örgüte katılan genç Amerikalılar ve Avrupalılar için bir endişe kaynağı değildi; çünkü onlara sadece, kötülüğün sembolik bir tezahürü olan sakallı ve acımasız IŞİD militanlarıyla savaşma fikri aşılanmıştı.

Trump’ın Antifa’nın terör örgütü olarak kabul edileceğini açıklamasının ardından Birleşik Devletler’deki muhafazakar televizyon kanallarında bazı analistler, konu hakkında yorumlarda bulundu. Antifa’nın Suriye’de PKK ile doğrudan beraber çalıştığını, PKK’nın ise ABD ve Türkiye tarafından da kabul edilen bir terör örgütü olduğuna vurgu yaptılar.

Öte yandan, teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın “manevi oğlum” dediği, ABD’nin Barış Pınarı Harekâtı’nın başından bu yana ismini sık sık dilinden düşürmediği SDG (Suriye Demokratik Güçleri) yöneticisi Mazlum Kobani, Türkiye’nin kırmızı listeyle aradığı, terör örgütü PKK’nın önde gelen üyelerinden biri. Trump’ın daha önce telefon görüşmesi yaptığı ve geçtiğimiz günlerde üst düzey ABD askerlerinin PYD/YPG’nin bir numaralı adı Mazlum Kobani’yi ziyaret edip samimi görüntüler vermeleri de dikkatlerden kaçmıyor.

IŞİD gibi Orta Doğu kökenli oluşumları terör örgütü olarak tanımasına rağmen, Türkiye’nin mücadele ettiği terör örgütlerinin başında gelen FETÖ ve PKK’ya çifte standart uygulayan ABD’nin, Antifa konusundaki kararı gündemdeki yerini koruyor. Önümüzdeki günlerde ABD’nin Antifa ve diğer terör örgütleri konusunda nasıl hareket edeceği merak konusu.

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları