Rus Yetkililer Ukrayna’nın İşgali Hakkında Ne Düşünüyor

Rus yönetime yakın kaynaklardan Ukrayna işgali… Rusya’da kararı kim aldı, hangi analizlerle alındı? Ukrayna’da hedef neydi? Cevabı tek adam yönetiminde buluyoruz. Rus- Ukran harbi gibi tarihî olaylar, tarihçiler kadar yönetim ve siyaset bilimcilerine de laboratuvardır.


Feride Rüstemova’nın Rus üst kademelerinin içinden aldığı bilgilerle yazdığı 1 Mart tarihli Rusça raporu Ilya Lozovsky, İngilizce’ye çevirmiş ve “A Sip of Freedom” (Bir Yudum Hürriyet) adlı blogunda yayımlanmış. Raporu editörlerimizden Dr. Mustafa Levent Yener Türkçeye çevirdi.[i]

Lozovsky, Rüstemova’yı ve raporunu şöyle değerlendiriyor:

Feride Rüstamova, mükemmel ve süper sağlam bağlantılara sahip bir Rus gazeteci. Rus Hükümetinin en üst düzeylerinden derin kaynakları var. Bunlar sayesinde, işgali izleyen günlerde hâkim olan ruh halinin şimdiye kadar şahit olduğum en iyi resmini çiziyor.

Rüstemova’nın raporunun Türkçesi şöyle:

Putin’in davranış biçimi

Âni, çok gizli özel operasyonlara girişmek Rusya Başkanı Vladmir Putin’in temel davranış biçimidir. Eski bir ‘Çekist’ (İlk Rus istihbarat teşkilatı olan ÇEKA üyesi) olarak, her zaman, korkutmak ve istediğini yapabileceğine ikna etmek için herkesi gafil avlamak ister. Savaştan üç gün önce, [Rusya] Güvenlik Konseyi’nin acil toplantısında buna tekrar şahit olduk.

Yabancı istihbarat başkanı Sergei Naryshkin’in kekeleyişi, Kremlin yönetimi başkan yardımcısı Dmitry Kozak’ın kafa karışıklığı ve Moskova belediye başkanı Sergei Sobyanin’in endişeli yüzü yeterli kanıttı. Rusya’nın en etkili kişileri, Putin’in önünde aniden sınav yapacağını söyleyen bir öğretmenin önünde oturan öğrenciler gibi dizilmişlerdi. Kaldı ki bu toplantı savaş hakkında bile değildi, toplantıda Donetsk ve Luhansk ‘halk cumhuriyetleri’ tartışılıyordu.

Savaşın patlak vermesiyle, Rus siyasi alanı mümkün olduğu ölçüde temizlenmişti. Yetkililer ve yasa koyucular, ruhlarının derinliklerinde liderlerinin kararlarıyla aynı fikirde olmayabilirler – ama yalnızca ruhlarının derinliklerinde. Yüksek sesle, doğrudan doğruya yüzüne itiraz eden çok pek az kişi kalmıştı.

Üst düzey yetkililerin savaş sırasında yaptığı resmi yorumlar tek tip ve savaş ilan edildiğinde Başkan Putin’in söylediklerinin yankısıydı: “Rusya’ya başka seçenek bırakılmadı.”, “Ordumuz Ukrayna halkını milliyetçilerin baskısından kurtarıp özgürleştiriyor.” vs. vs.

Vekiller istifayı düşünüyor

Gerçekte, güç koridorlarında savaşa karşı tutum belirsizdir. Bu sonuca, birkaç parlamento üyesi ve çeşitli düzeylerdeki yetkiliyle konuştuktan sonra vardım. Bunların birçoğunun cesareti kırılmış, birçoğu korkuyor ve kıyamet tahminleri yapıyor. Andrei Kostin [büyük ölçüde devlete ait olan VTB Bankasının başkanı] “yasta”. Duma üyelerinin bazıları koltuklarından vazgeçmeyi düşünüyor. Putin ‘özel harekât’ı ilan etmeden iki gün önce Putin “özel harekat”ın başladığını duyurdu, ‘En bilgili’ arkadaşlarımdan biri savaşın olmayacağını çünkü savaşın kimseye fayda sağlamayacağını düşünüyordu. Görüyorum ki devlet kurumlarında görevlerinden ayrılan yetkililer, milletvekilleri ve hatta gazeteciler artık bu işle ilgileri kalmadığı için rahatlıyorlar ve savaşa karşı seslerini yükseltiyorlar.

Muhataplarımın söylediklerine dair herhangi bir ahlaki yargıda bulunmadan, tarafsız bir gazeteci olarak gözlemlediklerimi paylaşmaya karar verdim.

Birçok yetkili felç oldu

“Keşmekeş sözcüğünü dikkatlice telaffuz ediyorlar.” Konuştuğum bir kişi, yetkililerin savaşa tepkilerini böyle anlatıyor. Onun sözleriyle, iktidar koridorlarındaki ruh hâli hiç de mutlu değil.  Birçoğu neredeyse felç olmuş durumda.

“Kimse keyif almıyor. Birçoğu bunun bir hata olduğunu anlıyor ancak görevlerini yerine getirirken bir şekilde bununla başa çıkmak için açıklamalar yapıyorlar.” diyor Kremlin’e yakın başka bir kaynak. Bazı yetkililer, Putin’in kararını, üzerinde hiçbir etkileri olmayan ve anlamını bir süre daha kimsenin anlayamayacağı tarihi bir seçim olarak görerek olup bitenlerle kendilerini hiç ilişkilendirmiyorlar.

Sürpriz… savaşa giriyoruz

Putin’in savaş kararı alacağını kimse bekliyor muydu? Herkes, beklemedikleri konusunda beni ikna etti. Başkanın güvenlik garantileri konusunda [Batı ile] müzakerelerde daha fazla koz elde etmek için durumu tırmandırdığını ve her şeyin kendi idari sınırları içinde Donetsk ve Luhansk ‘halk cumhuriyetleri’nin tanınmasıyla sınırlı olacağını düşünüyorlardı.

Hükümete yakın bir kaynak, “Herkeste asıl soruya, “Bombalamaya başlayacak mıyız, başlamayacak mıyız?” sorusuna yanıt vermeyen dağınık bilgiler vardı.” dedi. “Ancak cumhurbaşkanlığı yönetimindeki bazı tanıdıklar, tüm kararların çoktan aldığından emindi. Ama her şey bir kişinin kafasında gerçekleşiyor.”

Kaynaklarım, büyük olasılıkla yalnızca en dar çevrenin bilgilendirildiğini söylüyor: Savunma Bakanı Sergei Shoigu, Genelkurmay Başkanı Valery Gerasimov ve karşı istihbarat servisinin liderleri. Kaynaklarıma göre, örneğin, daha etkili haleflerinin aksine rolü daha çok özel sekretere benzeyen başkanlık idaresi başkanı Anton Vaino’nun, bu tür kararlardan haberi yoktu. Ayrıca Vaino, birkaç haftadır süren ciddi bir COVID-19 vakasından mustaripti.

Bir kaynak, savaş başlamadan önceki genişletilmiş Güvenlik Konseyi toplantısında Putin’in Donetsk ve Luhansk ‘halk cumhuriyetleri’ni tanıma hakkında hemen hiçbir şey söylemediğini aktardı. Oturumun kendisi, gerçek bir tartışma görüntüsü sunmak için yapılan bir doğaçlama girişimdi. Kaynak, ‘Bu yüzden oradaki herkes çok kıpır kıpırdı’ dedi. ‘Onlara kesin olarak ‘Evet, onu destekliyoruz’ demeleri söylenseydi, öyle yaparlardı” diye ekledi.

Putin tarzı demokrasi

Kısa bir arasöz: Güvenlik Konseyi üyeleriyle -çoğunlukla ‘Küçük Konsey’le, yani yaklaşık bir düzine kişiden oluşan Konseyin daimi üyeleriyle- iletişim, Rusya’da demokrasinin küçüldüğünün göstergesidir. Bana göre bu, yaklaşık son on yıldır, Putin’in demokrasiyi nasıl anladığını gösterir: Güvenlik kurumlarının liderleriyle, Devlet Duması’nın konuşmacılarıyla, Federasyon Konseyi’yle ve başbakanla haftada bir konuşuyordu. İşte bu kadar. Böylece demokrasi uygulanmış, halka danışılmış oluyordu. Savaştan önceki güvenlik konseyi toplantısı Putin tarzı demokrasinin bir örneğidir.

Rusya yaptırımlara hazırlanıyor

Hükümet ve Merkez Bankası yaptırımlara hazırlanıyor ve finansal altyapı baskıya bir süre dayanacak. The Bell, savaştan kısa bir süre önce Başbakan Birinci Yardımcısı Andrei Belousov’un SWIFT bağlantısının kesilmesi ve yüksek teknoloji ithalatının yasaklanması gibi konular dahil olası zorluklara hazırlanmak için çeşitli toplantılar düzenlediğini bildirdi. Ve Başbakan Mihail Mişustin, Güvenlik Konseyi toplantısında, hükümetin birkaç aydır Donetsk ve Luhansk’ın tanınması için yaptırımlara hazırlandığını ağzından kaçırdı.

Ancak, Rus ekonomisinin gerçekten uygulanan ağır yaptırımlardan hızlı bir şekilde toparlanması pek mümkün değil – ve muhataplarım buna kimsenin hazırlıklı olmadığını söylüyor. Ayrıca ABD, AB ve Birleşik Krallık yetkilileri Merkez Bankası’nın uluslararası rezervlere erişimini kısmen sınırlamaya başlamıştır.

2021 ortalarındaki verilere göre, Merkez Bankası kasasındaki altın, kendi rezervlerinin sadece yüzde 21,7’sini oluşturuyor. Bunların çoğu, yüzde 63,6’sı yabancı tahvil ve mevduatlara yatırılıyor. Avrupa diplomasisi başkanı Josep Borrell, Merkez Bankası’nın G7 ülkelerinde tutulan finansal rezervlerinin yaklaşık yarısının bloke edileceğini söyledi. 18 Şubat itibariyle, rezervler rekor 643 milyar dolara ulaştı.

İmparatorluk rüyası

Putin’in savaşı başlatma nedenleri hakkında ne düşündüğünü sorduğumda, yüksek rütbeli bir yetkili, kırık bir sesle, “Rusya kendini bir imparatorluk olarak görüyorsa, neden komşularını sadakatlerini zorlamak yerine ülkeyi geliştirerek komşularına çekici gelmiyor? İyi yollar, kaliteli sağlık ve eğitim inşa edelim ve sonunda Mars’ı ilk kolonize eden olmamızı sağlayacak türden bir teknoloji bulalım. Bu oldukça imparatorluk gibi olurdu.” dedi.

Kokainman Zelensky

Başka bir kaynak – ona Putin’in iyi bir tanıdığı diyelim – şöyle diyor: Rusya Devlet Başkanı’nın kafasında oyunun kurallarının kırılıp yıkıldığı ancak bunun Rusya tarafından yapılmadığı fikri var. Ve eğer bu kuralsız bir kavgaysa, o zaman bu kuralsız bir kavgadır – içinde yaşadığımız yeni gerçeklik. Bu kaynak, “Burada o, kendini gücendirilmiş ve aşağılanmış hissediyor. Saçmalık noktasına ulaşan paranoyadır içinde.” diyor. Ona göre Putin, yönetiminin, en azından ilk yıllarında, Batı ile ilişkileri geliştirmek için elinden gelenin en iyisini yaptığına içtenlikle inanıyor. “Bir yanda, her yıl çeşitli ölçeklerde sürekli olarak zarar gördüğümüz ve Ukrayna’dan çok önce düşman ilan edildiğimiz gerçekten adaletsiz bir durum var.” dedi. “Öte yanda, politikalarımızı halka açık olanlar da dahil olmak üzere akıllıca oluşturup uygulayamamamız var. Üçüncüsü ise Putin’in çok uzun süre iktidarda kalmasından dolayı itibar kaybetmesi.” diye ekliyor. “Putin şimdi [Savunma Bakanı] Shoigu ve [Genelkurmay Başkanı] Gerasimov’un kendisine söylediklerine ciddi bir şekilde inanıyor: Kiev’i ne kadar çabuk alacakları, Ukraynalıların kendilerini havaya uçurduğu, Zelensky’nin bir kokain bağımlısı olduğu hakkında.”

Kimse itiraz edemiyor

Şimdiye kadar, yetkililerin hiçbiri, kamuya açık şekilde olanlara en küçük bir itiraza hatta istifaya cesaret edemedi. Yalnızca en zengin Rus işadamları arasında sayılan, şu anda yaptırımlarla tehdit edilen Alfa Group’un kurucusu Mikhail Fridman eleştirel bir şekilde konuştu. Londra merkezli Letter One şirketinin çalışanlarına yazdığı halka açık olmayan mektubu Financial Times tarafından alındı ancak bence bunu gazetecilerle kendisinin paylaşmış olması daha olası. Alfa Bank’ın yönetim kurulu başkanı Peter Aven, savaş ilan edildikten sonra Putin’in işadamlarıyla yaptığı toplantıdaydı ve oldukça mutsuz görünüyordu. Yandex’in genel müdürü Tigran Khudaverdyan’ın toplantıya hiç gitmek istemediği söylendi, ancak sonunda şirket çalışanlarına karşı sorumluluğu nedeniyle gitti, Yandex’in yönetimi ise içeride neler olduğu konusunda herhangi bir görüş belirtmedi.

Savaş karşıtı kapitalistler

Devlet bankası VTB başkanı Andrey Kostin’in de ağır yaptırımlar nedeniyle Ukrayna’daki askerî harekâtı hiç onaylamadığı söyleniyor. Bir tanıdığı “Yas tutuyor.” diyor. “20 yıldır bankayı inşa ettiğini söylüyor ve şimdi aptallık yüzünden her şey boşa gidiyor.”

Milyarder Oleg Tinkov dördüncü gün savaşa karşı çıktı. Instagram’da “Ukrayna’da her gün masum insanlar ölüyor, bu düşünülemez ve kabul edilemez! Devletler savaşa değil, insanları iyileştirmeye, kanseri yenmek için araştırmalara para harcamalı. Bu savaşa karşıyız!” yazdı.

Büyük çoğunluğuna yaptırım uygulanan Duma milletvekillerinden sadece üçü, Putin’in kararını sosyal medya hesaplarından eleştirerek ses çıkarmaya cesaret etti. Üçü de parlamentoda son sekiz yıldır Donetsk ve Luhansk “halk cumhuriyetlerini” tanımakta ısrar eden, en büyük ikinci hizip olan KPRF’yi [Komünist Parti] temsil ediyor.

Savaş karşıtı komünistler

Duma’nın bilim ve eğitim komitesi birinci başkan yardımcısı ve KPRF üyesi Oleg Smolin, tahminlerinde yanıldığını ve işgali öğrendiğinde şok olduğunu belirten bir yazı yayınladı. Smolin, Rusya’nın büyük çaplı düşmanlıklar başlatmayacağını ve durumun, Rusya’nın yalnızca Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlıklarını savunmasına yardım ettiği 2008’deki çok daha ılımlı bir senaryoya göre gelişeceğine inanıyordu.

Bir diğer Komünist, bölgesel politika komitesinin başkan yardımcısı Mihail Matveev, “savaş derhal durdurulmalı, öz yönetim ilan eden cumhuriyetlerin tanınmasına oy verdiğimde, savaşa değil barışa oy verdim. Rusya’nın bir kalkan olması için Donbass bombalanmasın, Kiev bombalanmasın diye.” diye yazdı.

Kandırıldık

Yetkilileri muhalefete zulmettikleri için eleştiren emekli Albay Vyacheslav Markhaev, Duma milletvekillerinin yanlış yönlendirildiğini ve savaş açma niyetinin gizlendiğini belirtti. “Aynı çifte standart yöntemlerini kullanmaya başlayan Rus liderliğini de kınıyorum. Öz yönetim ilan eden cumhuriyetleri tanımanın himayesi altında, en yakın komşumuzla topyekün bir savaş başlatma planlarını gizledik.” diye yazdı.

Smolin, Matveev ve Markhaev, yurtdışında mal varlığı veya mülkü olan milletvekilleri arasında değiller -en azından medyada böyle bir durum konu edilmedi- ve konuştuğum parti arkadaşları bunun farkında değil. Başka bir deyişle, beyanlarıyla korumaya çalıştıkları şey itibarlarıdır. Aynı zamanda, KPRF’nin Ukrayna ile savaş konusundaki genel çizgisi, partinin Putin’in endişelerini paylaştığı ve askeri operasyon başlatma kararını anladığı yönünde.

Üç cesur komünistin bakış açısı, görüştüğüm sözde muhalefet gruplarının diğer milletvekilleri tarafından paylaşılıyor. Alt meclis milletvekilleri ise yalnızca kendi kendini ilan eden cumhuriyetleri tanımak ve onlara meşru müdafaa konusunda sınırlı şartlarla yardımcı olmak istiyorlarken Askerlerin konuşlandırılmasına izin verenin senatörler olduğunu söyleyerek Federasyon Konseyi’ni [parlamentonun üst kanadını] suçluyorlar. Komünistlerden biri, gerçekten de tam ölçekli bir savaş gibi bir şey beklemediklerini söylüyor.

Başka bir Duma milletvekili, “Kimse Kiev’e yürüyeceğimizi düşünmedi” dedi ve ekledi “İlk başta, bunun çılgınca bir hile olduğunu düşünüyorsunuz ama sonra gerçek olduğu ortaya çıkıyor.” Rus makamlarının eylemleriyle artık hiçbir bağlantısı kalmaması için görevinden vazgeçmeyi düşünüyor.

Feride Rüstemova

[i] https://ilyalozovsky.substack.com/p/what-russian-officials-think-of-the?s=w&showWelcome=true&utm_source=pocket_mylist

 

Yazar

Mustafa Levent Yener

Yorum Yap

Kayıt olmadan yorum yapabilirsiniz.




Benzer Yazılar