BEŞİNCİ KOL İŞBAŞINDA

17 Şubat 2015 Aklımın ermeye başladığı günlerde, büyükleri dinlerken kulağıma bir söz takılıp dururdu. “Beşinci Kol” Sağda, solda gözüm hep “Beş kollu” bir adam arardı ama bulamazdı. Çarşıda, pazarda, evde barkta da aradığımı bulamaz, kendi kendime düşünürken “Beş kollu adam” her halde olsa olsa masallarda bulunabilir diye oralarda aramaya başlardım. Yaşım büyüdükçe anlamaya başlar oldum […]


17 Şubat 2015

Aklımın ermeye başladığı günlerde, büyükleri dinlerken kulağıma bir söz takılıp dururdu. “Beşinci Kol” Sağda, solda gözüm hep “Beş kollu” bir adam arardı ama bulamazdı. Çarşıda, pazarda, evde barkta da aradığımı bulamaz, kendi kendime düşünürken “Beş kollu adam” her halde olsa olsa masallarda bulunabilir diye oralarda aramaya başlardım.

Yaşım büyüdükçe anlamaya başlar oldum ki “Beşinci Kol” un ucube bir yaratık olmadığını, bunun bir başka anlamı olsa gerektir, diye aramaya başlamıştım.

Aklım biraz daha başıma gelince öğrenmiş oldum ki “Beşinci Kol” beş kollu bir adam değildi. Olsa olsa görünmez bir adam, görünmediği halde görünür işler yapan bir adam.

Ortalıkta kötü işler, hoşa gitmeyen şeyler olmaya başladığı zaman büyükler bunlar “Beşinci Kol” un işleri derlerdi. O zaman anladım ki, ne zaman “Beşinci Kol” iş başında ise mahallemizde, şehrimizde huzur bozulur, insanlar evde bile sessizce konuşmaya başlarlar. Parmaklar sıkça dudaklara götürülür, “sus işareti” yapılırdı. Anlardım ki “Beşinci Kol” un çok hassas kulakları var. Fısıltıyı bile duyabilir. Duyabildiği her sözü defterine yazar, zamanı gelince bunları ortaya çıkarır.

Yaşım ilerledikçe “Beşinci Kol” un anlamını öğrenmeye başlamıştım : “bir ülkede gizlice düşman hesabına çalışan kimseler yani casusluk yapan kimselerdi.”

Casus:  1. Bir devletin askeri, siyasi ve ekonomik sırlarını başka bir devlet hesabına öğrenmekle görevli kimse.

2. Başkalarına ait sırları belli bir maksatla ve başkası hesabına araştırıp öğrenen ve haber veren kimse.

Bunlar casusun sözlükteki anlamı.

Bu yazıda casusun veya Beşinci Kolun ikinci anlamı üzerinde durmak istiyorum. Birinci anlamı doğrudan doğruya devletten devlete bir faaliyettir. Her devlet bu konuda kendisine göre politika üretir ve tedbirler alır. Ama ikinci anlamı doğrudan doğruya şahsımızın, ailemizin, derneğimizi, camiamızı ve partimizi hedef alan bir davranıştır. Dikkatler de ve tedbirler de doğrudan doğruya kendimizi ilgilendirmektedir.

Gizli çalışan, gizli ve sinsi planlar yapan “Beşinci Kol” un oyununa gelmemek için kılı kırk yararak düşünmek ve tedbir almak durumundayız.

“Beşinci Kol” un günümüzdeki eş anlamlarından birincisi aldatmak ikincisi algılamaktır.

Bu konuda kullanılan en önemli araçların başında gazeteler, radyolar ve televizyonlar gelmektedir. Fısıltı gazetesinin de öneminin ve etkisini küçümsememek gerekir. Farkındaysanız şahsi algılardan ziyade, kitle araçları ile kitleler üzerinde yapılan psikolojik savaşı anlatmaya çalışıyorum

Devletimizin ve milletimizin; dirlik, birlik ve milli gücünü yıkmak, dağıtmak için dış ve iç güç odakları durmaksızın hamle üstüne hamle yapmaktadırlar. Öyle oyunlar oynanıyor ki insan her an kendisinden, aklından yaptığı işlerden şüphelenebilmektedir.

Devleti yıkmaya, milleti parçalamaya çalışan güçlerin ilk ve en önemli hedefi o ülkenin silahlı kuvvetlerini etkisiz hale getirmektir. Bununla eş zamanlı olarak o ülkenin milliyetçi sivil güçlerini dağıtmak, bölüp parçalamak ve hedefe ulaşmak en büyük amaçlarıdır.

Özellikle seçim gibi hassas dönemlerde içimizdeki “Beşinci Kol” faaliyetleri hızlanır, güçlenir, bizden biri olarak arkamızdan vurur. Dönüp arkaya baktığınızda şaşırıp kalırsınız. Çünkü sizi vuran kimse yıllardan beri “Ülküdaş” olarak tanıdığınız biridir hatta ülkücülükte daha ilerdedir ve daha ünlüdür.  

Yeni bir seçim sürecine giriyoruz. Bu ünlü ve kıdemli ülkücülerin(!) sesleri çıkmak üzeredir. Kimi “Bağımsız Ülkücüler” diye kendilerine ad koyacaklar, kimi “Bozkurt”la alay edecekler, Ergenekon’dan çıkışı diline dolayıp, hafife alacak, ülkücülerin vicdanını ve zihnini bulandıracak, Türk milliyetçiliğini ayakları altına alan zatın safında yer alarak MHP’yi küçümseyeceklerdir.

Kimileri de otuz-kırk yıldan beri tanıdığımız birkaçı da “Yeni medeniyet anlayışı” sloganı ile “Yeni Türkiye” ifadesine kafiye olacaklardır.

Sizi ve davanızı küçümseyerek, millet önünde itibarınızı sarsmaya çalışacaklardır.

Bu sesleri, bu seslerin arkasındaki kötü niyeti çok erkenden sezmeli ve tedbiri almalıyız.  

 

 

 

Necdet Özkaya
Yazar

Necdet Özkaya

Yorum Yap

Kayıt olmadan yorum yapabilirsiniz.