BENCE TÜRK YAZISI DEMELİYİZ

Resim1 Türk milletinin kadim bir değeri olan bu yazı şekli 19. Yüzyıl sonları ile beraber bilim dünyasında yer almaya başlamış ve araştırmacılar tarafından değişik şekillerde adlandırılmıştır. Runik Alfabe, Orhun Alfabesi ve en çok bilinen hali ile Göktürk Alfabesi… * Bu kullanımlar akademik yazılarda, ders kitaplarında ve sosyal hayatımızda yoğun bir şekilde kullanılmaktadır.   Ben, bu […]


Resim1

Türk milletinin kadim bir değeri olan bu yazı şekli 19. Yüzyıl sonları ile beraber bilim dünyasında yer almaya başlamış ve araştırmacılar tarafından değişik şekillerde adlandırılmıştır. Runik Alfabe, Orhun Alfabesi ve en çok bilinen hali ile Göktürk Alfabesi… * Bu kullanımlar akademik yazılarda, ders kitaplarında ve sosyal hayatımızda yoğun bir şekilde kullanılmaktadır.

 

Ben, bu adların hepsine -minnet duymakla beraber- karşı çıkıyorum… Türk Yazısı ne sadece Orhun havzasında yazılmış ne ilk Göktürk Devleti’nce kullanılmış ne de Runik denilebilecek kadar bu yazının köklerine aykırı bir yazıdır. Türk Yazısı, Asya’dan Avrupa’ya çok geniş bir alana yayılmış, Göktürk Devleti’nden asırlar önce şekillenmiş özgün bir yazıdır.

 

Karşımızda bir sorun olduğu açıktır. Bu yazıya birçok tanım yapılması da buna büyük bir örnektir. Bu yazıyı Göktürk Devleti ile sınırlayan anlayış Türk tarihini dar bir coğrafyaya ve zamana hapsetmektedir. Ancak Türk tarihi bu dara sığmayacak kadar geniştir ve çağımızda bu darlıktan kurtulma yoluna girmiştir.

 

 

 

TÜRK YAZISI GÖKTÜRK DEVLETİ’NDEN ASIRLAR ÖNCE DAHİ VARDI

 

Esik Kurgan Yazısı

 

Buna en sağlam örneğimiz Esik(Issık) Kurgan’da, Altın Elbiseli Adam’ın eşyaları arasından çıkan ve m.ö 4-5. yy’lara tarihlenen bir eşyanın** üzerindeki yazıttır. (1)

Resim 2

Resimde de görüleceği üzere harfler Orhun Yazıtlarında karşımıza çıkan harflere oldukça benzerdir. Bu yazıt Türk Yazısı’si ile yazılmış ve Göktürk Devleti çağından asırlar önceye aittir.

 

Yenisey Yazıtları

 

Yenisey yazıtları konumuzda bir diğer önemli başlığımız. Bu yazıtlar da Yenisey Irmağı boyunca dizilmiş ve adetleri 250 kadar olan, 200 km’lik bir alanı süsleyen yazıtlardır. Sözkonusu yazıtlar üzerinde tam bir tarihlendirme yapılamasa da araştırmacılar Yenisey yazıtlarının Göktürk yazıtlarından daha eski bir döneme ait olduğunu vurgulamaktadırlar. (2) Bu yazıtlarda kullanılan yazı da tarihten günümüze süregelen Türk Yazısı’nın kapsamlı bir örneğidir.

Resim 3

 

Anadolu’da Türk Yazısı

 

Özellikle son on yılda yapılan çalışmalar sonucu Anadolu coğrafyasında da birçok yazıt keşfedilmiştir ve keşifler devam etmektedir. Bu konuda Ankara Güdül ilçesi Salihler köyü kırsalında bulunan yazıtlar pek önemlidir. Bu yazıtlar üzerinde de –şu an için- herhangi bir tarihlendirme yapılamasa da Göktürk yazıtlarından daha eski bir dönemde yazıldıkları düşünülmektedir.

Resim 5

 

Fotoğraflarda göreceğiniz üzere Türk yazısı Orhun coğrafyasından çok uzak bir bölgede dahi kendini göstermektedir.

 

 

 

 

Runik Tabiri Üzerine

 

Runik tabiri İskandinav coğrafyasında run(giz, sır) kelimdesinden yola çıkılarak ortaya atılmış ve bu tip yazı şekli ile alakalı ilk araştırmalar bu bölgede yapıldığından kabul görmüştür. Biz bu yazıyı çok geniş bir coğrafyaya yayılmış halde görüyoruz. Asya, Avrupa, Afrika… Tip olarak çizgisel bir karekter arzeden bu yazıların bazıları birbiri ile çok yakın(Türk Yazısı, Sekel Yazısı, Etrüsk Yazısı örneklerinde olduğu gibi), bazıları ise değişik özellikler göstermektedir. Ses değerleri açısından baktığımızda ise çoğu aynı şekildeki harf değişik seslere karşılık gelmektedir. Tüm bunlar, yazı sistemlerinde de aynen dilde olduğu gibi bir aile sisteminin olduğu olasılığını ortaya çıkarmaktadır(3) Yani bu yazının ‘’bir bölgede ekilip köklerinin dünyaya, çeşitli yollarla yayıldığı’’ tezi sözkonusu olabilir.

 

Günümüze dek araştırmacılar bu yazının menşei hakkında varamamışlardı. Ancak son yıllarda özellikle kayaresimler üzerinde yapılan araştırmalar bu yazının kökeninin Türk yurtları olduğunu göstermektedir. Ayrıca ortaya çıkan bu resimler Türk karekteristiğini barındıran Türklerce yapılmış olduğu net resimlerdir. Bu sonuç aslında ‘’Runik Yazı’’ tabirini de çürütmektedir. Kökleri Türk yurtlarında ve Türk karekteri ile çizilmiş resimlerde olan bu yazıyı neden İskandinav coğrafyasında kullanılan bir kelime ile adlandıralım ki?

 

 

Alfabe Deyişi de Yanlış Abece de

 

Dünya üzerinde çoğu yazı şekli harflerinin sıralamalarının ilk harfleri ile adlandırılmaktadır. Örneğin Latin Alfabesi, Arap Elifbası… Peki Türk Yazısı? Bu yazı sisteminde de bir harf sıralamasına gidilmiş miydi? -Osman Fikri SERTKAYA böyle bir dizim olmalı diyor (4) Ama önümüzde buna kanıt olabilecek bir malzeme yok.

 

Bu güne kadar çoğu kişi gibi ben de bu yazıyı ‘’Türk Abecesi’’ olarak tanımladım. Çok mu yanlış? -Tabi ki de değil. Ama bu tabir de hayatımıza çok yeni girmiş ve sonradan oluşturulmuş bir tabirdir. Türk Yazısı’nı tanımlarken alfabe deyişini kullanmak da pek yanlıştır. Bu deyiş de yine hayatımıza 1 Kasım 1928 tarihinde başlayan Latin Alfabesi’ne geçiş süreci ile girmiştir. Ayrıca Türk kökenli bir kavram da değildir.

 

Türk Yazısı tanımının başına kadim, tarihi… gibi Güzel takılar ekleyenler var. Ancak ben bu takıların bu kavrama güzellik katsa da bir gün çıkarılacağı düşüncesindeyim.

 

 

 

SONUÇ

 

Örnekleri daha da çoğaltabilirdik.*** Günümüze dek yapılan araştırmalar karşımıza bu yazı ile yazılmış birçok yazıt çıkarıyor. Şunu da söylemek gerekir ki Türk Yazısı ile yazılmış yazıtlar son yıllarda bizlere kendilerini daha çok göstermekte, bu yazıtların sürekli yenileri keşfedilmektedir. Birçoğu ise eminiz kaşifini beklemektedir.

 

Yukarıdaki örneklerimiz neden ‘’Göktürk Alfabesi’’, ‘’Orhun Alfabesi’’, ‘’Runik Alfabe’’… gibi tanımları kullanmamamız gerektiğini açıklamaya yetecektir. Ben ortaya Türk Yazısı tanımını attım. Ben bulunduğum konum ve tecrübe gereği illa şu tabir doğrudur diyemiyorum. Ama özsel olarak Türk Yazısı tabirini doğru kabul ediyorum. Ancak Göktürk Alfabesi, Orhun Alfabesi, Runik Alfabe gibi deyişlerin kesinlikle yanlış olduğunu iddia ediyorum. Gerisi akademisyenlere kalmıştır. Türkologlar bu konuda kafa yormak ve bu yazıya esaslı bir tanım bulmak durumundadırlar.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

DİPNOT:

 

 

 

*Runik, Orhon, Kök-Türk… diye çoğaltabiliriz. Fonetik farklılıklar da işin içine girerse listemiz oldukça uzayacaktır…

**Bu eşyanın türü üzerinde değişik tabirler vardır. Bunlar bir çanak, sapı kırılmış bir kepçe, tabak şeklindedir.

***Bu konuda daha geniş çok örnek için bakınız.

 

http://www.dilarastirmalari.com/files/Dil_Arastirmalari_sayi02_Sertkaya_7_34.pdf (erişimin zamanı-17.03.2014 saat:18:13)

http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/Eklenti/10814,bengutasedebiyatipdf.pdf?0 (erişimin zamanı-17.03.2014 saat:18:13)

http://journals.manas.edu.kg/mjtc/oldarchives/2006/2_814-2097-1-PB.pdf (erişimin zamanı-17.03.2014 saat:18:13)

 

 

1: ÜNALAN, Sıddık ve ÖZTÜRK, Hakan; İSLAMİYET’TEN ÖNCE TÜRKLER’DE EĞİTİM VE ÖĞRETİM, İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ, S:13-2(2008), s.102

Bağlan: http://portal.firat.edu.tr/Disaridan/_TEMP/278/file/2008-2/SIDDIK%20UNALAN%20HAKAN%20OZTURK%20ISLAMIYETTEN%20ONCE%20TRKLERDE%20ETMVE%20RETM.pdf (erişimin zamanı-17.03.2014 saat:18:13)

 

 

 

2: AYDIN, Erhan; YENİSEY YAZITLARI NASIL TARİHLENDİRİLEBİLİR?, Turkish Studies – International Periodical For The Languages, Literature and History of Turkish or Turkic, Volume 7/2 Spring 2012, p.161-168 , ANKARA/TURKEY

Bağlan: http://www.turkishstudies.net/Makaleler/951752499_12_ayd%C4%B1nerhan_161-168.pdf (erişimin zamanı-17.03.2014 saat:18:13)

 

3:DOĞAN, İsmail; Tarihten Bir Kesit Etrüskler-Sempozyum Bildirileri, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 2008, s.164-172

4: SERTKAYA, Osman F.; ESKİ TÜRKLER OKUR YAZAR MIYDI?

Bağlan: http://turkoloji.cu.edu.tr/ESKI%20TURK%20DILI/1.php (erişimin zamanı-17.03.2014 saat:18:13)

 

 

Resim 1: Servet Somuncuoğlu arşivi

Resim 2: http://www.halukberkmen.net/pdf/247.pdf (erişimin zamanı-17.03.2014 saat:18:13)

Resim 3: http://www.tdk.gov.tr/images/css/TDA/2000/2000_20_Dogan.pdf  (erişimin zamanı-17.03.2014 saat:18:13)

Resim 4: Servet Somuncuoğlu arşivi

Resim 5: Servet Somuncuoğlu arşivi

 

 

 

 

Avatar
Yazar

Emre Sevinç

Yorum Yap

Kayıt olmadan yorum yapabilirsiniz.