03 Eylül 2026

Burgaz ve Varna Yollarında – I

Son yıllarda kültür turizmi alanında kayda değer bir gelişme gösteren Burgaz, turistler için cazip kabul edilebilecek farklı ve doğal güzellikleri barındırması bakımından Varna'yı geride bırakmış.
Kâmil Engin
⏱ Tahmini Okuma Süresi: 8 Dakika
Yazı Boyutu: Satır Boşluğu:

Bu sene yaz tatili için ailece Bulgaristan’ın iki kıyı şehrine gitmeye karar verdik. Planladığımız gibi, 9 Ağustos Pazar günü sabahı hususî aracımızla İstanbul’dan yola çıktık.

Birkaç saat içinde Kırklareli’nin Dereköy yakınlarındaki hudut kapısına kadar geldik. Dereköy hudut kapısında rutin işlemleri tamamladıktan sonra hemen hemen doksan kilometre ötedeki Burgaz şehrine vardık.

Huduttan sonra tek şeritli dar yol, oldukça tenha ve dönemeçlerle dolu. Ama aralıksız zevkli yeşillikler ve orman manzaraları içinde Burgaz’a dek devam ediyor.

Sanayi ve Tatil Merkezi

Karadeniz kıyısında, Burgaz Körfezi’nde bulunan, Bulgarların “Burgas” dedikleri şehir bölgenin önemli bir sanayi ve tatil beldesi. Ülkenin güneydoğusundaki en büyük ve Karadeniz kıyısındaki ikinci büyük şehri. İstanbul’a 330 kilometre mesafedeki şehir, bize başkent Sofya’dan daha yakın.

Şehir manzarasında ilk olarak gözümüze ilişenler, yeşilliklerle donatılmış geniş bulvarlar, trafik işaretleri olmayan kavşaklara rağmen muntazam bir şekilde akan araç trafiği, sağda solda sosyalist dönemin bakiyesi köhnemiş toplu konutlar oluyor. Bu lenduha binaların ardından, çok katlı plazalar, yeni oteller ve  tek tük alışveriş merkezleri bizi karşılıyor. Bu yekûna, yerleştiğimiz otelin hemen yanında metro süpermarketi ile teknolojik ürünlerin satıldığı modern mimariye sahip bir tekno-çarşıyı da ekleyelim.

Uluslararası bir havalimanının hizmet verdiği şehir içinde otobüslerin yanında vakit vakit troleybüslere de rastlıyoruz. Diğer taraftan, şehirde uzun yıllardan bu yana demiryolu taşımacılığı da yapılıyor. Tarihî gar binasından kalkan trenler ülkenin büyük şehirlerine ulaştığı gibi Moskova, Prag, Budapeşte ve Krakow’a da vararak seferlerini tamamlıyor. Anlaşılan, toplu taşımacılık işleri için epeyce mesafe kat edilmiş.

Kuşlar ve Göller Beldesi

Burgaz’ın diğer bir özelliği, kuşlar ve göller şehri olarak bilinmesi.

Şehirle ilgili yaptığımız küçük araştırmada çeşitli yayınlarda, göçmen kuşlar için göç yolu üzerinde bulunan Burgaz gölü ve çevresinde, sonbahar göçü sırasında her yıl binlerce leyleğin ve yırtıcı kuşun uçtuğu, bu göç sırasında tehlike altında olan bazı nadir türlere de rastlandığı kaydediliyor.

Üç günlük ziyaretimiz boyunca, park ve bahçelerde, sokaklarda gezinirken etrafımızda saksağanlar, serçeler, martılar, kargalar eksik olmuyor. Hatta, plajda boş şezlongların etrafında gezinerek yiyecek artıklarını aramakla meşgul saksağanlar birkaç metre yakınımıza kadar rahatça sokulabiliyor.

Sosyalizm döneminde Burgaz şehrinde esaslı çevre politikaları geliştirilememesi ve kurulan sanayi tesislerinin ekolojik standartlara uymaması sebebiyle ciddî çevre problemleri yaşanmış. Hava ve su kirliliğinin yanında, 1980’lerde Burgaz Gölünde ortaya çıkan ekolojik felaket bu problemlerin başında geliyor. Ülkenin en zengin balık türlerine sahip gölün faunası neredeyse tamamen yok olmuş.

Diğer yandan, şehirde kurulu Avrupa’nın büyük petrol rafinerilerinden biri olan tesislerden sızan ham petrol ve atık sularla kıyılar kirlenmiş. Bu ekolojik tabloyu iyileştirmek için 1990’lardan itibaren hayata geçirilen yatırımlar ve Avrupa Birliğince desteklenen çeşitli projeler sayesinde yüz güldürücü sonuçlar alınmış. Şehir çevresinde göller, tabiat parkları, koylar gibi rezerv sahası olarak koruma bölgeleri oluşturulmuş. Bulvar ve caddeler yeşillendirilmiş, parklar, büyük bahçeler îmar edilmiş.

Nihayet, bütün çalışmalar meyvesini vermiş ve Burgaz yakın zamanda 200 bini aşkın şehirler kategorisinde en yeşil Bulgar şehri ilan edilmiş.

Son yıllarda kültür turizmi alanında kayda değer bir gelişme gösteren Burgaz, turistler için cazip kabul edilebilecek farklı ve doğal güzellikleri barındırması bakımından Varna’yı geride bırakmış.

Burgaz Deniz Bahçesi

 

Şehrin en popüler simgelerinden biri Deniz Bahçesi ile Burgaz Köprüsü. Köprü denilen mekân aslında bir iskele. Yola çıkmadan evvel yaptığımız araştırma sırasında görmüş olmamıza rağmen ziyaret etmeye vakit bulamadık. Burası, kıyıdan denizin içine doğru 300 metre kadar devam eden uzunca bir iskele. Uzun yıllar önce inşa edildiği ve sürekli yenilendiği için turistik bir mevki haline gelmiş. Şehir halkı için buluşma ve gezinti yeri.

Deniz Bahçesi, beş kilometre uzunluğunda ve sahil boyunca uzanıyor. Süs ağaçları ve çalılıklarla donatılan bahçe uzun yıllar içinde açık hava tiyatrosu, müze evler, spor tesisleri, anıt ve heykellerle zenginleştirilmiş.

Burgaz’ın önemli turistik mekânlarından biri de şehir merkezinde yer alan Troyka Meydanı. 1908’de ülkenin bağımsızlığı bu meydanda halka ilan edilmiş.

Troyka Meydanı ve Alyoşa Anıtı

 

Sosyalist dönemde meydana yerleştirilen Sovyet Ordusu Anıtı (Alyoşa Anıtı), sosyalist devrin sona ermesinin ardından tartışmalara sebep olmuş. 18 metrelik sütun üzerine oturtulan ve sol elini havaya kaldıran bir Sovyet askerini tasvir eden anıtın, artık kültürel ve tarihî değerinin olmadığı ve kaldırılması dile getirilse de hâlâ yerinde duruyor.

Aleko Paşa Caddesi ve Türk Eserleri

Burgaz’ın en popüler caddelerinden biri olan Aleksandr Bogoridi Caddesi’nin, bizde Aleko Paşa diye bilinen bir Osmanlı devlet adamının adını taşıdığını Burgaz’a giden çoğu kişinin bildiğini sanmıyorum. Bu seyahat vesilesiyle biz de öğrenmiş olduk.

Aleksandr Bogoriti Caddesi

 

Bulgar asıllı Osmanlı devlet adamı Aleko Paşa, on dokuzuncu asır Osmanlı Devleti’nin en etkili kişilerinden biri olan Prens Stefan Bogoridi’nin oğlu idi. Büyükelçilik, nâzırlık gibi yüksek devlet görevlerinde bulunan Aleko Paşa, Berlin Antlaşması (1878) hükümlerine göre kurulan Doğu Rumeli vilâyetine ilk genel vali olarak atanmıştı. Osmanlı İmparatorluğu’ndaki en yüksek rütbeli Bulgar şahsiyetlerden biri olan Aleko Paşa’nın adı, Burgaz’ın merkezinde müzeler, kafe ve restoranların bulunduğu trafiğe kapalı ana caddeye verilmiş. Cadde, şehrin ana yaya bulvarı olarak Deniz Bahçesi’nin girişine kadar uzanıyor.

Aleko Paşa

 

Şehirde Osmanlı devrinden kalma yapıları merak ediyoruz. Kanuni Sultan Süleyman tarafından şehirde hamamlar inşa edildiğini öğreniyor, ancak ortadan kaldırılmış olduğu ve yerlerine başka binalar yükseldiği için bunların hiçbirini göremiyoruz. Uzun seneler idaremizde kalan şehir merkezinde hiçbir Türk kültür varlığına rastlayamadık. Yaptığımız küçük araştırmada Burgaz’ın bazı köylerinde çeşitli mescitlerin varlığını sürdürdüğünü öğreniyoruz. Ama kent merkezinde uzun yıllardır bir cami inşaatı için çeşitli girişimlerde bulunulmasına rağmen bugüne dek netice alınamamış.

Dünya Mirası Nessebar

Seyahatimizin üçüncü günü sabahı Burgaz’dan ayrılıp sahil yolundan Varna’ya doğru yola çıktık. Varna’nın kuzeyinde, sahile yakın bir konumda bulunan otelimize varmak birkaç saatimizi aldı.

Burgaz ile Varna arası kara yolu mesafesi takribî 120 kilometre. Ortalama iki veya iki buçuk saat sürüyor. Ancak biz bu güzergâh üzerinde bulunan Nessebar kasabasına da uğradığımız için yolumuzu uzatmış olduk.

UNESCO tarafından Dünya Mirası listesine dahil edilen tarihî kasaba, Karadeniz kıyısında küçük bir yarımada üzerinde kurulu. Ülkedeki Bizans mimarisinin incelenmesi bakımından önemli bir sit alanı Nessebar.

Tarihî atmosferi, küçük antik tiyatrosu, surları ve kilise harabeleri, taş kaldırımları ve dört tarafını kuşatan deniz manzarasıyla açık hava müzesi olan şehir, Avrupa Birliği’nin sağladığı fonlar sayesinde yenilenmiş. Ancak ne yazık ki Burgaz şehir merkezinde olduğu gibi burada da Türk kültür varlığından herhangi bir iz ve esere tesadüf edemedik. 1878 yılı sonrasında elimizden çıkan bölgede yaşanan sosyal ve demografik değişimler Türk devrine ait izleri silip süpürmüş.

Yola devam etmemiz gerektiği için Nessebar’da uzun bir süre kalamıyoruz.

Kâmil Engin
Kâmil Engin

Yazarımız Ol!

Yazınızın Millî Düşünce Merkezinde yayınlanmasını ister misiniz? Yazınızı gönderin, değerlendirelim, yayımlayalım.

Yazını Gönder!

Bağışta Bulun!

Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye düşünüyor musunuz? Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha etkili olacaktır.

Tıkla!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla yazı yüklemek için kaydırın ➔