Çin’in Dijital Fethi ve Türkler – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış

DUYURU   • Vefatının 7. Yılında Prof. Dr. Turan Yazgan Anılıyor   • Halil Açıkgöz vefat etti

Çin’in Dijital Fethi ve Türkler

Foreign Policy yazarı Bradley Jardine’in “China’s Surveillance State Has Eyes On Central Asia” yazısında Çin hükümetinin Türk devletlerini içerden nasıl fethettğini ve Çin ‘in teknolojik gözetleme sistemleri projelerini gelecekteki risklerine dair analizleri sizlerle paylaşıyoruz.

18 Kasım 2019
Batur Kılıç

 

Çin rejimi, Orta Asya’da gözetleme sistemleri kurarak yayılıyor.

Çin’in gözetleme rejiminin temelleriKuşak ve Yol projesi boyunca yayılıyor. Son zamanlarda, Kırgızistan yeni bir polis merkezini başkenti Bişkek’te açtı. Bu yeni merkezinde ise; yeni yüz tanıma kameraları kullanılıyor. Donanım, ABD’nin yaptırım uyguladığı  Çin Ulusal Elektronik İthalat ve İhracat Şirketi tarafından kuruldu. Bu donanımın ücretsiz olarak kurulduğu iddia edilmektedir.

Bu girişimler Bişkek’in “akıllı şehir”   yaratma çabalarının bir parçası olmakla beraber , projeler bütün bölge boyunca Çin yardım ile yürütülmektedir. Nisan ayında  Huawei Özbekistan hükümeti ile Trafik denetim sistemi anlaşması yaptı ve anlaşmayla beraber Özbekistan ‘a 883 tane kamera kurulacak. Aynı zamanda , ABD’nin yaptırım listesindeki, kalabalıklar da bile Uygur Türklerinin yüzlerini tespit etme kabiliyetiyle övünen şirket Hikvision sözde “akıllı şehir” uygulamasını Kazakistan’ın Almati ve Şimkent gibi şehirlerine temin ediyor.

Orta Asya’nn kırılgan devletleri için, teknoloji kendi nüfuslarını izleme amacıyla  istenilen bir araç olmasına rağmen,  kendi halkını bastırmak ve hapsetmek için bu teknojiyi kullanan bir süper güç ile tehlikeli bir gönül ilişkisini de barındırıyor.  Böylece Pekin’e borç her geçen gün birikiyor.

Akıllı şehirler , 2025 itibariyle dünyanın en büyük teknolojik süpergücü haline gelmek için 2015 yılında formüle edilmiş bir stratejini parçalarıdır. “Dijital İpekYolu” olarak sunulan girişimin amacı ülkenin teknoloji devlerini destelemek, Çin merkezli dijital bir altyapı kurmak ve küresel veri tedarik zinciri üzerinde tekel kazanmaktır.

Proje Tacikistan ve Kırgızistan gibi maddi olanağı kısıtlı devletler de dijital bağlanırlığı artırabilirken, eleştirmenlerin yorumlarına göre, otoriterliği ve Çin’e borç bağımlılığını arttırabilir. Son raporlara göre, Huawei’n “Güvenli Şehir” anlaşmalarını %71’i özgürlük ve insan haklarına dair şüpheli geçmişleri olan ülkeler  ile yapılmaktadır. Bu tarz bir teknoloji , Çin Komünist Partisinin gözetiminde olan Latin Amerika’nın belli bölgeleri de dahil olmak üzere Çin elitlerine kişisel bilgilere uzaktan erişim olanağı sağlıyor.

Akıl şehirler akıllıca yatırımlardır, çünkü  2050 yılından itibaren dünya nüfusunun yaklaşık %70’nin şehir merkezlerinde yaşaması bekleniyor ve şehirler Asya’nın nüfus artışının %90’nına sahip olacak.

Tabii ki, akıllı şehirler programının  trafik güvenliği ve kanunların uygulanması gibi konularda faydaları da var. Örneğin, Tacikistan’ın başkenti Duşanbe’de  Güvenli Şehir çalışması  sürücülerin trafik kurallarını uyması arttırdı ve trafik ihlalleri %2o oranında  düştü. 2018 yılıyla, proje 1.7 milyon suçu ve 445 trafik kazasını teşhis etti. Neredeyse 993 bin kuralları ihlal eden kişi , 12 milyon dolar para cezasına çarptırıldı. Huawei’in anlaşmalarının %42’si alt-orta gelirli ülkelerle çünkü  rekabetçi fiyatlandırma ve para sıkıntısı çeken ülkeler için gelir akışı yaratma  potansiyeli nedeniyle teknojloi popüler bir yatırım olarak görünmektedir.  Fakat, Çin’in Orta Asya’da etkinliğini arttırmak için hedefinde doğrudan güvenlik güçleri var. Mayıs ayından beri Çin hükümeti, Kırgızistan İçişleri Bakanlığı’na 4.3 milyon dolar değerinde otobüs, SUV cipler ve zırhlı polis araçları sağladı. Aynı zamanda, video gözetleme sistemlerinin tanıtımı üzerine bir anlaşma daha yapıldı. Yakın bir tarihte ise; Özbekistan polis kuvvetlerine başkent Taşkent’i gözlemek için yüz tanıma sistemli otobüs filoları tedarik edildi.

Bütün bu projeler karşılığında ise; hükümetler herhangi bir Çin karşıtı hareketliliğe müsamaha göstermiyor. Örneğin, Kazak hükümeti Çin ile karlı ilişkilerine zarar verir korkusuyla Uygur toplama kamplarına dair çalışmalar yürüten kişileri tutukladı.

https://foreignpolicy.com/2019/11/15/huawei-xinjiang-kazakhstan-uzbekistan-china-surveillance-state-eyes-central-asia/

*********************************

Teknolojik yatırımlar şuan Türk devletlerine çok cazip gelmesine rağmen, uzun vade de Çin’e olan bağımlılıklarını arttıracaklar.

Buna ek olarak, Türk dünyasının ayağa kalkması için acil ihtiyacı olan demokrasi büyük zararlar alacaktır. Çünkü bu projeler otoriter eğilimlere güç kazandıracaktır.

Çin tehdidi artık Çinlileri ve Uygur Türklerin daha ötesine ulaşmıştır ve yavaş yavaş bütün dünyaya yayılmaktadır.

Tarih yine tekerrür ediyor:

Türk dünyası yine Çin oyunlarıyla içerden fethediliyor.

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları