Dr. Sakin Öner: Atsız, Türkçülük Fikrinin Cumhuriyet Dönemindeki Önderidir

Fedakarlığın milletleri asilleştirdiğinin ve kahramanlıştırdığının bilinciyle bilge lider Atsız, ömrü boyunca Türk milletinin tüm değerleriyle yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması için çalışmalarını yılmadan sürdürdü.  Çünkü Türkçülük, Atsız için Türk milletini sevmek, onu yükseltmek ve yüceltmek demekti. Ömrü boyunca ülküsünü gerçekleştirmek için her koşulda mücadele verdi.


Türk Dili ve Edebiyatı Araştırmacısı: Sakin Öner:

Atsız, Türkçülük fikrinin cumhuriyet dönemindeki önderidir

Bilge Türk lideri, ilim, fikir ve kültür insanı, Türkolog, Yazar, Şair ve Öğretmen Hüseyin Nihâl Atsız’ın sonsuzluğa yürüyüşünün 46’ncı yılı bugün. Fedakarlığın milletleri asilleştirdiğinin ve kahramanlıştırdığının bilinciyle bilge lider Atsız, ömrü boyunca Türk milletinin tüm değerleriyle yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması için çalışmalarını yılmadan sürdürdü.  Çünkü Türkçülük, Atsız için Türk milletini sevmek, onu yükseltmek ve yüceltmek demekti. Ömrü boyunca ülküsünü gerçekleştirmek için her koşulda mücadele verdi.

Kutlu tini şad, mekanı uçmağ olsun!

Sonsuzluğa yürüyüşünün 46’ncı yılında Türk Dili ve Edeboyatı Araştırmacısı Dr. Sakin Öner, Atsız atayı kendinden önceki ve dönemindeki Türkçülerden farklı kılan özelliklerini anlattı. 3 Mayıs 1944 Milliyetçilik Olaylarının Türk milliyetçiliği tarihindeki yerini, Atsız’ın Türk dünyası ile ilişkilerimizin gelişmesindeki rolünü, Cumhuriyet döneminde Türkçe adların yaygınlaşmasındaki etkisini anlattı. Günümüz neslinin, Nihal Atsız’ı ne kadar tanıdığını ve anladığını değerlendirdi.

Yeliz Şenyerli: Sayın Sakin Öner, Türkçü fikir insanı Hüseyin Nihal Atsız’ı, kendinden önceki ve dönemindeki Türkçülerden farklı kılan özellikleri nelerdir?

Sakin Öner: Hüseyin Nihâl Atsız(1905-1975), Türkçü bir ilim, fikir ve kültür insanı, tarihçi, Türkolog, şair ve yazardır. Türk milletinin tarihiyle eşit bir yaşa sahip olan Türk milliyetçiliği fikrinin, 20. yüzyılda Ziya Gökalp’ten sonraki en kuvvetli temsilcisidir. Türkçülük fikrini ve Türk ülküsünü yayma gayesi peşinde kalemi ile yaptığı yarım asırlık mücadelesi, onu Türkçülük fikrinin Cumhuriyet dönemindeki önderi yapmıştır.

Atsız’ı, çağdaşı ve önceki dönemlerdeki Türk milliyetçilerinden ayıran en önemli özelliği, ömrü boyunca inandığı dava ve bağlandığı ülküler yolunda her türlü fedakârlığı göz önüne alarak yılmadan ve yorulmadan cesaretle mücadele etmiş, her türlü mağduriyeti yaşamış; ama haysiyetli ve asil duruşunu asla değiştirmemiş bir eylem insanı olmasıdır. Çıkardığı dergiler, kurduğu teşkilâtlar, yazdığı şiirler, romanlar ve makalelerle millî şuur ve ruh sahibi Türkçü ve ülkücü bir aydınlar neslinin yetişmesine büyük katkı sağlamıştır. Atsız, Türkçü mücadelenin nasıl yapılacağı konusunda rol model olmuştur.

“3 Mayıs 1944 Milliyetçilik Olayları, Türk milliyetçilerinin yol haritasıdır.”

Yeliz Şenyerli: 3 Mayıs 1944 Milliyetçilik Olaylarının Türk milliyetçiliği tarihindeki yeri nedir?

Sakin Öner: 3 Mayıs 1944, Türk milliyetçilerinin Türk’ün milli varlığına düşman unsurlara ilk başkaldırısıdır. 3 Mayıs 1944’teki Türkçülük şahlanışı olmasaydı, bugün Türk milliyetçiliği fikri, siyasi platforma taşınamayacak ve geniş kitlelere ulaşmayacaktı. Türk gençliği, bölücü vatan haini güçlerin önünde sarsılmaz bir kale gibi duramayacaktı. 3 Mayıs 1944 Milliyetçilik Olayları, zor günlerde Türk milliyetçilerinin nasıl hareket etmesi gerektiğini gösteren bir yol haritasıdır. Bugün hiçbiri hayatta bulunmayan 3 Mayıs 1944’ün kahramanları Nihal Atsız, Alparslan Türkeş ve arkadaşlarını rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.

“Türkçülük, Türk milletini sevmek, onu yükseltmek ve yüceltmektir.”

Yeliz Şenyerli: Atsız hocamıza göre Türk ülküsü nedir?

Sakin Öner: Atsız Hocaya göre Türkçülük;

Türk milletini sevmek, onu yükseltmek ve yüceltmek, Türk kültürünün ve Türk dilinin dünyanın en üstün özgün kültürü ve dili olduğuna inanmak, Türk milletinin bütün milletlerden daha fazla mesut ve müreffeh yaşama hakkının olduğuna inanmak, dünyanın en merhametli ve hoşgörülü milletinin Türk milleti olduğunu kabul edip tarihte utanılacak hiçbir davranış ve kendimizi suçlu görecek hiçbir kabahatimizin olmadığına iman etmek demektir.

Türkçülük; Türk milliyetçiliğinin özel adıdır,  bir ülküdür. Ülküler, milletlerin manevi gıdasıdır. Ülküler, hakikatle hayalin karışmasından doğan, maziye bakarak geleceği yönlendiren ve uğrunda her türlü fedakârlığın göze alındığı büyük dileklerdir.

“Türk Keneşi’nin kurulmasında, Atsız’ın Türk dünyası ile ilgili görüşlerinin büyük etkisi vardır.”

Yeliz Şenyerli: Türk milliyetçilerinin bilge lideri Nihal Atsız’ın Türk Dünyası ile ilişkilerimizin gelişmesindeki rolü nedir?

Sakin Öner: Nihal Atsız, edebiyat ve fikir dünyamıza, Ziya Gökalp’in kazandırdığı “Turan”, Gaspıralı İsmail ve Yusuf Akçura’nın kazandırdığı “Türk Birliği” ve “Bütün Türklük” kavramını, Cumhuriyet’in ilanından sonra da gündemde tutan ve bugünlere taşıyan Türk milliyetçisidir.

O, Türkiye sınırları dışında kalan ve çoğu esir olan Türklerin bir gün özgürlüklerine ve bağımsızlıklarına kavuşacağına inanıyordu. Bu inancını, ömrü boyunca yeni yetişen genç Türkçülere aşılamaya çalıştı. Sovyetler Birliği’nin dağılması ve beş Türk cumhuriyetinin kurulması, Türkiye ile bu cumhuriyetler arasında kültürel ve ekonomik iş birliğinin gelişmesi ve son dönemde Türk Keneşi(Türk Devletleri Konseyi)’nin kurulmasında, Atsız’ın Türk dünyası ile ilgili görüşlerinin büyük etkisi vardır.

“Atsız’ın çalışmaları, Cumhuriyet döneminde Türkçe adların yaygınlaşmasında etkili olmuştur.”

Yeliz Şenyerli: Türklerde çocuklara ad koymak çok önemlidir. Atsız da kültürel kimliğimizin aktarılması için Türk çocuklarına Türkçe isimler koyulması için çalışmalar yapmıştır. Cumhuriyet döneminde Türkçe adların yaygınlaşmasında Atsız atanın önemi nedir?

Sakin Öner: Atsız, birçok yazısında milli kimliğimizi kazanmak ve korumak için çocuklarımıza Türk adı vermenin önemi üzerinde durmuştur, çocuklarımıza verebileceğimiz Türkçe isimleri derlemiştir. Bu konuda yaptığı çalışmalar, Cumhuriyet döneminde Türkçe adların yaygınlaşmasında etkili olmuştur. Özellikle 1946’da yayımlanan Bozkurtların Ölümü ve 1949’da yayımlanan Bozkurtlar Diriliyor romanlarındaki erkek ve kadın isimleri, günümüze kadar milliyetçi ebeveynler tarafından çocuklarına verilmiştir.

“Günümüz kuşağının milliyetçi ilim ve edebiyat insanlarının anlaması, millî müfredatla  mümkündür.”

Yeliz Şenyerli: Günümüz Z kuşağı, Nihal Atsız’ı yeterince tanıyor ve anlıyor mu? Bu konu özelinde günümüz gençlerine neler önerirsiniz?

Sakin Öner: Günümüz Z kuşağı, Nihal Atsız’ı yeterince tanımıyor ve dolayısıyla anlamıyor. Bunun başlıca sebepleri şunlardır:

12 Eylül 1980’den sonra uygulanan serbest piyasa ekonomisi, maddi değerlerin manevi değerlerin önüne çıkması, apolitik gençlik yetiştirme siyaseti, bireyselliğin toplum hayatına egemen olması, bilişim ve iletişim teknolojisindeki gelişmeler, kitap okumak yerine zamanın büyük kısmının sosyal medyaya harcanması ve özellikle son yıllarda çeşitli çıkarlar için milli ve manevi değerlerin erozyona uğratılması, başta Andımız’ın okullarda okutulmaması ve millî bayramların düşük profile çekilmesi, milli kahramanların itibarsızlaştırılmaya çalışılmasıdır.

Yeni neslin(Z kuşağının), başta Nihal Atsız olmak üzere milliyetçi ilim ve edebiyat insanlarının anlaması, Millî Eğitim Sistemi ve millî müfredatla  mümkündür.

Yazar

Yeliz Şenyerli

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yorum Yap

Kayıt olmadan yorum yapabilirsiniz.




Benzer Yazılar