FİLİNTA MUSTAFA – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış
Millî Düşünce Merkezi
MİSAK logo

_______23 Şubat 2015_______

FİLİNTA MUSTAFA

Talat Şalk
Paylaş:

 23 Şubat 2015

T.R.T.’nin Salı ve Çarşamba geceleri yayımlanan Filinta Mustafa ve Diriliş dizilerini severek izliyorum. İki dizi de konularını tarihimizden alıyor.

Filinta Mustafa, 2’nci Abdülhamid devrindeki polisiye olayları konu almış. Filmin kahramanı Filinta Mustafa kahraman, vatansever, namuslu, silahına hâkim, bileği kuvvetli bir zaptiye müşiridir. Suç işleyenlerin, suç işlemeye teşebbüs edenlerin karşısında kaya gibi sağlam duruyor. Suçlar doğrudan Devletin varlığına yönelik, suçlular yabancı devlet görevlileri veya yabancılarla beraber olan yerli işbirlikçilerdir.

Belki Filinta Mustafa isimli bir zaptiye müşiri yaşamamıştır. Dizide anlatılan olaylar da gerçek değildir. Ancak 2. Abdülhamid zamanı dizide anlatıldığı gibidir. 1877 – 1878 Osmanlı Rus savaşına kadar İngiltere ve Fransa gibi batılı devletler Rusya’nın yayılmacılığına sıcak denizlere inme tehlikesine karşı Osmanlı Devleti’nin yanında yer alıyorlardı. Osmanlı Devleti 1878 yılında Rusların karşısında ağır bir yenilgiye uğradı, batılıların yardımıyla Berlin Antlaşması’nda Rumeli’deki topraklarının bir kısmını kurtarabildi; ancak bu Berlin Antlaşması’ndan sonra İngiltere ve Fransa gibi batılı devletler de Osmanlı Devleti’nden ümitlerini kestiler. Onlar da Osmanlı İmparatorluğu topraklarının kendileri için elverişli gördükleri alanlarında hâkimiyet kurmayı düşünmeye başladılar. Osmanlı İmparatorluğu topraklarına doğrudan doğruya veya Ermenileri veya Arap şeyhlerini veya Rumeli’deki azınlıklar kullanarak saldırmaya başladılar.

2. Abdülhamit devri tarihimizin en karışık dönemlerinden biridir. Bu karışık dönemde yerli işbirlikçiler de düşmanlarımızla birlikte çalışmışlardır. Bu itibarla dizinin senaryosu 2. Abdülhamit devrini tasvir etmektedir.

Dizinin son bölümünde İstanbul’a vapurla 5 kişi gelir. Bu 5 kişi ABD iç savaşında kuzeylilere mağlup olan güneylilerdendir. İçlerinden biri generaldir. Biri de güney ordusunun en hızlı silah çeken bir görevlisidir. Bu hızlı silah çeken güneyli silahşorun görevi diğer 4 güneyliyi korumaktır.

Ayni vapurla İstanbul’a Kid isimli bir Amerikalı daha gelir. Kid, ABD’nin bir istihbarat görevlisidir ve ABD’nin en hızlı silah çeken silahşorudur. Amerika’da bir efsanedir. Ünü, İstanbul’a ulaşmıştır. Güneyliler İstanbul’a silah satın almak için gelmişlerdir. Silah devletten satın alınmayacaktır. Silahlar illegal yoldan silah kaçakçısından alınacaktır. Silah kaçakçısı kişi de Osmanlı vatandaşıdır.

Kid’in iki görevi vardır. Silah satın almaya gelen güneylileri öldürmek ve ABD adına yine illegal yollardan silah satın almak. Kid’den daha hızlı silah çektiğine inanan güneyli silahşor, Kid’in karşısına çıkar. Fakat Kid çok hızlıdır. Güneyli silahşoru düelloda öldürür.

Kid, bundan sonra güneyli general ve arkadaşlarını bir sokakta kıstırır. Tek başına dördünün karşısına çıkar. Onlara da silah çekme fırsatı verir; ancak o kadar hızlı hareket eder ki hısımları tek el ateş edemeden dördünü de tam kalplerinden vurup öldürür. Sonra bir Türk hamamında dört Türk’le kavga eder, tek başına dört Türk’ü de öldürür.

İstanbul’da işlenen cinayetlerin faillerini bulmak ve yakalamak Filinta Mustafa’nın görevidir. Mustafa yaptığı araştırmalar sonucunda cinayetleri işleyen şahsın, Kid olduğunu tespit eder, Kid’i takip eder ve yakalamak için karşısına çıkar, teslim olmasını ister. Kid çok hızlıdır. Mustafa’nın silahını çekmesine fırsat vermeden hızla tabancasını çeker ve Mustafa’yı tam göğsünden vurur. Mustafa bir arkadaşının tavsiyesi ile Kid’in karşısına çıkmadan önce arkadaşının yaptığı kurşun geçirmez bir çelik yelek giymiştir. Bu çelik yelek Mustafa’yı ölümden kurtarır; fakat Mustafa darbenin şiddeti ile dizlerinin üzerine çökmüştür. Bir an dizlerinin üzerinde kalır. Kid te Mustafa’nın hemen ölmemesine şaşırmış, elinde tabancası Mustafa’ya bakmaktadır. Bu arada yediği kurşun darbesinin etkisinden kurtulan Mustafa hızla tabancasını çeker, Kid’e ateş eder ve onu öldürür.

19. Asrın ikinci yarısında ABD’nin batısında kovboylar dönemi yaşanmıştır. Kovboyların içinde eşkıyalar, şehirleri, eşkıyaya karşı koruyan kahramanlar da vardır. İçlerinde muhakkak silahını çok iyi kullananlar da bulunmaktadır. Hollywood bu kahramanları efsaneleştirmiş, adeta erişilmez, baş edilemez yapmıştır. Dizide Filinta Mustafa’nın senaristi de Hollywood’un etkinde kalmıştır. Bileği kuvvetli, iyi silah kullanan, iyi dövüşen, kahraman bir zaptiye müşirini, Kid karşısında yenik düşürmüştür. Filinta Mustafa ancak arkadaşının ona zorla giydirdiği çelik yelek sayesinde ölümden kurtulmuş ve Kid’i öldürmüştür.

Hollywood Amerika’nın propagandasını yapmaktadır. Hollywood filmlerinde çok kere Amerikalıların her alanda üstün oldukları anlatılmak istenir. Bugün ABD. dünya devidir. Şüphesiz tarihleri içinde çok kahramanları olmuştur; fakat her milletin kahramanları vardır. Hele bizim uzun tarihimizde yetişen ve adını tarihe altın harflerle yazdıran kahramanlarımızın sayısı belli değildir.

1950’li yıllarda Kore’ye gönderilen tugayımız Kore’de destan yazmıştır. Bazıları bugün dahi “Kore’ye Türk askerinin gönderilmesi yanlıştı” der. Kore’ye Türk askerinin gönderilmesinin doğruluğu yanlışlığı tartışılabilir; fakat Kore’ye gönderilen Türk askeri, Türk’ün asaletini, mertliğini ve savaşçılığını bütün dünyaya göstermiştir.

Kore deyince bizim aklımıza Kunuri Savaşları gelir. Kunuri’de Türk askeri gerçekten çok iyi savaşmış Kore’deki Birleşmiş Milletler Kuvvetleri’nin, Kızıl Çin Askerleri tarafından yok edilmesini engellemiştir. Birleşmiş Milletler Kuvvetleri komutanı General Douglas Mac Arthur, “Türkler’in kahramanca çarpışmaları Birleşmiş Milletler Kuvvetleri’nin salimen yeni müdafaa hatlarına çekilmelerini mümkün kılmıştır” demiştir.

Fakat bir başka savaş daha vardır ki Kore’de bulunan eski askerler o savaşın Kunuri Savaşları’ndan daha önemli olduğunu söylerler: Kumyangjang-ni Savaşı.

Kumyangjang-ni kasabasını Kızıl Çin Ordusunun 150. tümenine bağlı 447. ve 448. alayları savunuyordu. Kızıl Çin Ordusu birlikleri Kumyangjang-ni’nin önünde stratejik önemi haiz 185 ve 156 rakımlı tepelerde mevzilenmişler Birleşmiş Milletler Kuvvetleri’ne göz açtırmıyordu. Mac Arthur Kumyangjang-ni’nin mutlaka düşürülmesini istiyordu.

Kumyangjang-ni’yi almak için ABD askerleri de Birleşmiş Milletler Kuvvetleri içinde çarpışan diğer milletlerin askerleri de taarruz etmişler, hiçbiri başarılı olamamışlardı.

Mac Arthur, Türk Tugayı’ndan Kumyangjang-ni’yi almasını istedi. Türk Tugayı 24.Ocak.1951 günü Kumyangjang-ni’ye taarruza başladı. Çarpışmalar çok şiddetli oldu. Sayıca da kalabalık olan Kızıl Çin Alayları mevziilerini kaybetmemek için direndi; ancak Türk taarruzunu durduramadılar. Askerlerimiz 185 ve 156 rakımlı tepeleri ele geçirdikten sonra Kumyangjang-ni kasabasına girdiler.

Savaştan sonra Birleşmiş Milletler Kuvvetleri içinde çarpışan diğer birliklerin komutanları bizimkilere, savaşta kaç Kızıl Çin askerinin öldüğünü sorarlar. Bizim komutanlar ”herhalde 800 kadar Kızıl Çin askeri hayatını kaybetmiştir” diye cevap verirler.

800 Rakamı Amerikalılara da, diğer milletlerin komutanlarına da abartılı gelir, ”Türkler amma da palavra atıyor” diye konuşurlar.

Sonradan savaş alanındaki ölü Kızıl Çin askerleri sayıldığında Kumyangjang-ni Savaşı’nda 3000’den fazla Kızıl Çin askerinin hayatını kaybettiği anlaşılır.

General Mac Arthur, Kumyangjang-ni Savaşı’nın kazanılmasından sonra Türk Tugayı’nı tebrik için Tokyo’daki karargâhından Kore’ye gelir. Gelince de, “Ben dünyanın en kahraman askerini kutlamak için Kore’ye geldim” der.

Biz tarihimizi iyi bilmiyoruz. Bunun için de milletimizi iyi tanımıyor, milletimizin büyüklüğünü gereğince değerlendiremiyoruz. Milletimizin büyüklüğünü iyi değerlendiremeyince de Hollywood efsanelerine yeniliyoruz.

 

 

Paylaş:
Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları