HAVA SAHASI KRİZİNDE GÖZDEN KAÇ(IRIL)ANLAR – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış
Millî Düşünce Merkezi
MİSAK logo

_______14 Ekim 2015_______

HAVA SAHASI KRİZİNDE GÖZDEN KAÇ(IRIL)ANLAR

Hakan Paksoy
Paylaş:

14 Ekim 2015

Kamuoyunun malumu, Suriye üzerinden yeni bir sınır komşusu kazandık, Rusya.

Kazandık kazanmasına da daha geldikleri günlerde aramızda maraza çıktı. Genelkurmayımıza göre “Milliyeti tespit edilemeyen MİG-29 uçağı”, NATO’ya göre ise SU-30 ve SU-24 uçakları hava sahamızı ihlal ettiler.

Bu ihlallerden sonra düşüncelerimizi paylaşmış ve o analizin son cümlesi olarak da “Bu pilav daha çok su kaldıracak gibi duruyor” demiştik.

Olayların gelişimine ve sonrasına yeniden bakalım.

3-4 Ekim: hava sahası ihlal(ler)i,

5 Ekim: ihlal(ler)le ilgili olarak Dış İşleri Bakanlığı 269 sayılı açıklaması,

5 Ekim: ihlalle ilgili Genelkurmay açıklaması,

6 Ekim: Rusya Savunma Bakan Yardımcısı Anatoliy Antonov “Rusya Genelkurmay Başkanlığı, dileyen her devletle ve öncelikle de Türkiye ile Suriye konusunda çalışma grubu oluşturulmasına hazırdır. Türkiye Savunma Bakanlığı yetkililerini Moskova’da ağırlamaktan memnuniyet duyacağız” dedi. http://tr.sputniknews.com/rusya/20151006/1018191080/anatoliy-antonov-rusya-turkiye-isid-abd.html#ixzz3oXvkAHHH (06.10.2015, 15:28)

6-7 Ekim: Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü Konaşenkov, “Türkiye Savunma Bakanlığı’nın, çatışmaları önlemek amacıyla Rus savaş uçaklarının terör örgütü IŞİD’e karşı eylemlerini koordine etmek için ortak çalışma grubu kurmayı önerdiğini” açıkladı. http://tr.sputniknews.com/rusya/20151006/1018201184/rusya-turkiye-suriye-isid.html#ixzz3oWZkV02U  (06.10.2015, 23:59; Güncelleme 07. 10, 01:36)

7 Ekim: AKP Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik’in, “Rusya’nın, ‘Bir araya gelip görüşelim’ önerilerini olumlu buldukları” açıklaması, (http://www.cnnturk.com/video/turkiye/omer-celikten-rusya-aciklamasi 07.10.2015 13:24)

7 Ekim: Dış İşleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç’in bir soruya cevabı: “Rusya Federasyonu Makamlarıyla Ankara’da Bakanlığımızca yapılan görüşmeler ve askeri makamlarımız arasındaki görüşmeler bağlamında herhangi bir çalışma grubu tesisi gündeme gelmemiştir.” (DİB Resmi İnternet Sitesi açıklamalar bölümü)

8 Ekim: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Japonya’ya giderken uçakta gazetecilere (hava sahası ihlalleri ve Suriye’deki Rusya konusundaki sorulara karşın): “Bu ihlaller ciddiyetle bağdaşmıyor. … Mersin Akkuyu’yu Ruslar yapmaz ise bir başkası gelir yapar. … Dolayısıyla o konuda daha hassas olması gereken Rusya. … Türkiye, gerektiğinde, doğalgazı çok farklı yerlerden temin yoluna da gidebilir. Rusya da iyi düşünmek durumundadır.” Açıklamaları.

9 Ekim: Rusya Gazprom CEO’su Alexei Miller: “Türkiye’nin Mavi Akım üzerinden 3 milyar metreküp ilave gaz isteğinin reddedildiğini” söyledi.

12 Ekim: (Bakanlar Kurulu Toplantısı sonrası) Hükumet Sözcüsü Numan Kurtulmuş’un “hudut ihlallerine [birden fazla olduğunun teyidi] karşı ortak bir askeri komitenin çalışılması teklifi iletilmiş ve bu tekliflerimiz karşısında Rusya’nın cevabı beklenmektedir.” Açıklaması.

Bütün bu yaşananları alt alta koyup, bir bütün halinde okuyunca ne kadar da “terör örgütü ile görüştü diyenler şerefsizdir”e benziyor değil mi?

***

Biz olayların bu cephesini bir yana bırakıp başka bir açıdan bakalım.

Öncelikle: Başka konularda olduğu gibi burada da Türkiye kamuoyundan birtakım bilgiler kaçırıldığı anlaşılmaktadır. Bunun sebebi nedir? Bu şekilde nereye kadar gidilebilecektir? Suriye ve Irak politikalarında (bölücülük belasını saymıyorum daha) saplandığımız bataklık böyle bir anlayışın sonucu değil midir?

Bu tarih sıralamasından anlaşılan; Devletimizin güzide kurumları ile Hükumet ve Hükumeti kuran parti arasında,  çok vahim sonuçlar doğuracak yaklaşım farklılıkları vardır. Cumhurbaşkanı da diğerlerinden farklı düşünmektedir.  Herkesin ve her makamın birbirlerinden farklı düşündüğü ve farklı davrandığı bir devletin, saplandığı bataklıklarda boğulması işten bile değildir.

Merhum Mehmet Akif ne güzel söylemiş:

Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez;
Toplu vurdukca yürekler, onu top sindiremez.

Bırakın eski hükümetleri meydandakiler
Yetişir, şöyle bakıp ibret alan varsa eğer.

İşte Fas, işte Tunus, işte Cezayir, gitti!
İşte Irak’ı da taksim ediyorlar şimdi.

Paylaş:

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları