Kaset Üzerine Düşünceler – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış

DUYURU   • Söz konusu-6: Kadın ve çocuk şiddetinin arka planı (canlı)   • Söz Konusu-5: Açık Oturum

Kaset Üzerine Düşünceler

 25.05.2011   Yerde ve gökte zerre ağırlığınca hiç bir şey Rabbinden uzakta kalmaz. Bunun daha küçüğü de, daha büyüğü de yoktur ki, apaçık bir kitapta (kayıtlı) olmasın.(YUNUS SURESİ, 61) *** “Levh-i mahfuz” sözlükte; “levh” levha, “mahfuz” ise korunmuş demek. Allah’ın takdir ettiği, olmuş ve olacak bütün şeylerin üzerinde yazılı bulunduğu kabul edilen kader levhası. *** Bir […]

25 Mayıs 2011
Osman Erenalp

 
25.05.2011 
 
Yerde ve gökte zerre ağırlığınca hiç bir şey Rabbinden uzakta kalmaz. Bunun daha küçüğü de, daha büyüğü de yoktur ki, apaçık bir kitapta (kayıtlı) olmasın.(YUNUS SURESİ, 61)

***

“Levh-i mahfuz” sözlükte; “levh” levha, “mahfuz” ise korunmuş demek. Allah’ın takdir ettiği, olmuş ve olacak bütün şeylerin üzerinde yazılı bulunduğu kabul edilen kader levhası.

***

Bir düşünür; “Günahlar içki gibi koksalardı kokudan kimsenin yanına yaklaşılmazdı” diyor,

Kasete dönüştürür isek; Kabahatler birer kasetle gözler önüne serilebilseydi sıradan bir kamu görevi için bile önerilebilecek birini bulmak zorlaşabilirdi.

***

“Yahudiler, İsa Peygamber’e, zina ederken yakalanmış bir kadın getirdiler ve Musa Peygamber’in bu gibilere recm cezası verdiğini ileri sürerek buna ne diyeceğini sordular. İsa Peygamber onlara; “İçinizde günahsız olan ilk taşı atsın!” deyince kadını recmetmekten vazgeçtiler”  (YUHANNA 8/3–11)

***

“ Fe-men ya’mel miskale zerretin hayran yerah (artık her kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse, onun karşılığını görür). Ve-men ya’mel miskale zerretin şerran yerah (her kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse, o da onun karşılığını görür). (ZİLZAL SURESİ 7–8)

***

Kul marifetiyle elde edilen bir iki kare bile kişiyi yarıştan düşürebiliyor rakibi saf dışı edebiliyorsa varın santim santim, kare kare her anın görüntülendiği (levh-i mahfuz”daki durumu hesap edin siz. Kaset yapma imkânı, imtiyazının sadece bir tarafta bulunmadığı o güne hazırlıklı olmak gerek.

Atalar “Küp içindekini sızdırır” demişler.

Kimin içinde ne var en iyi kendi bilirse de, vatandaş ya da seçmene düşen de adına yetki kullanacak olanın varsa kepini düşürüp üzerinde oynanan oyunu bozmaktır elbet.

Çekirge bir sıçrar iki sıçrar.

İnsanlar bir gün, bir ay, bir hafta, bilemedin bir yıl uyutulabilir. Ama bir ömür asla!

Toplumsal hayatta bir ömür sürebilir bir günde yapılanın yarattığı tahribat. Faturası de gelecek kuşaklara kalır ne yazık ki.

“Emaneti ehline vermek” bu yüzden şart koşulmakta yüce dinimizde.

Eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz.

İlk düğme yanlış iliklendi mi diğerleri de onu takip ederler.

Ön teker nereden giderse arka teker de onu takip eder. Kimin öne düşürüldüğü bu yüzden çok önemli.

Hz Peygamber; “Kimse alnının teriyle kazandığından daha hayırlısını yiyemez” buyurmakta.

Kaset sürümünde ne kadar alın teri, ne kadar helal kazanç var?

Kasete malzeme olanın yaptığında ne kadar varsa o kadar.

“Layık olduğunuzla yönetilirsiniz”

“Sizin hayır gördükleriniz şer, şer gördüklerinizde de hayır olabilir. Allah bilir, siz bilemezsiniz!” (BAKARA/ 216)
 
Her işte bir hayır var.

Herkes kime ne poz, kimin eline ne koz verdi? en iyi kendisi bilir. 

Saçı kesilir önüne de düşer gün gelir de.

Hangi kademe olursa olsun destek verilen bir oluşumda görev alacakların akıllarda şüphe bırakmayacak gözü kapalı savunulabilecek isimlerden oluşması olmazsa olmazdır. Bir yarış içindeysen bu böyle.

Kimsenin kimseye mukaddes bildiği, gönül verdiği bir dava dolayısıyla başını önüne eğdirtmeğe hakkı yok.

Ömür dediğin bir kaset miktarı. Herkesin kaseti başlangıçta sıfır ve aynı aklıkta.

Kişi reşit yaşa gelir, kayıt da başlar. Can bedeni terk edene kadar da devam eder. O boş sayfayı ne ile dolduracağı kişini kendi bileceği iş neticede.

Resulullah’ın mümini tarifiyle noktalayalım dilerseniz konuyu.

“Mümin bal arısı gibidir. Yediğini temiz yer. Ürettiğini temiz üretir. Konup kalktığı yerde kötü iz bırakmaz”

***

Not: On gün sürdü diyelim bir deste kasetin hükmü. Bu kadar meşgule yetti kamuoyunu. Kalan süre ne olacak? Daha seçime iki hafta var. Mızrak çuvala sığmıyor artık. Kasetten kastın cambaza baktırıp esas meseleyi gözden kaçırtmak olduğu ortada.  Ülkenin geleceği üç beş ipliği pazara çıkmışın uçkur meselesinden önemlidir.

Vatandaş olma, seçmen olma sorumluluğu herkesi yaptığıyla baş başa bırakıp ülke meselesine yönelmeyi gerektirir elbette.

Biz bu kadarını okuyabildik bu son sürüm kasetlerden.
 
 

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları