Kul Hakkını Tuşlama

 14.04.2011     Evvela ufak bir teste tabi tutmamız gerekiyor “kul hakkı” benim de derdim diyenlerimizi; Soru=Aşağıdakilerden hangisinde kul hakkı tuşlanmıştır?   A-Polislik sınavında   B-KPSS Sınavında   C-YGS sınavında   D-Yukarıdakilerin hepsinde   (Doğru seçeneğin büyük değerin sağına düştüğünü söylemek şık düşmez. Kimse de bize bunu söyletemez. Sınav hazırlıma komisyonu ve de ettiğimiz yeminin bir gereği […]


 
14.04.2011  
   Evvela ufak bir teste tabi tutmamız gerekiyor “kul hakkı” benim de derdim diyenlerimizi;

Soru=Aşağıdakilerden hangisinde kul hakkı tuşlanmıştır?

 

A-Polislik sınavında

 

B-KPSS Sınavında

 

C-YGS sınavında

 

D-Yukarıdakilerin hepsinde

 

(Doğru seçeneğin büyük değerin sağına düştüğünü söylemek şık düşmez. Kimse de bize bunu söyletemez. Sınav hazırlıma komisyonu ve de ettiğimiz yeminin bir gereği olarak yani

 

Tüm adaylara başarılar

 

***

 

Tek tuşla kul hakkı gaspı hangi sonuçları doğurur?

 

Dört şıkla sınırlanmayacağı için çoktan seçmeli kalıbı içinde veremiyoruz, affımızı dileriz.

 

En baştan başlarsak

 

“Haramın binası olmaz”

 

“Ağlayanın malı gülene hayır getirmez” diyelim sıralayalım gerisini,

 

İlk düğme yanlış iliklenince diğerleri de onu takip ederler
Emanet ehil olmayanın elinde olur
“El adl, esas-ül mülk”
O gibi ellerde de adalet olmaz
Temel baştan çürük atılmış olur
Haksız elde edilen hukuksuz elde tutulmaya çalışılır
Toplum barışı bozulur, ikilik doğar
Körler sağırlar birbirini ağırlar.
Yandaşlar türer.
Toplumda derin yarılmalar olur.
İkiyüzlülük, gizlilik, riyakârlık maharet halini alır
İç barış bozulur, güven kaybolur
Dış tehdide karşı kenetlenme kalmaz.
İçten çürüme başlar.
Bilek hakkıyla değil tuşlayarak bir yerlere gelme adet halini alır.
“Devr-i sabık” yaratılır
“İhkak-ı hak” başlar
“Kaşıkla toplanan kepçeyle savrulur”
Bu topraklar için “ebet müddet” pusuya yatanlar ortalarda görünmeye başlar.
Tek tuşla tuş oluruz velhasıl tüm kurum kuruluşlarımızla.
“Bir dokun bin ah işit” görüldüğü gibi sadece bir parmak marifetiyle.

 

“Hakkı gaspının”  nerelere varacağı nelere mal olacağını bir nebze anlatabildik umarız bu “el çabukluğu marifet ehline…”

 

Sanılmasın ki bu hak tevziatı böyle sürer hep. Gün olur siygaya çeken çıkar, bir Molla kasım gelir de. 

 

Hesabı hep öte tarafa bırakmaz. “Hakkı hak bilip, hak ile ittiba eden, batılı da batıl bilip, batıldan imtina eden” bir Molla Kasım.

 

Döker ortaya bütün marifetleri Kul HAKKI mahlasıyla kul hakkıyla beslenenlerin.

 

“Taş kabağa değse de vay kabağın başına kabak taşa değse de vay kabağın başına”.

 

Tuşlanan, alınan, çalınan, gasp olan kul hakkı, bir milletin bekasıdır görüldüğü gibi.

 

“İslam güzel ahlaktır” buyuruyor Hz peygamber.

 

Ayet-i kerimede de

 

“Hel yestevî’l-lezîne ya’lemûne ve’l-lezîne lâ ya’lemûn”

 

“De ki: Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? ”       “ZUMER SURESİ, Ayet 9” buyruluyor.

 

Bileni bilmez, bilmeyeni bilen yerine koymak doğrudan bu ilahi hükmü gasp etmektir bilene. Âşık dilinin müessiriyetini hesaba katarak Sümmani’den bir dörtlükle noktalayalım dilerseniz.

 

Sümmaniyem ben bu derdi niderim?

 

Başım alıp diyar diyar giderim

 

Yarın mahşer günü dava ederim

 

Siz mahşer yerine gelmez misiniz?
 
 

Yazar

Osman Erenalp

Yorum Yap

Kayıt olmadan yorum yapabilirsiniz.