Kurana Saygı Onu Okumakla Olur

“İnmemiştir hele kurna bunu hakkıyla bilin Ne mezarlıkta okunmak ne de fal bakmak için                                                M. Akif ERSOY *** Kuran’ın, sözlük karşılığı;”toplamak, okumak, bir araya getirmek” Ayet ve sureleri bir araya getirdiği; İslâm’ın […]


“İnmemiştir hele kurna bunu hakkıyla bilin

Ne mezarlıkta okunmak ne de fal bakmak için

                                               M. Akif ERSOY

***

Kuran’ın, sözlük karşılığı;”toplamak, okumak, bir araya getirmek” Ayet ve sureleri bir araya getirdiği; İslâm’ın itikat, ibadet, ahlâk, hukuk, v.s. esaslarını toplayıp ihtiva ettiği ayrıca dünyada en çok okunan ve okunacak olan kitap olduğu için bu ismi aldığı ifade edilir. Peki, ilk emri de “oku” olan bu Allah kelamını okuma karnemiz ne durumda?

İşlemeli kaplıklar içinde yükseğe asmak dokundurmamak Kurana saygımıdır?

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi öğretmeni bu konuyu işliyor. Bir karikatür yansıtıyor tahtaya projeksiyon aletiyle. Çocuk Kuranı merak ediyor. Açmak bakmak istiyor içine. Merdiven dayıyor Mushaf’ı almak üzereyken asılı olduğu yerden. Anne çıkıp geliyor. Hangi anne evladının günaha girmesine razı olur. Annelik içgüdüsü işte

-Aman evladım dokunma sen küçüksün daha.  Nine geliyor gürültüye

-Torunum in aşağı hocalar okur onu sen anlaman. Baba çıkar gelir bu arada:

-Oğlum senin yaşın ne başın ne daha?

Dede geri kalır mı onlardan.

-Abdesti var mı da bu sıpanın?

Kurana saygı adına bütün bunlar.

Konu komşu akraba-i taallukat müdahil olsalar ne inciler döktürülürdü daha kim bilir?

Kuran’a yüksek değer vermeyi onu yüksek yerlere asmakta görüyoruz maalesef. Onun buyruklarını zihinlerin en yüksekliklerinde tutmak dururken. Akif safahatının üçte ikisinde Müslümanları kuranın okunup anlaşılması için ikaz etmekte, ondan yana dertlenmekte onu haykırmaktadır. Ölülerimiz için okuduğumuz Yasin-i şerifin muhatabı dirilerdir. Kuranın tamamının muhatabı dirilerdir. Hadisler, diğer hükümler için de bu böyledir.

İtikadımızca ölenin amel defteri kapanır. Üç istisnası vardır bunun. “Sadaka-i cariye”  denir buna da. Amel defteri açık kalır bu üç kısım öldüğünde de:

-Kitap yazan öğrenci yetiştiren hocanın

-Hayırlı evlat yetiştiren ana babanın

-Kamunun yararlanacağı yol köprü okul gibi hayır işi yapıp geride bırakanın

Bütün bunlar Kuranda var. Hadislerde var. Açmak okumak kalıyor geriye ama zor zahmetli iş o da.

İndireceksin duvardan, Çıkaracaksın kaplığından. Başlayacaksın fatihadan. Düşüneceksin ayet ayet. Hepsi de mesai gerektiren meşakkatli işler. Düşünenler var adımıza ne de olsa. Uyarsın ona vesselam.

O öyle olmuyor işte. Başkasının aklıyla nereye kadar. “İnsana dayanma ölür, ağaca dayanma çürür.” Bakıldığında pek çok hadis var bu hususta. İşte onlardan birkaçı.

“İlim ile yapılan az ibadet fayda verir, de bilgisiz olarak yapılan çok ibadet hiç fayda vermez”

“Tefekkür gibi ibadet olmaz”

“İlim sahibi olarak uyumak ilimsiz olarak namaz kılmaktan hayırlıdır”

“Bir an düşünmek beş yüz yıl ibadet etmekten hayırlıdır”

Düşünürsen anlarsın. Anlarsan bilerek inanırsın. İnancın sağlam olur. Allahın sevgili kullarından olursun.

De ki: ‘Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?’ Ancak akıl sahipleri öğüt alırlar.” (
ZÜMER,9)

Eğri oturup doğru konuşursak:

Kaçımız kaç kere okudu anlamaya çalıştı Kuran’ı.  İlk emre kayıtsız kalan diğerlerine de kayıtsız kalır.

“İlk düğmeyi nasıl iliklersen diğerleri de öyle gider”. İşin sırrı bu ilk emirde

Ey yüce Türk Milleti…

O olmadan boşuna emek

“Budur peygamberin övdüğü Türkler

Ya Allah bismillah Allahu ekber..” demek…

Okuyan, okuduğunu anlayan,  anladığıyla amel edenlerden olun.

Rehberiniz Kuran, her ayınız ramazan, her gününüz bayram olsun.

Yazar

Osman Erenalp

Yorum Yap

Kayıt olmadan yorum yapabilirsiniz.