Kutadgu Bilig Yazılalı 950 Yıl Oldu – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış

DUYURU   • Milli Düşünce Merkezi’nden 10 Kasım Mesajı   • Atatürk ve Ekonomi (476. Bilgi Şöleni)

Kutadgu Bilig Yazılalı 950 Yıl Oldu

Ercilasun, yazılışından bugüne 950 yıl geçmiş bulunan Kutadgu Bilig’i anlatıyor. Edebî bir eser olduğu kadar bir siyaset bilimi eseri de olan Kutadgu Bilig, Türklerin bin yıl önceki siyaset anlayışlarının ne kadar çağdaş ve ileri bir anlayış olduğunu da gösteriyor.

5 Ekim 2019
Ahmet Bican Ercilasun

Bir milletin kendi dilinde, bundan tam 950 yıl önce yazılmış büyük bir siyaset bilimi kitabı varsa bu, o millet için bir övünç kaynağıdır. Sadece böyle bir eserin varlığı bile Türk’ün büyük ve köklü bir millet olduğunu göstermeye yeter.

Kutadgu Bilig birçok bakımdan büyük ve önemlidir.

Önce hacim bakımından. Tam 6645 beyit. Yani 13290 mısra. Yakında bir bildirisini dinlediğim Osman Fikri Sertkaya, eldeki nüshalarda bazı beyitlerin eksik olduğunu belirterek aslında eserin beyit sayısının 6666 olması gerektiğini ileri sürmüştür. Kur’an ayetlerinin sayısı kadar.

Yusuf Has Hâcib, kitabına şu beyitle başlıyor:

                Bayat atı birle sözüg başladım, 

               Törütgen, igidgen, keçürgen idim.

( Tanrı adı ile söze başladım,

Yaratan, besleyen, affeden Rabbim. )

Beyit, besmelenin 11. yüzyıldaki Türkçesidir. Eserine besmeleyle başlayan Yusuf’un Kur’an’daki ayet sayısını hedeflemesi son derece tabiidir.

Kutadgu Bilig önemlidir; çünkü İslami Türk edebiyatının da ilk eseridir. Karahanlı hükümdarı Satuk Buğra Han 946 yılında çok ciddi bir tercih yaparak Müslüman oldu. Yani Türkleri çağının en medenî dünyasına dâhil etti. Ondan 125 yıl sonra da Kutadgu Bilig yazıldı. Hem de aruzun feûlün feûlün feûlün feûl ölçüsünde. Ama şiirden anlayanlar yukarıdaki beytin 6+5=11’li hece ölçüsüne denk geldiğini de görürler. Bilim adamları birçok beyitte iki ölçüyü de hissettikleri için eserin veznini uzun zaman tartıştılar. Bu aslında yeni girdiğimiz medeniyetin veznini millîleştirmek demekti; Yusuf bunu başarıyla yaptı.

Kutadgu Bilig yalnız ölçüsüyle değil kurgusuyla da edebî açıdan önemlidir. Yusuf eserini çağını aşan bir kurguyla yazmıştır. Hükümdar, vezir, vezirin oğlu ve bir derviş arasındaki diyaloglarla sürüp giden eser, bir yandan manzum bir romana, bir yandan manzum bir tiyatroya benzer. Bu, romanla tiyatro arası, kendine has, özgün (orijinal) bir kurgudur. ABD’de yapılan bir doktora tezinde eser, Türkçeyle yazılmış ilk tiyatro metinlerinden biri olarak değerlendirilmiştir.

Hükümdarın adı Kün Togdı (Gündoğdu), vezirin adı Ay Toldı (Aydoldu = Dolunay), vezirin oğlunun adı Ögdülmiş (Övdürülmüş), dervişin adı Odgurmış (Uyandırmış)’tır. Kün Togdı, “doğru kanun”u yani “adalet”i temsil eder. Ay Toldı “kut”u yani “talih ve mutluluk”u, Ögdülmiş “akıl”ı, Odgurmış “kanaat ve akıbet”i temsil eder. Yani bu edebî eser aynı zamanda temsilî (alegorik) bir eserdir.

Kutadgu Bilig, temsil ettiği siyaset anlayışı bakımından da çağlar üstüdür. Yalnız devletin görev ve haklarını anlatmakla kalmaz; halkın görev ve hakları üzerinde de durur. Yani eserde ceberut bir devlet anlayışı yoktur, halkın haklarına da önem veren bir anlayış vardır. Halkın hakları yanında görevlerinin de anlatılması, anarşik bir toplum anlayışından uzak olunduğunu da ortaya koyar. Hükümdarın adaleti, vezirin oğlunun aklı temsil etmesi de önemlidir. Bu, devletin adalet ve akıl temelleri üzerine kurulması gerektiğini gösterir. Belki de en dikkat çekici noktalardan biri “siyaset bilimi” kavramını o zamanki Türklerin Kutadgu Bilig terimiyle karşılamasıdır. Kutadgu Bilig, “mutlu olma bilgisi” demektir. Kavramın böyle adlandırılması, Türklerin siyaset kavramından ne anladığını ortaya koyar. Türklere göre siyaset, “halkın mutlu olması” demektir.

UNESCO Türkiye Millî Komisyonu’nun başında bir süreden beri değerli halk bilimci Öcal Oğuz var. Türkiye’nin ve Türk Dünyası’nın kültürel varlıklarının UNESCO tarafında dünya kültür mirası içine alınması için büyük çabalar sarf ediyor. Selimiye Camisi, Hıdrellez, Dede Korkut, Kutadgu Bilig bu sayede dünya kültür mirasına girmiş oldu. Böyle olunca hem dünyada, hem Türkiye’de hem Türk cumhuriyetlerinde bu kültürel varlıklarımız çeşitli etkinliklerle hatırlanıyor.

Kutadgu Bilig için 26-28 Eylül’de Türk Dil Kurumunca, 3-5 Ekim’de Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümünce iki milletler arası ilmî toplantı yapıldı. Kutadgu Bilig’le ilgili yeni bilgiler ve yorumlar dinledim. Kutadgu Bilig çalışanların, Türklük bilimiyle uğraşanların kutu açık olsun! Tengri olarka kut, küç birsün! (Tanrı onlara kut ve güç versin!) Tiriglikin Kutadgu Biligke birgen Reşid Rahmeti Arat-ıg Tengri uçmakında agırlasun! (Ömrünü Kutadgu Bilig’e veren Reşid Rahmeti Arat’ı Tanrı uçmağında ağırlasın!)

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları