Mutluluğu arayan Türkiye!

Dünyanın en mutlu ülkesini yönetenler ve diğer ülkeler Atatürk’e hayranlar ve hakkını teslim ediyorlar. Ama bizi yönetenler yıllardır Atatürk’le kavga ettiler. O ölümsüz bir ölümlüydü, yenemediler.


Paylaşın:

Gazetede son birkaç yıldır dünyanın en mutlu ülkesinin Finlandiya olduğuna dair bir haber vardı (Sözcü, 15 Şubat). Bir gün sonra da TÜİK’in, 2023 Yaşam Memnuniyeti Araştırmasını yayımladı. Medyada evliler daha mutlu ya da gençler daha mutlu gibi başlıklarla çıktı

Konu ilgimi çekti. İnternette küçük bir gezinti hâlimizi açıkça gösterdi.

BM Genel Kurul kararıyla 20 Mart Dünya Mutluluk günü ilan edilmiş. 2012’den bu yana da Birleşmiş Milletler tarafından Dünya Mutluluk Raporu yayımlanıyor. Araştırma 150’ye yakın ülkede yapılıyor. Finlandiya 2019’dan beri en mutlu ülke sıralamasında birinci sırada.

Mutluluğun ölçüsü

Finlandiya’nın mutluluğunun temelinde olanlar haberin içinde de var. Finlandiya’nın önde gelen psikolog ve filozoflarından Frank Matela “en mutlu ülke” ifadesini, “en az mutsuz insanlara sahip ülke” diye değiştiriyor. Bunu da “Güçlü bir topluluk ve bağlılık duygusu. Başkaları için iyilik yapmak. “Net bir amaç bulmak.” diye üç hususla açıklıyor. Ama bu üç ilke için olmazsa olmaz şart da İyi işleyen devlet kurumları”na sahip olmak.

Finlandiya’yı “Beyaz Zambaklar Ülkesi* kitabından biliyoruz. Büyük Atatürk’ün tüm askerî okullarda okunmasını istediği kitap. MEB’in de belirlediği 100 Temel Eser arasında yer alıyor. Yazarı Grigoriy Petrov’un eski Finlandiya için söylediği “Ayyaşlık, hırsızlık, ahlâksızlık, çirkin küfürler, sefillik ve karşılıklı bir öfke hâli her tarafa yayılmıştı. Ama hiç kimse bunu umursamıyordu.” cümleleri durumu çok iyi anlatıyor.

Bir öncünün liderliğinde birkaç kahraman aydının başlattığı Fin mucizesi gerçekleşiyor. Fin eğitimci,  filozof ve devlet adamı Johan Vilhelm Snellman “Ne zaman bizim küçük milletimiz, büyük komşularından daha yüksek bir medeniyete sahip olursa işte o zaman tehlike ortadan kalkmıştır” diye hedef gösteriyor.

Kendisini devletine ve milletine adamış bu lider ve aydınlar Fin kültürünü canlandırıyorlar. Her geçen gün Fin kimliği güçleniyor. Güçlendikçe büyüyorlar. Bunu da okuyarak ve çalışarak başarıyorlar. Yaşanan yaşatılan millî kültür, gurur duyulan millî kimlik ve sonuç da dünyanın en mutlu ülkesi olma… kendiliğinden geliyor.

İçeride ne âlemdeyiz?

Türkiye’nin mutlu ülkeler sıralamasındaki yeri ise alttaki tabloda. Dokuz yılda 76. sıradan 106. sıraya düşmüşüz.

BM araştırması yapılırken yoksulluğun dağılımı, insan hakları uygulamaları, sürdürülebilir kalkınma hedefleri ve politikaları, refah ve çevre politikalarıyla uygulamaları, bireysel mutluluk, mutluluğun eşitsizliğinin boyutlarına (mutluluk farkının daha az olduğu ülkelerde insanlar daha mutlu yaşıyor, insanlar arasındaki ilişki ve yardımlaşmanın boyutu, hukukun üstünlüğünün işleyişi gibi hususlara bakılıyor.

TÜİK benzer konuda, Yaşam Memnuniyeti Araştırması başlığıyla çalışıyor. Çalışmalar 2003 yılından itibaren düzenli olarak gerçekleştiriliyormuş. 2023 Alan uygulaması 2023 Kasım’ında yapılmış. Ülkede yaşayan 18 yaş üstü vatandaşlarımız ve yabancı uyruklu kişilerle yüz yüze görüşülmüş. (Buradan anlaşıldığı kadarıyla Suriyeli sığınmacılara da mutlulukları sorulmuş. Dünyanın diğer yerlerinden rahatça Türkiye’ye gelmiş olan kaçak yabancılarla da görüşüldüğü düşünülebilir.)

Bu tablo “Genel Mutluluk Düzeyi”ni gösteriyor. TÜİK’in sayfasından aldım. 2003 yılında 59,6 olarak görülüyor. 2023’te 52,7’e düşmüş. Daha da düşündürücü olanı 2003’ten bu yana aynı çizgide devam ediyor olması. Ne mutlu olan azalmış ne de artmış(!) İlginç bir sonuç. 2003 yılından bu yana devam eden iktidarın toplum mutluluğuna hiçbir etkisinin olmadığını gösteriyor.

Alttaki veriler de TÜİK’in araştırmasından. Burada da 22 yıllık yönetimin en önemli iki sektördeki etkileri görülüyor. Rakamlar, özellikle, eğitimde ideolojik hedefe (menzile) gidiş de birlikte düşünüldüğünde büyük sorunları işaret ediyor.

TÜİK’in bugünkü, güvenirliliği çok aşağılara düşmüş, bu hâliyle bile durumumuz pek hoş görünmüyor doğrusu. Güvenilir olsa dahi, Türk toplumunun yarısına yakınının mutlu olmadığı ortada. Siyasette de benzer bir sonuç var. Seçimlerin üzerindeki gölgelerle birlikte bu rakamlar var. Bütün bunları toplumdaki algı yönetimi ve medya üzerindeki iktidar hâkimiyetini de birlikte düşündüğümüzde sonucun vahameti daha artıyor.

Bir gün mutlaka

Finlandiya’nın eski bakanlarından ve AB’nin genişlemeden sorumlu eski komiserlerinden Olli Rehn, 5 Temmuz 2005 tarihinde İstanbul’da yaptığı konuşmada: “Biz Finlerin severek kullandıkları ifadeyle, Atatürk’ün ülkesinde bulunmaktan mutluyum. Zira bizim için Türkiye denince akla gelen ilk isim, daha doğrusu Türkiye’nin tamamlayıcı sözcüğü Mustafa Kemal Atatürk’tür.” diyor.

Dünyanın en mutlu ülkesini yönetenler ve diğer ülkeler Atatürk’e hayranlar ve hakkını teslim ediyorlar. Ama bizi yönetenler yıllardır Atatürk’le kavga ettiler. O ölümsüz bir ölümlüydü, yenemediler. Onunla uğraşmaları “Biz Türk’üz, bu devlet ve ülke Türklerin devleti ve ülkesi” dediği içindi. Ancak bu kimlik ve kültürle de baş edemediler. Fakat Türk Milletine verdikleri zarar da ortada.

BM raporlarında Türkiye mutlu ülke sıralamasında oldukça gerilerde. TÜİK verileri de bunu teyit ediyor. 

TÜİK araştırması için iki ihtimâl var. Ya güvenli ya da değil. Güvenliyse 22 yıllık iktidarın Türk Milletini mutlulukta bir adım öteye götürmüş değil. Hiç kimse şöyle güçlüyüz, böyle oyun kurucusuyuz dememeli. Kendi milletinin yüzünün gülmesini sağlayamayan yönetim güçlü değildir. 

Yok eğer TÜİK verileri güvenilmezse de vahim bir durum. Devletin en önemli kuruluşlarından birisi güvenirliğini yitirmiş demektir. Bu kurumun verileriyle ekonomiye yön verilmekte, piyasa bu verilere göre yönetilmekte, maaş ve ücretler ile vergilere buna göre zam yapılmaktadır. 

Görüldüğü gibi yirmi iki yıllık hikâyemizde mutluluğumuzu bırakın artırmayı, daha da mutsuz edecek açmazlarımız vardır. Ancak bir gün mutlaka bu paradoks aşılacaktır. Çünkü bu cumhuriyetin temelinde yüksek Türk kültürü ve Türk kahramanlığı vardır. 

Yazar

Hakan Paksoy

Yorum Yap

Kayıt olmadan yorum yapabilirsiniz.




Benzer Yazılar