Putin neler yaptı?

Putin kabul ettirdiği yeni anayasa ile, içinde Rus’tan başka milletlerin de bulunduğu Rusya Federasyonu topraklarının “bin yıllık tarihi”ne sahip çıktığı gibi kendisini Sovyetler Birliğinin de “yasal halefi” kabul ediyor.


Paylaşın:

1991 yılı sonunda Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği dağıldı ve 15 yeni cumhuriyet ortaya çıktı. 15 cumhuriyetten biri de Rusya Federasyonudur. Bu federasyon, eşit hukuka sahip federal cumhuriyetlerden, oluşur. Tataristan, Başkurdistan, Çuvaşistan, Saha Yeri (Yakutistan), Tıva, Hakas, Altay Cumhuriyeti gibi Türk cumhuriyetleri yanında Mari, Udmurt, Mordva, Komi gibi Fin asıllı cumhuriyetlerle Sibirya’daki Buryatistan, Kuzey Kafkasya bölgesindeki Kalmuk, Dağıstan, Çeçen, İnguş, Kabardey-Malkar, Karaçay-Çerkes, Adige cumhuriyetleri federasyonu oluşturan başlıca devletlerdir. Rusya Federasyonunda ayrıca oblast, kray, okrug denilen federal veya özerk bölgeler de vardır.

80 küsur federal cumhuriyet ve bölgeden oluşan bu koca ülkeyi 1999 yılından beri Vladimir Putin yönetmektedir. Şimdi, Ukrayna işgalinden önceki yıllarda Putin’in neler yaptığına bir bakalım.

Moldova’nın kuzeydoğusunda 1992’den beri tek taraflı olarak bağımsızlık ilan etmiş bir bölge var: Transdinyester. Putin bu bölgede hak iddia etmekte ve Rus askerî birlikleri bulundurmaktadır.

Aynı Putin 2008’de Güney Osetya ile Abhazya’yı Gürcistan’dan koparmış ve kendi sınırları içine katmıştır.

2014 Şubatında Rus milisler, Kırım’daki stratejik noktaları ele geçirmiş; Rus donanması, Sivastopol’daki Ukrayna donanmasını, Rus birlikleri de Akmescit’teki Ukrayna birliklerini kuşatmış ve bu şartlarda Mart ayında yapılan bir referandumla Putin Kırım’ı Rusyaya ilhak etmiştir. Sürüldükleri topraklardan 50 yıl sonra vatanlarına dönebilen Kırım Tatar Türklerinden bir kısmı da vatanlarını yeniden terk etmek ve Ukrayna’ya çekilmek zorunda kalmışlardır.

Bunlar basında yer aldığı için genellikle bilinen konulardır. Ama bir de basında hemen hemen hiç yer almayan konular var. Bunlardan biri Tataristan’daki alfabe meselesidir.

Rusya Federasyonu anayasasının 68. maddesine göre Federasyonu oluşturan cumhuriyetlerin kendi devlet dillerini belirleme hakkı ve kendi ana dillerinin öğrenilmesi, korunması ve geliştirilmesi için gerekli şartları hazırlama garantisi vardır.

Bu maddenin güvencesiyle Tataristan, 15 Eylül 1999’da Latin alfabesine geçme konusunda bir kanun kabul eder. Kanuna göre 34 harfli Latin alfabesine geçiş süreci 01 Eylül 2011 tarihinde tamamlanacaktır. Kabul edilen bu yasaya uygun alfabe kitapları basılır, ilkokulun 2. ve 3. sınıflarında öğretim uygulaması başlar; yeni harflerle bazı kitaplar basılır. İşte burada Putin devreye girer ve 15 Kasım 2002’de Duma’dan bir yasa çıkararak Rusya’da Kiril alfabesinden başka bir alfabeye geçmeyi yasaklar. 11 Aralık 2002 tarihinde “Federasyon içinde hiçbir halk Kiril esaslı alfabeler dışında alfabe kullanamaz.” mealindeki kanun maddesini imzalar. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Türk Dünyası Tarih Kültür dergisinde, Temmuz 2003 sayısında çıkan Erdal Şahin’in “Kazan Tatar Türklerinin Latin Alfabesi Mücadelesi” adlı incelemesi okunmalıdır.

Basına çok fazla yansımayan ikinci bir konu Rusya’da 2020 yılında yapılan anayasa değişikliğidir. Yeni anayasada yer alan bazı önemli değişiklikleri aşağıda veriyorum.

Bin yıllık tarihin birleştirdiği Rusya Federasyonu, Tanrı’ya olan inanç ve ideallerini bizlere ileten atalarının anısını koruyarak, Rus Devleti’ndeki gelişimin sürekliliği ve tarihsel olarak kurulan devlet birliğini kabul eder.”

Rusya Federasyonu, SSCB topraklarının yasal halefi olmasının yanı sıra, Sovyetler Birliği’nin uluslararası kuruluşlara ve organlara üyeliğinin, uluslararası anlaşmalara katılımının ve aynı zamanda bölge dışındaki uluslararası anlaşmalarda da SSCB’nin yasal halefidir.

Rusya Federasyonu topraklarında, Federal Yasalar’a göre federal bölgeler oluşturulabilir.”

“Rusya Federasyonu topraklarında, devlet kurucu halkın dili olan Rusça devlet dilidir. Rus halkı devlet kurucu bir halk olduğu gibi, Rusya Federasyonunun ortak hukuka sahip halklarının çok milletli ittifakına dâhildir.” Ayrıntılı bilgi için Namık Kemal Bayar’ın Millî Düşünce Merkezi sitesindeki “Rusyanın yeni anayasası” başlıklı yazısı okunmalıdır.

Görüldüğü üzere Putin kabul ettirdiği bu yeni anayasa ile, içinde Rus’tan başka milletlerin de bulunduğu Rusya Federasyonu topraklarının “bin yıllık tarihi”ne sahip çıktığı gibi kendisini Sovyetler Birliğinin de “yasal halefi” kabul ediyor. Rus halkı da “kurucu halk” imiş ve bu sebeple tek devlet dili de “Rusça” oluyor.

Putin’in Ukrayna saldırısı yukarıdaki bilgiler ışığında değerlendirilmelidir.

 

 

Yazar

Ahmet Bican Ercilasun

Yorum Yap

Kayıt olmadan yorum yapabilirsiniz.




Benzer Yazılar