TÜRKÜN YÜREĞİNE HÜZÜN DÜŞER HER 10 KASIM’DA… – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış

DUYURU   • Söz Konusu-5: Açık Oturum   • Çağrı: Bize katılın

TÜRKÜN YÜREĞİNE HÜZÜN DÜŞER HER 10 KASIM’DA…

Türk Milleti, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Atatürk’ü, ölümünün 75. yıldönümünde büyük bir özleyişle anıyor… Her 10 Kasım gelişinde, Türkün yüreğine hüzün düşer. O gün nasıl bir hazândı ki, âdeta gök yarılıp, yer sarsıldı!… *** Atatürk vatanımıza saldıran haçlı sürüsünü mağlup ederek, düşman’ın kirli emellerini ebedîyen söndürürken, mazlûm milletlerin de ışığı olmuştur. 10 Kasım 1938’de […]

10 Kasım 2013
Hicabi Koçak

Türk Milleti, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Atatürk’ü, ölümünün 75. yıldönümünde büyük bir özleyişle anıyor…

Her 10 Kasım gelişinde, Türkün yüreğine hüzün düşer.

O gün nasıl bir hazândı ki, âdeta gök yarılıp, yer sarsıldı!…

***

Atatürk vatanımıza saldıran haçlı sürüsünü mağlup ederek, düşman’ın kirli emellerini ebedîyen söndürürken, mazlûm milletlerin de ışığı olmuştur.

10 Kasım 1938’de Cezayir menekşesi maviliğindeki gözleri fânî âleme kapanırken, gül yüzlü çehresi, her zaman Türk olmakla iftihar ettiği bahtiyarlığın ışıltısıyla parlıyordu…

Büyük Türk Milleti, kahraman evlâdının cismanî varlığından ayrılırken, yaktığı istiklâl ateşini, kutlu bir emânet olarak, sevgi dolu gönlünde muhafaza ediyordu.

Emperyalizme dünyayı dar etmiş Büyük Önder Atatürk, Türk Milletine, Alp Er Tunga’dan, Mete’den, Bumin ve İstemi Kağan’dan, İlteriş ve Bilge Kağan’dan, Tonyukuk’tan, Satuk Buğra Han’dan, Selçuk ve Tuğrul Bey’lerden, Alparslan’dan, Kaşgarlı Mahmud’dan, Osman Gâzi’den süzülüp gelen tarih ve devlet şuurunu mirâs bırakmıştır. Aklın ve bilimin yol göstericiliğinde Türkler ve Türkçe, zirvelere çıkmış ve şâd olmuştur…

Atatürk, kendi maaşından tahsis ederek Elmalılı Hamdi Yazır’a yazdırdığı Kur’an-ı Kerim tefsiri ve Türkçe meâli; Babanzâde Ahmet Nâim ve Kâmil Mirâs tarafından hazırlanan Buharî Hadisî Şerifî ile bir aydınlanma hamlesi olan “millet mektepleri”  Türkün vicdanına ve belleğine kutlu bir mirâs olarak yerleşiyordu. Tarım ve Milli Sanayi’nin çağdaş kural ve gereçlerle donatılması Türk Milletine özgüvenini kazandırıyordu…

Savaştığı düşmanları bile O’nu sağlığında ve ölümünde saygı ve hayranlıkla anmışlardır. Bunlardan birisi, Türklere düşmanlığıyla bilinen İngiltere Başbakanı Loyd Corc’dur.

TÜRK Orduları 1922 tarihinde düşmanı Anadolu’da imhâ ederek, son kalıntılarını da İzmir’de deniz’e dökünce, İngiltere parlâmentosu karışır. İşçi partisi lideri Mc. Donald kürsüye gelerek:

Nerede Başvekil Loyd Corc… Bize ne söz verdi, netice ne oldu? Hazineden büyük paralar alıp bizi boş yere masrafa soktu. Hani Boğazlar bizim olacak, Anadolu taksim olu nacaktı? Hiçbiri olmadı. Bunun hesabını bize versin!” dediği zaman, Loyd Corc, yavaş yavaş kürsüye gelerek, şu tarihi konuşmasını yapar:

Arkadaşlar! Asırlar pek nadir olarak dâhi yetiştirir. Şu talihsizliğimize bakın ki, o büyük dâhiyi asrımızda Türk Milleti yetiştirdi. Mustafa Kemal’in dehâsına karşı elden ne gelir? diyerek, kürsüden iner ve başvekillikten istifasının verir.

Yirminci asra damgasını vuran, dünyanın en büyük Devlet Adamı Atatürk, ebedî Başbuğ olarak, Türk Milletinin yüce gönlünde sonsuza kadar sevgi ve minnetle yaşayacaktır. O’nun 57 yıllık ömrü bütün bir cihana sığmıştı.

Bugün, çok sevdiği yurduna Başkent yaptığı Ankara’da, Rasat Tepe’nin koynunda yatmaktadır. Bu bahtiyar tepe, bir inci gibi bağrında sakladığı emanetle Ankara’yı âdeta bir hilâl şeklinde kuşatmış olan Altındağ, Hisar, Çankaya, Dikmen Tepe, Ahlatlıbel’in ortasında yıldız gibi durmaktadır. Hilal ve yıldız Türkün gönlünü râm etmiştir.

Atatürk’ün, Yemen Türküsü’nü dinlerken nemlenen gözleri bugün kapanmıştır. Şimdi, bizim gözümüz yaşlı, gönlümüz yaralı. O’nun türküleri tâ Bingâzi’den, Dobruk’tan, Çanakkale’den, Yemen’den, Şam’dan, Halep’ten, Diyarbakır’dan, Muş’tan… ince bir sızı gibi yüreğimizi yakmaktadır.

İnsanlık âlemi bir gün, kahraman sîmasını ve üstün devlet adamı özelliklerini unutur da öğrenmek isterse, Atatürk’ü hatırlamalı ve onun çehresiyle gözlerine dikkatlice bakmalıdır!

Allah’ın rahmeti, İstiklâlimizi kazandıran ve Türkiye’mizi bizlere vatan yapan Atatürk’ün, şanlı ecdadımızın ve aziz şehitlerimizin üzerine olsun…

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları