Yahudi Usulü Suçlama – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış
Millî Düşünce Merkezi
MİSAK logo

_______10 Nisan 2019_______

Yahudi Usulü Suçlama

Zahide Uçar
Paylaş:

Büyük şehirlerde yerel seçimleri kaybeden AKP’lilerin boyası döküldü. Demokrasi, milli irade falan derken, demokrasiyi boğazlayıp, milli iradeyi ipe çektiler.

Şimdi de usulsüz seçmen kaydı var diye yırtınıp, İstanbul’da şapkadan tavşan çıkartmaya çalışıyorlar. Oysa AKP YSK temsilcisi Recep Özel 17 Ocak’ta diyor ki;

“Ne mükerrer seçmen ne hayali seçmen var.  CHP’nin ‘hayali seçmen’ ifadesi her seçim öncesi klasiklerindendir. Türkiye seçmen kütükleri, dünyanın en güvenli kütüğüdür.”

Kaybettiniz, Kabul edin artık. Sizi;

Patates, soğan, patlıcan gibi teröristler ve o teröristlere destek veren pazarcılar, marketçiler kaybettirdi tamam mı(!)?

Sonuca sevinemiyorum. Neden mi?

Sizler Habur rezilliğinden sonra sıfırlanmalıydınız da ondan.

Türk Ordusu subayları;

33 Mehmetçiğin katili Şemdin Sakık ve pezevenklerin-katillerin gizli tanıklığında yargılandığı zaman bitmeliydiniz. Türk bayrağı ‘tahrik unsuru oluyor’ diye indirildiğinde, bebek katili ile Anayasa yapmaya kalktığınızda, bebek katili uyuşturucu baronu bir maşanın mektubu, Diyarbakır meydanında, mecliste okuttuğunuz zaman bitmeliydiniz.

Ege adalarımızı Yunan’a hibe ettiğinizde, Kıbrıs’ta “yes be annem” operasyonuyla KKTC’ni yok edecek organizasyonlara el verdiğinizde bitmeliydiniz. Türklükten kurtulduk dediğinizde, Türkiye Cumhuriyeti yazılarını her yerden sildiğinizde, andımızı kaldırdığınızda, Cumhuriyetimize 90 yıllık zulüm, 90 yıllık reklam arası dediğinizde bitmeliydiniz.

Savaş sırlarımız Yunanistan’a verildiğinde, terör örgütleri içindeki istihbarat elemanlarımızın isimleri CİA gibi yabancı istihbarat elemanlarına servis edildiğinde,

İhbar edilen 813 vatan evladı, enselerine kurşun sıkılarak şehit edildiğinde hesabı sorulmalıydı. Azmettiricileri, işbirlikçileri bu topraklardan kırklanarak silinmeliydi.

Yazdığım ve yazamadığım suçlarınız müebbet hapislik suçlardır. Bu millete karşı işlediğiniz suçlar, vatanın bütünlüğünü, milletin geleceğini tehlikeye sokmuştur. Gerçek bir demokrasi ile yönetilen bir ülkede, böyle bir partinin bırakın oy almasını, seçimlere katılması bile mümkün değildir.

Keşke Türk Ulusu, patates-soğan-domates-naylon poşet vb. fiyatları nedeniyle değil de, bütün bir milletin onuru olan değerleri için tepki koyabilseydi. Onuruna-vatanına, evlatlarının geleceğine sahip çıkabilseydi.

***   ***

AKP’liler, önce şunu iyi anlayın; Türkiye sizlerin babanızın tapulu malı değildir!.. Belediyeler de şirketleriniz değildir!.. Vergilerimizle 17 yıldır zıkkımlanıyorsunuz. Millet fakirleştikçe siz yandaş milyonerler çıkarıyorsunuz. Bu da demektir ki; işçiyi-memuru-emekliyi-küçük esnafı sömürüyorsunuz. Deli Dumrul vergileriyle Kanını emiyorsunuz. Haram havuzlarında sarhoş, tarikatlarınızda mankurtlaşıyorsunuz. O kadar kirlendiniz ki; İstanbul’da kaybettiğinizi idrak edemediğiniz gibi, konuşmalarınızla sadece ülkemizde değil, bütün dünyada kendinizi rezil ediyorsunuz. O kadar kirlendiniz ki, feraset gözünüz kapalı, idrak kanallarınız iltihaplı… Kişinin kendine yaptığını kimse yapamıyor gerçekten… Fetö’nün koynundan çıkanlar herkesi FETÖ’cü diye suçluyor.

İstanbul’da sahte seçmen varmış(!).. Hile varmış(!).. FETÖ ve ABD bu işin içindeymiş(!)…

Sahte seçmeni kendileri yazdı. 17 yıldır hileyi kendileri yapıyor. Sandıkların yarısı sayılmadan galibiyetini ilan eden kendileri… Atı alan Üsküdar’ı geçti diyen kendileri… Suriyelilere vatandaşlık verip oy kullandıran kendileri… YSK ve İl Seçim Kurullarını atayan kendileri… Sandık hakimiyeti kendilerinde. Mezardan ölüleri çıkarıp seçmen yapan kendileri… Şapkadan tavşan çıkarmaya, millete Sülün Osman gibi geçmediği köprüleri satmaya alıştılar. Bizim cebimizden trollere maaş ödeyip, bizlere küfür ettirmeye alıştılar. Bizim paramızla Lale Devri saltanatı yaşamaya alıştılar.

Şimdi Gestapo gibi seçmenin evlerine polis gönderip, seçmeni sorgulatıyorlar.

Seçim zaten haksız bir rekabetle başlatıldı. Devletin bütün imkanlarını kullandılar. Devletin uçağı-arabaları-polisleri-TRT-Havuz medyası hizmetlerindeydi. Muhalif adayları tehdit ettiler. Kazansa da çalıştırmayız dediler.

Bu akılları verenler, belli ki birilerini istikrarlı bir şekilde SADDAMLAŞTIRIYOR. Birileri İstanbul üzerinden muhalefeti kışkırtarak, sokağa dökerek “iç karışıklık” çıkarmaya çalışıyor.

Sahi, bir iç savaş durumunda, NATO’ya müdahale etme hakkını da 2016 yılında AKP vermişti değil mi?

***     ***

Seçimler AKP’den önceki yıllardaki gibi yapılsaydı ne olurdu irdeleyelim:

Televizyonlar bütün partilere yer verirdi. Bütün parti liderleri birlikte televizyonlara çıkar, muhalefet sözcüleri;

PKK-tarım-işsizlik-satılan tarım topraklarımız-Kıbrıs, Ege’de İşgal edilen adalarımız, Irak-Suriye politikaları eleştirilirdi. İhale yolsuzlukları, AKP politikaları nedeniyle çeşitlenen terör, AKP’nin illegal silahlı örgütleri ve eğitim kampları konuşulurdu. Bu gerçekler konuşulduğunda ise, AKP tarihe gömülürdü. Bilgiye ulaşması engellenen önemli bir kesim var. Bu saydığım konuların hiçbirini bilmiyorlar.

AKP korsan seçimlerle, hilenin her türünü yaparak milleti esir almaya alıştı. Şimdi;

Kazanan muhalif belediyeleri kendi işlediği “Örgütlü suçlar” üzerinden suçluyor. Bu bir Yahudi yöntemidir. Denir ki;

“Yahudi birini döver. Elimi acıttı diye de şikâyet eder.”

AKP’liler muhalefeti devlet imkânlarıyla dövdü, tehdit etti. Sırtını yere getiremeyince de;

“Elimi acıttılar” diye şikâyet ediyor.

Tam bu noktada aklıma Yusuf Yerkel ismi geldi. Manisa-Soma’da 301 madencimizin hayatını kaybettiği maden kazasında, dönemin Başbakanı Erdoğan’ın müşaviri Yusuf Yerkel, madenci Erdal Kocabıyık’ı tekmeledi. Sonra da; tekme attığı bacağının dizinde ‘doku zedelenmesi’ tanısıyla, 7 gün iş görmezlik raporu aldı(!). Doğrusu Erdal Kocabıyık Yerkel’e ayıp etmişti(!) Yerkel’i zahmete sokmak yerine, kendi kendini tekmelemeliydi değil mi(!)?  Kocabıyık, kendi kendini tekmelemeyip, Yerkel’i yorduğu için(!);

Para cezası ve 10 ay hapis cezası aldı iyi mi?

Biri adalet mi dedi?

Yazıyı Aurelius Augustinus’un bir sözüyle bağlayalım:

“Adalet olmayınca devlet büyük bir çeteden başka nedir ki?”

Paylaş:

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları