Barış Pınarı Harekatı – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış

DUYURU   • Atatürk ve Ekonomi (476. Bilgi Şöleni)   • Panele Davet (İstanbul MDM Şubesi)

Barış Pınarı Harekatı

Barış Pınarı Harekatı adıyla Suriye’nin Kuzeyine giren Ordu Türk Ordusudur. Bu harekatı polemik konusu yapmak VATAN kavramından habersiz olmak demektir. Çürümedir.

11 Ekim 2019
Zahide Uçar

Barış Pınarı Harekatı adıyla Fırat’ın doğusuna yapılan harekat, 6 yıl gecikmeyle yapıldı. Aslında 6 yıl önce girilmesi gerekiyordu. Ne yazık ki Türkiye o bölgenin boşaltılarak, PYD’nin yerleştirilmesini sadece seyretti. Neden bunu söyledim?

Fırat’ın doğusu İŞİD tarafından boşaltıldı. İŞİD; ABD, İngiltere, İsrail’in kurduğu bir terör örgütüdür. Dış basında İŞİD militanlarının Golan tepelerinde ve İsrail’de tıbbi tedavi gördüğü iddia ediliyor. Ve nihayetinde bu iddiamı destekleyen haberler çıkıyor. Trump kafa kesen 2 İŞİD militanını Suriye’de emniyetli bir bölgeye götürdüklerini açıklıyor. Washington Post’un haberine göre 40 İŞİD militanı harekat öncesinde bölgeden çıkartılarak güvenliği sağlanmış… Batı istihbaratı doğurduğu çocuklarına sahip çıkıyor(!)

Müslüman Kardeşler Örgütü İŞİD’in farklı bir rengidir

Fırat’ın Doğusu İŞİD tarafından ‘Büyük İsrail’ hedefi için boşaltılıp, boş olan yerlere YPG/PKK yerleştirildi. Bizimkiler o yıllarda YPG/PKK’nın başı Salih Müslim’i kırmızı halılarla karşılıyordu. Dün dündür diyemeyiz. Dün bu resmin oluşmasına katkı sunanları, bugün dikkatle izlemek zorundayız.

Barış Pınarı Harekatı başladığında Suriye Türkmeni Avukat bir dostumu arayarak görüşlerini sordum. Bana acı gerçekleri söyledi. Dedi ki;

“Çok geç kalınmış bir harekattır. Fırat’ın Doğusu denilen bölge Suriye’nin en zengin bölgesidir. Verimli tarım arazilerinin olduğu bölgedir. Suyun olduğu bölgedir. Petrolün olduğu bölgedir. ABD o bölgeyi İŞİD’e temizletti. PYD/PKK’yı yerleştirdi. Türk Ordusu sadece 25-30 km. içeri girecekse, bu saatten sonra hiçbir anlamı olmaz. Derinlere girip bölgeyi temizlemedikten sonra, YPG/PKK bölgenin zenginlikleri üzerinde oturmaya devam eder.

Ayrıca bu iş Fırat’ın Doğusu’na yapılan harekata dönerse, boşuna yapılmış bir harekat olur. Benim köyüm Elbeyli’nin karşısında, bir taş atımı mesafesinde olan Çobanbey köyü. Buralar Türk köyleriydi. Operasyondan sonra nüfusun %80’i Arap oldu. Sıradan Arap da değil, Arap mafyasının eline geçti. Türkler öldürüldü. Göçe zorlandı. Her türlü pislik dönüyor. Üstelik Türk askeri de orada. Bu duruma şahit olan Türkmenler çok kırgın, Türk Askeri’nin neden müdahale etmediğini anlayamıyor. Suriye’de biz Türkmenler Türkiye’nin iç siyasetine, Esad’a karşı malzeme yapıldık. Hedef olduk ama hiçbir yardım almadığımız gibi, en büyük zararı da biz gördük. Daha yeni bir Türk genci, akrabam öldürüldü. Suriye’de herkese sahip çıkan biri var ama Türklere sahip çıkan kimse yok. Türkiye Araplara vatandaşlık veriyor ama Türklere vatandaşlık vermiyor.

Size bir gerçeği söyleyeyim mi? Şimdi girilen bölgede Türkiye’ye bağlı Sünni Arap aşiretleri vardı. Bu aşiret reislerinden birisi Türkiye’ye sokulmadı. Adam Avrupa’ya yerleşti. Şimdi oradan Barış Pınarı Harekatına destek veriyor. Türkiye bu aşiretlerle işbirliği yapsaydı, kendi girmeden PYD’yi onlara temizletirdi. Oysa Türkiye’yi yönetenler, Müslüman Kardeşler Örgütünün destekçileriyle işbirliği yapmayı tercih etti. Müslüman Kardeşler Örgütü İŞİD’in farklı bir rengidir. Çünkü Müslüman Kardeşler Örgütünü de İngiltere kurdu. İngilizlerin kurduğu bir yapıyla işbirliği yaparsan yolun Ankara’ya değil, Londra’ya, Telaviv’e çıkar. Suriye’nin kuzeyinde bir İsrail koridorunun oluşmasına engel olamazsın. Bırak engel olmayı, dolaylı desteğin bile olmuş olur.”

O koca Türk’ü o işkenceler öldüremedi

Dostumun bu yorumu içimi acıttı. Irak savaşını hatırladım. O dönem Vedat YENERER yazmıştı. Savaş öncesi Türkiye’ye bağlı, Barzani ve Talabani karşıtı Kürt aşiretlerinin reisleri Türkiye’ye geliyor ve Türkiye’yi yönetenlere işbirliği teklif ediyor. Ne yazık ki elleri boş gönderiliyorlar. Türkiye Irak’ta da Barzani ve Talabani’nin yanında yer alarak, Türkmenleri iki ABD kuklasının merhametine terk etmişti. Türkmenlerin elinden Irak’ın en zengin bölgesi olan Türk şehirleri olan Musul ve Kerkük alındı. Nüfus ve tapu kayıtları yakıldı. Telafer’de korkunç bir Türkmen kıyımı yaşandı. Kısacası, Türkmenler Türkiye’ye güvenerek silahlanmamalarının bedelini çok ağır ödedi. İŞİD belası oraya da bulaştığında Türkiye’ye gelmek isteyen Irak Türklerinden vize istendi iyi mi?

Bu vesile ile Irak Türk’ü rahmetli Sadun KÖPRÜLÜ’yü anmadan geçemeyeceğim. Saddam’ın hapishaneleri ve işkencesi ile 10 yaşında tanıştı. Daha sonra 17 yıl Abu Garip hapishanesinde yattı. Çok ağır işkence gördü. O koca Türk’ü o işkenceler öldüremedi. Çünkü bir sevdası vardı. O sevdası sayesinde yaşadı. Irak Türkmen Milli Davası ve Türkiye sevgim yüzünden 2003 yılında Türkiye’ye geldim dedi. 2014 yılı Ramazan ayı idi. Rahmetli ile telefonda görüştük. Çok üzgündü. İhanete uğramışlık duygusu yaşıyordu. Ve konuşmamızdan bir gün sonra kalp krizinden vefat ettiğini öğrendim. Saddam’ın öldüremediği Köprülü’yü, Türkiye’yi yönetenlerin Irak politikası öldürmüştü.

Barış Pınarı Harekatı adıyla Suriye’nin Kuzeyine giren Ordu Türk Ordusudur. Bu harekatı polemik konusu yapmak VATAN kavramından habersiz olmak demektir. Çürümedir. Evet, Mehmetçiğimizin, yani bizim çocuklarımızın, kardeşlerimizin başarısı, dökülen kanı iç siyasete malzeme olacaktır. Bu utanmazlığı-arsızlığı artık tanıyoruz. Ar damarı çatlayanlardan ASALET beklemeyecek kadar tecrübeliyiz. Tamam da, bu durum harekata karşı çıkmaya neden olarak gösterilemez. Türkiye’nin kendisi için tehdit oluşturan bir yapıya karşı bu harekatı yapması meşrudur. Meşruiyetini Uluslararası hukuktan almaktadır.

Bu saatten sonra yapılması gereken şudur

Ordumuza tam destek vereceğiz. Harekatın 25-30 km. ile sınırlı kalarak kadükleştirilmesi ve iç siyaseti güçlendirmekte kullanılmasının karşısında olacağız. Temizlenen bölgeye kimlerin yerleştirildiğine dikkat ederek, sınırımıza bir başka bela, İngiltere-İsrail ortak yapımı olan Müslüman Kardeşlerin yerleştirilmesinin önüne geçmek için kamuoyu oluşturacağız.

Temizlenen bölgeye Türkmen aşiretleri yerleştirilmelidir. Bunun gerçekleşmesi için de iç kamuoyu oluşturmak ZO-RUN-DA-YIZ!!

Küresel sermayenin piyonu, eli kanlı terör örgütü PKK’nın kravatlı takımı HDP’lilerin arkasına takılan herkes ihanet içindedir. Kimse demokrat ayağına yatarak, yabancı istihbaratların buluşu olan HALKLARA ÖZGÜRLÜK sloganıyla bu milletin karşısına çıkmasın! Artık ikiyüzlülüğünüz tüm açıklığı ile görülüyor. Maskeleriniz çirkinliğinizi örtmüyor.

Bir söz de Merdan Yanardağ’a;

PYD İŞİD ile mücadele etmiyor. Tam tersi, İŞİD PYD’ye alan açtı. PYD için Suriye’nin Kuzeyini insansızlaştırma görevi yaptı. PYD ABD’nin piyonuysa, İŞİD gayrimeşru çocuğudur. Gazeteci misiniz yoksa psikolojik operasyon elemanı mı?

NOT: ABD Ordumuzun başına çuval geçirdiğinde gazetecilerin;

NOTA verecek misiniz sorusuna karşılık, verdiğiniz alaycı cevap:

‘Ne notası? Müzik notası’ mı?’ olmuştu.

O günü asla unutmadık. Unutmayacağız. Unutturmayacağız.

Kendi ülkenizin ordusuna yapılan ağır saldırıyı tepkisiz izlerseniz, sizi artık kimse ciddiye almaz. Bugün Trump saydırıyor, sizlerin gıkı bile çıkmıyor, çıkamıyor. Bugünkü aşağılama diline çuval rezaletini seyrettiğiniz gün yol verdiniz. Ne yazık ki, sizlerin kimliği üzerinden aşağılanan koskoca Türkiye ve Türk Milletidir. Ve gene bizim canımız fena halde yanıyor.

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları