İYİ Parti’ye karne – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış

DUYURU   • Türk ilim dünyasının acı kaybı   • Söz konusu-6: Kadın ve çocuk şiddetinin arka planı (canlı)

İYİ Parti’ye karne

İYİ Parti kimliğini ve hedeflerini inşa etme yolunda ilerliyor. Kurultay da bu yolda önemli bir aşama oldu. Sadi Somuncuoğlu İYİ Parti ve Kurultayını değerlendiriyor.

25 Eylül 2020
Sadi Somuncuoğlu

İyi Parti'nin karnesi

Parti kurulmadan önce ilk sınav, 16 Nisan 2017’de “Tek Adam yönetimi” getiren ucube anayasasının referandumunda verildi. Bu kampanya, kurulması beklenen parti için ümit ışığı oldu. Nitekim AKP/iktidar gücü ve MHP cephesine karşı alınan sonuç, (% 51. 41 ve % 48. 59) fena sayılmazdı. Meral Akşener’in liderliğinde. 25 Ekim 2017’de kurulan. İYİ Parti, aradan geçen üç sene zarfında teşkilatını tamamlayıp 4 Olağanüstü ve iki Olağan Kurultay yaptı. CHP ile iş birliği içinde 2018 Milletvekili genel seçimlerine katılarak 41 milletvekiliyle TBMM’ye girmeyi başardı. Aynı şekilde 2019 Yerel Seçimlerinde, özellikle Ankara ve İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerde kazanılan sonuçlarda belirleyici oldu. 

MHP’deyken yaşananlar, kurultay toplama mücadelesi, yargının ve AKP’nin devreye girmesi; baskı, tehdit, hakaret ve hukuk dışı bıktırıcı olaylar malumdur, boşa çıktığı için üzerinde durmaya gerek yoktur. Belki de tevekkül sahipleri için “olan da hayır vardır” deyip geçmek daha doğru olur. Bütün bunlar azmin güçlenmesine, direncin pekişmesini ve kamuoyunun oluşmasına yaradı.

Son Kurultay önemli 

Evet son Kurultay için Genel Başkan Akşener de İYİ Parti de “rüştünü ispat etti” demek, (belki biraz erken sayılsa da) yine de yerinde olacaktır. Genel Başkan Akşener’in Kurultay konuşması, temel sorunlar konusunda kendinden emin bir şekilde vurgular yapması, kamuoyunda beğenildi. “Partili Cumhurbaşkanlığı sistemi dedikleri bu ucube sistemi bırakın Türkiye’yi uçurmayı, her geçen gün uçuruma sürüklüyor” tespitini yapan Akşener “İyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistemin” üzerinde durdu. Devamında, “İYİ Parti iktidarında ilk iş olarak, ülkemizi uçurumun kıyısına sürükleyen, Milletimizi yokluğa mahkûm eden, bu düzeni değiştireceğiz. Kimse merak etmesin, eskiye dönmeyeceğiz. Eskinin yanlışlarının tekrar edilmediği, vesayetin olmadığı, hakimiyetin gerçekten milletin olduğu, demokrasinin tam ve kâmil olarak uygulandığı, 21’inci yüzyıl Türkiye’sine yakışır bir sistemle, milletimizi buluşturacağız…Türkiye’yi yeniden ayağa kaldıracağız.” Dedi.

Bu bir numaralı sorunumuz olan “İyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönüş” kurtuluşun anahtarı sayılabilir. Zira keyfî tek adam yönetiminin sonucunun iflas olduğu ortada. Bundan süratle kurtulmak şarttır. Parlamenter rejimlerin zaafının giderilmesi zor bir konudur, üzerinde ciddi çalışmaları gerektirir. Belirlenecek kurum, ilke ve kavramlar günü gelmeden açıklanmayabilir. Ancak korona aşısı gibi çözümünün bulunması ihmal edilemez.

Dışardan bakıldığında İYİ Parti

Yukarıda özetin özeti olarak verilen örneklerde görüldüğü gibi İYİ Partinin hangi zorlukları ve tuzakları aşarak bugünlere geldiğini unutmayalım. İYİ Parti, dış mihraklara bağlanmadan, onlardan izin almadan veya kısaca işbirlikçi olmadan başarıya ulaşan tek örnek gibidir. Ülkemizde 80’in üzerinde parti var, kaçı gerçekten TBMM’de? Seçim sonuçlarına ve son anketlere bakınca İYİ Parti, Türkiye’nin üçüncü büyük partisi konumundadır. Bu gerçeği inkâr mümkün mü? 

Bu bakımdan:

  1. İYİ Partinin büyüme ve gelişmesi her yönü açıktır. Bu özellik, kusura bakmasınlar, eşyanın tabiatı icabı diğer partilerde görülmüyor. Çünkü, gelişme ve oy potansiyeli bakımından sınırlanmış ve her bakımdan sabitlenmiş bir görünümleri var. Diğer bir husus ise Türk Milleti gerçeğine, millî çıkar ile güvenliğine, ülke kültür ve tarihine yeterince önem verilmemesi, farklı açılardan bakılması olabilir. 
  2. Genel Başkan Meral Akşener’in, bilhassa son 4-5 aydır TV’deki konuşmaları tutarlılığı ve üslubu bakımından çok yararlı olmaktadır. Özellikle Parti kimliğini ve hedeflerini inşa edici, ülke meselelerine bakışını açıklayıcı özelliği dikkati çekmektedir. Partinin oy oranının anketlerde yüzde 11’lere çıkmasında, ülkemizin üçüncü partisi olmasında bu konuşmaların ciddi tesirinin olduğu bilinmelidir…
  3. İyi Parti kadrolarını Türk Milleti yeterince tanımıyor. Ancak çeşitli vesilelerle TV’lerde veya topluma açık ortamlarda görüldüğü ve konuşmaları dinlendiği zaman çok değerli şahsiyetlerin varlığından haberdar olmaktadır. Bu konuya önem verilmesi gerekmektedir. 
  4. Aynı şekilde, Partide organlar nasıl işliyor, zaman içinde belirlenen ilkelere uygun şekilde çalışmaları ilerliyor mu? Bu husus da çok önemlidir. 
  5. Siyaset, bilhassa bizim ülkemizde kişileri çok çabuk yıpratıyor, eskitiyor. Ama İYİ Parti kadroları bu bakımdan şanslılar.  

Son Kurultayda Aytun Çıray, Feridun Bahşi ve Ayhan Erel gibi değerli ve toplumun benimsediği isimlerin yönetime seçilmesinin önlenmesi rahatsızlık yaratmıştır. Hem de “Kaht-ı rical” ehliyet ve liyakat sahibi devlet adamı kıtlığı, çektiğimiz bir sırada.

Demokrasi tamam da…

Herkes, en çok da bölücü ve teröristler “demokrasi” sözcüğünü kullanmaktadır. Nedense tam burada “hukuk” demek akıllarına gelmiyor. İyi de hukukun olmadığı rejimlerde demokrasinin istismara, kışkırtmaya ve her şeyi dejenere etmeye yarıyor. Görülmüyor mu? Ferdî özgürlükleri konu edinen demokrasilerde, özgürlüklerin kriterleri, tarifleri, sınırları ve müeyyideleri yoktur. Onun için demokrasi iyi temenniden ibaret kalmaktadır. Bu temennilerin kuralları, kriterleri, tarifleri ve müeyyideleri hukukta vardır.

İYİ Partinin ve bu uyarıyı okuyup da katılanların bu gerçeğe önem vermeleri gerekir.  Atalar boşuna “Adalet mülkün temelidir” dememişlerdir.

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları