Kazakistan’da Oğuzlara ait evcil kedi fosili bulundu – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış

DUYURU   • Türk ilim dünyasının acı kaybı   • Söz konusu-6: Kadın ve çocuk şiddetinin arka planı (canlı)

Kazakistan’da Oğuzlara ait evcil kedi fosili bulundu

Bugün neredeyse ailelerimizin bir parçası hâline gelmiş evcil kediler, 1000 yıldan daha evvel konargöçer Oğuz boylarına İpek Yolu’nda evcil hayvan olarak eşlik etmiş olabilirler.

11 Temmuz 2020
Dilanur Polat
Yengi-kend’te bulunan kediye ait kalıntılar

Orta Asya’nın incisi Kazakistan’ın güneyindeki eski İpek Yolu üzerinde yapılan bir kazı esnasında, neredeyse bütünüyle korunmuş bir kedi iskeleti bulundu.

Uluslararası bir araştırma ekibi, kedinin hayatını yeniden inşa ederek o dönemdeki insan ve evcil hayvan ilişkisine dair ortaya ilginç bilgiler koydu.

Dr. Ashleigh Haruda’nın öncülüğünde bir ekibin incelediği erkek kedinin hayatı çok da kolay geçmemiş olmalıydı. Dr. Haruda, kedinin yaşamı boyunca birkaç defa kemiklerinin kırıldığını ifade etti.

Buna rağmen kuvvetle muhtemel hayvan, bir yıldan daha uzun süre yaşamını sürdürmüştü. Haruda ve meslektaşları bu durumu insanların bu kediyle ilgilendiğinin açık bir göstergesi olarak kabul ediyor.

Kazakistan’daki bir araştırma ziyareti esnasında bilim insanları, ülkenin güneyinde, çoğunlukla konargöçer bir Türk boyu olan Oğuzlar’ın iskan ettiği erken bir Ortaçağ yerleşimi olan Jankent’teki (Yengi-kend/Otrar) kazı bulgularını analiz etti.

Burada çok iyi korunmuş bir kedinin iskeletini keşfettiler. Dr. Haruda’ya göre bu, son derece ender rastlanan bir durumdu, çünkü normalde bir kazı sırasında bir hayvanın birkaç kemiğinden fazlasına ulaşılmaz. Bu da ne yazık ki hayvanın yaşamıyla ilgili herhangi bir sistematik sonuç elde edilmesine engel olur.

Bu durum insanlardaysa tam tersidir, çünkü genellikle iskeletin tamamına ulaşılır.

Haruda, “İnsan iskeleti o kişinin biyografisi gibidir. Kemikler, kişinin nasıl yaşadığı ve neler tecrübe ettiği hakkında çok fazla bilgi sağlar.” sözleriyle bizlere bu durumun önemini daha iyi açıklıyor.

Kedinin kalıntılarının bulunduğu Kazakistan’daki Yengi-kend yerleşimi

Bunun yanı sıra, bu vakadaki araştırmacılar oldukça şanslıydı: Büyük ihtimalle bu kedi öldükten sonra gömülmüştü ve bu sayede alt çenesi, üst vücudunun parçaları, bacakları ve dört omuru da dahil olmak üzere tüm kafatası eksiksiz olarak korunmuştu.

Haruda, uluslararası bir arkeolog ekibine ek olarak antik DNA uzmanlarıyla da çalıştı. Kedinin iskeletinin incelenmesi, onun yaşamıyla ilgili ilginç gerçekleri de ortaya koyuyordu. Öncelikle, takım kemiklerinin 3 boyutlu görüntüleri ve röntgenlerini çekildi.

Haruda, dedinin birçok kırık geçirmesine rağmen hayatta kaldığını belirtiyor.

Kemik örneklerinin izotop analizleri ise ekibin kedinin yemek düzeni hakkında bilgi edinmesini sağladı. Kazıda bulunan köpeklerle ve o dönemdeki diğer kedilerle kıyaslandığında, bu kedinin tükettiği besinlerde protein çok yüksekti. Bu sayede kedinin insanlar tarafından beslenmiş olabileceği sonucuna ulaşıldı, çünkü hayvan hayatının sonuna doğru neredeyse tüm dişlerini kaybetmişti.

DNA analizlerinden hayvanın “Felis catus L.” türünden bir evcil kedi olduğu ve vahşi bir bozkır kedisiyle yakından ilişkili olmadığı da kanıtlanmış oldu.

Haruda’ya göre, MS 8. yüzyılda bu bölgedeki kedilerin evcil hayvan olarak tutulmasınib son derece dikkat çekici olduğunu vurgularken sözlerinde, “Oğuzlar, sadece yaşamları için gerekli olduğunda hayvanları tutan insanlardı. Örneğin köpekler sürüyü güdebilirdi. Ancak o zamanlar kedilerin belirgin bir kullanımları yoktu.” ifadelerine yer verdi.

O zamanlarda bu tür “egzotik” hayvanların evcil hayvan olarak tutulması ve bakımı, Orta Asya’da çok daha geç bir noktada meydana geldiği sanılan kültürel bir değişime işaret ediyor. Öncesinde, bölgenin tarım ve hayvancılıkla ilgili değişiklik yapma konusunda çok gelişmemiş olduğu zannedilmekteydi.

Kedinin kalıntılarının bulunduğu Yengi-kend (Otrar) ise, Orta ve Doğu Asya’yı Akdeniz bölgesine karadan birbirine bağlayan önemli bir karavan güzergahları ağı olan İpek Yolu üzerine kurulmuş bir yerleşim yeri. Dr. Haruda’ya göre buluntu, aynı zamanda İpek Yolu üzerinde bulunan bölgeler arasındaki kültürel alışverişin önemli bir göstergesi.

Kaynak: (https://arkeofili.com/ipek-yolunda-oguzlara-ait-evcil-kedi-bulundu/, 11.07.2020)

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları