18.09.2021

1912-1922 yılları arasında katledilen Türk ve Müslüman nüfus

1912-1922 yılları arasında Anadolu coğrafyasında katledilen 1.189.132 kişiye, Trans Kafkasya’da katledilen 413.000 kişi eklendiğinde katledilen Türk ve Müslümanların sayısı 1.602.132’ye ulaşmaktadır. Üstelik katledilen Türklerin durumu zorunlu göç sırasında hayatını kaybeden Ermenilerin durumundan çok farklıdır. Ermenilerden ölenlerin büyük bir bölümü salgın hastalıklar ve yol şartları gibi sebeplerle hayatını kaybederken, Ermeniler tarafından katledilen Türkler ırkçı bir saldırının kurbanı olarak ağır işkenceler altında yok edilmiştir.


Ermeni tehciri konusunda dünya kamuoyunda çok abartılı ve gerçek dışı bir rakam telaffuz edilmektedir. Gerçeği yansıtmayan, “1,5 milyon Ermeni soykırıma uğradı.” tezine sahip çıkanlar, katledilen Ermenilerin mezarlarından çıkan kafataslarının neden Tuol Sleng Soykırım Müzesi’nde ve de Ruanda soykırımında olduğu gibi sergilenmediğine cevap verememektedirler. 70 kg ağırlığındaki bir insanda ortalama 7 kg kemik vardır. 1,5 milyon Ermeni soykırıma uğradıysa 10.500.000 kg kemik (iskelet) eder. Bu da 10.500 ton kemiktir. 10 tonluk kamyon ile hesap edilirse 1.000 kamyon kemik.  Sözde soykırıma ilişkin toplu mezarlar bulunmadığına, katledilenler Hindu (antyeshti-kremasyon) ya da Alman Nazilerinin yaptığı gibi kremasyonlarda (ölen kişinin cesedinin yaklaşık olarak 900-1200 derece sıcaklıkta en az 70 dakika yakılması) yakılmadığına   göre 1,5 milyon kişinin kemikleri nerededir?

3 Nisan 2021 tarihinde Murat Bardakçı Haber Türk TV’de 1914 yılında 1,187.818 Ermeni nüfusu olduğunu Osmanlı belgelerine dayanarak açıklamıştır. Çünkü o tarihte 1,5 milyon Ermeni yoktu. Bu durumda Anadolu’daki toplam Ermeni nüfusundan fazlası nasıl oluyor da soykırıma uğrayabiliyor?  Aşağıdaki belgenin doğru olmadığı ispatlanmadığı sürece “1,5 milyon Ermeni soykırıma uğradı” diyen Biden’a bu gerçek hatırlatılmalıdır.

Amerikalı tarihçi Prof. Dr. Justin McCarthy’nin tespitlerine göre 1912-1922 yılları arasında Anadolu’daki Müslüman nüfusun yüzde 18’i (2,5 milyon) hayatını kaybetmiştir. McCarthy tarafından verilen rakamlar incelendiğinde Erzurum vilayetinde Müslüman halkın yüzde 31’nin, Bitlis vilayetinde yüzde 42’sinin, Van vilayetinde ise yüzde 62’sinin katledildiği ortaya çıkmaktadır. McCarthy Türk ve Müslüman halkın kayıplarını hesaplama yöntemini açıklarken “Abartmalı hesaplamalara dayandığım yolunda eleştirilere fırsat vermemek için daima kendi tezimin aleyhine olacak sayıları esas tutmak ilkesini kabullendiğimden metinde verdiğim, Müslümanların ölüm telefatına ilişkin sayıların, gerçek ölüm telefatına göre düşük kaldığı varsayılabilir.” ifadesini kullanmıştır.

Ayrıca Trans Kafkasya’da Bakü, Gence, Tiflis, Kutaisi, Kars ve Revan (Erivan) bölgelerinde de 413 bin Türk ve Müslüman katledilmiştir. 1912-1922 yılları arasında Anadolu coğrafyasında katledilen 1.189.132 kişiye, Trans Kafkasya’da katledilen 413.000 kişi eklendiğinde katledilen Türk ve Müslümanların sayısı 1.602.132’ye ulaşmaktadır. Üstelik katledilen Türklerin durumu zorunlu göç sırasında hayatını kaybeden Ermenilerin durumundan çok farklıdır. Ermenilerden ölenlerin büyük bir bölümü salgın hastalıklar ve yol şartları gibi sebeplerle hayatını kaybederken, Ermeniler tarafından katledilen Türkler ırkçı bir saldırının kurbanı olarak ağır işkenceler altında yok edilmiştir.

Bir diğer önemli tespitim şudur: Ermeniler, katlettikleri Türklerin resimlerini, Türklerin katlettiği Ermeniler şeklinde göstermişlerdir. New York’ta Rusça yayımlanan “V Novom Svete” gazetesinde, Eduard Pariyants isimli bir Ermeni, Hocalı soykırımında öldürülen Türk çocuklarının resimlerini, 1915 yılı sözde Ermeni soykırımı kurbanları olarak göstermiştir. APA Ajansının haberine göre, bu gerçeği Florida’da yaşayan ve Ermeni terörüyle ilgili kitaplar yazan Felix Tzertvadze ortaya çıkarmıştır. Söz konusu resimleri görünce Hocalı soykırımı kurbanlarını hemen tanıyan Tzertvadze, Azerbaycan devlet kurumlarına ve diaspora teşkilatlarına başvuruda bulunarak durumu bildirmiştir. Buna benzer bir olay daha önce Almanya’da düzenlenen bir sergide de yaşanmıştır. Erivan’daki soykırım müzesinde de bu tür çarpıtılmış resimler sergilenmektedir.

Nazilerin 1940 yılında Polonya’nın Auschwitz kentinde kurduğu toplama kampı; Auschwitz1, Auschwitz2 ve Birkenau olmak üzere üç kamptan oluşur. Naziler, 1940-1945 yılları arasında Avrupa ülkelerinden topladıkları yüzde 90’ı Yahudi olan insanları trenlerle bu kampa getirdiler. Kampta 1,1 milyon ile 1,5 milyon arasında insan gaz odalarında katledilmiştir. 27 Aralık 1945’te Sovyet ordusu tarafından kurtuluşunun 75. yılı sebebiyle Angela Merkel, Auschwitz Toplama Kampı’na gitmiştir.  Merkel’den önce Başbakan Helmut Schmidt ile Başbakan Helmut Kohl de kampı ziyaret etmişti. Kampı gezdim. Gaz odalarında duvarlara sinmiş ölüm gazı kokusunu hissettim. Kampın girişindeki tabela da aşağıdadır.

1,5 milyon rakamı Yahudiler için yazılmıştır. Ermenilerin Sevr (Sevres) Anlaşması’nın imzalandığı Sevr Porselen Müzesinin önüne diktikleri anıtta da 1,5 milyon rakamı yer almıştır.

Müzenin önüne sözde Ermeni soykırım anıtı dikilmesinin anlamı şudur: “Biz Ermeniler Türkiye Cumhuriyetini kuran Lozan Anlaşmasını tanımıyoruz. Bizler Sevr Anlaşması’nın halen yürürlükte olduğunu kabul ediyoruz. Çünkü Sevr’de büyük Ermenistan vardır.”  Anıtın dikilmesine izin veren Fransa, başta Paris Büyükelçimiz İsmail Erez ile şoförü Talip Yener (24 Ekim 1975), Oktar Cirit, Yılmaz Çolpan (22 Aralık 1979), Reşat Moralı (4 Mart 1981), Tecelli Arı (4 Mart 1981) ve Cemal Özen’i (24 Eylül 1981) koruyamamış ve 7  Türk diplomatının Ermeni terör örgütü ASALA tarafından şehit edilmesini görmezden gelmiştir. Ermeni muhibbi Taner Akçam, Osman Baydemir, Oral Çalışlar, Cengiz Çandar, Cengiz Aktar, Fatih Akın, Gürbüz Çapan, İsmail Beşikçi gibi sözde soykırım anıtına giderek çiçek koyan 16 Türk’ten hiçbirinin Paris’teki ASALA’nın cinayetlerinden haberi yoktur.

Tehcir olayını Türkiye Cumhuriyeti Batı dünyasına anlatamamıştır. Ama Ermenistan tarafı 1915’ten beri çalışmaktadır. 1843 yılında yayın hayatına başlayan, 1891’de ilk fotoğrafı yayınlayan 1944 yılına kadar Paris’in haftalık gazetesi olan L’Illustration 9 Ocak 1915 tarihinde “Ermenistan ve Transkafkasya Sınırları” başlığı ile verilen haritada Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu’yu Ermenistan olarak göstermiş ve şu ifadeye yer vermiştir: “Sarıkamış’ın zaferi Ermenistan’ı Ruslara açıyor ve şüphesiz Türk barbarlığının yıktığı ve kurtuluşunu isteyen ülkelerdeki savaşı sona erdirecek.”

23 Nisan 2014 tarihinde Ermeni tehcirinin yıldönümü öncesi Türkiye’den ilk  defa Ermenilere yönelik üst düzey taziye mesajı verilmiş, “Ermenilerin acılarını anmalarını anlamak ve paylaşmak bir insanlık vazifesidir.” denilmiştir. Fakat bu çağrı cevapsız kalmıştır. Başbakanlık sitesinde yayınlanan Türkçe mesaj 8 dilde siteye konulmuştur. Erdoğan’ın açıklamaları Türkçe’nin yanı sıra İngilizce, Fransızca, Almanca, İspanyolca, Arapça, Rusça ile doğu ve batı Ermeni dillerinde sitede yer almıştır.

 

Yazar

Sadık Rıdvan Karluk

Yorum Yap

Kayıt olmadan yorum yapabilirsiniz.