
Oy avcılığı, çıkar ve Türk düşmanlığı…
Bölücü terörün merkezi Kandil ve Sincar’da, partisi de TBMM’de. HDP etnik egemenliği temsil ettiğini açıkça ilân ediyor. Böylece, bin yıldır Türk Milletinin egemenliğine, devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğüne saldırıyor. PKK’ya terör örgütüdür demiyor ve elinden gelen her desteği alenen esirgemiyor. Bizim anayasamızı, TCK’yı ve siyasi partiler yasasını tanımıyor. Önceki Muhasebe -1- yazımızda belirtiğimiz gibi başta siyaset sektörü ve çok sayıdaki medya mensubu ve bazı aydınlar tarafından da HDP kapatılmasın deniliyor. Bu hukuku değil de siyasi hesapları esas alanlar, şehitlerimiz ve kan veren gazilerimiz gördüklerinde ne hissediyorlar çok merak ediyorum. Demokratik hukuk devletlerinin bölücü terörün partisini kapatıp, dış desteklerini keserek yaptıkları mücadele ile 40-50 yıllık terör belasını kısa zamanda ezdiklerini, kökünü kazıdıklarını neden görmüyorlar. Neden ders almıyorlar?
Uygar ülkeler terörden kurtulmanın yolunu böyle buldu. Peki uluslararası hukuk bu konuda ne diyor? BM, AİHS, AİHM ve Avrupa Konseyi gibi bütün sözleşmelerde, milletin ayrılmaz bir parçası sayılan “etnik” gruplardan bahsedilmiyor. Bu sorunla ilgili olarak, Hollanda, Belçika, Fransa, İspanya gibi ülkelerde terör örgütleri ve partileri kapatıldı. AİHM, demokratik ülkelerde terörü kınamayan parti olmaz kararını verdi. Almanya’da komünist ve Faşist partileri kurulamaz. Hollanda, Belçika, İspanya ve Fransa gibi ülkelerde etnik gruplarla ilgili bütün davalarına AİHM ret kararı verdi. Bizim hukukumuz gibi uluslararası hukukun da terörle ve etnisite ile ilgili kararları aynıdır.
Buna rağmen yeni kurulan bir parti kongresinde şöyle diyebiliyor. “Dil de dâhil olmak üzere eğitime erişimin ve eğitimde fırsat eşitliğinin önündeki her türlü engeli kaldıracağız. Biz, etnik, dinî, mezhebi ve kültürel çeşitliliğimizi dikkate alarak düzenleme yapacağız.”
AB, ilerleme raporundan aynen alındığı anlaşılan bu sözler, PKK ve HDP söylemlerine de çok uygun. AB müktesebatında bulunmayan ve hiçbir AB ülkesinde görülmesi mümkün olmayan, ama bize dayatılan, terörist suçluların “cenneti” emperyalistler yaranmanın anlamı bilinmiyor mu?
SONUÇ: Üzülerek ifade edelim ki, siyasetçilerimiz, yandaşları ve bu zihniyet var oldukça PKK ile mücadele yapılmaz, partisi kapatılamaz. Akan kanlardan, gelen şehit cenazelerinden, gazilerimizin hâllerinden, sönen ocaklardan, sarsılan kamu düzeninden ve ülkemizin bozulan huzurundan rahatsız olmayanlar oldukça ülkemizin rahata ermesi mümkün değildir.
Bir Türk olarak terör örgütü ve partisinin Türk Milletinin meclisinde olmasından ve benim vergilerimden para verilmesinden içim alıp kabul edemiyorum.