Paket Yaşam

365 günümüzün her biri bir gün için kapatılmış durumda. Boş gün yok neredeyse.  Babalar günü, Anneler günü, “14 Şubat Sevgililer günü” Cadılar Bayramı v.s. Batı patentli hepsi de. Onlarda var, bize de var. Bizde var olandan onlarda yok ama buna karşılık. 23 Nisan Çocuk bayramı. Şehitler günü, Kutlu Doğum Haftası v.s. “Beşiği”, “eşiği”  onlar ya, […]


365 günümüzün her biri bir gün için kapatılmış durumda. Boş gün yok neredeyse.

 Babalar günü,

Anneler günü,

“14 Şubat Sevgililer günü”

Cadılar Bayramı v.s.

Batı patentli hepsi de.

Onlarda var, bize de var.

Bizde var olandan onlarda yok ama buna karşılık.

23 Nisan Çocuk bayramı.

Şehitler günü,

Kutlu Doğum Haftası v.s.

“Beşiği”, “eşiği”  onlar ya, demokrasinin, onların dedikleri olacak. “Gününü gün ediyoruz” elin anlayacağınız.

Yol haritamız çizilmiş.  Konmuş bir “paket” önümüze. Neye ihtiyacımız var pakette var.

Böylesi fedakâr dostlarla paylaşıyoruz bu dünyayı işte. Tercihini belirt yeter. Uy takvime uy. Yaşa hayatını. Kafa yorma başka da bir şeye.   

“Tüketim toplumu yaratıp” kitleleri bu şekilde yönlendirmek ekonomiyi bu şekilde kontrol etmek. Yeni savaş taktiği işte bizim henüz anlayamadığımız. “Bir kutuyu oymuşlar, dünyayı içine koymuşlar” Radyo içindi bu bilmeye bir zamanlar. TV oldu artık cevabı. Batılı  “Aptal kutusu” diyor ona. Bize gelince akıllı diye satılıyor. Şimdi de “internet” 

“Doğulu gibi üret,  Batılı gibi tüket”.Tükettiğinle de övün. Bunları düşünmek beni rahatsız eder. İtici gelir tüm özel günler haftalar bu yüzden ne etsem de.

“Anne” dünyanın her yerinde anne.   Baba da öyle. Sevgili gelir daha sonra. Kerkük türkümüzde o sıralamayı görebiliyoruz.

“Bu dünyada üç şey vardır sevilir,

 Biri ana, biri baba,  yar da var” 

Âlemin değerlileri onlar.    Onu bildiği içinde küresel güçlerin hedefi durumundalar bu ve benzeri değerler. Mayıs ayının ikinci pazarı “anneler gününde” bile bu düşünceler zihnimi kurcalar. Takvime uymak, küresel oyuna alet olmak gibi gelir yine de. “Batılı” kültürde anayı, atayı yılda bir gün hatırlamak yeterli görülebilir. Aile anlayışları öyle olabilir. (Aile mefhumu var mı o da şüpheli ya) Biz de öyle mi olalım, ne edelim AB standardı diyerek?

Son dönem büyükşehirlerde huzur evi sayılarının arttığını görüyoruz. Kimsesizler ortada kalmamalı elbet.  Ona bir sözümüz yok. Ancak kimi kimsesi olanlar açısından düşünmek lazım bir de. Evladın,  torunun olacak akraba-i taallukatınla aynı şehirde yaşayacaksın. Yılın bir gününü bekleyeceksin onları görebilmek için.  Türkülerimizde karşılığı şudur bunun:

“Ölmeden mezara koydular beni”

 “Aramıyorum aranmamayı” “tüketim endeksli” bu özel günlerde işte bu yüzden ”. Mazur görülsün istiyorum aramadıysam da.

***

Kutlu Doğum Haftamız var bir de bize has özel haftalar cümlesinden. Ondan da iki söz etmek gerek bu vesileyle.

Ayvaz GÖKDEMİR merhumun fikriydi. Ordusuna adını veren bir milletinin peygamberine olan sevgisinin yeni bir örneği olarak kabul gördü hemen. Şemsi takvime göre sabitlendi bir de 23 Nisanı da içine alan haftaya.  Müslüman Arap ülkeleri rağbet etmediler. “Böyle şey gerekse biz yapardık” diyerek muhtemelen.  Biz bize yeteriz dedik. Birkaç yıl o hazzı heyecanı yaşarken gördük ki ona da “Show” bulaştırıldı. Allah Resulünün örnek ahlakını tanımak tanıtmak varken gösterişe, israfta yarışa dönüştürülmeye başlandı gitgide.  Takı yarışı gibi “sen edersin de ben geri mi dururum” a benzemeye başladı.   Hz Peygamberin adı üzerinden kendi adını öne çıkartma çabası… Dinde yeri olmayan bir yarış.  Yanlışın Hz peygamber adına yapılmış olması onu mazur göstermez. Bizi onun örnek ahlakından uzaklaştıracak hiçbir projenin bir önemi yok. 

Böyle olmaktansa eski hali daha iyi.  

Kameri takvime göre.

Ramazan ayı gibi, mübarek diğer gün ve geceler gibi.

Bir ayın bir haftası değil, yılın her ayının her haftası şereflensin o güzellikten.

Farkındaysak milli bayramlarımızın ruhu da böyle bilye kayboldu. Ona benzesin istemiyoruz bu kutlu haftamız da.

***

Başa dönersek: AB paketleriyle yatar kalkar olduk hayli zamandır. (Yerli paketler de var. Hayatımıza nizam verme amaçla. Onları da başka sefere inşallah)Herkesin paketi kendine.  

Paketleyip adrese iade etmek en doğrusu galiba hayatımızı kolaylaştırma adına bize dayatılan ne varsa.

“Batıllaşmak” da var bu işin sonunda hafazanallah “Batılılaşıyoruz”  derken…” 

Osman Erenalp
Yazar

Osman Erenalp

Yorum Yap

Kayıt olmadan yorum yapabilirsiniz.