Turgay Yıldız ile röportaj – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış

DUYURU   • Program İptali   • Açık Oturum: Söz Konusu-3

Turgay Yıldız ile röportaj

Yazarlarımızdan Yağmur Ozan Özben’in. yazar ve oyuncu Turgay Yıldız ile yaptığı röportajı dikkatlerinize sunarız.

14 Temmuz 2020
Yağmur Ozan Özben

Sevgili Okuyucum,

Bilirsiniz biz gazeteciler, çoğu zaman duygularımızla değil, reflekslerimizle hareket ederiz. Nerede bir olay görsek, haberleştirmek için birkaç kelime dahi olsa öğrenmeye çalışırız. Kimi zaman da mesleğimizi özgürce yapmanın çabası içinde olduğumuz bu süreç, toplumumuz tarafından yanlış anlaşılır, deyim yerindeyse linç ediliriz. Örneğin bir cenaze merasiminde, vefat eden kişinin yakınının hislerini anlamak, aktarmak isteriz topluma… Fakat bu acısı olan kişileri zorla konuşturuyor olarak yorumlanır kimi kişiler tarafınca…

Turgay Bey ile Nasıl Tanıştık!

Sevgili Okuyucum,

Bazı sebepler dolayısıyla Ankara’da yaşarken, Tekirdağ’a taşınmak zorunda kalmıştım. Bir süre sonra vakit bulunca hava yolu ile Ankara’ya gittim. Havaalanındaki otobüste ise Turgay Bey ile karşılaştık. Bu güzel insanı kaçırmamalı ve onunla birkaç cümle dahi olsa sohbet etmeliydim.

Kendisine röportaj yapmak istediğimi ilettim. Sağ olsun bu genç gazeteciyi kırmadı ve kabul etti. O an bir kafede oturup konuşma imkânımız olmadığından, röportajımızı internet üzerinden gerçekleştirdik. Şimdi ise siz değerli Millî Düşünce okurlarına çok değerli Turgay Bey ile yaptığımız bu röportajı sunuyorum Efendim.

  1. Öncelikle Turgay YILDIZ’ı sizden tanıyarak başlayalım. Kendinizi birkaç cümle ile anlatabilir misiniz; kimdir Turgay YILDIZ?

TY: Yazar, oyuncu, yönetmen, müzisyen, TV ve radyo programcısı, oyunculuk hocası ve son olarak da Youtuber, Facebooker, İnstagramer vs.

  1. Hayatınızda hiç dönüm noktası oldu mu, olduysa nedir?

TY: Elbette insan hayatında dönüm noktaları olur. Benim de oldu. Tiyatro Bölümü’ne girişim önemli bir dönüm noktasıdır, sonrasında suya sabuna dokunulmasının istenmediği yayınlarda metin yazarlığı ve oyunculuk yaparken, Flash TV’nin isteğiyle canlı politik mizah programının yapımcısı ve sunucusu (Bahadır Tokmak ile beraber) olarak başlamam.

  1. Hiç unutamadığınız bir anınız var mı bize bahsedebilir misiniz?

TY: Anıları yaktım mümkünse geçmişi ısıtıp sizlere yedirmek istemiyorum.

  1. Hayatınıza yön veren insanlar oldu mu? Olduysa bize de anlatır mısınız?

TY: Hayatıma hep kendim yön verdim bundan sonra da öyle olacaktır.

  1. Çok sık sorulan bir soru var: Sizce sanat, toplum için mi olmalı, yoksa sanat, sanat için mi?

TY: Çok sık sorulmaması gereken bir soru. Bütün sanatlar topluma yapılır. Bu tartışmayı yaratanlar sanatın işlevine vurgu yapmak istiyorlar sanırım. Aristoteles’ten bu yana tartışılagelen bir konudur. Pür eğlence için yapılmış bir işin sanat oluşu şüphe götürür. Eğlenmek için sanatı bir araç olarak kullanmak Batı’nın entertainment deyişiyle örtüşür.

  1. Sizce günümüzde sinema ve tiyatroda başarılı eserler var mı?

TY: Sinema da tiyatro da bana sorarsanız durgunluk dönemlerini yaşıyor. İyi tek tük örnekler dışında iki sanat türü de sanal gerçekliğin yarattığı ve kabul ettirdiği eğlence anlayışını hem süre olarak hem de ulaşılabilirlik olarak elde edemeyeceği için (arzu da etmeyebilirler) kalabalıkların kendilerine yani tiyatro ve sinemaya dönüp bakmalarını sağlamaları adına çok çaba göstermeleri gerekecek.

  1. Sinema ve tiyatroda ya da sadece tiyatroda, yansıtılan içerikler sizce nasıl olmalı?

TY: Böyle bir önerme yapılamaz. Sanatçı dert ettiği bir şeyi ya da şeyleri değer verdiği kavramları sorun saydığı öyküleri illaki sahneye ya da perdeye taşıyacaktır. Bu şeyin ne olduğunu ya da ne olacağını da zamanın ruhu denen şey belirler gibi geliyor. Asıl olan sanatçının zamanın ruhuna karşı olan tutumudur. Yanında ya da karşısında ama illaki bir yerde durmalıdır sanatçı.

  1. Sosyal medya üzerinden paylaştığınız videolarda insanları güldürürken günümüzün trajikomik olaylarını anlatıyorsunuz. Bunu sadece özel hayatınızda mı yapıyorsunuz yoksa, oynadığınız tiyatrolarda bu tür göndermeler var mı?

TY: Sosyal medya hem birçok sanatçı için hem de izleyici için yeni bir medya türü olarak kendisini var etti. Ben de bu görece özgür medyayı kullananlardan biriyim. Ana akım medya büyük sermaye gruplarının ve bu sermaye gruplarının var eden iktidar odaklarının elinde ya da denetiminde iken, sanatçının sözü de özü de perdeye olduğu gibi yansıyamaz. Bizler esnaf değiliz; yani o ekmeğime bakıyorum abi diyenlerden değiliz. Diyecek sözümüz var. Evet, çok iyi olanaklarla seyirci karşısına çık(a)mıyoruz ama seyirci gerçeği tarafsız bakışla ele alan insanların yaptıklarını tercih ediyor. Sosyal medyada yaptığım işlerin benzerini sahne üzerinde de tek kişilik gösterimle gerçekleştiriyorum. Geçen sezon hazırladığım Ülkeyi 7 Cüçeler adlı oyunumu bu sene de koşullar elverirse sürdüreceğim.

  1. Paylaştığınız videolara olumlu-olumsuz yorum yapan kişileri okuyor ve okudukça mutlu ya da mutsuz oluyor musunuz?

TY: İyi eleştiri şımartmamalı, kötü eleştiri de sizi bozmamalı ölçüm budur.

  1. Peki sizce tiyatroda gerçekten göndermeler mi yapmalı yoksa tiyatro sadece, töre, trajedi ya da tarih gibi konular mı içermeli?

TY: Tiyatro kendisine böyle sorular sordurmaz. Oyunun konusu ya da türü yazarın özgür seçimi içindedir. Sahnelenme aşamasında elbette repertuar yapan topluluk oyunu seçerken seyircinin ırgalandığı ya da seyircinin ırgalanmasını istediği oyunları tercih eder.

  1. Yaptığınız içeriklerden dolayı tehdit aldığınız oldu mu? Eğer aldıysanız bu tehditler sadece yazılı ya da sözlü olarak mı kaldı? Bir kalkışma oldu mu size karşı?

TY: Bu işlerde her zaman tehditler alırsınız, küfür de yersiniz. Ama benim izlenme oranımın içerisinde küfür tehdit hakaret yok denecek kadar azdır. Çünkü dilimde karşıdakini de rencide etmeden eleştirdiğim bir özen saklıdır. Hakareti aciz insanlara yakıştırırım. Söyleyecek sözü olmayan ya tehdit eder ya da hakaret.

  1. Peki kendinizi başarılı buluyor musunuz?

TY: Başarı kelimesini sözlüğümden kendi adıma çıkardım. Yerine mutluluğu kullanıyorum. Evet, yaptığım işler beni mutlu ediyor.

  1. Gençlere tavsiyeleriniz nelerdir? Gençlerimizin, günümüzün trajikomik eğitim sistemiyle ufukları sınırlandırılırken kendileri için neler yapmalılar? Gençlerimiz için muhayyilelerini genişletecek önerileriniz ya da mutlaka okumalılar dediğiniz kitaplar var mı?

TY: Tavsiyelerin pek işe yaradığını görmedim. Ama soruya cevap niteliğinde iki cümle edeyim. Çok okusunlar ama çok. Çok soru sorsunlar ama çok. Çok kafa yorsunlar ama çok. Ve hayatı okusunlar ama iyi okusunlar. Özgür olsunlar, özgün olsunlar, duruşları olsun, ilkeleri olsun, canlıları sevsinler, doğayı korusunlar, birbirlerini dinlesinler, anlasınlar, kavgadan ve şiddetten uzak olsunlar. Başkalarının tanımladığı değil kendi istedikleri hayatı yaşasınlar ve bunun kavgasını versinler.

Sevmediğiniz bir işi yapmayın, sevmedikleri bir işi başkasına yaptırmayın. Rızasını almadan yaptırdığınız her iş her eylem tecavüzdür. Başkasının yaşam hakkına ve yaşam alanına tecavüz etmeyin, kendinize de tecavüz ettirmeyin. Herkesi sevmeyebilirsiniz ama saygılı olmak zorundasınız. Saygı uygarlığın en önemli ölçüsüdür.

Sevgili Okuyucum,

Turgay Bey’e bana vakit ayırdığı için tekrar teşekkür eder, kendisine ve siz değerli  okurlarıma saygı ve sevgilerimi sunarım.

Esen Kalın Efendim!

Yağmur Ozan ÖZBEN

7/7/2020

 

 

 

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları