Ya İstiklâl Ya Ölüm Dizisi – Parola: Mavi Vatan – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış

DUYURU   • Program İptali   • Açık Oturum: Söz Konusu-3

Ya İstiklâl Ya Ölüm Dizisi – Parola: Mavi Vatan

“Arkadaşlar! En güzel coğrafi vaziyette ve üç tarafı denizle çevrili olan Türkiye; endüstrisi, ticareti ve sporu ile, en ileri denizci millet yetiştirmek kabiliyetindedir. Bu kabiliyetten istifadeyi bilmeliyiz; denizciliği, Türkün büyük ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız” ATATÜRK

9 Nisan 2020
Mehmet Onur Karadayı

Ya İstiklâl Ya Ölüm

TRT ekranlarında Millî Mücadele’mizin anlatıldığı bir dizi gösterilmektedir. Büyük Millet Meclisi’nin açılma sürecinde yaşananları konu edinen yapım oldukça ilgi çekiyor. Konusu itibariyle beklentiye sokması, hikâyenin nasıl anlatılacağının merak uyandırmasına ve hakkında epey konuşulmasına sebep oluyor. Biz de bu yazımızda, ilk yayınlandığı andan itibaren çok ses getirmesi, yazılıp çizilmesine rağmen, teknik konularına pek değinilmemesi üzerinde durarak bazı tespitler yaptık.

Dizi, konusu gereği tarihî şahsiyetleri bünyesinde barındırıyor. Bu da dizinin çekimleri ve karakterlerin canlandırılması için oyuncu seçimlerinde titizlikle bir çalışma yapılması gerektiğini gösteriyor. Bu açıdan bakıldığında, ilk bölümlerde ne yazık ki yeterli çalışmanın yapılmadığı ve dizinin aceleye getirildiği izlenimi uyandırıyor. Savaş ve dönem koşulları göz önüne alındığında paşalara, o şartlara uygun olmayan ağır makyajlar yapılması, ışıl ışıl parlamalarına ve yüz hatlarının kaybolmasına sebep oluyordu. Bu da taşımaları gereken asker profilinin ciddiyetine gölge düşürmüş. Figüran olarak seçilen askerlerin kaşlarının alınmış olması, gözlerine kalem çekilmesi hatalar olarak öne çıkıyor. Anlatılan dönem o zamana kadarki en kanlı boğuşmaların yaşandığı ve türlü felaketlerin yaşandığı bir dönemdir. Bu kadar fazla yapılan makyaj inandırıcılığın yitirilmesine neden olmuş. İnsan, derin acılar yaşadığı zaman bu yüzüne yansır ve yüz hatlarından okunur. Oyuncu seçimlerinde de beklenen, bu duyguları yaşatacak oyuncuların seçilmesi veya buna uygun makyaj yapılmasıdır. İlk 4 bölümde buna ne yazık ki gerekli özen gösterilmemişti. Bu da dizinin aceleye gelerek çekildiği izlenimi uyandırıyor. Ancak ilerleyen bölümlerde daha sade makyajlar yapılarak bu hatalardan dönülmüş.

Millî Mücadale Kahramanlarının Tanıtımı

Millî Mücadele anlatılacağı zaman ilk akla gelen Mustafa Kemal Atatürk’ü kimin canlandıracağı oluyor. Çanakkale 1915 filminden âşinâ olduğumuz üzere bu görev, yine İlker Kızmaz’a verilmiş. Rolünü gayet iyi canlandırıyor. O da dizinin başlarındaki ağır makyaja maruz kalmış. Neyse ki bu hatadan dönülmesiyle de mimiklerini daha iyi gösterebilme imkânı bulmuş. Bu da Mustafa Kemal Paşa’nın karakteristik özelliklerini çok daha iyi canlandırmasını sağlamış.

Millî Mücadele dendiğinde sık yaptığımız hatalardan biri yükü sadece Mustafa Kemal Paşa’nın omuzlarına yüklemektir. Bütün işi ona yaptırır, bunu yaptırırken de çoğu zaman onun karakteristik özelliklerini görmeyiz. Dizide bu konulara gerekli özenin gösterildiğini söyleyebiliriz. Önerilere açık olması, fikir sormasının yanı sıra zaman zaman aşırı sinirlenmesi ve kimi zaman da fevriliği kıvamına uygun şekilde anlatılmış ve bu özelliklerini iyi bir şekilde aktarabilmek için sahneler yeterli sürede tutulmuş. Bununla beraber Mustafa Kemal Paşa’nın yaverleri, silah arkadaşları, Topkapılı Cambaz Mehmet, Halide ve Adnan Adıvar, Rıfat Börekçi gibi önemli simaların katkısı da gösterilerek herkesin hakkı teslim edilmiş.

Silahlı çatışmalar, karşılıklı konuşmalar, uzun bakışmalar ve anlık gelişmelerde izleyiciyi olayların içerisine alan en önemli etkenlerin başında müzik gelir. Bu konuda fon müzikleri, türküler, jenerikler daha iyi hazırlanabilirdi. Böylece dizi bittikten sonra dahi izleyicinin aklında yer ederek, sahnelerin etkisinin devam etmesi sağlanabilirdi.

Teknik açıdan eksik olduğunu düşündüğümüz bu konuların haricinde dizinin akış hızı, konuşmaların Nutuk’tan alınması, tarihî akışa uygun olması, rollerin doğru dağıtılması önemli gelişmeler olarak yerini alıyor.

Hikâyenin anlatılması sırasında hâlâ gizemini koruyan bir durum var  tabii ki. Bu da Padişah’ın hiç gösterilmemiş olmasıdır. Her ne kadar millî mücadeleye bir faydası olmadığı, Millî Mücadele’nin ondan bağımsız yapıldığı anlatılsa da bu belirsizlik akıllara soru işaretini getirmeye devam ediyor. Sahne geçişleri sırasında savaş gemilerinin toplarının saraya dönük olması, 7 ve 8. bölümde Damat Ferit Paşa’nın, işgal orduları yüksek komiseri Robeck’e; Padişah’ın etrafında Millî Mücadele yanlısı kişilerin olduğu, Padişah’ın aklını çeldiklerini ve bunların da uzaklaştırılması gerektiğinin söylenmesi şüphe uyandırıyor. Bu da Padişahı, hiç öne çıkarmadan, aslında Millî Mücadele yanlısı olduğunu ancak esir durumda bulunduğu için mecburen ses edemediği algısının bilinçli bir şekilde verildiğini düşündürüyor.

7 ve 8.bölümün bir arada verildiği dizi yayınlamış son bölümüne kadar çizgisini çok fazla bozmadan, tarihî gerçekleri doğru bir şekilde anlatarak geldi. Bu yüzden Millî Mücadele yanlısı, Atatürk sevdalısı, milliyetçi kesimden ciddi anlamda takdir topladı ve iltifat aldı. Dizinin devamında Padişah’ın oturtulacağı konum ise dizi hakkındaki düşüncemiz netleştirecek. TRT ekranlarında uzun zamandır göremediğimiz düşünce etrafında çekilen bir dizinin ekranlarda kendine yer bulması bu açıdan oldukça sevindiricidir. Bununla birlikte, genel yayın politikalarının aksine birden bire ortaya çıkması ve yukarıda sıralanan nedenlerden ötürü temkinli izlenmesi de dipnot olarak kalmaktadır.

Gelelim 7 ve 8. bölümdeki asıl dikkat çekici konuya.

25. Kare Tekniği ve Bilinçaltı Mesajları

Reklamcılıkta sık sık başvurulan bu tekniklerle üretilen reklamlara sık sık denk geliyoruz. Reklam verenin, ürünü hakkında bilgi içeren görsellerinin yanında arka plana gizlediği ve doğrudan bilinçaltını hedef alan mesajlar ile bu tanıtımlar yapılmaktadır. Asıl resmin içerisine bilinçaltını uyandıracak şekilde gizlenen mesajlar sayesinde, tanıtımı yapılan ürünün zihnimize iyice kazınması sağlanır.

Ana görsel içerisine gizlenen bilinçaltını uyarıcı mesajlar.

Yukarıdaki görseldeki birinci resimde sigaranın resmi varken ikinci resimde  saklanmış olan kadın figürü belirginleştirilmiştir. Reklamcılar, ilk bakıldığı zaman fark edilmeyecek ancak zihinde yer edinmesini sağlayacak bu teknikleri sık sık kullanırlar. [1]

Dizinin yayınlanan son bölümünde bu teknik kullanılarak bir mesaj verilmiş. Daha önceden Tümamiral Cihat Yaycı tarafından kaleme alınan Doğu Akdeniz’in Paylaşım Mücadelesi ve Türkiye kitabının tanıtımını yapmıştık. Orada Türk Mavi Vatan’ını ve Libya ile yapılan mutabakat muhtırasını detaylıca anlatmıştık. [2] Dizinin 7 ve 8. bölümünde ise işte bu anlaşmaya 25.kare tekniği kullanılarak gizli bir atıf yapılmaktadır.

Yapılan atfa geçmeden önce paylaşılan haritanın geçmişi ile ilgili kısa bir bilgi verelim. Cumhuriyet kurulmadan hemen önce yapılan Lozan görüşmelerinde, adalar konusu önemli bir yer tutmuştur. Bu görüşmeler esnasında İsmet Paşa’nın Türk deniz yetki alanlarının savunulması açısından inatçı tavrı ve Meis adasının Türkiye’ye bırakılması konusundaki tutumu dikkat çekicidir. Meis Adası, Doğu Akdeniz için oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Bizi hapsetmek istedikleri sözde sınırlarını, Meis Adası’na Münhasır Ekonomik Bölge kadar deniz yetki alanı vererek, egemenlik haklarımızı ihlal eden haritalar ile göstermektedirler. Dizide gösterilen harita ve söz konusu milleti için çalışan Mustafa Kemal Paşa olduğunda ise o zamandan bu günleri görmüş olacağı düşüncesi kendisini hemen göstermektedir. Lozan tutanaklarına geçen İsmet Paşa’nın ısrarlı tutumu, sürekli Ankara ile irtibat hâlinde adım attığı, bu konuda hazırlıklı olunduğunu göstermektedir. [3]Bu da bize gösteriyor ki kurulacak devletimizin başında Atatürk gibi deha vardı. O’nun liderliğinde, kendi dönemlerini aşarak yüz yıl sonraya ışık tutacak çalışmalar yapmışlardı.

İşte bu çalışmaların bir göstergesi olarak Mustafa Kemal Paşa’nın ağrılarının olduğu bir sahnede, hemen arkasında gösterilen Türkiye haritasında bulunan, Akdeniz üzerindeki hattır. Bu çizgi ortay hat kuralına göre belirlenen Türk Mavi Vatan’ını göstermektedir.

İşte dizide 25.kare ve bilinçaltı tekniği kullanılarak verilen mesaj.
Ortay hat esasına göre çizilmiş sınırlar
Libya ile yapılan mutabakat muhtırasına göre ortay hat esas alınarak çizilen Türk Mavi Vatan’ını gösteren harita

Libya ile imzalanan deniz alanlarının sınırlandırılmasına ait mutabakat muhtırası uluslararası makalelerde de artık kullanılmaya başlanmıştır. Bu haritanın Millî Mücadele’yi anlatan bir dizide Atatürk’ün hemen arkasında kullanılması ise doğru bir mesaj iletme yöntemidir. Haritanın oraya asılması adalar ve deniz yetki alanları hakkındaki tarihî süreci ihtiva etmesi açısından önemlidir. Her ne kadar Tümamiral Cihat Yaycı’nın çalışmaları ile bu konular gündemde olsa da bu harita deniz yetki alanları konusundaki çalışmaların, ciddi bir birikimin ürünü olduğunu ve tarihî süreç içerisinde geliştiğini gösteriyor. Davamızın haklılığına ve meşruluğuna da işaret ediyor. Teknikleri doğru şekilde kullanarak verilen mesaj, açık kaynaklarda yer edinmesi açısından doğru bir mesaj verme şeklidir.

Yukarıda anlatılanlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, TRT ekranlarında böyle bir diziyi izlemekten memnunuz. Bununla birlikte çekincelerimizi de ifade ederek diziyi takip etmeye devam edeceğiz. Umuyoruz ki çizgisini bozmadan, teknik aksaklıkları gidererek bu şekilde mesajların verildiği, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusuna gerekli saygının gösterildiği ve doğru anlatıldığı yeni bölümlerini izleriz. Böylece bu yayın politikasına da uygun şekilde yayınlanmış bir dizi olarak tarihteki ve gönüllerimizdeki yerini alır.

Dizinin son bölümünde, İngiliz zırhlısına binecek olan Vahdettin’in, bir dakikalık bir sahne içerisinde “Evet Kemal Paşa, sana verdiğim görevi yerine getirdin. Artık ben gidebilirim.” gibi veya benzeri bir son ile bitirme ve bunun alt yapısını oluşturacak mesajların verilmesi ihtimaline karşılık hassasiyetle takip edeceğimizi dizi yapımcılarına bildirmek isteriz.

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları