Kanagava’nın Büyük Dalgası – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış

DUYURU   • Söz konusu-6: Kadın ve çocuk şiddetinin arka planı (canlı)   • Söz Konusu-5: Açık Oturum

Kanagava’nın Büyük Dalgası

Düşman bulunamazsa virüsün Allah’tan geldiği söylenir. Gerçi Müslümanlar hayır ve şerrin Allah’tan geldiğine inanır. Ama hepsi değil. Mesela popülist size, hayırların şahsından, sadece şerlerin Allah’tan geldiğini söyler.

4 Nisan 2020
İskender Öksüz

Popülistler Covid19’dan hoşlanmaz.

Bir kere popülizm düşmansız yaşayamaz. Salgında, virüsün kendisinin dışında bir düşman bulmak, bulunamazsa icat etmek kolay değildir. Kolay değildir ama imkânsız da değildir.

Mesela salgının çok tehlikeli olduğunu söyleyen muhalifleri terörizmle suçlayabilirsiniz. Salgının ekonomiye kötü etki yapacağını söyleyenleri de.

İnsanlar yaratılan düşmanlara inanır mı? Araştırmalar sosyal veya asosyal medyada en çok paylaşılan, en çabuk yayılan yalanların nefret haberleri olduğunu gösteriyor. Hani şu tavırdaki haberler: Coronavirüsü’nün Çin-ABD rekabetinin zirvesinin yaşandığı bir zamanda çıkması sizce tesadüf mü? Salgın başlamadan yurt dışından gelenler arasında muhalif X, Y, Z’nin bulunması da mı tesadüf?

Veya: Bunlaaar! Şu zor günlerde millî birlik ve beraberliğe kast etmenin bedelini ödeyecektir. Bunlaaaar! İyi de, kim bunlar? Bu eğer hâlâ müsaade ediliyorsa muhalefet partisi, muhalif basın ve televizyonlar, muhalif belediyeler olabilir. Hatta salgın, bunlardan bir kısmının ortadan kaldırılması için bir fırsat da sunabilir.

Covid-19 çok hain

Düşman bulunamazsa virüsün Allah’tan geldiği söylenir. Gerçi Müslümanlar hayır ve şerrin Allah’tan geldiğine inanır. Ama hepsi değil. Mesela popülist size, hayırların şahsından, sadece şerlerin Allah’tan geldiğini söyler.

Popülizmin en sık kullandığı “dış güçler” de bu sefer çalışmaz. Çünkü o dış güçler de salgının pençesindedir. Mevcut şartlarda onları itham etmek pek inandırıcı olmayabilir.

Kahrolsun rakamlar

Popülizmin Covid19’dan hoşlanmamasının bir sebebi de olan bitenin rakamlarla takip edilebilmesidir. Artış hızı… Mücadelede başarılı ülkelerdeki artış hızı ile sizinki… Bunlar açıklansa bir türlü, saklansa bir türlüdür. Saklarsanız dedikodu öyle bir başını alıp gider ki, ortalıkta en kötü gerçeğin iki, üç, on katı rakamlar dolaşır. Açıklarsanız bu sefer başarılı ülkelerle hemen karşılaştırma yaparlar. Çok haindir rakamlar. Laf dinlemezler.

Devletlerin ekonomiyi tehdit eden tehlikelere karşı yaptıkları para desteği… Bu da bir rakamdır. Mesela ABD’de bu rakamın 2,2 trilyon dolar olduğunu biliyoruz. Hesaplayalım:  ABD nüfusu 331 milyon. Bir dolar, bu yazı yazılırken 6,7 TL… Adam başına yaklaşık 44 000 TL düşüyor. Aile başına değil, adam başına. Tabi bunun içinde doğrudan insanlara yapılacak yardım ve zora düşen işletmelere yapılacak yardım da var. Diyelim ki ABD pahalı ülke, sayıyı yarıya bölelim. 22 000 TL eder. 83 milyona çarpın: Kabaca iki trilyon TL’nin altında bir rakam çıkıyor. Bu rakamın muadili bizde bağış kampanyasıyla toplanacaktır. Şimdiden yüz milyona yakın para toplanmış. Sadece 20 bin misli daha lazım.  Yok, biz neden ABD’nin yarısı kadar verecekmişiz derseniz 40 bin misli eder.

Bu rakamlara karşı nasıl tedbir alınabilir? Aritmetik öğretilmez… Hesap makineleri yasaklanabilir. Pek makul şeyler yazamadım galiba… Bir de vakaların seçilerek rapor edilmesi var. Rusya’da bir hekim öyle yapıldığını söylemiş, tutuklamışlar.

Kanagava’nın büyük dalgası

Dünya rakamlara bakıyor ve salgının ardından bir ekonomik daralma (resesyon) beklendiğini hesaplıyor.

Bugün bir karikatür gördüm. Önde dünya, arkada büyük bir dalga. Hani şu Japonların üstad ressamı Hokusai’nin Fuji Yama’nın otuz altı görünümü serisinden en meşhur çizimi vardır: Kanagava’nın Büyük Dalgası. Dev dalganın üstü tepeden püskül gibi öne sarkmıştır, önünde kalanın vay hâline; arkada, uzakta mukaddes Fuji dağı görülür… İşte öyle bir dalga. Dalganın üstünde Covid19 yazıyor. Fakat arkadan onun birkaç katı daha büyük bir dalga geliyor, aynı biçimde ve bu ikincinin üstünde ‘Daralma’ (Recession) yazıyor. ( Karikatür ektedir..)

Dünya Bankası, IMF gibi, Fitch, Moody’s, Standart and Poor’s, JCR gibi bize karşı ön yargılı kuruluşlar dünyanın ne kadar küçüleceği tahminlerini yayımlıyor. Fakat çok şükür, bizim maliye bakanımız, birkaç gün önce 2020 için tahmin edilen %5 büyüme hedefini değiştirmek için bir sebep görmediğini açıkladı. Ben katiyen sayın maliye bakanımız kadar iktisat bilmem. Fakat dünya çapında kriz tahmini yapılan bir dönemde yukarda saydığım kuruluşların da sayın bakan kadar ekonomi bilmediği anlaşılıyor. Yoksa o haince küçülme tahminlerini yapıp insanların içini karartmazlardı. (Laf aramızda çoğunda Yahudilerle Masonlar hâkim bunların.) Gerçi onlar henüz Türkiye hakkında bir tahmin yayımlamadılar. Belki de dünya küçülürken Türkiye büyümeye devam edecek. Şu bağışlarla toplanacak paranın da buna yararı olacaktır sanırım.

Her zaman söylüyorum. İyi ki bizi popülist bir iktidar yönetmiyor.  Onun için sen Türkiye’m, dünya küçülürken bile büyürsün.

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları