Millet İttifakı’nda pazarlıklar neyin üzerine? – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış
Millî Düşünce Merkezi
MİSAK logo

_______7 Ocak 2019_______

Millet İttifakı’nda pazarlıklar neyin üzerine?

Reyhan Özçiftçi
Paylaş:

Son on altı yılda neredeyse her yıl bir seçim yaşandı. Yaklaşık 4 ay sonra yine bir seçim var. Bütün yorgunluk ve bıkkınlıklara rağmen son bir gayret ile seçim çalışmalarına başlandı. Parti tabanları büyük bir heyecanla Genel Merkezlerdeki pazarlıkların sonucunu beklemekte.

Bu seçimin diğer seçimlere göre bir farklılığı var. Yerel seçim olmasına rağmen ülke seçime iki blok şeklinde giriyor. Mutlaka bağımsız adaylar da çıkacaktır. Saadet Partisi de kendi adaylarıyla seçime katılacağını açıkladı ama oyların yaklaşık % 90’ını oluşturan 4 parti iki blok oluşturarak seçime hazırlanıyor. Parti tabanlarından değişik sesler yükselse de seçmenin özellikle iktidar partisinin karşısında duruş gösteren kesimi bu durumdan hoşnut. Vatandaşın diliyle seslenirsek geç kalınmış bir ittifak olduğunu da söylemek mümkün. Lakin zararın neresinden dönülse kârdır mantığıyla yaklaşmak doğru olur.

Fakat bu ittifaktan hoşnut olmayanlar da var. Parti tabanları dediğimiz yerel teşkilatlar. Çünkü onlara göre o kadar emek verdikten sonra aday çıkaramayacak olmak büyük kayıp. Neye göre diye sorarsak ittifak ruhunun göstermelik olduğu sonucuna varırız. Genel Merkezlerde yapılan kıyasıya pazarlıkta bu yüzden. Belediyelerde kendi partisinin bayrağının dalgalanması arzusuyla hareket eden Genel Merkez yönetimlerinin bu düşüncelerinde yerel yönetimleri küstürmemek de var. Pazarlıkların ana konusu seçimi ittifakın kazanması olsaydı tartışmaların bu kadar uzamasına gerek kalmazdı. Neden mi? Geriye dönük matematiksel veriler, hangi parti yüksek oy alır sorusuna net bir ışık tutuyor çünkü. Durum onu gösteriyor ki; Genel Merkezler ve parti tabanlarında, yine kişisel menfaatler ülke menfaatinin önüne geçmiş. Bu hastalıklı düşüncenin sonucu, bir önceki seçimde açık ve net görülmesine rağmen nedense aynı mantık devam ediyor. Ne olursa olsun, benim olsun mantığı…

Ey siyasetçi kardeşim!

Güney sınırımızda bizzat içinde olduğumuz büyük bir savaş var.

Askeri fabrikalarımıza varıncaya kadar devlete ait işletmeler yabancı şirketlere satıldı, satılıyor.

Türk Ordusunun gönüllerdeki itibarı çeşitli iddialarla tasfiye ediliyor.

95 yıllık Cumhuriyetimizin temel taşları yerinden oynadı.

Yargı bağımlı mı, değil mi tartışmaları ayyuka çıkmış. Mahkemelere olan güven duygusu vicdanlarda sorgulanıyor.

Cemaatlerin eline geçmiş devlet yönetiminde, kimse kimseye güvenmiyor.

Okullarda Andımızın okutulması sakıncalı bulundu.

Millî Eğitimimizin, millî kimliği artık yok.

Ülkemiz Suriyeli göçmenlere istila ettirildi. Türk kimliğine asimilasyon uygulanıyor.

Her alanda artan vergi oranları resmi gazete de bir bir yayınlanırken, yönetenler ekonomik bir sıkıntının olmadığını açıklıyor.

Köylerimiz boşaltıldı, hayvancılıkta ve tarımda dibe vurmuş durumdayız.

Köprüler, otobanlar, hastaneler, hava limanları kim bilir kaç yıllığına, bilmem hangi ülkenin hangi şirketine satılmış.

Türkiye Cumhuriyeti kimliği bile satışa çıkmış. Satılan kimlik mi, vatan toprağı mı sorgulayan yok.

Çin’de soydaşlarımıza uygulanan soykırımı ağzına bile almayan bir hükümet ile karşı karşıyayız.

Dünya diyor ki; Türkiye’den beyin göçü var!

Vatandaş bunca sıkıntının orta yerinde çaresiz, umudunu size bağlamış beklerken.

Siz neyin peşindesiniz?

Sözde demokrasinizi istemeye istemeye sindiren seçmeni dinleyin.

Onlar Millet İttifakı’nın kazanmasından yana. Partizanlıktan vazgeçin. Bari bu seçimde Türk Milletinin ruhuna yakışır hareket edin de, Türk Milleti kazansın.

Paylaş:
Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları