Bu bir cinnet yazısıdır! Cennetle alâkası yoktur

Cinnet derken aklıma birden cennet geldi! Herkes kendi cennetini bu Dünyada arıyor gibime geliyor. Sövmeyle ya da övmeyle cennet kurulur mu?


Siyaset demiyorum, politika diyorum. Siyaset (policy) ciddi iştir. Siyasetçi de saygıdeğerdir. Politika (politics) toplumu bunalttı, öyle bulaştık ki onsuz ve onlarsız tolumsal hayatın nasıl olabileceğini bilmiyoruz. Ya da ben mi böyle hissediyorum?

Yıllardır sistem tartışıyoruz. Gide gide geldiğimiz yer burası. Deneme-yanılma da bir metottur. Bazı sistemleri denemeden yanıldığınızı anlayamazsınız; düzeltme imkânı da bulamazsınız. Deneme-yanılma derken de, görünen köy yolunda kılavuz-şerpa arayışında da ısrar etmeyelim, işin cılkını çıkaramayalım. Bazı şeyler denemeden de doğrulanır.

Bu ülkede çiftçi üretiyor. Doktor hastasıyla ve araştırmasıyla meşgul. Mühendis işini yapıyor. Öğretmeni öğrencisini donatma ve hayata hazırlama peşinde. Esnaf kendi işinde, aşında. İşçi işinin başında. Bilim insanları araştırmaya, incelemeye, düşünmeye devam ediyorlar. Askerlerimiz içerde ve dışarda üstlerine düşen görevlerinin başında. Binlerce medya ortamındaki medya soytarıları yanında yazan, konuşan, düşünenler de var.

Bu ülkenin kurumları çalışıyor. Çoğu kabuğuna çekilmiş, küsmüş; ya da iktidara yağcılık, yalakalık peşinde değil. Ya da resmî ve sivil sövücülük ve felaket tellallığı enstitüleri, kurumları değil.

Millet kitleler hâlinde Avrupa kapılarında bekleşmiyor. Her birinin kişisel, mesleki ve kitlesel olarak sorunları var. Politik duruşları var. Ancak çalışıyorlar, hayata katılıyorlar ve her biri diğerleriyle uyum içinde, birbirlerini besler ve tamamlar bir düzen içinde işlerini yapıyorlar.

Millet ve devlet olarak başarılı bir işin veya sürecin sonunda kimimiz bağıra-çağıra, kimimiz sessizce seviç ve gururunu paylaşmıyor muyuz? Neden içimizdeki yılanlara, yalanlara, yanlışlara takılıp kalıyor ve toplum olarak kendimizi kendimiz darlıyoruz?

Diğer ülkelerde hain, aptal, ahmak kitleler ya da kesin inançlı ve kargadan başka kuş tanımazlar olmadığını mı sanıyorsunuz? 320 milyonluk ABD’nin sistemlerini nüfusunun yüzde kaçı çalıştırıyor sanıyorsunuz? Neden övgüde ve sövgüde süpersonik, hipersonik hızlara ulaşma yarışındayız?

Her şey politika mı?

Doğru, her şeyin ucu politikaya çıkıyor. Politikacı da bu döngünün sürdürülebilirliğini sağlamak ve hep önde olmanın şehvetiyle durumu körüklüyor. Sesi çok çıkana bakmayın! Sessiz çoğunluk işinin, aşının peşinde olduğu kadar da ülkesinin, milletinin, devletinin, tarihî ve kültürel değerlerinin de peşinde. Hem neden iktidarın da muhalefetin de bu memleketten, bu ortak kültürden çıktığını düşünmüyoruz? Doğru…’hoca gaz çıkarırsa cemaat altına eder’ bizim halk kültürümüzdeki beylik deyişlerden. Politikacılar yangını yellerken bu motivasyonu – şevki veren biz değil miyiz? Sanatçı enerjiyi ilgi gördüğü seyircisinden alır, performansı artar. Bizler de politikacıları zihnimizden, gönlümüzden ve dilimizden düşürmeyerek onlara ‘yola devam’ demiyor muyuz?

Provokasyon, ajitasyon, polarizasyon, abartı, tartışma, hitabet şehveti ve niteliğine bakmaksızın taraftarın sayısal desteğini sürdürme içgüdüsü politikanın doğasında var. Siyasetçi ile politikacı arasındaki belirsiz geçiş alanı geniş. Ve bizler bu alanda ‘kim daha…?’ yarışındayız.

Hiç düşündünüz mü, siyasi-politik organizasyon, kurum yani parti olmasa ülkede ne olur? Diktatörlük olur demeyin. Evet diktatörlük de olur ama başka şeyler de olur. Başarılı siyasi iktidarla başarısız arasındaki başlıca fark hangisinin daha fazla hatalı ve yanlış kararlar almasıdır. Yoksa hiç biri hain ve satılmış değildir. Hain ve satılmış olanlar da zaten bir şekilde tasfiye edilmiyorlar mı (FETÖ).

Aklım erdiğinden beri bu memlekette politik kutuplar birbirini dış güçlerin işbirlikçisi olarak niteler. Kendimi bildim bileli bu memlekette politikacılarca ve onların rezonansa getirdiği ağızlarca hep uçurumun kenarında olduğumuz söylenegeldi.

Bu memlekette sistem bir şekilde dönüyor, büyük çoğunluk işinde, gücünde. Kötü iktidarlarda bile bu millet, bu ülke, bu devlet hayatiyetini sürdürdü. İyi sistemi de kötü sistemi de çalıştıracak olan insan varlığımızdır. Demek ki insan varlığımız o kadar da kötü değil ki, siyasi iktidarın yanlışına rağmen sistemi çalıştırabiliyor. Yani sistemler ve kurumlar bir toplumun ana unsurlarıdır ama başında insan vardır. İyi-kötü sistemlerimiz ve kurumlarımız çalışıyor. Tabiî ki daha iyisi hepimizin arzusu. Yani siyasi iktidarın bu devasa ve karışık sistemler bütünlüğünü ne yok etmesi mümkün, ne de kısa sürede çağ atlatması. Büyük hatalar yapmazsa…

Tamam!. İktidarı eleştirin, memnuniyetsizliğinizi duyulur sesle söyleyin, düşüncelerinizi ifade edin. Muhalefetin beceriksizliğini, ufuksuzluğunu söyleyin… Ancak birbirinizi böylesine provoke etmeyin. Ajite etmeyin. Ne uçtuk, göçtük havasına girin ne de felaket tellallığı yapın. Günün her saati, yılın her günü buna can mı dayanır? Evet can dayanıyor, yani Türkiye ve Türk insanı dayanıyor.

Peki ne oluyor? Enerjimiz boşalıyor! Millî enerjimiz zayi oluyor. Enerji kadar kıymetli ne var ki? Enerji anlamdır, hayattır, zamandır, ruhtur… Ya da yakan, yıkan, kahreden, tüketen ve dönüştüren bir şeydir. Felaket tellallarının negatif enerji kaynağının mecbur ve mahkum aboneleri, kullanıcıları mıyız?

Cinnet derken aklıma birden cennet geldi!

Herkes kendi cennetini bu Dünyada arıyor gibime geliyor. Sövmeyle ya da övmeyle cennet kurulur mu? ‘Yaratılanı severiz yaratandan ötürü’ Yunus ağzıdır. Yunus’a yakışır! Başka ağızlara yakışmıyor. ‘Böyle bir şey olabilir mi?’ bir hayret ifadesi mi, yetersizlik ifadesi mi? Birilerinin uzak mahallenin çayevi önünde ‘Yargıtay, AYM kapatılmalı, TBMM lağvedilmeli, alayı…’ yollu nutuklarıyla beynimi eritip yüreğimi çürütmeye mahkum muyum? Bak ben de politik ağız havasına kaptırdım kendimi.

Cinnet mi geçiriyorum ne? Üstüme fazla gelmeyin!

Yazar

Mustafa İmir

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yorum Yap

Kayıt olmadan yorum yapabilirsiniz.




Benzer Yazılar