Hakkı Suat Yılmazer İle Çocuk Edebiyatının Kaynaklarına Dair

Çocuk edebiyatı ülkemizde hangi kaynaklardan besleniyor? Beslendikleri bu kaynaklar Türk çocuğunun yetişmesi için doğru kaynaklar mı? Doğru kaynaklar üzerine yaptığımız söyleşiyi okurlarımıza sunuyoruz.


Yazdığı tarihî romanlar ve çocuklarımız için hazırlamış olduğu serilerle edebiyatımızda yerini alan Hakkı Suat Yılmazer ile Çocuk Edebiyatı üzerine ve bu türde verilen eserlerin Türk çocuğunun fikir dünyasını yetiştirmesi konusunda keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Yılmazer’in bu alanda verdiği eserler üzerine ve planları hakkında da bir değerlendirme yaptık…

1.Bize kendinizden bahseder misiniz? Kimdir Hakkı Suat Yılmazer?

H.SUAT YILMAZER: Otuzlu yaşlarının başında, bilginin peşinden koşarken zamanın kontrolünü kaybedebilen ve hali hazırda bir kamu kurumunda da görevine devam eden biriyim. Meslek olarak pek de kabul görmeyen, bana göre de meslek yahut başka bir kategorileştirme ile etkisinin azalacağını düşündüğüm şeyi büyük bir keyif ve azimle uzun yıllardır sürdürüyorum, yani yazarlığı… Bilgiye ulaşmaktan, edindiğim bu bilgiyi özümseyip başkalarına kalıcı olarak sunmaktan büyük haz duyuyorum. Bu bağlamda araştırmaya, öğrenmeye ve üretmeye devam ediyorum. Bu meşakkatli yolculuğumda çalışma azmimi artıran üç romanım ve on iki çocuk hikâye kitabım bulunmaktadır. Tüm bunların haricinde gün içerisinde mutlaka müzik dinliyorum. Günlük işlerin yorgunluğunu atamadığım fakat mutlaka yazmam gereken bir şeyler olduğunda da müzikle kendime bir kısa terapi uyguluyorum. Bazen bu terapi olmaktan çıkıyor, yazarken de fonda çalmaya devam ediyor. Genelde sessiz ortam tercihimdir fakat dediğim gibi bazen ruhum müziğe ihtiyaç duyuyor. Salgından dolayı salonlara gidemesek de spor yapmayı çok seviyorum. Salgın öncesinde haftanın en az üç günü salonda birkaç saat boyunca çalışabiliyordum. İş hayatımızda ve yazarlıkta sürekli zihinle iş yaptığımızdan bedenimizi ihmal edebiliyoruz. Düzenli olarak yapılan sporun çok faydasını görüyorum. Birkaç kilometrelik tempolu yürüyüş bile çok iyi hissettiriyor. Kısacası muhabbet etmeyi, türkü dinlemeyi, spor yapmayı, bir şeyler okumayı ve yazmayı seven biriyim.

2.Eserlerinizde tarihi olaylardan esinlendiğinizi görüyoruz. Yazma serüveniniz nasıl başladı, tarihsel içeriklere yönelmenizdeki ana etken nedir?

H.S.YILMAZER: Edebiyat kadar olmasa da tarihi çok seviyorum. Küçüklüğümden bu yana tarihi olaylar ilgimi çekmiş ve ardını hep merak etmişimdir. Devletleri birer insan gibi düşünüp, atılan diplomatik adımlardan o zamanlar çıkarımlarda bulunur ve kendi minik dünyama uyarlamaya çalışırdım. Babamın tarihe olan ilgisi ve göstermiş olduğu hassasiyet elbette ki bu hislerimi körüklemiştir. Kurgu kabiliyetimi tanıdığım ilk zamanlar yine tarih sayesinde olmuştur. Okuduğum yahut dinlediğim tarihi olayları zihnimde devam ettirir, boş defterlere haritalar çizerdim. Yaptığım bu kurgular bir süre sonra yazıya dönüşmeye başladı. Devletlerin tarihlerinin öykülerini yahut da onlardan esinlenerek mini kurgulara sahip hikâyeler yazıyordum. O dönemlerimde yazmak kadar anlatmayı da çok seviyordum. Bugün halen en az yazmak kadar anlatmayı da çok severim fakat sadece birkaç koşulun sağlandığı uygun ortamlarda anlatmayı tercih ediyorum. Yazma serüvenimin ana kaynağı babam ve hayal gücümdür. Yazan, okuyan ve bu özellikleriyle toplumda önemli yerler edinmiş örnekler olunca bu yola girmem kaçınılmaz olmuş. Çift rakamlı yaşlarda bile değilken, kitapçılarda Türk yazan tarih kitaplarına meylettiğimi hayal meyal hatırlıyorum. Bu alanda uzun zamandır okuma yapıyor olmama rağmen halen çok büyük eksiklerimin olduğunun farkındayım. Gayretim de bu yüzdendir. Son nefese kadar eksik gidermeye devam diyebilirim.

3.Eserleriniz arasında çocuklar için hazırlanmış çizgi romanların da mevcut olduğunu görüyoruz. Bize bu çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

H.S. YILMAZER: Tabi ki… Yazar Ahmet Haldun Terzioğlu Hoca ile birlikte, ilkokul çağındaki (6-10 yaş aralığı diyebiliriz) çocukların rahatlıkla okuyup anlayabileceği ve tüm bunları yaparken de Türk tarihinden önemli kişileri tanıyabileceği hikâyeler yazdık. Erdemler Serisi üst başlığındaki bu çalışmamız on iki kitaptan oluşmaktadır. Mustafa Kemal ATATÜRK, Sultan Alparslan, Tuğrul ve Çağrı Beyler, Kazım Karabekir, Nene Hatun, Mimar Sinan, Koca Yusuf, Karacaoğlan, Naim Süleymanoğlu, Yarbay Hasan ve Köpeği Canberk, Seyit Onbaşı ve Vecihi Hürkuş’u çocuklarımıza anlatmaya çalıştık. Bahsi geçen bu isimlerin öne çıkmış bir özelliklerini de merkezimize aldık ve kurguyu ona göre hazırladık. Yani çocuklar ATATÜRK’ü okuduğunda “iradeli olmanın önemini”, Tuğrul ve Çağrı Beyleri okuduğunda “kardeş sevgisinin önemini” görmüş olacak ve onların da bu özellikleri gelişmeye başlayacaktı. Her fikir ortamında “gelecek nesillere tarihimizi öğretmek” savını gerçekleştirmek adına attığımız bu adımda çok güzel dönüşler aldım. Muhakkak Terzioğlu Hoca da almıştır. Çocuklarımızın sıkı sıkıya tutarak kitaplarımızla çekildiği fotoğraflar sosyal medya aracılığıyla tarafıma ulaşıyor. Önce garip bir duyguya kapılıyorum, zaman zaman gözlerim nemleniyor ve yüreğime mutluluk hissi hâkim oluyor. Anne babaları aracılığıyla mesaj gönderen çocuklarla muhakkak iletişim kuruyorum. İmza günlerime aileleriyle birlikte gelen çok çocuk oldu. En içten samimiyetimle onlarla ilgileniyor, sohbet ediyor ve kucaklıyorum. Çünkü istiyorum ki o çocuklar bilinçlensin ve gelecekte toplumu yönlendirebilecek önemli konumlara gelsin. Adımızı anmasa da olur. Yeter ki yoluna bir taş döşemiş olalım. Bunu tüm samimiyetimle ifade ediyorum.

4.Çocuklar için yazdığınız eserlerde ne gibi ayrıntılara dikkat ediyorsunuz? Bu eserleri besleyen kaynaklarınız nelerdir?

H.S. YILMAZER: Çocukların zihni çok hassastır ve korunaksızdır. Günlük yaşam içerisinde bile bir ortamda çocuk varsa öfkemi ve yapabileceğim kötü bir davranışı bastırmaya veya yapmamaya gayret gösteririm. Bu çağda kalacak bir iz, geleceğinde de önemli derecede rol oynayabiliyor. Aynı hassasiyeti yazdığımız kitaplarda da göstermeye çalıştık. Sözde değil… Çocuklarımız hakikaten kıymetlilerimizdir. Verdiğimiz eserleri besleyen ana kaynaklardan biri bu hassasiyettir. İkincisi ise Türklük bilincinin oluşması, tarihini bilmesi, kendini bilmesi, geleceğinde neler yapması gerektiğini bilmesidir. Elbette ki birçok besleyen kaynak vardır fakat ifade ettiğim bu iki kaynağın, anlaşılmam için yeterli olacağını ümit ediyorum.

5.Günümüz çocuk edebiyatında milli konulara değinen eserler meydana getirilmemesinin sebepleri neler olabilir?

H.S. YILMAZER: Ülkemizde çocuk edebiyatı son dönemde ayrı bir önem kazandı. Daha önce yetişkinler için eser vermiş yazarların azımsanmayacak kısmı çocuklar için de eser vermeye başladı. Bu noktada anne babaların daha bilinçli konuma geldiklerini de etken olarak saymak gerekiyor. Çocuklara çok küçük yaştan itibaren kitap okutturmak artık bir zorunluluk gibi hissediliyor. Piyasa da buna göre şekil alıyor elbette. Çocuklar için çok çeşitli, eğitici ürünler sunuluyor. Çocukların iyi bir eğitim alması çok ama çok önemlidir. Milli duygularının da geliştirilmesi ise ondan da çok önemlidir. Dünyaya hangi milletin bir ferdi olarak geldiğini, geçmişte ne olduğu gelecekte ne olacağı düşüncesi geliştirilmelidir. Bu görev evvela ailenindir ve okulundur. Daha sonra kitapların yani yazarlarındır. Bir yazarın milli konulara değinen eserler verebilmesi için de evvela kendisinin milli hassasiyetleri kuvvetli olması gerekir. Bu zamana kadar bu alanda az eserin verilmiş olması, evet bir tespittir. Nedenini düşünmek gerekir fakat bir yandan da çözümüne bizzat kendimiz de katkıda bulunmalıyız. İstediğimiz, beklediğimiz, arzuladığımız milliyetçi anlayışla yazılmış eserleri bizler yazalım. Yazamıyorsak, yazanlara destek olalım. Tüm bunları yaparken, neden günümüzde çocuk edebiyatında milli konulara değinen eserler meydana getirilmiyor diye konuşabiliriz. Hem biz üzerimize düşeni yaparsak, konuşmamızı da gerektirecek bir olumsuz durum kalmayacaktır, diye düşünüyorum.

6.Çocuk edebiyatı içerisinde milli değerleri konu alan eserlerin gelişmesine katkıda bulunacak unsurlar nelerdir?

H.S. YILMAZER: Evvela eserlere konu olan kişi veya olayı tam anlamıyla öğrenmek gerekiyor. Yüzeysel bilgi ile kitap yazmak yetişkinler için bile risk iken çocuklar için bir facia olabilir. Yanlış çağırışımlar yapacak olan bir kelime bile çocukların zihin dünyasında kavramların yanlış şekillenmesine neden olabilir. Bu sebepten mevzubahis konuyu iyi öğrenmek gerekir. İkinci husus ise; bilginin çarptırılmamasıdır. Çocuk edebiyatı alanında eser üretmek isteyen bir yazar adayı, konuyu araştırmış ve bazı sonuçlara varmış olabilir. Önemli olan nokta bundan sonrasıdır. Ulaştığı bilgiyi doğru biçimde anlatmak yerine çarpıtarak anlatmayı ya da önemli olan yerleri eksik anlatmayı seçmek ise hatalı bir davranış olacaktır. Bunun haricinde bir İngiliz, bir Fransız yahut başka bir milletin yazarları, tarihlerini en net biçimde anlatmayı hatta bazı anlar abartabilmeyi tercih ediyorsa bizler neden tarihimizden kaçınalım? Türk’ün tarihi başarılarla ve övünç kaynaklarıyla doludur. Kahramanlık destanlarımız vardır. Bu destanlarla yetişmiş bireylerden kime ne zarar gelmiştir? Çocuklar için insan sevgisi, hayvan sevgisi, doğa sevgisi ne kadar mühimse vatan sevgisi, millet devlet sevgisi de o kadar mühimdir. Anlayış bu olmalıdır. Bu alanda eser verecek kişilere naçizane tavsiyem bu olacaktır.

7.Çocuk edebiyatı ürünü olan eserlerinizin devamı gelecek mi?

H.S. YILMAZER: Erdemler Serisi üst başlığında çocuklarla buluşan on iki kitaplık serimiz, bir projeydi. Bu projeden sonra çocuklarımız tarafından yapılan dönüşleri gördüğümde, devam etme kararı aldım. Hali hazırda yetişkinler için hazırladığım birkaç çalışmam var. Biri Mustafa Kemal ATATÜRK ve Enver Paşa’nın merkezde olduğu tarihi roman. İkincisi Türk Edebiyatının önde gelen isimlerinden birinin biyografik romanı. Bunlar haricinde biri kurgu roman olmak üzere iki çalışmam daha var. Tüm bu çalışmalarla Türk kültür hayatına ve Türk edebiyatına katkı sağlamayı arzuluyorum. Umarım başarılı olurum.
Çocuk edebiyatı üzerine düşüncelerim var fakat bu konuda şöyle bir vaziyet aldım. Yazmayı düşündüğüm çok özel iki konum var. Fakat biraz bekletiyorum. Çocuk edebiyatı alanında projeler hazırlayan yazar büyüklerimiz yahut dostlarımız oluyor. Çocuk edebiyatında eser vermiş ve okurları tarafından da bu eserleri kabul görmüş biri olarak, projelerine dâhil olabilir, ortak çalışmada bulunabiliriz düşüncesiyle kendi projelerimi bir süreliğine bekletiyorum. Az evvel bahsettiğim yetişkinler için hazırladığım çalışmalar tamamlandığında veya belli bir noktaya getirdiğimde çocuk edebiyatı için de çalışmalarımı hızlandıracağım. Dolayısıyla sorduğunuz soruya cevap vermiş olayım; evet, çocuk edebiyatında eser üretmeye devam etmek istiyorum.

8.Son olarak sizin de eklemek istediğiniz bir nokta var mı?

H.S. YILMAZER: Bu keyifli söyleşi için sizlere ve Milli Düşünce Merkezi’ne çok teşekkür ediyorum. Okurlarımıza saygı ve muhabbet sunuyorum.

Değerli vaktinizi ayırdığınız için biz de teşekkür ediyoruz. Umarım verdiğiniz bilgiler bu yolda yazmak isteyen genç arkadaşlarımıza bir yol haritası olur.

Yazar

Zübeyde Gökçen Süer

1 Yorum

Yorum Yap

Kayıt olmadan yorum yapabilirsiniz.