Ermeni iddialarının dayandırıldığı yayınlar: Öykü ve hatıralar – MİSAK- Millî Strateji Araştırma Kurulu
MDM- Millî Strateji Araştırma Kurulu
MİSAK logo

_______04.05.2020_______

Ermeni iddialarının dayandırıldığı yayınlar: Öykü ve hatıralar

Gürbüz Mızrak

Ermeni iddialarının
dayandırıldığı yayınların değerlendirilmesi
başlıklı yazının devamıdır.

İsyancı Ermeniler, Osmanlı toprakları üzerinde faaliyet gösteren Batılı Hıristiyan misyonerler ve konsolosluklar ile İngiltere başta olmak üzere diğer İtilaf Devletleri amaçlarına hizmet edecek yalan, yanlış, taraflı ve iftiralarla dolu haberler, raporlar ve kitaplar üretmişlerdir. Bunlardan, Diaspora Ermenilerinin iddialarına kaynak gösterdikleri, bazı yayınlar aşağıda ele alınmıştır.

Büyükelçi Morgehanthau’un öyküsü

Morgenthau, New York’ta Yahudi asıllı bir emlakçı iken başkanlık seçiminde Wilson’un [1] yanında yer almış ve daha sonra da İstanbul’a Kasım 1913’de Büyükelçi olarak atanmış, bu görevi Şubat 1916’ya kadar sürmüştür. Elçiliği sırasında imza attığı raporlarda Osmanlı ülkesinde Ermenilere yapılan kötü muameleden, bunun bir imha politikası olduğundan, Türk idarecilerinin kötü yönetimlerinden sıkça bahsedilmiş, Türk ve Alman aleyhtarı bir propaganda yapılmıştır.

Morgenthau adına yazılan raporlar, Amerika’nın en tanınmış dergi ve gazetesinde yayınlanmış, daha sonra da “Büyükelçi Morgenthau’nun Öyküsü” ismiyle kitaplaştırılmıştır. Kitapta Türkler; “katil”, “psikolojik olarak ilkel”, “kana susamış”, “korkak”, “sokak kabadayısı”, “alfabesi olmayan”, “şiir ya da kitap yazmaktan aciz”, “sanatsal olarak hiçbir şey üretemeyen” ve “bilakis üretileni yok eden”, “şehir kuramayan” ve “kurulu olanları yok eden medeniyet düşmanları” olarak nitelenmiştir. Bu suretle, Amerikan halkı etkilenerek Osmanlı Ermenileri için yardım toplama ve ABD hükümetinin İtilaf Devletleri yanında savaşa katılma politikasına kamuoyları nezdinde destek sağlama hedeflenmiştir.

Bu iftiracı sahte kahraman adına yazılan raporlarda Morgenthau’ın

  • “Osmanlı Hükümeti’ne rüşvetler vererek bazı Ermenileri satın alıp Amerika’ya gönderdiği”,
  • “İstanbul’daki İngiliz, Rus ve Fransız tebaasını da kurtardığı”
    yazılmaktadır.

Morgenthau, Osmanlı Ermenileriyle ilgili uluslararası kamuoyunun oluşturulmasında çok önemli rol oynamıştır. Başlangıçta üç yüz binlerden başlayıp, üç milyonlara kadar varan rakamlarla ifade edilen “Ermeni katliamı” hikâyeleri, çoğunlukla Hanry Morgenthau kaynaklıdır. Birinci Dünya Savaşı boyunca ve sonrasında Ermeni dedikodusunun yayılmasında etkili olan James (Lord) Bryce’in, Johannes Lepsius’un ve Arnold Toynbee’nin kitaplarında Morgenthau imzalı raporlar, günlükler ve mektuplar kaynak göstermişlerdir [2].

Amerikalı tarihçi Profesör Heath Lowry, çok dikkatli ve titiz bir araştırma sonucunda yazdığı Büyükelçi Morgenthau’nun Öyküsünün Perde Arkası (The story behind Ambassador Morgenthau’s story) kitabıyla, Morgentau’nun anılarını içeren kitabın tümüyle yalan ve yarı gerçek verileri içerdiğini belgelerle ortaya koymuştur [3]. Morgentau’nun kitabındaki açıklama ve iddiaların tutarsızlığını ve uydurma olduklarını; Büyükelçinin İstanbul’daki görevi sırasında Dışişleri Bakanlığı’na gönderdiği resmi rapor ve telgraflar ile Türkiye’de geçirdiği sürede tuttuğu günlüğündeki bilgileri karşılaştırmak suretiyle kanıtlamıştır. Profesör Lowry, “Büyükelçi Morgenthau’un Öyküsü” adlı kitabın nasıl yazıldığını incelemiş ve güvenilirlik derecesini sorgulamış, kitap hakkında ilk elden kaynaklara ulaşarak aşağıdaki somut kanıtları ortaya koymuştur.

Emlakçılık mesleğinden gelen ve İstanbul’da konuşulan dillerin hiçbirini bilmeyen Morgenthau’un en önemli kaynakları İstanbul’da büyükelçiliğindeki yakın danışmanı ve çevirmeni olan iki Ermenidir. Bunlardan Hagop S. Andonian (Amerikan Robert Kolejinde okumuş) özel yazmanlığını yapmaktaydı. Morgenthau’un belirttiğine göre, bu Ermeni olmaksızın yazımlarda hiçbir şey yapacak durumda değildi. Bu zat Morgenthau’un günlüklerini daktilo ediyor, ailesine ve yakınlarına gönderdiği mektupları kaleme alıyor, mektuplara tahrik amaçlı, hamasi ve duygusal ilaveler yapıyordu.

Morgenthau’a faaliyetlerinde yardımcı diğer bir kilit Ermeni tercümanı ve danışmanı olan Arşag K. Şmavonian’du. Resmi görüşmelerde, misyonerlerle ve diğer toplantılarda bu iki Ermeni’den en az biri Morgenthau’a eşlik ediyordu. Telgraflarının kaleme alınmasında da gene bunlar yardımcı oluyordu. Çoğunlukla bu ikili, hayal mahsulü olayları olmuş gibi gösteren birtakım düzmece raporlar kaleme alarak büyükelçiye veriyorlardı. Morgenthau, bu iki Ermeni’nin yazdığı Anadolu Ermenilerine ilişkin düzmece raporları ABD Dışişlerine gönderiyordu.

Büyükelçi ABD’ye döndükten sonra Osmanlı’yı suçlayabilecek bir kitap yazabileceğini Başkan Wilson’a söyler ve onayını alır. “Büyükelçi Morgenthau’un Öyküsü” kitabı büyük ölçüde, Morgenthau’un tercümanları olan Arşak Şimavonyan ve Agop Andonyan’ın anlatılarına dayanmaktadır [4]. Morgenthau, kitabın yazılmasında “Ermeni Katliamına İlişkin Resmi Osmanlı Belgeleri” [5] isimli düzmece kitabın yazarı Aram Andonian’dan da yardım almıştır. Yazımda katkı sağlayan diğer bir kişi de ABD Dışişleri Bakanı Robert Lansing’dir. Bu zat metinde değişiklikler ve bazı kısımların çıkarılmasını önermiş, buna karşılık kitapta adının geçmemesini istemiştir. Burton J. Hendrick isimli gazeteci ise metne son şeklini vermiştir. Bu kişi hayatı boyunca kitabın kazancının %40’ını istemiş ve almıştır. Yukarıda isimleri verilen iki Ermeni, düzmece belgelerin mimarı Andonian, bakan Lansing ve gazeteci Hendrick’ten oluşan bu iftira ve rant grubu, “Morgenthau’un raporlarında, günlüklerinde ve mektuplarında da olmayan değiştirme, ekleme, çıkarma, Talat ve Enver Paşalar gibi Türk yetkililerinin ağzından diledikleri açıklamaları” yaptırma suretiyle Türkleri suçlu göstermeye çalışmışlardır.

Morgenthau’nun anıları eski güvenilirliğinden çok şey kaybetmiş olsa bile, ne yazık ki Diaspora Ermenileri  tezlerinin taraftarları bugün hala bu kaynağa atıfta bulunmaktadırlar.

Naim Bey’in hatıraları

Ermeni sahteciliğinin dayandığı bir diğer yayın da Aram Andonyan tarafından kaleme alınan, Halep’te yaşadığı iddia edilen Naim Bey adlı bir Türk memurunun sözde hâtıralarına atfen yazılan “Naim Beyin Hatıraları”[6] adlı kitaptır. Bu kitapta bahsedilen Naim Bey’in, Halep Valiliği’nde çalışan ve tehcir uygulamasından sorumlu memur olduğu ileri sürülmektedir. Osmanlı belgelerinde ise o dönemde Halep vilayetinde Naim Bey adlı bir Türk memurun ne yaşadığına ve ne de görev yaptığına dair kayıt yoktur. Bu durumda Naim Bey, Andonyan’ın uydurduğu hayali bir şahıstır.

Güya, Naim Bey “Ermeni katliamını” kanıtlayan şifre-telgraf talimatları ve şifre anahtarlarını Andonyan’a satmış. Bu telgraflarla, Talat Paşa’nın, Halep Valisi’ne “bölgedeki Ermenilerin tümünün katledilmesi ve Türk erkeklerle evlenerek sağ kalmayı başaran Ermeni kadınlar ile Türkler tarafından evlatlık alınan öksüz Ermeni çocuklarının toplanarak yok edilmek üzere çöle sürülmesi” talimatını verdiği iftirası yapılmıştır.

Türk Tarih Kurumu’nun yaptırdığı araştırmada bu kitapta Talat Paşaya ait olduğu iddia edilen telgrafların sahte ve diğer iddiaların da yalan oldukları ortaya çıkmıştır. Kitapta yer alan uydurma evrakta Halep valisi olarak Mustafa Abdülhalik Beyin imzası olduğu iddia edilmişti. Ancak hem imza sahte idi, hem de o tarihte Halep valisi Mustafa Abdülhalik Bey değil Bekir Sami Beydi. Andonyan tarafından üretilen sahte evraklarda Miladi ve Rumi takvim farkına dikkat edilmediğinden, bunlardaki tarih ve sayı Osmanlı arşivinin numaralandırma sistemine uymamaktaydı. Örnek vermek gerekirse, bir sahte evraka verilen sıra numarası, Sina Çölü’nde artezyen kuyusu açılması hakkındaki gerçek bir belgeye aitti.

Ayrıca Osmanlı Devleti’nin yazışmalarında resmi antetli kağıt kullanıldığı halde, Andonyan’ın ürettiği sahte evraklar normal kağıda yazılmıştı. Diğer yandan üretilen bu sahte evraklarda kullanılan Türkçe, dil ve gramer bakımından bozuktu ve Osmanlı yetkililerinin kullanması mümkün olmayan ifadelerle doluydu.
Türk tarihçileri gibi Hollandalı tarihçi Erik Zürcher, Michael M.Gunter ve Andrew Mango gibi yabancılar da Andonyan belgelerinin sahte olduğunu kabul etmişlerdir. O kadar ki, bu sahtekarlığın ortaya çıkarılmasından sonra, Ermeni tarihçiler, Andonyan’ın kitabına artık atıfta bulunmaz olmuşlardır.

Kaynakça

[1] Sevr Anlaşması’na göre Ermenilere verilmesi planlanan Osmanlı topraklarının sınırlarını teklif eden ABD Başkanı.

[2] Haluk Selvi: http://turksandarmenians.marmara.edu.tr/tr/abd-buyukelcisi-henry-morgenthau-oykusu-ve-gercekler/

[3] Lowry, Heath W. (1990), The Story Behind Ambassador Morgenthau’s Story, Istanbul.

[4] AYA, Şükrü Server. Soykırım Tacirleri Ve Gerçekler – Türk Aleyhtarı Ve Yabancı Tarafsız Belgelerle Diaspora Yalanlarının İçyüzü. Derin Yayınları.

[5] 1920 yılında Aram Andonyan adlı bir Ermeni yazar tarafından kaleme alınan “Ermeni Katliamına İlişkin Resmi Türk Belgeleri” adlı düzmece bir kitaptır.

[6] Osmanlı Ermeni’si Aram Andonyan’a ait “Turkish Official Documents Relating to the Deportation and the Massacres of Armenians” adı ile 1919 ve 1920 senelerinde Londra’da Hodder & Stoughton yayınevinde basılmış bir kitap.

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!
       

Yazarın MİSAK'taki yazıları